banner179
29 Mayıs 2017 Pazartesi

banner173

19 Mayıs’ın bağımsızlıkçı ruhu

19 Mayıs 2017, 08:56
19 Mayıs’ın  bağımsızlıkçı ruhu
Bugün Atatürk’ün 30’a yakın arkadaşı ile Samsun’dan yola çıkarak, bir ulusu yeniden yaratma mücadelesine başladığı gündür. Ulus olarak güç günlerde dayanışma ile zorlukları yenmesini biliyoruz. İnebolu’ndan Ankara’ya kağnılar ile taşınan cephane yeni bir ulusun gün yüzüne çıkmasına neden oldu. Yaklaşık yüzyıl önce Osmanlı devleti Sevr’i imzalamış, batılı devletlerin donanmaları İstanbul boğazına demir atmıştı. Batılılar, İstanbul’dan ve İzmir’den başlayarak, Anadolu’yu paylaşmaya başlamışlardı. Anadolu kapış kapış gidiyordu. Batılılar, hangi kentlerin kendisine düşeceği hesabını yapıyordu. Artık, Türk Milletinin sonu gelmişti. Geldikleri yere, yani Orta Asya içlerine sürüleceklerdi. Millet fakir ve korumazsızdı. Ancak, Anadolu’daki halk kaç devlet kurmuştu. Ardında Namık Kemallerden, Mithat Paşalardan, köklerinden gelen bir bağımsızlıkçı miras vardı. Düşmanı, gemilerini, askerlerini yurttan atmak isteyen milletin ta kendisi vardı. Bu bağımsızlıkçı gelenek Atatürk ve Osmanlının devrimci subaylarında vücut bulmuştu. Atatürk ve 30’a yakın arkadaşı yurdu kurtarmak için Bandırma Vapuru ile İstanbul boğazındaki düşman gemilerinin arasından geçerek Karadeniz’e açıldılar. Samsun’a Atatürk ile birlikçe çıkanların hepsinin aklında yurdu kurtarmak ve cumhuriyeti ilan etmek vardı. Adım adım bu düşünce gerçekleştirildi.

TIBBİYELİ HİKMET’İN SÖYLEDİĞİ
Samsun’dan sonra Atatürk ve arkadaşları Anadolu’nun dört bir tarafında gerçekleştirdikleri toplantılar ve kongreler ile savaşlarda yoksul ve yorgun düşmesine rağmen Anadolu halkının bağımsızlık istediğini bir hedefte topladılar. Dünya tarihinde görülmemiş ve eşine rastlanmamış bir şekilde sömürgecilere dersini verdiler. Tıbbiyeli öğrenci Hikmet daha henüz yolun başında Atatürk’e bağımsızlık ve himaye konusunda düşüncelerini sorar. Atatürk’ün yanıtı kesin olur” Manda ve himaye asla kabul edilemez”. Atatürk Türk Gençliğine inanır. Onlarla birlikte mücadeleye başladığı, yani Samsun’a çıktığı günü Türk gençliğine armağan eder. Ben her 19 Mayıs’ta gözlerimin önüne ay ışığında İnebolu’dan Ankara’ya doğru cephane taşıyan kağnıları getiririm. Bu vesile ile Kurtuluş Savaşının Eskişehir’deki son gazisi Yakup Satar’ı da rahmetle anmak isterim.

SON GAZİNİN SÖYLEDİKLERİ
Kurtuluş Savaşının son gazisi Eskişehirli Yakup Satar sağlığında o günleri bana şöyle anlatmıştı:” Irak’ta esirdik. Kurtularak, güç bela İstanbul’a geldik. Boğazda düşman gemilerini görünce, savaşın bitmediğini ülkenin işgal altında olduğunu anladık. Hemen İstanbul’dan bulduğumu atla, trenle Mustafa Kemal’in ordusuna katılmak üzere, Eskişehir’e yola çıktık”. Türk Milletinin genlerindeki en büyük miras zorluklar ile karşılaşıldığında bu zorlukların imece yönetimiyle, birlikte aşılmasıdır. Bu gelenek bu topraklarda yüzyıllardır sürüyor. Bayramınız kutlu olsun. Milli mücadeleyi başarıya ulaştıranları şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygı ile eğiliyoruz.

BENİM DOĞUM GÜNÜMDÜR
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk kendisine doğum gününü soranlara 19 Mayıs olduğunu söyler. Bugün hepimize düşen görev Türk milletinin her ferdinin yurttaşlık bilinci ile ülkesine sahip çıkması ve üniter yapının ortadan kaldırılmasını isteyenlere fırsat vermemesidir. 19 Mayıs’ın bağımsızlıkçı ruhu hepimize yol gösteriyor. Bu yolu görmemiz gerekiyor.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    KARİKATÜR
    İlk sayfa
     
    ARŞİV
    banner186