banner179
25 Nisan 2017 Salı

banner173

Babil Kulesi yaratmanın anlamı yok

23 Mart 2017, 08:24
Babil Kulesi  yaratmanın  anlamı yok
Babil Kulesi; Tevrat'ta, Kur'an'da ve dünyanın birçok bölgesinde yerel efsanelerde bahsi geçen, Tanrı'ya ulaşmak için inşa edilen kuledir. Ve eski çağların yedi harikasından biri sayılan Babil'in Asma Bahçeleri içinde bulunur.
Dağlık bölgelerden gelen Sümerliler, yükseklere taparlar ve yer ile göğü bağlayan kutsal bir ağacın varlığına da inanırlardı. Sümerliler yeri göğe bağlayan bu ağacı temsil eden ve Tanrıdağı dedikleri kuleyi zamanımızdan 5.000 yıl kadar önce yapmışlardır. Tevrat'a göre Babil Kulesi'ni insanoğlu gökyüzüne ulaşmak, tanrının oturduğu yere varmak için yapmıştır. Bu sebeple kule, Tevrat'ta insan gururunun utanç kaynağı olarak gösterilir.
Açgözlülüğün, doyumsuzluğun ve kibirin yani narsisizmin altında yatan temel duygu tam da bu'dur. Babil kulesi yaratıp tanrıya ulaşmak ve hatta tanrının yerine geçmek. Narsisizmin temelindeki bu istek insanlığın en başından beri vardı. Babil kulesi de bunun en somut örneğidir. Yani burada tanrıya ulaşmak bilinç dışı olarak yapılmamış tam tersi somut olarak bu kule inşa edilmiştir. Bu nedenle de doyumsuz egonun, bitmek bilmeyen hırsın ve kibirin en iyi örneklerinden biridir. Sonucun hüsran olduğu da açıktır. Kaos yaratmak pahasına amacına ulaşmanın her yolunun denendiği, hatta cinayetlerin ve toplu katliamların hiç çekinilmeden yapıldığı bir istek. Tamamıyla yıkıcı bir istek ve arzu. Hırs, azim ve istek her insanda olsa da kimilerinde bu durum tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Dünya tarihine bakacak olursak diktatörler tam da bu grupta diyebiliriz. Kendilerinden başka hiç kimsenin ya da hiçbir şeyin önemi yoktur. Doymak bilmeyen egolarının nihai amacı ise tanrının yerine geçmektir.
Her şeye sahip olma, tüm güçlü olma isteği bu kişilerde yoğundur. Hep benim dediğim olsun, bir dediğim iki edilmesin, her şeyin kontrolü sadece bende olsun ve herkes önümde diz çöksün şeklindeki istek ve arzuları da kendilerini davranışlarda açıkça belli eder.
Gücü, otoriteyi ve iktidarı kaybetmek ölümleri anlamına geleceği için bunları kaybetmemek adına her şey mubah kılınmıştır. Tanrının yerine bile göz diken bu ego "sıradan" kulları asla önemsemez ve tek kalemde silebilir. Mobbing yapan yöneticiler ve işverenler bu duruma örnektir.
Sınırsız güçlerle donatılma, tüm dünyanın kontrolünü kendinde toplama isteği tam da Babil Kulesi yapma isteğidir. Ancak; nihai hedefi Babil Kulesi yapıp tanrının yerine geçmek isteyenleri büyük bir hüsran beklemektedir. Çünkü egonun doyumsuzluğu arttıkça ulaşılacak tek yer ne yazık ki psikotik bir dünyadır.
Bu nedenle de gerek aile hayatımızda gerek iş hayatımızda kontrol ve denetim mekanizmasının daha güçlü çalışabilmesi ve hata yapma olasılığını azaltabilmek adına tüm güçlülük yerine sorumluluğu paylaşmak gerekmektedir. Tüm güce hâkim olmak isteyen egomuzdan sıyrılıp karar mekanizmasına ne kadar çok kişiyi dahil edersek farklı fikirlerin ortaya çıkması ve yanlışın daha erken fark edilmesine fırsat vermiş oluruz.
Çünkü Babil Kulesi yaptırmak isteyeni de, bu kulenin yapılması için canı pahasına uğraş veren kişileri de bekleyen tek sonuç hüsran, hayal kırıklığıdır. Bundan 5.000 yıl önce de aynı hevesle yola çıkılarak yapılan Babil Kulesinin akıbeti ortada iken yeniden Babil Kulesi yaratmanın bir anlamı yok.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    KARİKATÜR
    İlk sayfa
     
    ARŞİV
    banner178