banner179
28 Şubat 2017 Salı

banner173

BU KAMERALAR EMEĞİ GÖREN KAMERALAR

20 Kasım 2016, 12:25
BU KAMERALAR EMEĞİ GÖREN KAMERALAR
Söyleşi: Bircan Deniz SAVCI
İşçi Filmleri Festivali Eskişehir Temsilcisi Tolga Rahmi Solak İşçi filmleri hakkında, yaptığı açıklamasında “Bu festivalin kameraları emeği gören kameralardır. Emeği gören kamera, emekçinin derdini beyaz perdeye yansıtıyor. Bu anlamda da özellikle işçi filmleri örneğine, işçi meselelerine değinen filmleri biraz daha ön planda tutuyoruz” dedi

İşçi Filmleri Festivali bir çok ille eş zamanlı olarak Eskişehir’de de başladı. Biz de İşçi Filmleri Festivali Eskişehir Temsilcisi Tolga Rahmi Solak ile Festival başlamadan birkaç gün öncesinde İşçi Filmleri Festivali hakkında konuştuk.

BU YIL 11’İNCİSİ DÜZENLENİYOR
Tolga önce seni biraz tanıyalım. Tiyatrocusun ama aynı zamanda da İşçi Filmleri Festivali’nin Eskişehir temsilcisisin. Nasıl dahil oldun İşçi Filmleri Festivali’ne?
İlkokuldan beri ailemin de desteğiyle almış olduğum İstanbul, Eskişehir arasında gidip gelen bir eğitim sürecim var. En son Odunpazarı Belediyesi Konservatuarı’nda eğitim aldım. Ben halk evlerinde büyüyen bir çocuktum. Bir dayanışmanın içinde büyüdüm orada. Ben 8’incisinde dahil oldum.

İşçi Filmleri Festivali’nin başlama süreci nasıl gelişti?

Eskişehir’de Onbirinci yılımız. Tüm Türkiye’de eş zamanlı olarak birincisine başladığımızda, 10 yıl önce Türkiye’de sinemacılar, sinema yazarları, akademisyenler, gazeteciler, farklı meslek dallarından gruplar alternatif sinemaya dair bir şeyler yapmak istiyorlardı. Bunu da dünyada bir örneği olan, Laborcomm’dan biraz esinlenerek Türkiye’de yapılmaya başlanmış bir festival oldu. birincisinde çok amatör bir ruhla hadi Film Festivali yapalım denilerek çıkılan bir yol.
FİLMLER MESAJ VERMELİ
Öncesinde hiç hazırlık olmadı mı?
Tabii ki de öncesinde akedemik anlamda da sinema anlamında a tartışmaları oldu. Bize bunun artısı eksisi ne olabilir, biz bunun üzerine daha fazla ne koyabiliriz gibi. Çünkü Türkiye’de film dağıtımı tekelleşmiş durumda. Dört büyük firmanın elinde dönüyor herşey. Alternatif sinemanın da dağıtımı çok zor. Mesela Yeşim Ustaoğlu’nun bir filmi var ya da Tolga Karaçelik’in Sarmaşık’ı… Normalde bu filmlerin kitlesi bellidir. Yeşilçam ve Yeşilçam’dan sonra avangarde döneme geçiş sırasında bizlere dayatılan bir şey var. Diyorlar ki; Salt güldürü, gişe filmleri çekeceğiz, siz de çekeceksiniz. Gişe filmi çektiğiniz takdirde de biz sizin filmlerinizi her türlü sinema salonuna sokabiliriz” diye bir şey dayatıyor.

Gişe filmi çekmek size neden cazip gelmiyor peki?
Gişe filmleri çektiğinizde şöyle bir şey oluyor; sinema ya salt güldürü oluyor ya bildiğiniz o acı çeken aşk hikayeleri ya dram ya da psikolojik gerilim oluyor ama bir mesaj vermiyor.

O zaman bu bağlamda İşçi Filmleri Festivali’nde gösterilen filmler için, daha sanatsal, daha mesaj içeren filmler diyebilir miyiz?

Evet, diyebiliriz. Dediğim gibi dağıtım şirketlerinin dayatmış olduğu bu mekanizma yüzünden alternatif bir yol olarak İşçi Filmleri Festivali ve diğer kardeş film festivallerini tercih ediyor insanlar. Buradan Antalya Film festivali, Adana Altın Koza Festivali, İstanbul Film Festivali bunlar da çok güzel organizasyonlar. Ama bunların o dağıtım şirketleriyle tek ortak noktası sponsorlarının olması ve filmleri yarıştırmaları.

ÇOK İNSAN DELİ GÖZÜYLE BAKTI
Tolga Rahmi Solak: Birincisini yaparken insanlar bize çok büyük bir işe kalktığınızın farkında mısınız dediler. Bize çok insan deli gözüyle bakmıştır. 11’incisi oldu. Bizim anladığımız kadarıyla böyle devam edecek dediler. Hiçbir yarışma yapmadan, filmleri, filmlerde oynayan oyuncuları yarıştırmadığımız için bize deli gözüyle bakanlar oluyor. 2040’ta 40’ıncısı, 50’ncisi, 60’ıncısında da görüşürüz inşallah.
BİRÇOK ÜLKEDE GÖSTERİM YAPILIYOR
Festivalden sonra iyi dönüşler alıyor musunuz?
Çok iyi dönüşler alıyoruz. Bu sene gönüllü olan arkadaşlarımız var üniversite öğrencilerinden oluşan. 2014’de Osmangazi Üniversitesi’nde gösterime katılan arkadaşlarımızmış. Yıl oldu 2016 ve bu yıl o arkadaşlar festival gönüllülerimiz. Bundan daha iyi bir olumlu dönüş olamaz bana göre.

Uluslararası diyip durduk deminden beri. Peki filmler Türkiye dışında hangi ülkelerde gösterime giriyor?

Londra’da, Latin Amerika’da, Kıbrıs’ta, Kore’de, şu an aklıma gelmeyen bir çok ülkede gösterim yapılıyor.

Aynı dönemlerde mi oluyor gösterimler?

Bizim festivalimiz normalde 1-8 Mayıs, 1 Mayıs İşçi Bayramı’ndan sonra başlayan bir süreç oluyor. İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da eş zamanlı olarak başlıyor ve eş zamanlı olarak bitiyor. Daha sonrasında ülke geneline ve dünyaya yayılıyor. 81 ilin 81’inde de bu festivali gerçekleştirmek istiyoruz. Bunun için de çalışmalar yapıyoruz.
EMEKÇİNİN DERDİNİ BEYAZ PERDEYE YANSITIYOR
Her sene belirli bir konu ve tema üzerinden mi gidiyorsunuz yoksa size başvuran her yönetmenin anlatmak istedikleri farklı konuları da ele alıyor musunuz?
Biz 2017’nin filmlerini seçmeye başladık. Bize yönetmenler filmlerini gönderiyorlar. Bu yönetmenlerin bir çoğu arada sırada gişe filmleri yapan arkadaşlar. Bizim bir film havuzumuz var. Türkiye’nin her ilinden hatta Uluslararası bir mail gurubumuz var. Her ülke ve ilden birer ya da ikişer temsilcilerimiz var, bu temsilcilerin seçimiyle yapılan bir şey bu. Her yıl akademisyen ve sinemacı arkadaşlarımızla oturup düşünüyoruz. Bizimkisi biraz ülke gündemine göre belirlenen bir tema oluyor. Açıkçası birazda derdimiz o. Başta da demiştim ya Alternatif sinemayı biz bağrımızda taşıyıp, sokakta yaşayanların bir derdi var diyoruz. Bu kişisel olabilir, ekonomik olabilir, aşk problemi olabilir, ailevi bir sorunu olabilir ya da ülkeyle bir derdi olabilir, baskı görüyordur, çalıştığı şirkette kadın olduğu için aşağılanıyordur daha daha gidebilir bu, bizim bunlara göre belirlediğimiz bir tema oluyor.

Biraz da ses mi olmak istiyorsunuz? Yaralarına dokunup ne yapabiliriz, bakın böyleleri de var gibisine?

Evet, bizim derdimiz bu. Biz ne yapabiliriz? Birinci yıldan beri aynı şeyi söylüyoruz. Bu festivalin kameraları emeği gören kameralardır. Emeği gören kamera, emekçinin derdini beyaz perdeye yansıtıyor. Bu anlamda da özellikle işçi filmleri örneğine, işçi meselelerine değinen filmleri biraz daha ön planda tutuyoruz. Eski tartışmalar kalmadı açıkçası, o beyaz yakalı, o işçi değil, ya da bir öğretmen işçi değildir. Öyle bir şey yok. Ortaya bir emek koyup karşılığında bir şey üreten, karşısındaki insana o ürettiği şeyi sunan her insan bir emekçidir gözümüzde.

TAMAMEN GÖNÜLLÜ YAPILAN BİR FESTİVAL
İşçi Filmleri Festivali’nde sponsor yok mu?
İşçi Filmleri Festivali, sponsorsuz, yarışmasız ve ücretsiz. Bütün etkinlikleri ücretsiz yapıyoruz. Hiçbir reklam almıyoruz. Hiçbir şirket ya da kanaldan destek almıyoruz. Tamamen gönüllemeyle gerçekleşen bir festival. Bir afiş yapılıp duvarlara asılacaksa bile ona koştur koştur insanlar işlerinden çıkıp yanımıza gelerek bizimle beraber afiş dağıtıyorlar. Tamamen gönüllülük üzerine dayanan bir mevzu. Bu yüzden de Türkiye’de hatrı sayılan festivallerden biri. İşçi Filmleri Festivali’nin bunu sağlamasının tek yolu da herhangi bir sansür mekanizmasının olmaması, sansüre karşı yürüttüğü bir mücadelelerinin olması, uluslararası anlamda işçi konferansları yapıyor. İşçilere yönelik, taşörene yönelik, kıdem tazminatlarına yönelik, sinem, tiyatro ve televizyon emekçilerine yönelik çalışmaları var bu anlamda. O yüzden hatrı sayılır bir festival.

ESKİŞEHİRLİLER 20 FİLM İZLEYECEK
Tolga Rahmi Solak: Normalde bu yıl bizim 60 filmimiz var. Eskişehir geneline göre düşünüp kısıtlı süremiz de olunca bu yıl bunu biraz düşürelim istedik. Çünkü hem zaman açısından çok sıkıntılı oluyor hem de hafta içi saat 24.00’e koyduğumuz filme çok az kişi geliyor. İnsanlar sabah işlerine okullarına gidiyorlar çünkü. Biz de onlara göre hareket ediyoruz. Öyle olduğu için de dört güne düşürdük burada festivali. Gösteremediğimiz filmleri de festivalden sonra bir şekilde gösterebiliriz diye düşündük. Türkiye’den Uluslararası anlama ilk defa göstereceğimiz filmler var. Yaklaşık 20 film göstereceğiz.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    KARİKATÜR
    İlk sayfa
     
    ARŞİV
    banner178