banner179
01 Mayıs 2017 Pazartesi

banner173

ERGENLİK ÖNCESİ BAŞLAMALISINIZ

12 Mart 2017, 11:43
ERGENLİK ÖNCESİ BAŞLAMALISINIZ
Söyleşi: Bircan Deniz SAVCI
Uzm. Psikolog Aslı Sarıkardaşoğlu ergenlik dönemi hakkında, “Aileler çocuklara ergenlik dönemi öncesinde sorumluluklarını hatırlatmaya başlamalı ve dürüst olmalı. Anne ve babalar, “Kıyamıyorum, yapamıyor” diye savunuyor. Sonra çocuk liseye geldiğinde, “Hadi artık sen sorumluluğunu bil” diyoruz. O zaman da çocuk bocalıyor” ifadelerini kullandı

Anne babaları kimi zaman çocukları konusunda isyan ettirme noktasına getiren en sorunlu gelişim süreçlerinden biri olan ergenlik dönemini Uzman Psikolog Aslı Sarıkardaşoğlu ile konuştuk. Sarıkardaşoğlu, ergenlik döneminde çocukların yaşadıkları sorunlar ve çocukla birlikte çocuğun bu süreçte yaşadıklarından etkilenerek ailenin de yaşadığı sorunlar neler ve neler yapılırı bize anlattı.

Öncelikle sizi bir tanıyalım?

Lisans ve Yüksek Lisans eğitimimi ODTÜ’den aldım. Şimdi doktora derslerimi de oradan almaya devam ediyorum. Daha önce farklı kurumlardaydım. Gordion Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde yeni başladım. Benim için de güzel bir tecrübe olacak. Burada daha çok çocuklar ve ergenlerle çalışmalarım olacak.

Ergenlik dönemi nedir?

Genelde bakarsak altıncı sınıf itibariyle, lise hatta üniversitenin ilk yıllarına kadar sürebilen bir süreçten bahsediyoruz. Çocuklar hormonlar dolayısıyla hem bedenlerinde hem de hem de fiziksel gelişimlerinde değişimlere uğruyor. Bu da onları duyusal açıdan değişimlere de itiyor. Bütün gelişim süreçleri içerisinde de en sıkıntılı dönemlerden biridir.

Neden?

Çünkü bedenleri dengesiz gelişiyor. Baş büyüyor. Ona oranla diğer vücut kısımlarını kendilerine uyduramıyorlar. Sivilce gibi dıştan da görülüp onları mutsuz edecek özellikler olabiliyor. Kızlarda regl dönemleri başlıyor. Onlara alışma sürecinde, öncesi ve sonrası yaşadığı sıkıntıları artıyor. Anne babayla çok fazla ayrı düşüyorlar bu süreçte. Daha çok arkadaşlar önemli oluyor.

AİLELERİ ZORA SOKUYOR
Anne babanın yaklaşımları da önemli burada değil mi?
Anne babanın yaklaşımları iyi bile olsa genelde kötü algılanabiliniyor. Onlarla vakit geçirmekten, sohbet etmekten, bir şeyler paylaşmaktan çok hoşlanmıyorlar. Daha çok, “Büyüdük, ben oldum” havasına girebiliyorlar.

Bu da aileyi çok zorluyor.

Ne yazık ki anne babaları en çok zorlayan dönemlerden bir tanesi. Nasıl ulaşacaklarını, nasıl konuşabileceklerini ya da bir sorunları olduğunda nasıl yardım edeceklerini bilmiyorlar. Çünkü çocuklar genelde yaklaştırmıyor. Arkadaşlar çok fazla önemli oyluyor. Bu da ne yazık ki sağlıklı, doğru sonuçlar oluşturmuyor.

Ergenlik döneminde arkadaşlık kurmaktan kaçınanlar da var ama…

Evet, arkadaşlıklar bu kadar önemliyken ne yazık ki arkadaşlık kuramama, sürdürememe, dışlanma sıkıntıları çok fazla olabiliyor bu süreçlerde. Özellikle lise döneminde bunları daha sık görüyoruz. Teknolojiyle birlikte de sorunlar artıyor. Temelde hem içlerinde hem de toplumsal alanda sıkıntılar bu dönemde çok fazla artıyor.

DOĞRU ÇÖZÜMLERLE YOL GÖSTERİLMELİ
O zaman anne babalara şunu diyebilir miyiz? Ergenlik döneminde ne kadar az sorun yaşamak istiyorsanız çocuğunuza ilkokul döneminden itibaren sorumluluklarını öğretin…
Tabii, baştan başlamak gerekiyor. Yaşına uygun yapabileceği şeyleri mutlaka çocuğun kendisi yapmalı. O yüzden lisede sorunlar artabiliyor. Ders yükü ağır ama birden üniversite sınavı stresine giriyorlar. Bir yandan sorumluluklar bir yandan üniversite sınavı derken bocalayan çok fazla oluyor.

Aileler ergenlik döneminde çocuklarına nasıl yaklaşmalı?

Dengeyi korumak çok zor. Mümkün olduğunca onların yanında olduklarını, sevdiklerini hissettirmeliler. Sadece iyi bir şeyler yapınca değil de sırf çocukları olduğu için yapmalılar. Çocuğa bunu en başta vermek de önemli. Bunu sadece ergenlik döneminde yapmaya kalktığınızda çocuğa inandırıcı gelmiyor. Ona çocuğun inanması lazım. İnandığı zaman çatışmalar ve kopukluklar daha az oluyor. Bir sorun olduğunda anne ve babaya gidebiliyor. Öbür türlü onlara da gidemediğinde yanlış kişilere başvuruyorlar. Mümkün olduğunca dinlemeye hazır olduklarını belli etmeliler. Anne ve babanın dürüst olması şart ve mutlaka samimi olmalılar. Anne baba ulaşamıyorsa onun güvendiği biriyle konuşabilme fırsatı verebilmeli. Günde on kere ders çalış demenin de bir anlamı yok. Hatırlatmak gerekli ama çok üstüne gitmeden yapmak lazım. Gerektiğinde hayır demeyi bileceğiz. Sınırları olduğunu göstereceğiz ama dozunda.

Ergenlik dönemini çok sorunlu geçiren bireyler, yetişkin hayata geçtiklerinde de çok büyük sorunlar yaşıyorlar mı? Ergenliğin iyi ya da kötü geçmesi yetişkinlik evresini ne kadar etkiliyor?

O dönemi illa ki az ya da çok sorunlarla geçiriyoruz. Çok ciddi bir, maddedir, arkadaş çevresidir, yaşına uygun olmayan faaliyetler olmadığı sürece o geçiş dönemi atlatılabiliyor. Ama tabii ki, bu dönemi kötü geçirdiğinde üniversite sınavına yansıyor. Potansiyelinin altında bir yeri kazanabiliyor derken zincirleme bir olumsuz etkileme yaratıyor.

Psikolojik bir etki de bırakıyor mu?

Anne baba ve çocuk ilişkisi çok yıpranıyor. Sürekli bir çatışma hali söz konusu. Böyle olunca hele bir de üniversitede şehir dışına gidiyorsa kopuşlar oluyor. Benim hep söylediğim, ufak tefek şeyler için ilişkinizi hırpalamayın. Çünkü anne baba iyice uzak hatta düşman derecesinde görülebiliyor. Zamanında yaşadıklarına müdahale edip çözmezsek onu üniversiteye de taşır, iş hayatına da taşır, ailesine de taşır. O özgüven eksikliğini, korkuyu, endişeyi içinde yaşayarak devam ediyor yaşamına. O yüzden doğru ve zamanında müdahale çok önemli. Doğru çözümlerle birlikte yol göstermek de çok önemli.
FARKINDA OLMALARINI SAĞLAMAK ÖNEMLİ
Ergenlik dönemindeki sıkıntıların okul yaşantılarını etkilememesi için ne yapılabilir?
Okul açısından ciddi anlamda etkileniyorlar. Şimdi imkânlar daha iyi. Aileler ellerinden geleni yapmaya çalışıyor ama yeni eğitim sistemi olsun, okulların temel liselere dönüşmesi sonucu çocukların üstünde kontrol çok az. Disiplin genelde yok denecek kadar az…

Bu dönemde disiplin yoğun mu uygulanmalı ya da şart mı?

Belli bir düzeyde olmalı. Çünkü zaten bir zıtlaşma ve inatlaşma havasında oldukları için çok değil ama belli başlı şeylere karşı bir disiplin olmalı. Çocukların belli bir arada olduğu yerler eskisi gibi değil. Ortaokul dönemlerinde bu mümkün ama lise de bu kontrolü yitiriyoruz. Ders dışı ilgilerini çekecek, dikkatlerini dağıtacak çok şey var. Biraz daha otokontrol, yani kendi sorumluluklarını öne çıkarıp farkında olmalarını sağlamak önemli.

Burada da iş yine her ne kadar okulda olsalar da ailelere düşüyor sanki…

Tabii, aileye düşüyor. Eskiden okul daha yetkindi ama şimdilerde okul ve öğretmenlerin yaptırımları yok. Ama bu şimdi değil, daha ilkokul yıllarında yapılmalı ki bunu alışkanlık edinsin çocuk. Aileler olarak çok fazla şey yapıyoruz biz, çantasını hazırlıyoruz, ayakkabısını giydiriyoruz, yemeğini yediriyoruz, çantasını taşıyoruz gibi. Her şeyi anne babalar, “kıyamıyorum, yapamıyor” diye savunuyorlar. Sonra çocuk liseye geldiğinde, “Hadi artık sen sorumluluğunu bil” diyoruz. Çocukta haliyle almıyor. Çünkü o zamana kadar verilmemiş onu almamış.

İÇLERİNİ BOŞALTACAK AKTİVİTELER YAPMALILAR
Yol göstermek demişken, kimi aileler çocukları az önce üstü kapalı olarak bahsettiğimiz madde bağımlılığı, yanlış arkadaş guruplarına sapmasınlar diye çocuklarını, çocukları istese de istemese de o kurstan, bu kursa götürüyorlar. Bu da çok doğru mu? Anne ve baba olarak nerede bir dur demeliyiz?
Meşgul olmaları hem zihinsel gelişimleri açısından hem de o içlerindeki hırçınlık açısından ve fiziksel açıdan önemli. Ama dediğiniz gibi o kurstan bu kursa götürerek vakit öldürmek değil, seçenek sunmak gerek. Ne istiyor, neye ilgisi ya da yeteneği var ya da hayali var onlar önemli. Spor bu açıdan çok iyi. Sevdiği şeyler, ilgi duyduğu faaliyetlere göndermek daha önemli. Öbür türlü çocuklar daha bir öfkeyle doluyorlar. İçlerini boşaltacak şeyler yapmıyorlar. Bu tür faaliyetler tabii ki olumsuz alışkanlıklar ve arkadaşlıklardan uzak tutuyorlar. O açıdan faydalı.

Anne babalardan bir de şunu çok duyuyorum; “Biliyor ama sınavlarda yapamıyor” bunun nedeni de çocuğun ergenlik döneminde yaşadıkları mı?
Daha erken yaşlarda fark edilmeyen dikkat eksikliği. Orada birilerinde bir bilinç olması lazım. Anne babanın gözlemi çok önemli.
Geç kalınmış oluyor mu peki?
İllaki oluyor. Dikkat eksikliği yaşayan bir çocuk yanlış okur, eksik okur, yanlış cevaplar. Bazen dönemsel, depresif etkilerden olabilir. Ama dikkat eksikliği dediğimizde çocuk ya da yetişkinin önündeki şeye dikkatini verememesi diyebiliriz.

Ne tür tedavi uygulanıyor bu durumda?

Gözlemler önemli. Önce bir test yapıyoruz. İlaç öncelikli tedavi edicimiz değil ama çok ileri seviyedeyse ilaca başvurup dikkat ilacı verilebiliyor. Onun dışında dikkat geliştirme ve alıştırma setleri öneriyorum.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    KARİKATÜR
    İlk sayfa
     
    ARŞİV
    banner178