banner179
22 Mayıs 2017 Pazartesi

banner173

KAHVE TADINDA SANAT

07 Mayıs 2017, 10:41
KAHVE  TADINDA SANAT
Söyleşi: Bircan Deniz SAVCI
Sadece müzik eğitimleri vermediklerini anlatan Bach-çe Sanat’ın sahibi Egemen Çelik, kahvenin de bir sanatı olduğunu söylüyor ve ekliyor, “Burada kahveye biz biraz daha sanat olarak bakıyoruz. Bilinen haliyle değil de üzüm gibi, şarap gibi tadı alındıkça daha farklılaşan ve genişleyen bir alan.”

Bach-çe Sanat’ın sahibi Egemen Çelik’le Bach-çe Sanat’ta yaptıkları eğitimler ve kahve üzerine konuştuk. Hem verdikleri eğitimler hem de kahveye yaklaşımları ve sunumları beni çok etkiledi. Hatta sundukları kahveyi merak edip nasıl demleniyor diye ben de mutfağa girip öğrendim. Egemen Çelik’in sahibi olduğu Bah-çe Sanat için Eskişehir’in en farklı üçüncü kahvecisi desek abartmış olmayız.

BİLMEDEN MÜZİK YAPIYORLAR
Egemen Bey, ne zamandır müzikle uğraşıyorsunuz?
2003 yılından beri Eskişehir’deyim. 2004 yılından beri de Eskişehir’de müzik piyasasına girdim. 2014 yılına kadar da 10 sene aralıksız müzik yaptım. Eskişehir’de çalmadığım yer kalmadı. 2014 yılında aktif sahneyi bırakınca Bach-çe Sanat’ı açmaya karar verdik eşimle.

Bach-çe Sanat’ı açma fikri nasıl gelişti peki?
Uzun yıllar piyasada çalışınca şunu gördüm; bir süre sonra herkesin müzik yaptığını ama herkesin bilmeden yaptığını fark ettim. Ben de sahneyi bırakınca biraz da buna yönelelim, en azından çalan insanlar ne çaldıklarını bilsin. Enstrüman çalıyorsa müziğin ana diline hâkim olsun niyetiyle başladık. Bir de müzik eğitimi oldukça önemli bir eğitim ve görüldüğü kadar kolay değil. Bunları biraz daha insanlara öğretelim, sıkı bir program uygulayalım, iyi hocalarla çalışalım ve insanlara faydamız olsun niyetiyle kurduk Bach-çe Sanat’ı.

İsmi neden Bach-çe?
İlk başladığımızda küçücük bir dükkânımız vardı. 1946 yapımı bir binada başladık. Bir stüdyomuz ve bir dersliğimiz vardı. Arkada da küçük bir bahçemiz vardı. İsim hem Sebastian Bach’a hem de oranın bahçesine bir gönderme oldu.

ÖĞRENCİLER SEÇİLİYOR
Öğrencileri neye göre kabul ediyorsunuz?
Öğrencileri seçerken test ediyoruz. Her başvuranı kabul etmiyoruz. Öğrenciyi, ritim kulağı, müzik kulağı ve enstrumana uygunluk olarak üç aşamada değerlendiriyoruz. Tüm bunlara uygunluk varsa derse kabul ediyoruz.

Öğrencinin ritim kulağı var, müzik kulağı var ama enstrumana uygun değil. O zaman ne yapıyorsunuz?
O zaman farklı bir enstrumana yönlendiriyoruz. Bunların hiç biri yoksa da herkes bir şey çalmak zorunda değil, bizim iyi bir dinleyiciye de ihtiyacımız var diyerek konuyu kibarca anlatıyoruz.

Burada aynı zamanda bir sahne de var. Siz de sahne alıyor musunuz yoksa etkinlikler için mi kullanılıyor?
Burası daha çok yeni olduğu için tam oturmadı düzenimiz. Ama şuan etkinlik üzerine gidiyoruz. Hatta perşembeleri müzik, cumartesi günleri de Workshop’lar gibi başladık. Piyano hocamız, piyano dinletisi, çello hocamız çello dinletisi verdi. Doğaçlama tiyatro yapıldı, kahve üzerine Workshop’lar yapıldı…

MÜZİĞİ ÖĞRENMENİN YAŞI YOK
Üç katlı bir yer dediniz ama ben merak ediyorum, hangi dallarda eğitim veriyorsunuz?
Şu an müziğin bütün dallarında eğitim veriyoruz. Şan derslerinden enstrüman derslerine, teori bilgisinden hazırlık derslerine kadar müzikle alakalı her konuda eğitim veriyoruz. Resim eğitimi de veriyoruz. Eğitmenlerimiz işini bilen insanlar. Özellikle seçiyoruz hocalarımızı. İki kıstasımız var biri konservatuvar diğeri formasyon almış olmaları. Çünkü biz eğitime burada 4,5 yaşında başlıyoruz. Şu an 58 yaşında bile öğrencimiz var.

Müziği öğrenmenin de bir yaşı yok o zaman?
Yok, yok. Öğrenmenin yaşı yok. Hatta istiyoruz ki herkes fırsatını bulduğu ilk anda gelsin. Müzik için geç diye bir kavram yok. Başlangıç kıstasımız 4,5 yaş. Öğrencinin belli bir vücut gelişimini tamamlaması gerekiyor. Çünkü enstrumanı çalması için parmaklarının güçlü olması gerekiyor. Vücudunun doğru durması gerekiyor. Her öğrencide sadece notalar değil solfej de zorunlu. Asıl derdimiz müziği öğretmek olduğu için benim öğrencim her şeyi bilmek zorunda diye düşünüyorum. Çocuklar da renklerle başlıyoruz nota eğitimine. Onun dışında da öğrenciler burada istedikleri zaman gelip sınıflarında çalışabiliyorlar. Cafe tarzı olunca da burası daha çok vakit geçirsinler, bir yerden sanata bulaşmış insanlarla görüşüp ortamlarını genişletsinler istiyorum.

KAHVE DE BİR SANAT
Kahve Worksop’u çok ilginç…
Burada kahveye biz biraz daha sanat olarak bakıyoruz. Bilinen haliyle değil de üzüm gibi, şarap gibi tadı alındıkça daha farklılaşan ve genişleyen bir alan. Demleme yönteminden, koyduğunuz suyun oranına, sıcaklığına, kahvenin çekirdeğine kadar her şey tadı etkileyen faktörler…

Cezveye koyduk bittik yok o zaman?
Yok. Çok ayrıntılı ve inanılmaz aromalar elde edebileceğiniz bir alan. O yüzden kahveyi de sanat olarak ekledik biz buraya. Üçüncü nesil kahveciliğe çok önem veriyoruz.

Üçüncü nesil kahveciliği nasıl oluyor?
Demleme kahveler, farklı kahve çekirdekleri denetiyoruz. Oldukça da hoş tepkiler alıyoruz.

Sizin ortaya çıkardığınız bir kahve türü var mı?
Şu an olanları vurguluyoruz. Daha henüz kendi adımıza blend yapmadık. Farklı çekirdeklerden kendi ağız tadımıza göre blendler yapmayı düşünüyoruz. Hatta bir süre sonra burada çekirdek kahve satışına da başlamayı düşünüyoruz. Öncelikle iyi kavurma işlemi yapanlarla görüşüyoruz. Önce kavrulmuş kahveyi alacağız. Daha sonra bu işte uzmanlaştıktan sonra kafe alanında kendimiz de kavurmaya başlayacağız.

Bunlar çok büyük uzmanlık gerektiriyor. Sanat ve kahve. Sanat merakınız değil de kahve merakınız nereden geldi?
Ben kahve aşığı bir insanım. Sabah kahve içmeden uyanamayanlardanım. Ben de bir gün denk geldim üçüncü nesil kahveciliğe ve merak sardım. Gittim denedim hoşuma gitti. Hepsini keşfetmeye başladım. Yıllardır içtiğimiz kahvenin kahve olmadığını fark ettim. Ondan sonra biraz daha işin içine girince bunu öğrendiğimiz kadarıyla insanlara anlatmak istedik.

Bilinçli içiciyken bilinçli tanıtıcı da mı oldunuz?
Evet. Özellikle eşim kahve konusunda demlemelere yoğunlaştı. Bu yerimiz eski mekânımıza göre büyük. Üç katlı bir mekân. Ben genel olarak her şeyle ilgileniyorum Ama müzik ağırlığı bende. Kahveyi anlatma kısmını eşime bıraktım. Cafe onda diğer katlar bende gidiyor.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    KARİKATÜR
    İlk sayfa
     
    ARŞİV
    banner186