banner179
01 Mayıs 2017 Pazartesi

banner173

PARKTI HARABEYE DÖNDÜ

05 Mart 2017, 08:31
PARKTI HARABEYE DÖNDÜ
Söyleşi: Bircan Deniz SAVCI
Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitü Müdürü Prof. Dr. S. Sibel Sevim’in bir hayali vardı... Barcelona’da 2011 yılında ziyaret ettiği Güell Park’tan esinlenerek atık seramiklerden bir park yapmak ve bunu şehrin kültürel mirası olarak gelecek kuşaklara sunmak...

Burhan Sakallı döneminde BEBKA’dan da destek alarak hayalini hayata geçirmeye başladı. Ancak aradan geçen yıllar içinde Sevim’in hayalleri gerçeklerin sert kayalarına çarparak parçalandı. Seramik Parkı, kelimenin tam anlamıyla ‘harabeye’ dönüştü.
Sadece Eskişehir için değil, Türkiye için de örnek oluşturabilecek bir projenin dününü ve bugününü sorduk Prof. Dr. S. Sibel Sevim’e. Seramik Park’ın kuruluş aşamalarını ve sonrasında neden projenin amacından ayrılarak şu anki halini aldığını görüştük. Sevim’e
bir dokunduk, bin âh işittik…


Sibel Hanım, Seramik Park’ı kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
2011 yılında bir sempozyum vasıtasıyla İspanya’ya davet edildiğim sürede Gaudi’nin Güell Park’ını ziyaret etme fırsatı buldum. Güell Park, Seramik Park gibi şehrin dışına yerleştirilmiş bir parktı. Dedim ki, müthiş bir şey. Parkın içinde gezinirken aklımda şimşekler çarptı. Kendi kendime dedim ki, “Gaudi bunu 1900’lerin başında atık seramiklerle oluşturmuş, ben niye yapmıyorum. Eskişehir tam seramik yöresi ve etrafında Kılıçoğlu, Eczacıbaşı gibi bir sürü seramik fabrikaları var. Bir saat uzağında Kütahya, oradan her gün atıkları çıkıyor. Ben de mutlaka Eskişehir’de böyle proje yapmalıyım” diye düşündüm.

Eskişehir’e dönünce mi hemen işe koyuldunuz yoksa orada başladınız mı çalışmalara?
Eskişehir’e döndüm, o dönemde benim doktora öğrencim Elif Ağatekin var, ”Atık Seramiklerin Kamusal Alanda Kullanımı” ilgili çalışıyor ve tez danışmanı da benim. Benim öğrencim ve kendisi de çok başarılıdır. Bir de aynı dönemde diğer asistanlığımı yapan Duygu Kahraman’ da var. Kendilerine dedim ki, haydi çocuklar ekibimizi kuruyoruz. Ekibimizi oluşturduktan sonra gece gündüz çalışmaya başlayarak projeyi oluşturduk.


Proje oluşturmak da yetmiyor bunu bir de sunmak gerekiyor değil mi?
Evet, üniversitemizde ESİNKAP tarafından her yıl düzenlenen proje pazarı vardı. Projeyi ilk kez orada sundum. Hiç unutmuyorum, orada Kılıçoğlu Seramik’in sahibi Savaş Özaydemir, “Hocam bu proje harika fakat uygulayabilmen çok zor” demişti. Ben şu anda ne demek istediğini anlıyorum ama o zaman ona şöyle bir cevap vermiştim, “Ben bu projeyi yapacağım, senin fabrikanın tuğla atıklarını gelerek alacağım” demiştim. Derken bu olayı o kadar çok içselleştirdim ki, Eskişehir’i dolaştım baktım. Projeyi Odunpazarı bölgesinde gerçekleştirmeye karar verdim. Böyle bir şeyi yaparsanız ilk etapta yerel yönetimlerle irtibata geçmeniz gerektiğini öğrendim. Kendisini saygıyla andığım dönemin belediye başkanına giderek projeyi anlattım. Ben şu anda bir akademisyenim, benim için A Partisi, B Partisi hiç önemli değil. Benim için önemli olan ülke için doğru hizmet vermek, liyakati göz önünde bulundurarak doğru kişilerle çalışmak ve vizyonu açık olmaktır. Dünyadan örnekleri gösterdim. Başkan, “Hocam, müthiş bir proje bu. Buyurun beğenin bütün parklar sizin. Nereyi istiyorsanız beğenin ben bu projeyi gönülden desteklemeye razıyım” dedi. Başkanın bu sözleri benim ve ekibim için motive edici bir güç oldu.

Ne gibi bir itici güç?
Cevabı yarın 2Eylül’de

PROJENİN MASRAFI BEBKA’DAN BULUNMUŞTU
“Biz bu projeye yaklaşık Mayıs ayları gibi başladık ve seçimler Mart ayında gerçekleştirilecekti. Dönemin belediye başkanı bir daha Odunpazarı Belediye Başkanlığına aday olmayacağını açıkladı fakat projeyi sonuna kadar destekleyeceğini belirtti. Tabii ki böyle büyük bir proje için çok büyük bütçe gerekiyordu. Bütçe konusunda bana, “Hocam ben bu projeye sponsorlar bulmaya çalışacağım” dedi. Bu tarz küçük fakat bizim için anlamı büyük olan cümleler bendeki motivasyonu daha da arttırdı. Ben de kendisine “Ekibimle birlikte öyle bir proje yazacağım ki belediye tek bir kuruş harcamayacak ve sizin de sponsor bulmanıza gerek kalmayacak” diye cevap verdim.”

Çok iddialı bir söz. Peki, nasıl başardınız bunu?
O dönemde Bursa, Eskişehir, Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) proje çağrısına çıktı. Baktım başlıklarına, hemen oturdum bu projeyi ekibimle birlikte hazırladım. Proje BEBKA’dan geçti ve gerekli yüklü bir miktar hibesini aldı ve onlara dedim ki, ‘Bakın benim anlamadığın tek şey para pul hikâyeleri, bu miktarı belediyeye devrediyoruz ve siz de bunun yönetimini yapıyorsunuz.’

“GEREKÇESİZ YERE İŞTEN ÇIKARTTILAR”
Önceki Belediye Başkanı üniversite fikrine nasıl baktı?
Başkan fikri öyle benimsedi ki, gerek müze yönergesini gerekse lisansüstü üniversite fikrinin gerçekleşeceği alanı meclisten geçerek Seramik Park alanını 50 bin metrekareye çıkartıldı. Yeni kurulacak olan üniversitenin mimari yapısında da yine atık seramikler kullanılarak park alnının tamamında mimari bir dil birliği sağlanacaktı. Bütün projeler hazırdı. Ortaya çıkabilecek projenin uygulamasını düşünebiliyor musunuz? Üniversite, toplum ve yerel yönetimlerin bileşkesi olabilecek bir platform ve uygulama ortaya çıkacaktı. Bunların hepsi tarafımdan planlanıp yazıldı. Sonun da seçimler oldu 8 Mart’ta. Hay olmaz olaydı…

Neden?
Seçimlerden sonra şu andaki mevcut yönetim geldi. Dedim ki, “Mevcut yönetim sanatı destekleyen insanlardır. Bu yönetimle de anlaşabilirim, bu proje çok güzel devam edecek. Bütün hazırlıklarım tamam” derken bakıyorum, bizim oradaki 11 mezun öğrenci yavaş yavaş işten çıkarılmaya başlandı.

GEREKÇESİZ İŞTEN ÇIKARMALAR BAŞLADI
Gerekçe neydi peki?
İşten çıkarmak için herhangi bir gerekçe yok. Ama işten çıkarmalar başlayınca süreçten negatif etkilendim. Olayların da iç dinamiklerini fazla bilemediğim için zannediyorum ki, yeni yönetime geldiler, bu süreç böyle tamamlanıyor herhalde diye düşünüyorum. Belediye başkanından konuyu görüşmek üzere randevu aldım. Koordinatör yardımcı arkadaşlarımla hem hayırlı olsuna gittim hem de projeyi görüşmek istedim. Ben projeyi anlatıyorum kendisine o da o esnada not alıyor. Bana sonra çok özür diliyorum hoş olmayan bir üslupla “Sen ne yapacaksın burada? Nasıl devam edeceksin?” Kendimde şunu hissettim. Sanki ben bu projeyi kendime gelir elde etmek için gerçekleştiriyorum, sanki konu ilgili şirketlerim var da kendisinden iş istiyorum gibi bir tavır takındı. Ben çok şaşırdım. Hiç beklemiyordum. Sonra bana dedi ki “Siz neden bu projeyi neden bir önceki yönetimle yaptınız?” Ben de aynen az önce söylediğim gibi kendisine açıkladım.
Çok özür dileyerek söylüyorum ama konuyu, o partiden, bu partiden diye sürdürmeye devam etti. Ben de, “Bakınız bunu bu platforma indirirseniz sizinle anlaşmamız çok zor. Şu anda yapılan bir hizmet var. Bunun devam etmesi şart. Bu Eskişehir için çok büyük bir kazanım. Hem bunun tarihi, kültürel, sosyolojik, çevre açısından, birçok açıdan çok önemli. Dolayısıyla bu devam etmesi gereken bir proje. Asıl bunun ilerleme dönemi sizin döneminizde devam edecek” dedim. Bana, “Git, konu ile ilgili Başkan Yardımcısı Erdal Caferoğlu’nu bul. Projelerden sorumlu o. Sen git onla görüş” dedi. Aslında bu görüşmeden çok memnun kalmadım ama şöyle düşündüm, “Başkan yeni göreve geldi. Olayı çok fazla bilmiyor. Dolayısıyla mutlaka olaya vakıf olacaktır. Biraz zaman vermek lazım”


Ne tür bir cevap geldi size peki?
Cevabı yarın 2Eylül’de

YARIN NELER VAR?
Proje kaç etaptan oluşuyordu?
Proje neden devam etmiyor?
Müze düğünlere mi kiraya veriliyor?








YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 2 yorum mevcut

    • serkan @özkan 2 ay önce yorumlandı

      eskişehir diş hastanesinin olduğu tarafta odun pazarı duraklarından 32 numaraya binerseniz o tarafa gider gidip göre bilirsiniz

    • özkan 2 ay önce yorumlandı

      o kadar uzuuuun uzun röportaj yapmışsınız ama parkın nerede olduğunu yazmamışsınız. gidip ziyaret etmek isteyenler olacak belki ama yazıda cevabını bulamadım

    
    KARİKATÜR
    İlk sayfa
     
    ARŞİV
    banner178