banner179
28 Şubat 2017 Salı

banner173

Umudunuzu kaybetmeyin

12 Ocak 2017, 08:31
Umudunuzu  kaybetmeyin
Yunan mitolojisine göre; insanoğluna en yakın tanrı olan Prometheus tanrılar savaşına katılmayan ve sürekli insanlığa hediyeler sunan biriydi. Bu nedenle tanrılar arasında pek sevilmeyen Prometheus son olarak da tanrı Zeus’ un ateşini alarak insanoğluna verdi. Buna çok sinirlenen Zeus, tanrıların tanrısı böyle bir ihaneti asla cezasız bırakmayacaktı. Öyle bir oyun oynadı ki hem insanlara hem de Prometheusa. Tanrıların tanrısı tüm güzellikleri bir araya toplayarak ilk kadını yarattı. Zeus diğer tanrı ve tanrıçalardan onun için armağanlar vermelerini istedi. Aphordite güzelliğini , Athena zekasını, Apollon bilgeliği verdi. Ve Zeus bu nedenle “tanrıların hediyesi” anlamına gelen Pandora adını verdi. Prometheus’un tüm uyarılarına rağmen kardeşi Epimetheus Pandoraya aşık olup evlendi. Zeus tarafından Pandora’ya hediye olarak bir kutu verildi ve bu kutuyu kesinlikle açmaması söylendi. Ancak tam da Zeus’un planladığı gibi Pandora merakına yenildi. Pandora tüm emirleri unutarak sandığı açtığında yaptığı hatanın ne kadar büyük olduğu geçte olsa fark etti. Pandora kutuyu açtığında kin, nefret, intikam, ölüm, açlık, öfke, kıskançlık ve o güne kadar yeryüzünde mutlu yaşayan insanoğlunu acıya ve kedere boğacak olan her türlü kötülük dünyaya yayıldı. Pandora son anda kutuyu kapatmayı başardı ve sadece insanlığın elinde tek bir şey kaldı: Umut.
Bu mitolojik hikâyede Pandora insanlığın başına açtığı kötülüklerin isteyerek yapmış olmasa da gerçek hayatta ne yazık ki her zaman bu şekilde olmamaktadır. Yani bile isteye insanlığa zarar veren kişilerin sayısı hiç de az değildir. Gerçi burada sayıdan çok zarar verebilme potansiyeli önemlidir. Hiçbir etkinliği olmayan biri kötülük potansiyelini kullanabilecek ortam bulamazken yaptırım gücü yüksek olan bir tek kişi geniş kitlelere kötülük getirebilir.
Tam da bu noktada bir tek şey önem kazanıyor: Pandora’nın kutusunda kalan son şey... Umut...
Peki Pandora’nın kutusunda kalan umut, gelecek güzel günlerin anahtarı mı yoksa bir ütopya habercisi mi?
Umut sadece bir kabulleniş, bir eylemsizlik ise yani; “Umutla bekle, sorgulama, değiştirmeye çalışma!” diyerek özgür düşüncenin bastırılmasının aracı haline gelirse kutudaki kötülük olarak ele alınabilir. Bunun sonucunda da sırf bir güven arayışı için bir gruba dahil olarak, sorgulamadan bekleyen bireyler oluşur. Ya da sorgulayabilme ve değerlendirebilme yeteneğinin devam etmesine rağmen hiçbir şey yapmadan iyi şeylerin bir gün mutlaka olacağına inanıp, umut ederek bekleyen kişilerde de; eylemsizlik nedeniyle iyi şeylerin olmasının gecikmesi veya hiç olmaması sürekli hayal kırıklığı yaşatabilir. Bu şekildeki umut acının süresini uzatmaktan başka bir işe yaramaz. Yani her iki durumda da umut; sadece ütopyanın habercisidir.
Eyleme dökülen umut ancak gelecek güzel günlerin habercisi olabilir. Eyleme dökebilmek için de etkin olabilmek gerekir.
Etkin olabilme, yeteneklerimizi gerekli koşullarda ne kadar kullanabildiğimiz ile alakalıdır.Engelleri aşmayı tecrübe ederek,engelleri aşan diğer insanları gözlemleyerek, belirli bir işte başarılı olunacağı konusunda ikna olmakla etkin olabilme becerisi geliştirilebilir.
Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu; uykudan uyanmaktır. J.M. Power

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • Safaa faisal 1 ay önce yorumlandı

      çok güzel

    
    KARİKATÜR
    İlk sayfa
     
    ARŞİV
    banner178