Eskişehir
22 Temmuz, 2024, Pazartesi
  • DOLAR
    32.93
  • EURO
    35.86
  • ALTIN
    2534.9
  • BIST
    11208.28
  • BTC
    67260.55$

Tam 23 kez geldi

22 Haziran 2024, Cumartesi 13:42

Milli mücadelede ve kurtuluş ile cumhuriyete giden yolda ‘Atatürk’ün Eskişehir’e ilk gelişi’ törenlerle kutlandık. Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün Eskişehir’e ilk gelişinin 104. yıl dönümünü kutladık. Atatürk’ün yurt gezileri içinde İstanbul’dan sonra en çok Eskişehir’e geldiğini biliyoruz. Atatürk Eskişehir’e tam 23 kez geldi. Bu da Eskişehir’in cumhuriyetin kurucuları gözünde önemli bir yere oturtuyor. Eskişehir’de, bir cumhuriyet kenti olduğunu her zaman şükranla hatırlıyor. Unutmuyor. 

İLK KINAMA

Cumhuriyetten önce 10-15 bin nüfuslu bir yerleşim yeri olan Eskişehir idari ve ekonomik açıdan Kütahya ve İnegöl’e bağlıydı. Mesela, 1. Dünya Savaşı öncesinde Eskişehir’e tramvay getirmek için bir şirket kurulur. Şirketin kuruluşuna İnegöl ve Kütahya destek verir. Kurtuluş savaşı yıllarında Yunanlılar ve İngilizler tarafından işgale ve zulme uğrayan Eskişehirli Cumhuriyetin ilanına giden yolda hep Kuvvayi Milliye’ye destek verdi. Yunanlıların İzmir’i işgalinde ilk kınama mitingi Eskişehir ve İstanbul’da yapıldı. Bazı şehirler Yunan kralına fahri hemşerilik beratı verirken, Eskişehir ülkenin kurtuluşu için canını dişine taktı. Kurtuluş Savaşında Eskişehir cephe ikmal merkezi konumuna geldi. İnönü ilçemizde kurtuluş savaşını başarıya ulaştıracak, terk giden talih yenildi. Sonra bu topraklarda şiddetli çatışmalar yaşandı. Hatta o günlerde Atatürk tarafından Eskişehir’in başkent olması da gündeme geldi. Ankara’nın daha iyi olacağına karar verilince, Eskişehir’in başkentliğinden vazgeçildi. 

KALABAK SUYUNUN ÖNEMİ 

Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk’ün belki de Eskişehir için ilk yaptığı şey, şehre ‘Kalabak Suyu’nun getirilmesidir. Daha sonra, Cumhuriyetin ilanı ile ortaya çıkan devlet yatırımlarının önemlileri Eskişehir’e yapmıştır. Bugün Eskişehir tarif edilirken demiryolu ve havacılık kenti olduğu sözcüklere mutlaka ekleniyor. Bu eklemelere neden Atatürk’ün Eskişehir’e yaşadığı dönemde verdiği önemin ve attığı adımların bugün meyvelerini vermesidir. O adımları o gün atmasaydı. Bugün demiryolu ve havacılık sektörümüz bu kadar gelişmezdi. Kendisini şükran, saygı ve özlemle anıyoruz.

 

TEŞKİLAT ÖNEMLİDİR 

Atatürk’ün hayatı, teşkilatlı ve teşkilatçı bir devrimcinin hayatıdır. Hayatı boyunca devrimci programı olmuş ve onun gerçekleşmesi için mücadele etmiştir. Gözü hep iktidardadır. Hedef, toplumu yeniden kuracak olan gücü ele geçirmektir. Atatürk’ün yaşamından çıkan en büyük ders, teşkilatsız sonuca ulaşılamayacağıdır. İstibdat döneminden 1908 Hürriyet Devrimine, Birinci Dünya Savaşı yenilgisinden Kurtuluş Savaşı zaferine ve Cumhuriyet’in kuruluşuna uzayan inişli çıkışlı uzun süreç boyunca, Harbiye sıralarından son nefesine kadar teşkilatlı ve teşkilatçı olan Atatürk vardır. Atatürk’ün kurduğu veya içinde yer aldığı bütün teşkilatlar, iktidar hedeflidir ve adı ne olursa olsun bugünün siyasal parti kavramına denk düşmektedir. 

PARTİNİN ÖNEMİ BÜYÜK 

Mustafa Kemal, Nisan 1906’da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’nin Selanik şubesinin kuruluş toplantısında arkadaşlarına şöyle seslenir: “Arkadaşlar! Gerçi bizden evvel birçok teşebbüs yapılmıştır. Fakat onlar muvaffak olamadılar. Çünkü işe teşkilatsız başladılar. Biz kuracağımız Teşkilat ile bir gün mutlaka ne olursa olsun muvaffak olacağız. Vatanı, milleti kurtaracağız.” Yani, Atatürk’ün Harbiye yıllarından ölümüne kadar kurduğu veya içinde yer aldığı teşkilatlar, bazen doğrudan parti adını taşımasalar da gerçekte siyasal parti niteliğindedirler. Bu sonuca varmamızın nedeni, bu teşkilatların hepsinin, hangi adı taşırlarsa taşısın iktidarı hedeflemiş olmalarıdır. Kuvayı Milliye teşkilatının önemi bunun için büyüktür. 

ÇÖLDEN HAYAT ÇIKARMAK

 Milli Mücadelenin en karanlık, ateşten gömlek giyildiği günlerde, yakınlarındakiler, Mustafa Kemal’e “Paşam, milli mukavemet. Güzel. Ama neyle? Hangi askerlerle, hangi silahlarla, hangi parayla?” diye sordular. Mustafa Kemal’in bu soruya yanıtı, “teşkilatla” olmuştur:“Ama çölden bir hayat çıkarmak, bu çöküntüden bir varlık, bir teşekkül yaratmak lazımdır...Çöl sanılan bu alemde saklı ve kuvvetli hayat vardır. O, millettir; o Türk milletidir. Eksik olan şey, teşkilattır. Bu teşkilat organize edilebilirse, vatan da millet de kurtulur.”

 ESKİŞEHİRLİLERE BRAVO 

Eskişehir Cumhuriyet’in kurulmasından sonra, Cumhuriyet ile birlikte büyümüştür. Milli mücadeleye yaptığı önemli katkılar, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra bir adım daha öne çıkmıştır. Bugün Eskişehir’de yaşayan tüm yurttaşlar Atatürk ve arkadaşlarının büyük mücadele ile kurduğu Cumhuriyet’in yaşamlarına katkılarını biliyor. Onun için Eskişehir bozkırda bir yıldız gibi parlıyor. Eskişehirliler bir bütün olarak 100. Yılı geride bıraktığımız Cumhuriyetimizin her aşamasın da, Cumhuriyet’e olan bağlılıklarını gösterdiler.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.