Kurban Bayramı öncesi vatandaşların ekonomik sıkıntılar içerisinde olduğunu ifade eden Çalışkan, “Vatandaşın derdi ‘Kurban’, iktidarın derdi ‘Butlan’” dedi.
Ekonomik olarak sıkıntılı günlerden geçildiğini ifade eden Çalışkan, son yağışların kuraklık endişesini bir nebze azalttığını belirterek, “İnşallah yağan yağmurlar neticesinde afet, sel, baskın gibi haberler yerine çiftçilerimizin mahsullerine bereket sevinci olur” dedi.
Kurban Bayramı öncesi vatandaşların yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çeken Çalışkan, “Temennimiz huzur içinde bir bayram geçirelim. Ama ne mümkün. Katlanarak artan sorunlar ağızlarımızda tat bırakmıyor ne yazık ki. Her gün bir şok, flaş, manşetler ile karşılaşıyoruz. Bu sorunları çözmesi gerekenlerin derdi başka. Vatandaşın derdi ‘Kurban’, iktidarın derdi ‘Butlan’” ifadelerini kullandı.
Gündemdeki siyasi ve hukuki tartışmalara ilişkin de konuşan Çalışkan, “Sonuçlarının nereye varacağı belli olmayan bir durumla karşı karşıyayız. Elbette hukuka göre hareket etmeliyiz. Elbette hukuki kararlara uymalıyız” dedi.
Mahkeme kararları ile siyasete müdahale edilmesinin doğuracağı sonuçlardan en çok etkilenen siyasi hareketlerden biri olduklarını söyleyen Çalışkan, “En çok oyu alıp birinci parti olmamıza rağmen partimiz kapatılmıştır. Bununla hukuki çerçevede mücadelemizi ortaya koyduk. Ama kaybeden milletimiz olmuştur. Çünkü sözde, mühürde milletindir” diye konuştu.
Kurban pazarlarında hem üreticilerin hem vatandaşların zor durumda olduğunu belirten Çalışkan, “Bir tarafta maliyetini kurtaramayan besiciler, diğer tarafta ise çocuklarına et yedirememenin mahcubiyetini yaşayan vatandaşlarımız bulunuyor” dedi.
Besicilik yapan insan sayısının hızla azaldığını ifade eden Çalışkan, yanlış ekonomi ve tarım politikalarının üreticiyi çıkmaza sürüklediğini savunarak, “Saman, yonca ve yem fiyatlarındaki yükseliş dikkat çekicidir. Zira, Türkiye’nin üretim yerine ithalata bağımlı hale geldi” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin siyasi, hukuki, ictimai ve iktisadi bir buhran içerisinde olduğunu dile getiren Çalışkan, “Bu durumdan kurtulmanın tek yolu sandıktır. Sandık güven demektir” dedi.
Her zaman bir baskın seçim beklediklerini ifade eden Çalışkan, “İktidar ve ortakları yüzde 50’ye yaklaştıklarını hissettikleri an seçim olacağı kesindir. Parçaları bir araya getirdiğimizde ise seçim çok uzak değil” şeklinde konuştu.



