ANA SAYFA > Söyleşi > AİLE BOYU BİSİKLET

AİLE BOYU BİSİKLET

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
AİLE BOYU BİSİKLET

Eski Milli Bisikletçi Osman Ertan ve ailesi, aile boyu bisiklet sevdalısı… Ertan ailesi ile bisikletçilere özel bir kafe açmalarına kadar giden bisiklet sevdalarını konuştuk...

Eski Milli Bisikletçi babası Osman Ertan ve çocukları aile boyu bisiklet sevdalısı… Ertan ailesi bisikletçilere özel bir kafe açmalarına kadar giden bisiklet sevdalarını konuştuk

Esin Ertan, Mali Müşavirlik yaparken, mesleğini bırakarak babasından çokça aşina olduğu bisiklet sevgisini açtığı kafe ile pekiştiriyor. Eski Milli Bisikletçi babası Osman Ertan ile birlikte işlettikleri kafede sadece Eskişehirli değil, tüm Türkiye ve dünyanın birçok ülkesinden bisikletçileri, bisiklet kullanmayı severleri bir araya getiriyorlar. Eski Milli Bisikletçi olan Osman Ertan, 1963-1970 yıllarında aktif olarak bisiklet sporu ile uğraşmış ve uluslararası yarışmalara katılmış. Abisi Mustafa Ertan da kendisi gibi bisiklet sporcusu ve olimpiyat oyunlarında ülkemizi temsil etmiş. Ertan ailesi bisikletten bugüne kadar hiç kopmamış. Osman Ertan ve kızı Esin Ertan bugün hala aktif olarak bisiklet turlarına katılmaya devam ediyorlar. Esin ve Osman Ertan’dan kafeyi açma hikayelerini dinledik.

Esin Hanım ne oldu da mesleğinizi bırakıp böyle bir kafe açmaya karar verdiniz?
Esin Ertan: Çocukluğumdan beri ben de bisikletlerin arasında büyüdüm. Babam da amcam da milli bisikletçi. Bisikletle ilgili bir şeyler yapmayı seviyorum, bu sporun ülkemizde daha da gelişmesini isteyenlerdenim. Bisiklet benim ve ailemin bir tutkusu. Bu yüzden de mesleğimi bırakarak babamla birlikte böyle bir yola girdim. Bu mekânı bizim gibi bisiklete tutkuyla bağlı olanlar, meraklılar gelsin buluşsun diye açtık. Bütün bisiklet grupları hiçbirini ayırt etmiyorum, her biri burada etkinlik düzenleyebilir, kapımız hepsine açık. Hatta gelsinler etkinlik düzenlesinler istiyoruz, bu kafeyi açma sebeplerimizden biri de bu. Bu sporu sevdirmek.

Bisiklete olan sevdanız bu kadar büyük mü?
Esin Ertan: Asıl sevdalı babam ve amcam. Ben sadece onların arasında zaman zaman onlara katılarak büyüdüm. Babam da amcam da hala aktif olarak bisiklete biner. Ben işlerden çok fırsat bulamıyorum ama fırsatım olduğu zaman da mutlaka onlara eşlik ederim. Yaza ailecek bisikletle Yunan Adalarına gidip gezmek istiyoruz.

Baba kız beraber ilgileniyorsunuz. Nasıl geçiyor bir gününüz?
Osman Ertan:
Sabahları genelde eşimle ben açıyorum burayı. Esin geç kapattığı için istirahate ihtiyacı var. Dolayısıyla geldiğimiz ilk andan itibaren gerek temizliği gerek müşterilerle ilgilenme işi bizde.
Esin Ertan: Babam işletmekten ziyade, bisiklet çevresindeki arkadaşlarıyla ilgilenmeyi zaman zaman buradaki ekiplerle turlara gitmeyi sever. O yüzden buranın halkla ilişkiler kısmında yer alıyor daha çok.
Resim - 36254_1_l.jpg

FAKİR İŞİ GÖZÜYLE BAKILIYOR
Peki, Osman Bey, nasıl bisiklete başladınız?
Osman Ertan: Abimin sayesinde başladım. Onunla birçok yarışa katıldım. Şu an ki Cumhurbaşkanlığı turunu 1963 senesinde, 1964 senesinde koştum. Hala bisiklete binmeye devam ediyorum.

O yıllara baktığınızda bisiklet o kadar yaygın da değil gibi sanki?
Osman Ertan: Evet, ama sevgisi çok büyüktü. Çok büyük imkânsızlıklara rağmen Eskişehir’de ve Konya’da çok önemli isimler yetişti. Biz 18 vilayet olarak bisiklet yarışlarını koştuk. Şehirlerden gelen bisikletçilerle yarışıyorduk. O zamanlar sevgi daha çoktu. Bana soruyorlar şimdi o zamanlar ki gibi nerede takımlar var diye, Konya Torku’da var, Adapazarı var, İzmit var, Antalya var ama eskiden daha fazla sevgi ve ilgi vardı. Şimdi de çok güzel ve iyi sporcularımız var ama eskisi gibi bisikleti sevmiyorlar. Bisikleti fakir işi gibi görüyorlar. Fakir işi derken, yolda giderken, paranız yok mu da bisikletle gidiyorsunuz gibi bakışlarla ya da tepkilerle karşılaşıyorsunuz.

Hala turlara katılıyor musunuz?
Osman Ertan: Geçtiğimiz hafta arkadaşlarla bisikletle Bozüyük’e gittik. Orada kahvaltı yapıp döndük. Dört tane bisikletli idik. Onlarla pedal çevirdiğim için mutluyum. Yine de pedal çevirmeye devam edeceğim. Kendime göre her gün antrenman yapıyorum. Gençlerle bile gidiyorum. Her gün mutlaka bisiklete binmeye çalışıyorum. Çok yoğun kar olduğu zamanlarda da evde bisiklete bir aparat yaptım bisikletle dışarıda antrenman yapamadığım zamanlarda evde yapıyorum. 
Resim - 36254_2_l.jpg

HEPSİNİN ANISI VAR
Duvarlara baktığımda çok ilginç fotoğraflar da var formalar da var…
Osman Ertan:
Onların hepsi biziz. Abim, ben, arkadaşlarımızdan oluşan Milli takımlarımız. Fotoğraflar yarışlar sırasında çekilenler. Hepsinin ayrı bir önemi ve anısı var. Burada anılara da çok yer veriyoruz. Mesela duvardaki bisiklet geçtiğimiz sene trafik kazasında kaybettiğimiz genç bir arkadaşımızın bisikleti. Onun anısına buraya koyduk. İleride bir sele var. O da İsviçreli bir bisikletlinin selesi. Dünyayı bisikletle gezerken buraya uğradı. O sırada da selesini değiştirmesi gerekiyormuş. Yenisini takınca eskisi burada duvarda yerini hoş bir anı olarak aldı. Formalar da yarışlardan, turlardan hem bizim hem de arkadaşlarımızın formaları. Çok eski formalar bile var.

Şimdi baktığımızda böyle takımlar da yok gibi sanki?
Esin Ertan:
Eskisi gibi bisiklete toplu olarak ilgi yok ama bireysel olarak Eskişehir’de çok iyi isimler var. Kadınlarda da çok iyiyiz. Yarışlara katılan Özlem Sakarya Can var, Ayşe Akgündüz var. Birçok önemli dereceler aldılar. Erkeklerde de Ferhat Köse var. Daha yaygın ama hobi olarak bakılıyor.
Osman Ertan: Hepsi çok iyi isimler ama bir kulüp olsa alt yapısı gelecek. Dernekler var ama geziler olsun, günlük kullanım adına bisikleti sevdirmek için çok iyi çalışıyorlar.
Esin Ertan: Zaten bisikleti sadece spor amaçlı kullanmamalıyız. Bisiklet, ulaşım için, sağlık açısından, ekonomik açıdan, çevre açısından daha uygun bir ulaşım şekli. Daha özgür hissettiren bir şey. Medeniyet göstergesi.
Resim - 36254_5_l.jpg

Eskişehir’de bisiklete bakış açısı ne?
Esin Ertan:
Araç sahipleri bisikletlileri gördüğünde ne gerek var gözüyle bakıyorlar. Eskişehir’de çok yaygın olmasına rağmen maalesef tam oturmuş bir şey yok. Bizde bisikletçiye yardım edilir, turcuya destek olunur. Genel anlamda bisikletçiler camiasında böyle bir destek var. Herkes birbirini destekler. Çünkü herkesin amacı bisiklete binmek, onu sevdirmek, dünyada yaygınlaşmasını sağlamak.
Osman Ertan: Eskişehir’de Velespit’in çok büyük katkısı var. Neden diyeceksiniz, Velespit’in bisiklet evi var. Yurt dışından turcular geliyor, başka şehirden turcu arkadaşlar geliyor, bireysel sürücüler geliyor. Onların hepsinin konaklaması ücretsiz karşılanıyor bu bisiklet evi. Dünyanın birçok ülkesinden gelen insanlar orada konaklarken, buraya da geliyorlar. Bunlar ufkumuzu açan şeyler.
Resim - 36254_4_l.jpg

BİSİKLET YOLUMUZ YOK
Baktığınızda bisikletçilerin en büyük sorunu ne?
Esin Ertan:
En büyük sorun bisiklet yollarının olmaması. Şu anda birçok yere bisikletle çıkmak yasak. Yeterli bisiklet yolu yok. Bisiklet sadece şöyle bir tur atıp gezeyim değil. Aynı zamanda ulaşım aracı. Bunu zabıta da bilmiyor. Eskişehir bisikletin gerçekten yoğun kullanıldığı bir yer. Babam Şeker fabrikasından emekli. O dönemlerde herkes bisikletle giderdi. Biz de bisikletle giderdik her yere. Eskilerden beri çok yaygın olmasına rağmen hala görünürlük sorunu var. Bazı yerlerde tramvay yoluna çıkmamak gerekiyor. Bu Avrupa’da böyle ama mesela Adalar bölgesi doğal bir bisiklet yolu. Trafik yok. Çok rahat olabilir. Şehirde kesintisiz gezebileceğiniz bir yol yok. Merkezde sokakları ve caddeleri dar. Çok ciddi kazalar oldu. Son birkaç senede bile kaybettiğimiz insanlar, arkadaşlarımız oldu. Buna da bir çözüm olması gerekiyor. Zamanla daha da yaygınlaşacak. Kadınlar da biniyor, erkekler de biniyor, yaşlılar çocuklar da biniyor.
Osman Ertan: Kesinlikle. 1990 ile 2000 yılları arasında Eskişehir’de bazı caddelerde bisiklete binme yasağı vardı. Bisikleti direkt alıp kamyonlara yüklüyorlardı. Ana caddelere bisikletle çıkmak yasaktı. Şu anda da cezalar var. Biz her ayın son cumasında Espark’ın arka kapısında buluşup bisiklete binip trafiğe çıkıp “Biz de varız” diyoruz. Dünyada 300 şehirde aynı anda yapılan bir etkinlik bu. Eş zamanlı biz de yapıyoruz. Amacı da şehir içinde bisikletlinin trafikte görünürlüğünü arttırmak. Araba sayısı azcık daha azalsa belki herkes rahatça binecek. Eskişehir’de bisiklete binmek çok güzel bir duygu. En fazla 15 dakikada şehirden çıkabiliyoruz ama yolumuz yok. Bize de bir yol ayrılsa biz de oradan gider geliriz. Herhangi bir asfaltın kenarında bir bisiklet yolunun belirlenmesi lazım ki, biz de oradan gidelim. Bazen Avrupa’dan bisikletle gelen insan neden buraya geliyor diye düşünüyorum anlam veremiyorum. O kimse Türkiye’ye girdiği anda bir bisiklet yolu arıyor ama bulamıyor. Yol olmadığı için tedirginler. Yollar olsa çok daha fazla kişi gelecek. Daha emin, daha güvenli bir yolda bisiklet sürmeyi isteriz.

PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber TEK KÂRIMIZ 83 BİN AVRO
Sonraki Haber EMRE GÜRAL DA GİRESUNSPOR’A

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU