ANA SAYFA > Söyleşi > BEYİN GÖÇÜNE ENGEL OLMALIYIZ

BEYİN GÖÇÜNE ENGEL OLMALIYIZ

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
BEYİN GÖÇÜNE ENGEL OLMALIYIZ

Fütürist Ozan Onat ile teknolojiyi ve geleceği konuştuk. Onat, “Geleceğin en önemli becerisi, değişime ayak uydurmak, olacak. İçerik üreten beyinler çok değerli olacak. Beyin göçüne engel olmalıyız...

Fütürist Ozan Onat ile teknolojiyi ve geleceği konuştuk. Onat, “Geleceğin en önemli becerisi, değişime ayak uydurmak, olacak. İçerik üreten beyinler çok değerli olacak. Beyin göçüne engel olmalıyız

Osmangazi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Summit of Future'18” için şehrimize gelen Ozan Onat; Ebru Emre ile İş ve Yaşam programının da konuğu oldu. Röportaj yapma fırsatı bularak kendisine “yapay zeka, fütürizm, endüstri 4.0” gibi konuları kapsayan geleceğin teknolojisi hakkında sorularımızı sorduk. CNN Türk Program Müdürü olmasının yanı sıra fütürist unvanıyla da artık sıkça adından söz ettiren Ozan Onat, teknolojinin her şeyi hızla değiştireceğini vurguladı.

Program müdürü ve fütürist olarak sizi tanıyoruz. Aslında Ozan Onat kimdir? Kendinizi tanıtır mısınız?
1976 Ankara doğumluyum. Ankara üniversitesi mezunuyum. Eğitim hayatım boyunca Ankara’da yaşadım ve biraz radyoculuk, biraz da reklam yazarlığı yaptım. İngiltere’ye yüksek lisans yapmaya gittim ve dönüşünde İstanbul’a yerleştim. Yönetmen yardımcılığı, prodüktörlük vb. işler yaptım ve bir şekilde CNN Türk’e geçtim. Şu anda program yöneticisiyim. “Sinema, reklam, haberler”hepsi farklı farklı alanlar ve hepsinde çalıştım. 11 yıldır Cnn Türk’te çalışmaya devam ediyorum.
Resim - 13227_1_l.jpg

İzlediğimiz birçok programın altında imzanız var ve büyük başarılarınız bulunuyor. Yaptığınız programlar hangileri ve nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şunu belirtmeliyim ki; hiçbir başarı tek başına olmaz, bu bir ekip işi! Biz program departmanında; haber, siyaset, ekonomi, spor dışı işleri yapıyoruz. Kültür, edebiyat, hafta sonu: talkshowlar, moda, yaşam, teknoloji vb. programlar bizim alanımız. 11 yıllık bu serüvende programlarımızda da değişimler oldu. Şu anda “Taha Akyol Eğrisi Doğrusu”, “Mehmet Yeşil Lezzet Durakları”, “Güven İslamoğlu Yeşil Doğa”, “Güneri Civaoğlu Şeffaf Oda” yaptığımız programlardan örnek olarak gösterebiliriz. Ayrıca; Cnnturk.com’da teknoloji, bilim ve gelecek üzerine yazılar kaleme alıyorum. Bazen de Hürriyet İK’da yazı yazıyorum. Bu yazıların içerikleri tabi ki: Gelecekte bizi nelerin beklediği. Fütürist olmak böyle bir şey. Teknoloji çocukluğumdan beri ilgi alanımdı. Teknoloji ile çok ciddi dönüşümler yaşıyoruz. Önümüzdeki 5, 10, 20 yılda müthiş dönüşümler olacak. Bende onları kaleme alıyorum ve konferanslarla insanları da buna hazırlamaya çalışıyorum. Benle beraber bunu yapan başka fütüristler de var.

GELECEK İÇİN YENİ BİR YAŞAM
Fütürist kavramını çok sık duymaya başladık. Fütürist olmak nedir? Fütürizm ne demektir? Fütürist olmak için ne yapmalıyız?
Geleceği ön görme üzerine yapılan bir çalışmadır; fütürizm.Fütürizm; geleceğin düz bir çizgi olduğu, bizim bulunduğumuz noktadan ilerlemek için yapmamız gerekenleri söylediğimiz medyumluk değildir, asla! Gelecek için, yüzlerce -  milyonlarca olasılık var. Fütüristler; geçmişe de bakarak, bugün ki gelişmeleri de inceleyerek gelecek için öngörü de bulunurlar. Bunun için günümüzün birçok değişkeni de göz önüne alınır; ekonomik, siyasi, teknolojik vb... Hem bireysel olarak, hemde şirketlere, devletlere gelecek için planlar çizmelerinde yardımcı olmaya çalışıyoruz. Çünkü çocukken ne olacağız diye planlar yapmaya başlıyoruz. Zaman ilerledikçe gelecek için tahminlerde bulunup ona göre kendimize yatırım yapıyoruz. Yaptığımız her gelecek planı bizi farkında olmadan fütürist yapıyor. Gelecek için kafa yormak ve insanlara yardım etmek beni mutlu ediyor.

İçinde bulunduğumuz döneme Endüstri 4.0 deniliyor. Bu ne demek? Dönemin özellikleri nelerdir?
Almanya’ da ortaya çıkan bir kavram Endüstri 4.0. Sanayi Devrimi ile başlayan değişimler sürecini hepimiz biliyoruz. Kömür ve buhar gücünün üretimde kullanılması tam bir devrimdi. Ardından elektrik kullanılması Endüstri 2.0 olarak tanımlanıyor. Fabrikaların üretim tarzı değişiyor. 1960’ lı yıllarla beraber bilgisayarın üretime entegre edilmesi her ülkede başka seviyelerde de görülse Endüstri 3.0 olarak karşımıza çıkıyor. Şimdi ise; Yapay zekânın, akıllı sensörlerin, nanoteknolojinin, internetin, üç boyutlu yazıcıların, sanal gözlüklerin içinde bulunduğu köklü bir değişim zamanı! Buna da Endüstri 4.0 diyoruz. Hızlı değişime hem bireysel olarak hem de ülke olarak ayak uydurmamız gerekiyor.
Resim - 13227_2_l.jpg

KARANLIK FABRİKALAR GÜNDEME GELECEK
Robotlar yüzünden işsiz kalma endişesi hızla yayılıyor. Sizce ne olacak? Robotların üretime katılmasıyla birçok meslek tarih mi olacak?
Yakında kas gücüne dayalı çalışanların işlerini kaybetme olasılığı yüksek. Fabrikalar“karanlık fabrika” adı altında tamamen robotların üretim yapacağı yerler olarak düşünülüyor. Robotlar ışıksız ortamda da çalışabileceği için karanlık fabrika deniyor. Verimlilik, hız ve kolaylık vaad ediyor. İnsanlardan daha hızlı üretim yapabilecekler ve entegre çalışacaklar.

Bu gelişmelerin birçok mesleği yok etmesiyle beraber yeni mesleklerin çıkacağı düşünülüyor. Sizce neler olacak?
Teknolojiyle beraber geçmişte de çok meslek yok oldu zaten. İngiltere’de alarmlı saatler icat edilmeden önce değnekçiler camları çalarmış ya da bowling salonlarında sistemler yokken devrilen lobutları insanlar kaldırıyormuş. Günümüzde böyle meslekler yok. Eskiden Amerika’da yüzde 98 tarımda çalışırken, bugün yüzde 2 tarımda çalışıyor. Yani aslında geçmişte de büyük değişimler yaşadık. Yaşamaya da devam ediyoruz. İki farklı görüş var; herkes işsiz kalacak diyenler ve tekno-iyimserler yani teknoloji yeni alanlar yaratacak ve işsizlik olmayacak diyenler.

Çocuklarımızı, gençlerimizi hangi mesleklere yönlendirmeliyiz?
Bir takım mesleklerin kaybolmasına hazırlıklı olmak gerek. Asıl yetenek kodlama. Rutin işler ileride olmayacak. Bir takım beceriler öne çıkacak. Geleceğin en önemli becerisi “değişime ayak uydurmak” olacak. Her üç yılda bir teknolojide trendler değişecek ve buna ayak uydurmak gerekiyor. Dil bilmek önemsiz artık bir kulaklıkla bunu zaten halledeceğiz. Ama programlama bilmek çok önemli olacak. Teknoloji dünyasında kodlama ve programlama dili bilmemiz gerekiyor.

İÇERİK ÜRETEN BEYİNLER ÇOK DEĞERLİ OLACAK
Bu kuşak teknoloji içine doğdu. Çocukların teknolojiyle bu kadar iç içe olması sizce zararlı mı?
Türkiye olarak teknoloji tüketen bir toplumuz. Üretim konusunda az becerimiz var. Üreten toplum olmamız lazım. Küçük yaşlarda, bebeklerin elinde bile dokunmatik telefon, tablet var. Teknolojiyi kullanmak, öğrenmek mesele değil. Doğa ile iç içe çocuklar büyütmeliyiz. Silikon vadisinde üst düzey yöneticiler bile çocuklarını teknoloji olmayan okullara gönderiyor. İçerik ve içeriği yaratacak beyin çok değerli olacak. Çocuklar teknolojiden uzak tutulmalı ve onlarla zaman geçirmeye özen gösterilmeli. Zamanı gelince zaten teknolojiyi öğrenecekler. İş teknoloji bağımlılığına varmamalı. Daha az oyuncakla oynayan çocuklar daha yaratıcı olurlar. Sonu olmayan bir alan internet ve her şeye erişmek hayal gücünü köreltiyor.

Silikon Vadisi nedir? Ülkemizde bu tip teknoloji üretim merkezleri var mıdır?
Amerika’da ki teknoloji üretim merkezi Silikon Vadisi olarak tanımlanmaktadır.  Teknoloji sadece telefon ya da tablet demek değildir. Tüm teknoloji devlerinin çıktığı yer orası. Facebook da orada, Google da orada!  Kendi fikirlerini ülkelerinde ortaya çıkaramayan insanlar silikon vadisine erişme hayalleri kurmaktadır. Böylece kendilerine yatırımcı bulurlar. Ülkemizdeki teknopark gibi oluşumlar var ama şu anda yetersiz. İş sadece merkez yapmakla bitmiyor. Ona uygun özgür düşünce geliştirilmeli, baskı olmamalı, tartışma ortamı olmalı. Ülkemizde yetişmiş insan gücü yeterli, ortam hazırlanırsa çok iyi şeyler çıkacaktır buna inanıyorum. Amerika’da silikon vadisinin en önemli özelliği çok fazla göç alıyor olmasıdır. Sağlanan imkânlar ile önemli beyinler oraya gitmekte. Biz de beyin göçünü engellemeye çalışmalı ve üzerine de bu fikirlere sahip kişileri kendi ülkemize çekmeliyiz. Böylelikle hem teknolojik fikirler gelişir hem de gençlerimiz yetişir.

Resim - 13227_3_l.jpgTürk endüstrisi yapay zeka ve buna benzer teknolojik gelişmelere nasıl bakıyor?
TÜSİAD’ın teknolojik gelişmeler için yayınladığı raporda farkındalık oranı yüzde 95 olduğu görülmektedir. Şirketler dijital dönüşümün farkındayız ve buna yönelik yatırım yapacağız diyor. Belki ilk 500’e giren şirketler buna sahip olabilir ama Kobi’ler buna sahip değil. 2035’ten sonra fosil yakıt kullanmayacağını açıklayan ülkeler var ve sürücüsüz elektrikli araçlara talep hızla artıyor. Ülkemizin en büyük ihracat sağlanan sektörü; otomotiv! Türkiye’de üretilen araçlar 1. Seviye dediğimiz geleneksel arabalar. Avrupa ülkeleri taleplerinde dönüşüme giderken, ülkemizin de aynı anda ürettiklerini değiştirmesi gerekecek. Bu ciddi bir maliyet demek ve her şey çok hızlı ilerliyor. Otomotiv için üretim yapan yan sanayi var ve bunlar bu dönüşümün farkında değiller. Ciddi sıkıntılar olabilir ve acil bir biçimde devletin politika üretip eğitim vermesi gerekiyor. Ara elemanların eğitilmesi lazım, meslek liselerinde değişim olması gerek. Stratejik planımız var ve çok iyi olacağız diyerek dünyada kendimize yer açmalıyız!

Sürücüsüz araçlar için de bir endişe var. Sürücüsüz araçlar kaza yaparsa kim suçlu olacak?
Sürücüsüz araçların kaza yapma ihtimali düşük gibi. Aslında bugün pilotlaruçakları havalanırken ve indirirken kullanır, yolu uçak otomatik sistemle kendisi gider. Bugüne kadar yapılan testlerde insana göre kaza oranın çok düşük olduğunu göstermiştir. Etik meseleler var tartışılan. Bir kaza anında yapay zekâ nasıl karar verecek? Asıl soru bu olmalı. Kazanın olacağı kesinleştiğinde yapay zekâ sahibi sürücüsüz araç nasıl bir karar verecek; içindeki yolcuları korumak pahasına yoldaki insanlara mı çarpacak? Ya da tam tersi!

Sürücüsüz araçlara kaza anında müdahale söz konusu olamayacak mı? 
Otonom araçların 5 seviyesi bulunuyor. 1. Seviye geleneksel olanlar yani bizim kullandıklarımız ve aradaki gelişmelerden sonra 5. seviyeye ulaştığımızda araçların içinde direksiyon bulunmayacak. Tamamen kendi zihni olan araçlara, gideceğimiz yeri söyleyeceğiz onlarda bizi götürecek. İnsanlar araba alma ihtiyacı duymayacak ve paylaşım ekonomisi başlayacak. Taksiler gibi işleyecek sistem ve trafikteki araç sayısı hızla düşecek. Trafik ışıklarına bile ihtiyacımız kalmayacak belki de. Otopark sıkıntısı ortadan kalkacak daha fazla yeşil alana kavuşacağız ve trafik stresinden kurtulmuş olacağız. Teknolojik gelişmeler insanların hayatlarını kolaylaştırmak için var. Fırsatlar ve riskler göz önüne alınarak doğru adımlar atılmalı ve gelişmelerin dışında kalmamak için çok çalışmalıyız.

Editör: admin admin
PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber CHP’Lİ BELEDİYELER UZLAŞMIYOR
Sonraki Haber TARİH KORUNUYOR

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI

1

ÖZEÇOĞLU’DAN DESTEK

2

BUĞRA TAMAM SIRA ONLARDA

3
Reyna Premium