ANA SAYFA > Söyleşi > BU MİLLETE MENSUP OLMAK GURUR VERİCİ

BU MİLLETE MENSUP OLMAK GURUR VERİCİ

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
BU MİLLETE MENSUP OLMAK GURUR VERİCİ

Korona virüsü yenip görevinin başına dönen Tepebaşı Kaymakamı Erdinç Yılmaz ile geçirdiği süreci konuştuk. Yılmaz, “Türk Milletinin vicdanı o kadar yüksek ve öyle bir sahiplenme var ki, insan bunları görünce, ‘Ben bu virüsü yenmeliyim, bir an önce ayağa kalkmalıyım’ diye düşünüyor” dedi

SÖYLEŞİ: BİRCAN DENİZ SAVCI
Tepebaşı Kaymakamı Erdinç Yılmaz, geçtiğimiz Nisan ayında korona virüse yakalanmıştı. Tedavisinin ve akabinde 14 günlük karantina sürecinin ardından görevinin başına sağlıklı bir şekilde döndü. Kendisiyle, bu süreçte neler yaşadıklarını, Türkiye ve Eskişehir’de korona virüse karşı yürütülen çalışmaları konuştuk.

Öncelikle çok geçmiş olsun diliyorum. Malum geçtiğimiz ay korona virüse yakalandınız. Tedavinizi oldunuz, iyileştiniz. Çok şükür şimdilerde de işinizin başındasınız. Bize o süreci biraz anlatabilir misiniz?
Çok teşekkür ediyorum. 6 Nisan pazarı pazartesiye bağlayan gece önce ateşim oldu. Sabah gidip test yaptırdım. Akşam sonucum çıktı. Pozitif denildi. Ondan sonra Tıp Fakültesi Başhekimimiz ve İl Sağlık Müdürümüz aradı, “Evde izole olmak zor olabilir. Sizi hastanede tedaviye alsak çok daha iyi olur” dediler. Daha sonra Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine gittim. Beş gün boyunca tedavi oldum. Beş günün ardından taburcu oldum.

Hastalığın ateş dışında ne tür etkilerini yaşadınız?
Ateşim dışında biraz baş ağrım oldu. Biraz halsizlik ve eklem ağrılarım oldu. Ciddi etkileri olmadı. Ateşim düşürüldükten sonra 6’ncı günde çıktım. Çıktıktan 14 gün sonra da iki test yaptırdık. İkisi de negatif çıktı. Allah’a hamdolsun süreci çok sıkıntı yaşamadan, iyi bir şekilde atlattım. Yaklaşık 10 gündür de görevimin başındayım. Kaldığımız yerden özellikle korona virüsle mücadele kapsamında yürüttüğümüz çalışmalara yoğun bir şekilde devam etmeye başladık. Bu salgında özellikle sorumluluk alanım olan Tepebaşı’nda yoğun bir mücadele veriyoruz. Gerçekten çok tehlikeli bir virüs. Çok dikkat etmemiz gerekiyor.

Peki, size nasıl bulaştı?
Biz aslında o dönemlerde çok dikkat ediyorduk ama maske takmıyorduk. Maske taksaydık bu olay olmazdı diye düşünüyorum. Daire müdürü arkadaşlarla zaman zaman zorunlu olarak toplantılar yapıyorduk. Mesafeye de dikkat ediyorduk ama o arada sanıyorum bizim İlçe Sağlık Müdürümüzde varmış. İlçe Sağlık Müdürümüzden bize bulaşmış olabileceğini düşünüyoruz ama öncesinde de biz hep alandaydık. Vatandaşla iç içeyiz. Makamımıza gelen vatandaşla da görüşmeye devam ediyorduk. O esnada da bulaşmış olabilir ama büyük bir ihtimal İlçe Sağlık Müdürümüzün kendi çaycısı ve temizlik personelinde çıkıyor. Biz o günlerde toplantı yapmıştık. Önce İlçe Sağlık Müdürümüzde çıktı. İki gün sonra şahsımda çıktı. Yazı İşleri Müdürümüzde çıktı. Tarım Müdürümüzde çıktı. Vakıf Müdürümüz ve Tapu Müdürümüzde çıktı. Hepimiz tedavilerimizi tamamladık ve görevlerimizin başına döndük. O toplantıda muhtemelen bulaştı.

MASKE ÇOK ÖNEMLİ
Virüse yakalanmadan önce bu şekilde hemen etkileneceğinizi düşünüyor muydunuz?

Biz toplantıda mesafeye dikkat ettik ama şaşırtıcı bir şekilde çok çabuk bulaşan bir virüs. Ben şahsım adına çok özen gösteriyordum. Buradan bir kez daha özellikle vatandaşlarımızı bu konudaki kurallara uymalarını istiyorum. Uyduklarını da düşünüyorum ama daha hassas davranmalarını istiyorum. Belirlenen kurallara, hijyene, mesafeye ve özellikle maske takmaları konusunda dikkatli olmalarını istiyorum. Korunma anlamında gerekli hassasiyet ve özeni göstermelerinin önemli olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda devletimiz çok başarılı bir mücadele veriyor. Bu mücadeleyi sonuna kadar götürmeliyiz.

Hep merak edilen bir konu var. Her ne kadar bu anlamda bazı vatandaşların aklında şüpheler olsa da bu süreci yaşayan biri olaraktan sağlık sitemimizi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben kendim bunu yaşayarak da gördüm. Sağlık sistemimiz çok iyi çalışıyor. Çok hazırlıklılar. Yoğun bakımdaki hasta olsun ayaktaki hastanın durumuna göre tedavileri, her şeyi hazır. Anında tedaviler uygulanıyor. Çok fedakarca çalışan sağlık çalışanlarımız var. O süreçte insanlar belki bana bulaşabilir düşüncesiyle yaklaşmazken onlar hiç çekinmeden fedakarca işlerini yapıyorlar. O fedakarlıklarını görünce çok gururlandım. Bu anlamda gerçekten sağlık çalışanlarımıza, Tıp Fakültemizin Başhekiminden bana bakan doktorlara, hemşirelere kadar çok teşekkür ederim. Eşim de sağlıkçı. O süreçte o da tedavimde görev aldı. Yunus Emre Devlet Hastanesi Başhekimi, Başhekim Yardımcısı ve doktorları hepsi gerçekten çok fedakarca çalışıyorlar. Bunu zaten biliyordum ama yaşayınca kendim de bizzat görerek yaşadım.

BU MİLLETE MENSUP OLMAK GURUR VERİCİ
Bu süreçte diğer insanların size yaklaşımı nasıl oldu?

Ben bu süreçte o kadar güzel telefonlar, mesajlar aldım ki, size anlatamam. Şunu gördüm, Türk milletinin vicdanı o kadar yüksek ve öyle bir sahiplenme var ki, insan bunları görünce, “Ben bu virüsü yenmeliyim, bir an önce ayağa kalkmalıyım” diye düşünüyor. İnsana o duyguyu veriyor.

Bu bence biraz sizden de kaynaklı. İnsanlar sizi çok seviyor…
Tabii karşılıklı. Ben Adana’nın Aladağ ilçesi Toroslarda büyüdüm. Hayatın zorluklarını çok yaşadım. Mücadele ederek buralara geldim. Devletime bu anlamda minnettarım. Bulunduğum makamın hakkını vermeye çok özen gösterip, her karış toprağımız şehit kanıyla ödenmiş, bedeli çok ağır ödenmiş vatanıma hizmet etmenin ayrı bir heyecanını duyuyorum. İnsanları çok seviyorum. İnsanlara yardımcı olmak benim için çok güzel bir duygu. Eğer o gün bir insanımızın sorununu çözdüysem, o insanımız mutlu olduysa ben o gün çok huzur duyuyorum. Bu yaklaşımın bana getirisinin çok olduğunu bu hastalığım sürecinde yaşadım. Ağlayanlar, dua edenler oldu. Milletimiz, çalıştığım her yerdeki insanların aramaları, devletimizin en üst yöneticileri, herkes aradı. O kadar etkilendiğim, duygulandığım mesajlar ve telefonlar oldu ki, bunlar bana büyük moral oldu. Herkese minnettarım.  Moralim bu süreçte destekler sayesinde çok yüksek oldu. Eskişehir çok sahiplendi. Vatandaşlarımız kendilerinden biri olarak görüyor. Bu bana keşke yaşamasak, olmasaydı diyoruz ama kazandırdıklarını görünce asla unutamayacağım şeyler oldu. Diyorum ki, bu millete mensup olmak hakikaten çok güzel bir ayrıcalık ve gurur verici bir şey.

16 BİNİN ÜZERİNDE HİZMET GERÇEKLEŞTİRDİK
Devletimizin verdiği mücadeleden de bahsettik. Devletimiz, salgının yayılmaması adına bir dizi önlemler aldı. Halen daha da almaya devam ediyor ama vatandaşımızın zaman zaman bu konularda esnek davrandığını görüyoruz. Nasıl değerlendiriyorsunuz bunu?

Devlet olarak mücadeleyi iyi götürüyoruz. Bitireceğiz inşallah. Aslında vatandaşlarımız kurallara uymalı. Kademeli olarak kısıtlamaların azaltmak, Sayın Sağlık Bakanımızın da söylediği gibi bu zorluğu nasıl normale dönüştürürüz, yoksa normal olmadığını, tedbirlerimize her koşulda devam ettirmek olarak algılamamız gerektiğini söyledi. Bunu öyle düşünmeliyiz. Biz Tepebaşı İlçesi olarak Vefa Sosyal Destek gruplarımız olarak 16 binin üzerinde hizmet gerçekleştirdik. Biz devlet olarak vatandaşımızın her talebini gerçekleştiriyoruz. Kaymakamlık personelimiz, jandarma, emniyet, muhtarlarımız, sivil toplum kuruluşları herkes el birliği içerisinde vatandaşlarımıza hizmet götürüyoruz. Ve hepsine de yetişiyoruz.

Bu çok büyük bir başarı. Çok fazla talep oluyor. Her yerden telefon alıyorsunuz. Herkese anında dönüp ihtiyaçlarınızı karşılamanız büyük başarı.
Büyük oranda her başvuranın o gün içerisinde talepleri karşılanıyor. Hizmeti ulaştırma anlamında yapılabilecek bütün hizmetleri ayağına götürüyoruz. Sosyal destek gruplarımız, seyahat izin kurullarımız gerçekten çok yoğun çalışıyor. Biz büyük bir milletiz. Birbirimize bugün gerçekten sahip çıkma ve destek olma zamanı. Biz bunu tarih boyunca hep yaptık. Bugün de yapıyoruz. Dolayısıyla vatandaşlarımıza düşen bu kurallara uymak.  Özellikle 20 yaş altı vatandaşlarımız taşıyıcı olabilir. Kendisine bir şey olmayabiliyor ama Allah korusun yakınlarının canına mal olabilir. Genç yaşta hastalarımızdan da hayatını kaybedenler oldu. Bu kurallara uymamak büyük bir sorumluluk. Bir de dediğim gibi çok çabuk yayılıyor. Yüzlerce insana bulaştırabilirsiniz. Bazı kişilerde hiçbir semptom vermiyor olup bulaştıranlar da olabiliyor. Bu çok tehlikeli. Bu süreci en iyi şekilde sonuçlandırmak için birlikte hareket etmek zorundayız. Herkes sorumluluğun bilincinde hareket etmeli. Bir kişinin sorumsuz davranışı yüzlerce kişiye sıkıntı yaratabiliyor. Dolayısıyla bir kişinin bile kurallara uymaması olumsuz sonuçlara neden olabiliyor. Bu günlerde yoğunluğumuz hep korona virüsle mücadele ederek geçiyor ama vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanması, ekonomik anlamda sıkıntısı olan vatandaşlarımıza devletimizin desteğini ulaştırmak anlamında büyük çaba sarf ediyoruz. Bu süreçte günlük çalışıp evinde her hangi bir geliri olmayanlar var. Bu vatandaşlarımıza da ulaşmaya çalışıyoruz. Bu anlamda vatandaşlarımıza ciddi anlamda destekler sağladı. Devletimiz bu süreçte vatandaşımızın huzur içerisinde bu süreci geçirmesi için gerekli olan her şeyi yapıyor.  Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye genelinde çok kararlı bir politika uyguluyoruz. İçişleri Bakanlığımız, Valilerimiz, Kaymakamlarımız büyük bir sorumluluk aldık. İnşallah bu süreci en az zararla en kısa sürede atlatabilmeyi diliyorum. Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum. Bütün insanlık bu tehlikeyle karşı karşıya. Yüce Allah bütün insanlığı bu hastalıktan korusun. Diğer ülkelere baktığımızda hepimiz görüyoruz ki, Allah’a hamdolsun iyi bir mücadele veriyoruz.

VALİ ÇAKACAK ENGİN BİR TECRÜBEYE SAHİP
Eskişehir’de mücadele çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Eskişehir’de Sayın Valimiz Özdemir Çakacak’ın liderliğinde bu çalışmaları sürdürüyoruz. Sayın valimizin bizi yönetmesi, tecrübesi, bize kattığı ufuk çalışmalarımızın başarılı olmasında çok faydalı olduğunu gördüm. Sayın valimizle her an iletişim içerisinde olduk. Çok engin bir tecrübeye sahip. Eskişehir ölçeğinde bu mücadelenin çok iyi verildiğini düşünüyorum. Çünkü Eskişehir çok turist alan bir şehir. Virüs biliyorsunuz ki, önce İstanbul’dan yayıldı. Eskişehir’e İstanbul’dan da çok turist geliyor. Biz çok hareketli bir şehiriz. Bu mücadelede bizim dezavantajımız oldu. Tabii ki, biz normal şartlarda yoğun olsun, turistler gelsin isteriz ama salgınla mücadele anlamında bunlar riske dönüşüyoruz. Alınan tedbirler kapsamında etkin bir mücadele verilerek azaltıldı. Ben bu vesileyle bu mücadelede yer alan özellikle kaymakamlık personelimize, ilçe Jandarma personelimize, Emniyet personelimize, emniyet bekçilerimize, muhtarlarımıza, vefa gönüllüler ekibinde yer alan vatandaşlarımıza, il Kızılay’dan ekiplerimize çok teşekkür ediyorum. Kızılay vasıtasıyla talep eden vatandaşlarımıza Kızılay vasıtasıyla sıcak yemek gönderdik. Fırınlarla anlaşıp vatandaşlarımıza ücretsiz ekmek dağıttık, sebze meyve üreticilerimizde ciddi anlamda destekler verdi. Biz destek olmak istiyoruz diyenlerin hemen desteğini alıp vatandaşlarımıza ulaştırıyoruz.

Salgın sonrası yaşam nasıl olacak sizce?
Salgından sonra salgın konusunda olsun, hijyen konusunda olsun, diğer grip ve benzeri hastalıklar konusunda olsun vatandaşlarımızın daha da bilinçli olacağını düşünüyorum.  Bu ciddi anlamda bir bilinç de kazandırdı. Ama bazı alışkanlıklarımızın, güzel hasletlerimizin salgın sonrasında da devam edeceğini düşünüyorum.

PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 2 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber NEFES KREDİSİNE İLGİ BÜYÜK OLDU
Sonraki Haber ANNELER GÜNÜNDE ŞEHİT ANNELERİNİ YALNIZ BIRAKMADILAR

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

BİR BİNA KARANTİNA ALTINA ALINDI

1

DÜŞÜNMEK İÇİN SÜRE İSTEDİLER

4