ANA SAYFA > Söyleşi > ÇİBÖREK, BALABAN, MET HELVASINDAN İBARET DEĞİLİZ

ÇİBÖREK, BALABAN, MET HELVASINDAN İBARET DEĞİLİZ

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
ÇİBÖREK, BALABAN, MET HELVASINDAN İBARET DEĞİLİZ

Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Denetleme Kurulu Üyesi ve Eskişehir Lokantacılar Odası Başkanı Bahar Bilen, “Eskişehir’in çok zengin bir yemek kültürü var. Ama şehir çibörek, balaban köfte ve met helvasının arasında sıkışmış durumda” dedi

Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Denetleme Kurulu Üyesi ve Eskişehir Lokantacılar Odası Başkanı Bahar Bilen ile Eskişehir’deki yemek kültürü ve lokantalar üzerine konuştuk. Bahar Bilen, “Eskişehir Yöresel Yemekler Gastronomi Platformu ile Eskişehir’in unutulmaya yüz tutmuş yemeklerini öne çıkartacağız. Eskişehir’in çok zengin bir yemek kültürü var. Ama şehir çibörek, balaban köfte ve met helvasının arasında sıkışmış durumda” dedi

Her şeyin başı eğitim, oradan başlayalım. Eskişehir’de yemek kültürü ve işletmelerin gelişmesi açısından eğitim çalışmalarınız var mı?
Eskişehir’de esnafımıza eğitim seferberliği başlattık. Seçim süresince üyelerimizin eğitim konusunda serzenişleri vardı. Biliyorsunuz bizim meslek dededen toruna doğru gidiyor. Dolayısıyla dışarıdan çok insan çalıştırmamaya gayret ediyoruz. İşin başında da kendimiz durduğumuz için eğitime fırsatımız olmuyor. Alaylı yetişmiş oluyoruz. Esnaf eğitim kurslarına dükkanını kapatıp gidemiyordu., hep erteleniyordu. Biz de yasaların bize verdiği yetkiyle Milli Eğitim Banalığı ve TESK arasında imzalanan bir protokolle Kapsam Dışı Meslek Dallarında, kebapçılık, köftecilik, çorbacılık, çiğ köftecilik vs.) kalfalık ve ustalık belgesi sınavlarını başlatarak hem Eskişehir esnafımıza hem de Türkiye’deki odalara örnek olmanın gurunu yaşıyoruz.
Resim - 32354_1_l.jpg

ARTIK USTALIK BELGESİ ŞART
Ustalık belgesi yasası hakkında da konuşmak istiyorum. Eskiden herkes ustalık belgesi olmadan bir yer açabiliyordu. Şimdi ise bir yasa var. Biraz bundan bahsedebilir misiniz?
Ticaret Odalarından ustalık belgesi istenmez yasası 13 yıldır esnaf teşkilatımızı ve odalarımızı ciddi kayıplara uğrattı. Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Genel Başkanı Ethem Aykut Yenice önderliğinde Eskişehir Lokantacılar Odası ve Federasyon Denetim Kurulu Üyesi olarak İç işleri Bakanlığına yapmış olduğumuz haklı itirazımız sonuç verdi. Bundan sonra lokanta açmak için ister esnaf odaları ister ticaret odalarına kayıt olsun mutlaka Ustalık Belgesi ile başvuru yapmak zorunluluğu oldu.
Günümüzde insanlar daha çok para kazanmak için o an ne revaçtaysa onun üzerine bir dükkan açıyor. Bu işten anlamayanlar bile bir bakmışsınız her sektörde olduğu gibi bu sektörün de içinde. Bu bir problem mi?
Parası olan herkes lokanta açıyor. Hiçbir engel yok. Dükkânı kiralıyorsunuz. Diploması olan bir ustayla sözleşme imzalıyorsunuz. Meslekle ilginiz olmasa da lokantacı olabiliyorsunuz. Bunun önüne geçilmeli. Ehliyetli insanlar bu işi yapmalı. Eğitimli, işinin ehli insanlar bu işi yapmalı. Çünkü burada söz konusu insan sağlığı. Buradan halkımıza seslenmek istiyorum. Bir liranın, iki liranın hesabını yapmayın. Bunlar yıllar sonra bize kanser olarak, obezite olarak dönüyor. Sağlığımızı kazanmak için daha sonraları servet ödüyoruz. Bazen şanslı olmayabiliyoruz. O yüzden dikkat edin. Ucuz yerleri merdiven altı diye tercih ettiğimiz yerleri, ruhsatsız, tescilsiz yerleri tercih etmeyin.
MERDİVEN ALTI ÜRETİM VAR
Sıkı denetimler olmasına rağmen halen ruhsatsız yerler var mı?
Evet, maalesef duygusal bir toplumuz. Fakir görünce acıma hislerimiz kabarıyor. Okul dönemi de açıldı şimdi. Okul önlerinde, cami çıkışlarında veya sanayi bölgelerinde yol üzerlerinde merdiven altı diye tabir ettiğimiz birçok üretim var. Evinde, ne olduğu belirsiz koşullarda, ne olduğu belirsiz ürünlerden üretilmiş, orada ucuz, algısız, vergisiz satışlar yapıyorlar. Yani hiçbir hijyen ve kontrol yok. Söz konusu çocuklarımız, en kıymetli varlıklarımız. Halkımızı bu konuda uyaralım. Bu tür yerleri tercih etmesinler. Esnafımız da bazen onlardan sipariş üzerinde ev ortamında yatırıp kendi ortamlarında satıyorlar. Onları da uyarmak lazım. Dolayısıyla bunların önüne geçmek lazım. Biz gereken uyarılarımızı yapıyoruz. Zabıtalarımız ve belediyelerimizle ortak çalışmalar yapıyoruz. Burada Eskişehir halkına çok büyük görev düşüyor. Çünkü söz konusu sağlığımız.

YÖRESEL LEZZETLERE AĞIRLIK VERMELİYİZ
Eskişehir Yöresel Yemekler Gastronomi Platformu oluşturuldu, siz de Oda olarak içindesiniz. Bu platformun amacı ne, neler yapacaksınız?
Eskişehir Yöresel Yemekler Gastronomi Platformu oluşturduk. Bu gastronomi Platformu çatısı altında Eskişehir’in unutulmaya yüz tutmuş yemeklerini öne çıkartmayı amaçlıyoruz. Platformda, Eskişehir Lokantacılar Odası, Anadolu Üniversitesi, Osmangazi Üniversitesi, Büyükşehir Belediyesi, Odunpazarı Belediyesi, Tepebaşı Belediyesi, Eskişehir SKAL Derneği temsilcileri yer alıyor. Oluşumda öncelikli olarak Eskişehir’e özgü yerel mutfak kültürü değerlerini yiyecek içecek işletmelerine ve haliyle turizm sektörüne kazandırmayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda Eskişehir kültürüne özgü standart menü çalışmaları yürütüyor ve faydalı olabilecek etkinlikler planlıyoruz. Hatta etkinliğin ilkini de ilki Seyitgazi ilçesi İdris Yayla Mahallesi Çimen Harmanı mevkiinde gerçekleştirdik. Süt çorbası, bölgede yetişen kuru fasulye ve mercimek yemekleri, kırma, salatalık ve biber turşuları, köy sebzelerinden salata, keçi yoğurdu, ekşi mayalı somun ekmeği, orman aşı, kuşburnu şerbeti ve erik hoşafından oluşan geleneksel yemekler kır sofrasında yenilerek gastronomi odaklı toplantı yapıldı. Eskişehir’in çok zengin bir yemek kültürü var. Maalesef Eskişehir’imiz dediğiniz gibi Çibörek, Balaban Köfte ve Met Helvasının arasında sıkışmış kalmış. Gelen turistlere üzülüyorum. Bu böyle olmamalı. Esnafımızın, belediyelerimizin, turizm firmalarımızın el birliği ile yöresel lezzetlerimize ağırlık vermemiz gerekiyor.

‘Çiğbörek’ yazılmamalı

Bir de “Çibörek” konusu var. Neden halen birçok işletme yanlış şekilde “çiğbörek” diye yazıyor.
Sizin dediğiniz gibi doğrusu “Çibörek”. Çiğbörek diyerek geçiliyor, doğrusu yazılmalı.

Resim - 32354_2_l.jpg

Esnafta sanki yöresele kalmamak gibi bir durum var gibi. Sanki bu da hızlı tüketimin bir gereği gibi, belki de modernleşmenin getirisi bilmiyorum, hemen, çabuk tüketilecek şeyler sunma gayretindeler gibime geliyor…
Size bu konuda katılmıyorum. Evet, öyle bir şey var ama bunun nedeni tüketim alışkanlıkları değil. Tamamen burada maliyetler söz konusu. Son yıllarda zam zam üstüne. Zam bombardımanı altındayız. Dolayısıyla esnaf da günlük düşük maliyetli, kalmayacak, artmayacak, maliyeti nasıl kurtarırım hesabına düşmüş durumda. Bizlere, toplumdaki insanlara bu anlamda çok büyük görev düşüyor. Halkımız neresi ucuzsa oraya gidiyor. Dolayısıyla tam manasıyla hizmet veren, emek veren esnafımıza gitmiyor. Dolayısıyla esnafımız para kazanamıyor.  Bu konuda halkımızın bilinçlenmesi lazım.

Fiyatların düşük olmasını öğrenciler de etkiledi mi?
Böyle bir algı var. Maalesef Eskişehir mecazi anlamda bu konuda çok geride kaldı, milyoncu oldu. Durumu olmayan öğrenciler üniversitelerin yemekhanelerinde çok daha dü- şük ücretlerde yiyebilirler. Eskişehirlileri öğrenciler yüzünden cezalandırmamıza gerek yok. Maddi durumu iyi öğrenciler de var. “Maddi durumu iyi olmayan öğrenciler yesinler” veya “ağbi öğrenciyiz üç kabı 5 liraya yap” mantığıyla olmaz. Ama akşamları Barlar Sokağında 15 liraya içki içmeyi biliyorlar. Bu pencereden de bakmak lazım.

SEKTÖRDE ÇIRAKLIK TEŞVİK EDİLMELİ
Bahar Bilen: Lokantacılık sektöründe artık çırak ve kaliteli usta yetişmiyor. Bu da sektörümüz açısından sıkıntılara neden oluyor. Ekonomik kalkınmanın önünün açılması için mesleki eğitim merkezlerindeki stajyer öğrencilerin, çıraklık sigorta başlangıcı çıraklık döneminden itibaren sayılmalı ve emekliliklerine yansıtılarak teşvik edici olmalı. Esnafımız zor durumda. Son bir senedir fiyat artışına geçemiyoruz. Vergi oranları esnafın belini bükmüş durumda. Biz hükümetimizden ciddi oranda vergi indirimleri bekliyoruz.

BAHAR BİLEN: 3 LİRAYA ÇORBA OLMAZ
Bahar Bilen: Her platformda bunu dile getiriyorum. Üç liraya çorba olmaz, 3 liraya çorba içmeyin gibi şeyler söylüyorum. Ya da okul önlerinde bu tür satışlar yapmayın şeklinde uyarılarda bulunuyorum. Yüksek sesle haykırıyorum hatta. Belki kızanlar olabilir bana, ama kızabilirler. Söz konusu sağlığımız. Gariban yesin mantığıyla bakmamamız lazım. Gariban yesin mantığıyla baktığımız için hastaneler kanserden geçilmiyor. Önümüzdeki süreçte Gastronomi Platformu çatısında, Kent Konseyleriyle birlikte bir takım çalışmalar yapmayı planlıyorum. Billboardlar kiralayarak toplumu bu anlamda bilinçlendirmeyi, uyandırmayı düşünüyoruz.
Resim - 32354_3_l.jpg

PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber TOPRAK SANATLA BULUŞTU
Sonraki Haber MADEN SAHASINI İNCELEDİLER

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU