ANA SAYFA > Söyleşi > DOĞAL SABUNA DÖNÜŞ BAŞLADI

DOĞAL SABUNA DÖNÜŞ BAŞLADI

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
DOĞAL SABUNA DÖNÜŞ BAŞLADI

20 yıldır Eskişehir’de sabunculuk yapan Nedim Yurtsever ile mis gibi kokan sabunların arasında konuştuk. Yurtsever’den bu mesleğe nasıl başladığını ve sabunların gizli dünyasını dinledik...

20 yıldır Eskişehir’de sabunculuk yapan Nedim Yurtsever ile mis gibi kokan sabunların arasında konuştuk. Yurtsever’den bu mesleğe nasıl başladığını ve sabunların gizli dünyasını dinledik

Nedim Bey sabunla nasıl tanıştınız?
Uzun yıllar yurtdışında yaşadım. Bir gün Türkiye’ye tatile geldiğimde İzmir’de ağbimin evinde Bıttım sabununu gördüm. Onunla banyo yaptım. Saçlarım çok güzel oldu. Vücuduma çok iyi geldi. Ağbime sordum bunu nereden aldın diye. Uzun süre o taraflarda doktor olduğu için görev yapmıştı. Oradan dostlarım sağ olsun gönderiyorlar dedi. Ben dönerken ağbimin elindeki bütün sabunları aldım. Ondan sonra da her sene ben geldiğimde ağbimin bütün sabunlarını toplayıp götürmeye başladım. Dostlarıma zaman zaman hediye ediyordum. Daha sonra herkes benden sabun istemeye başladı. Sonra her sene Türkiye’den dönerken, eşya yerine artık bavullarca sabun götürmeye başladığım bir hale gelmiştim. 1996-1997 yılları arasında Türkiye’ye döndüm. Orada Çeşme’de balık adam eğitmenliği yapmaya başladım. 1999 da babam telefon etti, Eskişehir’e gel, dükkanın birisi boşaldı dedi. Ben geldim burayı açtım.

Sabuncu olarak mı açtınız?
Zeytinci olarak açtım. Zeytin çocukluğumdan beni büyüleyen bir şeydi. Dükkanın bir köşesine de küçük bir fıçıda bıttım sabunu koydum. Eskişehir zeytin yöresi olmadığı için o zamanlar zeytini, çeşitlerini bilmiyorlardı. Bir ürünü bilinen yerde satmak gerekiyormuş. O arada bıttım işaretler vermeye başladı. O zamanlar da Türkiye’nin yarısından çoğu bıttım sabununu tanımıyor. Bir alan bir daha geliyor, kendisine almakla kalmayıp, komşusuna alıyor, arkadaşlarına alıyor. 2002’deki ekonomik krizde ben tam bittim. Kapatmadan şu sabuna bir ağırlık vereyim dedim. Ağbim sabunları temin ettiği kişinin telefon numarasını vermişti. Aradım onu. Durumu anlattım. Tamam dedi. Sabun kendini göstersin diye benim istediğimin 4-5 katını gönderdi bana. Öyle başladık.

Resim - 34899_1_l.jpg

KİLOSU 250 DOLARA DA SABUN VAR
Zor oldu mu peki?
Tabii, zor bir dönem geçirdik. Türkiye’de görülmüş bir şey değildi. Belki de Türkiye’de bunun öncülüğünü ilk ben yaptım. Sonuçta oldu, duyuldu. Adımız sabuncuya çıktı. Ben hâlbuki bıttım ve zeytinyağlı sabun. Vatandaş her aradığı sabunu bana gelip sormaya başladı. Onların istedikleri sabunları araştırıyoruz, yaptırıyoruz, getirtiyoruz derken tam sabuncu olduk.

Siz de bu süreçte sabun imalatına giriştiniz mi peki?
O beni aşıyor. Benim kişiliğime, karakterime uyan bir şey değil. Benim için en önemlisi kafamın rahat olması. Üretim aşamasında olmuyor bu. Bir diğer neden de Anadolu da sabunculuk diye bir meslek var.  Sabuncular sadece sabun yapar. Siz ona yağını verirsiniz, bu arada sabunun malzemesi de yağdır. Siz ne kadar iyi yağ verirseniz, o kadar iyi ürün alırsınız. Sabun var kilosu 250 dolar, sabun var kilosu 75 kuruş. Bir taraftan o mesleğinde yaşayıp sürmesine katkı veriyoruz. Mesela benim arkadaşlarım var, 4-5 nesildir sabunculuk yapıyorlar. Onlara yaptırmakla o mesleğin sürmesine de vesile oluyoruz.

Resim - 34899_2_l.jpg

SABUN İLAÇ DEĞİLDİR
Dediniz ya insanlar şu sabunu da duyup bir yerlerden soruyor diye peki, bazı sabunların etkileri biliniyor ama diğerleri ne kadar etkili?
Sabun bir kere ilaç değil. Etkili mi, etkili. Bilimsel olarak ele alınıp ispatlanmamı ama yazıya dökülmemiş, laboratuvarlardan çıkmamış ama binlerce yıldır kendini ispat etmiş bir takım şeyler. Bıttım sabununda çok büyük konuşuyorum. Yüzde 90-95 garanti veriyorum. Kesin görürsünüz diyorum. Hakikaten de öyle. 20 yılda ben faydasını göremedim diyerek geri gelen müşteri 10 tane yoktur. Mesela ardıç katranı sabunu ilaç değil dedik ama ilaç gibi bir sabun. Anadolu insanının yüzyıllardır deri cilt rahatsızlıklarına karşı kullandıkları bir sabun.

Bir de şu var, doğal yolla üretilen sabunlar ayrı ama içlerine kimyasallar girdiğinde faydalı olan etkenler zararlı olabilir…
Zararlı oluyor da. Sabunlara çeşitli gerekçelerle birçok kimyasallar katılıyor. Renk, koku, köpük, dayanıklılık verici gibi. Bu kimyasallar aynı gıda maddelerinde olduğu gibi belirli bir süre sonra zararlı olmaya başlıyor. Bunu da birçok kişi bilmez, sabun derimizdeki kılcal damarlar aracılığı ile çok çabuk kana karışan bir maddedir. Bu açıdan sabun çok önemli. Ama maalesef, birçok konuda olduğu gibi bu alanda da denetim, kontrol yok. Direkt, birebir sağlıkla ilgili.

Denetim ve kontrol olmamasının nedeni belki de sabunun hijyeni temsil ettiği gibi bir algı olduğundan olabilir mi?
Öyle de, hijyen eşittir sağlık. Vatandaş temizlik için sabun alıyor amenna. Ama öyle sabunlar var ki, bırakın faydasını zararı var. Kaşıntıya neden oluyor, deri rahatsızlıklarına neden oluyor. Önüne gelen şeyden sabun yapıyorlar. Mesela yemek fabrikalarından topladıkları kızartma yağlarından sabun yapıyorlar. Bir sürü şeyler var. Vatandaş kendisine iyi bir şey yapmak için sabun alıyor ama kendisine zarar veriyor. Bu anlamda sabun önemli ve buna dikkat etmek gerekiyor.

Vatandaş bunu nasıl anlayacak?
Vatandaş bunu anlayamaz. Bunu ben de anlayamam. Sabunu gerçek sabunculardan alsınlar. Bir de sabun ne kadar iyiyse o kadar pahalıdır. Çünkü iyi yağ ile yapılan sabun her zaman daha iyidir. İy yağ da pahalıdır.

Resim - 34899_3_l.jpgHAYALİM BİR KİTAP YAZMAK
Sabunculuk ilk nerede başladı bilginiz var mı?
Kanıtlar sabunun ilk bu topraklarda, Ayvalık tarafında yapıldığını gösteriyor. Buradan bütün dünyaya yayılmış. Ama Türkiye’de sabun üzerine bir tane yazılmış kitap yok. Allah nasip ederse bu en büyük hayalim. Bizim kültürümüzde hele hele sabunun yeri çok önemli. Sabun fabrikası açan ilk ülke Türkiye. Cumhuriyet zamanında açılıyor. Çok ilginçtir, Çanakkale, özellikle kurtuluş savaşında cephelerde verdiğimiz kayıpların büyük çoğunluğu salgın hastalıklardan olduğu söyleniyor. Nedeni de o dönemde koskoca imparatorluğun sabun ihtiyacını karşılayan üç büyük merkezi kaybediyoruz. Trablus, Halep, Girit. Buraları kaybedince salgın hastalıklar patlıyor. Hatta bir kaynakta okuduğum kadarıyla o dönemde bir kilo sabun parasıyla 4 kilo et alınırmış. Sabun o kadar değerliymiş. Türkiye Cumhuriyeti bu işe devlet olarak el atıyor ve pilot bölge olarak Gaziantep’i seçiyor. Bugün hala yüzde 49 hissesi Türkiye Cumhuriyeti devletine ait sabun fabrikaları var. Takdir edilecek bir olay. Artı cephede askerlerimiz aç kaldığı zaman yanlarındaki sabunu yerlermiş. Tabii, sabunlar o zamanlar tamamen doğal. Zeytinyağındaki o bütün mineralleri, vitaminleri alıp vücudunu güçlendiriyorlarmış. Sabun böyle ilginç bir olay.

Son dönemde kozmetik sektörünün gelişmesiyle doğal sabuna olan ilginin azaldığını mı düşünüyorsunuz yoksa insanlar kozmetik ürünlerin içindeki kimyasallar konusunda bilinçlendikçe  yeniden doğala yönelmeye başladı mı?
Doğala dönüş başladı. Hatta her geçen gün katlanarak artıyor. Türkiye’nin her yerinde sabuncuların olması da bunu gösteriyor. Seviniyoruz. Herkes doğaya, doğal sabuna koşuyor. Bu da insanlar için de bizim için de çok iyi bir gelişme.

ESKİŞEHİR’İN SABUNU SANILIYOR
Bıttım Sabununa da değinelim istiyorum…
Saç dökülmesine karşı en etkili sabun bıttım sabunudur. Çok güzel, çok etkili ve çok değerli bir sabundur. Bıttım sabununu neredeyse Türkiye’ye biz tanıttık. Bir yarışma programında bıttım sabunu hangi yöreye aittir sorusuna cevap olarak Eskişehir verildi. Halbuki Siirt’e aittir. Öyle de bir algı oluştu. Piyasada gördüğünüz 2-3 liraya bıttım sabunu diye satıyorlar. O fiyata bıttım sabunu olmaz. Sadece Türkiye’ye özgü bir sabun. Bu anlamda rakibimiz de yok. Neden sahtelerini üretip de ismini kirletiyoruz anlaşılır gibi değil. Aynı şekilde defne sabunu dünyanın en iyi, 3-4 sabunundan biridir. Aynı şey defne sabunu için de geçerli maalesef. Mesela zeytinyağı sabununu insanlar yeşil biliyor. Halbuki prina dediğimiz zeytinin küspesinden yapılan sabun yeşil olur. Hakiki zeytinyağından yapılan sabun beyaz olur.

PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber BİR EŞE EN ACI HABER
Sonraki Haber KIRDI GEÇİRDİ

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU