ANA SAYFA > Söyleşi > EĞİTİM OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE BAŞLAMALI

EĞİTİM OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE BAŞLAMALI

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
EĞİTİM OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE BAŞLAMALI

Eskişehir Özel Anaokulları Derneği Kurucu Başkanı Hakan Değirmen, sadece Eskişehir değil, Türkiye genelinde de çok ses getiren bir birleşime imza atarak, özel anaokulları’nı bir dernek çatısı altında topladı...

Eskişehir Özel Anaokulları Derneği Kurucu Başkanı Hakan Değirmen, sadece Eskişehir değil, Türkiye genelinde de çok ses getiren bir birleşime imza atarak, özel anaokulları’nı bir dernek çatısı altında topladı

Resim - 28963_1_l.jpgÖzel Yumurcak Anaokulları’nın kurucusu, Eskişehir Özel Anaokulları Derneği Kurucu Başkanı Hakan Değirmen ile derneklerinin oluşum sürecini, ne tür çalışmalar yapacaklarını ve okul öncesi eğitimi konuştuk.

Hakan Bey öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?
Ben Hakan Değirmen, Eskişehir’de bulunan Özel Yumurcak Anaokulları’nın kurucusuyum. Eğitim sektörüne 1999 yılında girdim. Bu sene Temmuz ayı itibari ile biz 20’inci yılımızı bitirip 21’inci yılımıza giriyoruz. İlimizde, Batıkent’te, Vişnelik’te ve Sümer Mahallesi’nde olmak üzere 3 şubemizde 41 personelimizle toplam 250 öğrenciye hizmet veriyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Eskişehir’de Milli Eğitime Bakanlığı’na bağlı özel anaokullarını bir çatı altında toplayarak, Özel Anaokulları Derneği’ni kurdunuz. Bu süreç nasıl başladı?
Şehrimiz eğitim şehri olarak adlandırılıyor. Bu tartışılmaz. Eğitim denilince öncelikle okul öncesi eğitimden başlanması gerektiğini düşünüyorum. Okul öncesi eğitim şehrimizde zaten çok iyi bir yerde. Hizmet anlamında bu yerin altına düşürmeden daha üst seviyelere çıkarmamız gerekiyordu. Bunun da tek yolu birliktelikten geçiyor. Biz eğitim kurumları tabii ki, aramızda rekabet devam edebilir ama yapacağımız çalışmalarla çocuklarımıza ve onların ebeveynlerine daha fazla ne katabiliriz bunun idrakını gerçekleştirmemiz gerekiyordu. Kurucu başkanlığını arkadaşlarımla paylaştıktan sonra yerine getirdik ve ilimize Okul Öncesi Eğitim Kurumları Anaokulları Derneği olarak kazandırdık. Şu anda derneğimizde 25 üyemiz var. Ortak çalışmalarımıza start verdik. Bundan sonra çok hızlı bir şekilde ilerleyeceğiz. İlimizde eğitim anlamında yapılan çalışmalar içerisinde dershaneci kurucular, eskiler bir araya gelmek istedi başaramadı. İlimizdeki özel kolejler bir araya gelmeye çalıştı başaramadı. Bunu eğitim kurumları arasında ilk defa biz anaokulları başardık ve ben de bunu yapmış olmaktan çok mutlu ve gururluyum. Şehrimize böyle bir kurum kazandırmış olmanın hazzını yaşıyorum. Ama bu burada kalmayacak. Kesinlikle bu dernek çok daha iyi çalışmalara hizmet verecek.

Bir kriteriniz var mı?
Derneğimize üye olan anaokullarının farkındalıkları olmalı. Birincisi, en hassas konu güvenlik. Derneğimize bağlı özel anaokulları kesinlikle güvenli anaokullarıdır. İkincisi, mutlaka beslenme olmalı. Biz çocuklarımıza, sabah kahvaltısı, öğle yemeği ve kindi olmak üzere günde üç öğün çocuklarımıza yemek çıkartıyoruz. Yemeklerimiz sağlıklı yemek olmak zorunda. O yüzden bizim dernek üyesi okullarımızın hepsi Beslenme Dostu Okul Sağlığı Projesi’ne girmişler ve bunu almaya hak kazanmışlardır. Bu denetimi de beraberinde getirmektedir. Sağlıklı okul, beslenme dostu okul projesindeyseniz eğer bunun denetimi, İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ayda bir periyodik olarak yapılmaktadır. Biz denetimden kaçan okullar değiliz. Tam tersi denetimin bizi her zaman için tedbirli ve hazırlıklı olmaya iten bir sistem olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda da beyaz bayrak almış okullarız.

Sadece çocuklarda ve velilerde farkındalık oluşturmak için çalışmalar mı yapacaksınız yoksa dernek üyesi olan anaokullarının olası yaşayacakları problemlerde destek olma misyonunuz da olacak mı?
Tabii ki, sorun oluştuğu zaman eğer bunu derneğimizin mevcut üyesi anaokulu tek başına çözme konusunda yetersiz kalıyorsa, diğer anaokulları da birleşerek destek olabiliriz. Herhangi bir velinin sorununa destek olabiliriz, psikolojik anlamda destek olabiliriz, uzman konusunda destek olabiliriz. Bizlerin bünyesinde görev yapan PDR Uzmanları ve Çocuk Psikologu arkadaşlarımız da var. Olmayan diğerinden de yardım alabilir. Bu da bir ortak çalışmadır.
Resim - 28963_3_l.jpg

HAYATA ANAOKULLARINDA BAŞLIYORLAR
Okul öncesi eğitim neden önemli peki?
Çocuk 24 aydan itibaren şekillenmeye başlar. Biz çocuklarımızı yetiştirirken, mutlaka hayatımızda bir çocuklarımız olur. Takıldığımız noktalarda çocuk psikoloğumuz olur. Anne baba olarak hep yanında olmaya çalışırız. Anne babanın yetemediği noktada ki, anne baba bir eğitmen değildir, anne ve babadır, biz, okul öncesi anaokulları olarak devreye giriyoruz. Çocuğun hayatına dair form vermekle mükellefiz. Çünkü çocuğun ahlaki değerler ve manevi değerlerin yanında hayata dair somut kavramlara da yönlendirilmesi lazım. Arkadaşları olması, kelime hazinesinin gelişmesi, düzgün Türkçe kullanımı, sosyal becerilerinin gelişmesi, öz güven duygusunun artması, kendini ifade edebilmesi, meraklı bir birey olabilmesi için zeminlerinin okul öncesi dönemde atılması gerekiyor. Bunu da sadece ve sadece kendi akranlarıyla olduğu ortamlarda atabilir. Eski yıllarda sokak kültürü vardı. Bizler sokak kültüründe bunu yakalayabiliyorduk. Çünkü bizim arka komşumuz bizi tanıyordu. Dolayısıyla iç oto kontrol sağlanıyordu. Komşuluk ilişkileri çok güçlüydü. Aynı mahallede oturan anne ve babalarımız beraber paylaşımlarda bulunurlardı. Ne yazık ki, günümüzde bunların hepsi bitti. Bunun yerini sosyal medya diye bir şey aldı. Hemen hemen herkes cep telefonlarıyla idrak ediyor. Bu da bizim çocuklarımızın cep telefonu ve tablet alışkanlığına dönmesine neden oldu. Cep telefonu ve tablet çocuklar için bir susturucu haline geldi. Yeni gelen nesle baktığımızda konuşma bozukluğu yaşanmaya başladı. Bunların hepsi birbirleriyle bağlantılı. Çocuklara bu bağımlılıkları yaratmak yerine mutlaka akranı olan çocuklarla okul öncesi anaokullarında buluşması lazım. Çocuk anaokulunda zamanında saatinde ve kendisi için sağlıklı olan beslenme ile başlar. Çocuk birçok yemediği gıda maddesini okulda tüketir.

Çocuklar okul öncesi eğitim almak zorunda mı?
Çocuklarımız mutlak ve mutlak okul öncesi eğitim almalı. Evde kalmamalı ve en kenar mahalledeki köşelere bile bu eğitimin yayılması için uğraşılması lazım. İlimizde Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendi anaokulları var. Bağımsız anaokulları da mevcut. Ayrıca bütün okullarda anasınıfları var. Eskişehir’de okul öncesi eğitim oranı yüzde 90’ları geçmiş durumda. Bu da ilimizin eğitim konusunda ne kadar hassas ve başarılı olduğunu gösteriyor. Bütün kurumlarımız gayet nezih bir şekilde çocuklarımıza eğitim vermeye çalışıyor.
Eğitmenlerin de kalitesi önemli mi?
Bu işte okulda görev yapan eğitmenlerin kalitesi tabii ki de önemli. Bizim kurumlarımızda çocuk gelişimi, okul öncesi öğretmenliği diploması olmayan kişilerin çalışması mümkün değil. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı anaokullarının eğitmen ataması, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılır.
Resim - 28963_4_l.jpg

TÜM PERSONEL EĞİTİMDEN GEÇECEK
Neler yaparak farkındalık oluşturmayı düşünüyorsunuz peki?
Bütün bunların ışığı altında bizim dernek olarak, bir amacımız da bizde görev yapan eğitmenler, açılar, hizmetliler özellikle altını çiziyorum servis şoförlerinin eğitim alması gerekiyor. Bunlar da hizmet içi eğitimlerle mümkün. Derneğimize bağlı anaokullarında hazırlayacağımız hizmet içi eğitim programlarıyla bünyemizde görev yapan aşçı, hizmetli ve servis şoförleri ayrı ayrı toplanarak hizmet içi eğitim alacak. Onların da çocuklara bakış açısı, trafikteki hareketleri, yemeğin hazırlanış şekli hepsi bir bütün olarak süzgeçten geçmiş olacak. Bu da bir tık daha bizim derneğimizdeki okullarımızın kalitesinin artmasına neden olacak. Bizim yaptığımız iş çok meşakatli, çok zor ve gerçekten sorumluluk isteyen bir iş. Çocuklar tamamen bize emanet. Biz özellikle ilimizdeki trafik yoğunluğunu da bildiğimiz için şoför arkadaşlarımızın mutlaka çok dikkatli olmaları konusunda gerekli eğitimleri vermeye çalışacağız. Bu konuda Trafik Şube Müdürlüğümüzle, Emniyet Müdürlüğümüzle, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle ve Şoförler Odamızla ortak çalışmalar yapmayı planlıyoruz.
Ozel Yumurcak Anaokulları’nın kurucusu, Eskişehir Özel Anaokulları Derneği Kurucu Başkanı Hakan Değirmen ile derneklerinin oluşum sürecini, ne tür çalışmalar yapacaklarını ve okul öncesi eğitimi konuştuk.

Hakan Bey öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?
Ben Hakan Değirmen, Eskişehir’de bulunan Özel Yumurcak Anaokulları’nın kurucusuyum. Eğitim sektörüne 1999 yılında girdim. Bu sene Temmuz ayı itibari ile biz 20’inci yılımızı bitirip 21’inci yılımıza giriyoruz. İlimizde, Batıkent’te, Vişnelik’te ve Sümer Mahallesi’nde olmak üzere 3 şubemizde 41 personelimizle toplam 250 öğrenciye hizmet veriyoruz.
Geçtiğimiz günlerde Eskişehir’de Milli Eğitime Bakanlığı’na bağlı özel anaokullarını bir çatı altında toplayarak, Özel Anaokulları Derneği’ni kurdunuz. Bu süreç nasıl başladı?
Şehrimiz eğitim şehri olarak adlandırılıyor. Bu tartışılmaz. Eğitim denilince öncelikle okul öncesi eğitimden başlanması gerektiğini düşünüyorum. Okul öncesi eğitim şehrimizde zaten çok iyi bir yerde. Hizmet anlamında bu yerin altına düşürmeden daha üst seviyelere çıkarmamız gerekiyordu. Bunun da tek yolu birliktelikten geçiyor. Biz eğitim kurumları tabii ki, aramızda rekabet devam edebilir ama yapacağımız çalışmalarla çocuklarımıza ve onların ebeveynlerine daha fazla ne katabiliriz bunun idrakını gerçekleştirmemiz gerekiyordu. Kurucu başkanlığını arkadaşlarımla paylaştıktan sonra yerine getirdik ve ilimize Okul Öncesi Eğitim Kurumları Anaokulları Derneği olarak kazandırdık. Şu anda derneğimizde 25 üyemiz var. Ortak çalışmalarımıza start verdik. Bundan sonra çok hızlı bir şekilde ilerleyeceğiz. İlimizde eğitim anlamında yapılan çalışmalar içerisinde dershaneci kurucular, eskiler bir araya gelmek istedi başaramadı. İlimizdeki özel kolejler bir araya gelmeye çalıştı başaramadı. Bunu eğitim kurumları arasında ilk defa biz anaokulları başardık ve ben de bunu yapmış olmaktan çok mutlu ve gururluyum. Şehrimize böyle bir kurum kazandırmış olmanın hazzını yaşıyorum. Ama bu burada kalmayacak. Kesinlikle bu dernek çok daha iyi çalışmalara hizmet verecek.

Bir kriteriniz var mı?
Derneğimize üye olan anaokullarının farkındalıkları olmalı. Birincisi, en hassas konu güvenlik. Derneğimize bağlı özel anaokulları kesinlikle güvenli anaokullarıdır. İkincisi, mutlaka beslenme olmalı. Biz çocuklarımıza, sabah kahvaltısı, öğle yemeği ve kindi olmak üzere günde üç öğün çocuklarımıza yemek çıkartıyoruz. Yemeklerimiz sağlıklı yemek olmak zorunda. O yüzden bizim dernek üyesi okullarımızın hepsi Beslenme Dostu Okul Sağlığı Projesi’ne girmişler ve bunu almaya hak kazanmışlardır. Bu denetimi de beraberinde getirmektedir. Sağlıklı okul, beslenme dostu okul projesindeyseniz eğer bunun denetimi, İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ayda bir periyodik olarak yapılmaktadır. Biz denetimden kaçan okullar değiliz. Tam tersi denetimin bizi her zaman için tedbirli ve hazırlıklı olmaya iten bir sistem olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda da beyaz bayrak almış okullarız.
Sadece çocuklarda ve velilerde farkındalık oluşturmak için çalışmalar mı yapacaksınız yoksa dernek üyesi olan anaokullarının olası yaşayacakları problemlerde destek olma misyonunuz da olacak mı?
Tabii ki, sorun oluştuğu zaman eğer bunu derneğimizin mevcut üyesi anaokulu tek başına çözme konusunda yetersiz kalıyorsa, diğer anaokulları da birleşerek destek olabiliriz. Herhangi bir velinin sorununa destek olabiliriz, psikolojik anlamda destek olabiliriz, uzman konusunda destek olabiliriz. Bizlerin bünyesinde görev yapan PDR Uzmanları ve Çocuk Psikologu arkadaşlarımız da var. Olmayan diğerinden de yardım alabilir. Bu da bir ortak çalışmadır.

HAYATA ANAOKULLARINDA BAŞLIYORLAR
Okul öncesi eğitim neden önemli peki?
Çocuk 24 aydan itibaren şekillenmeye başlar. Biz çocuklarımızı yetiştirirken, mutlaka hayatımızda bir çocuklarımız olur. Takıldığımız noktalarda çocuk psikoloğumuz olur. Anne baba olarak hep yanında olmaya çalışırız. Anne babanın yetemediği noktada ki, anne baba bir eğitmen değildir, anne ve babadır, biz, okul öncesi anaokulları olarak devreye giriyoruz. Çocuğun hayatına dair form vermekle mükellefiz. Çünkü çocuğun ahlaki değerler ve manevi değerlerin yanında hayata dair somut kavramlara da yönlendirilmesi lazım. Arkadaşları olması, kelime hazinesinin gelişmesi, düzgün Türkçe kullanımı, sosyal becerilerinin gelişmesi, öz güven duygusunun artması, kendini ifade edebilmesi, meraklı bir birey olabilmesi için zeminlerinin okul öncesi dönemde atılması gerekiyor. Bunu da sadece ve sadece kendi akranlarıyla olduğu ortamlarda atabilir. Eski yıllarda sokak kültürü vardı. Bizler sokak kültüründe bunu yakalayabiliyorduk. Çünkü bizim arka komşumuz bizi tanıyordu. Dolayısıyla iç oto kontrol sağlanıyordu. Komşuluk ilişkileri çok güçlüydü. Aynı mahallede oturan anne ve babalarımız beraber paylaşımlarda bulunurlardı. Ne yazık ki, günümüzde bunların hepsi bitti. Bunun yerini sosyal medya diye bir şey aldı. Hemen hemen herkes cep telefonlarıyla idrak ediyor. Bu da bizim çocuklarımızın cep telefonu ve tablet alışkanlığına dönmesine neden oldu. Cep telefonu ve tablet çocuklar için bir susturucu haline geldi. Yeni gelen nesle baktığımızda konuşma bozukluğu yaşanmaya başladı. Bunların hepsi birbirleriyle bağlantılı. Çocuklara bu bağımlılıkları yaratmak yerine mutlaka akranı olan çocuklarla okul öncesi anaokullarında buluşması lazım. Çocuk anaokulunda zamanında saatinde ve kendisi için sağlıklı olan beslenme ile başlar. Çocuk birçok yemediği gıda maddesini okulda tüketir.

Çocuklar okul öncesi eğitim almak zorunda mı?
Çocuklarımız mutlak ve mutlak okul öncesi eğitim almalı. Evde kalmamalı ve en kenar mahalledeki köşelere bile bu eğitimin yayılması için uğraşılması lazım. İlimizde Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendi anaokulları var. Bağımsız anaokulları da mevcut. Ayrıca bütün okullarda anasınıfları var. Eskişehir’de okul öncesi eğitim oranı yüzde 90’ları geçmiş durumda. Bu da ilimizin eğitim konusunda ne kadar hassas ve başarılı olduğunu gösteriyor. Bütün kurumlarımız gayet nezih bir şekilde çocuklarımıza eğitim vermeye çalışıyor.
Eğitmenlerin de kalitesi önemli mi?
Bu işte okulda görev yapan eğitmenlerin kalitesi tabii ki de önemli. Bizim kurumlarımızda çocuk gelişimi, okul öncesi öğretmenliği diploması olmayan kişilerin çalışması mümkün değil. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı anaokullarının eğitmen ataması, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılır.
Resim - 28963_2_l.jpg

TÜM PERSONEL EĞİTİMDEN GEÇECEK
Neler yaparak farkındalık oluşturmayı düşünüyorsunuz peki?
Bütün bunların ışığı altında bizim dernek olarak, bir amacımız da bizde görev yapan eğitmenler, açılar, hizmetliler özellikle altını çiziyorum servis şoförlerinin eğitim alması gerekiyor. Bunlar da hizmet içi eğitimlerle mümkün. Derneğimize bağlı anaokullarında hazırlayacağımız hizmet içi eğitim programlarıyla bünyemizde görev yapan aşçı, hizmetli ve servis şoförleri ayrı ayrı toplanarak hizmet içi eğitim alacak. Onların da çocuklara bakış açısı, trafikteki hareketleri, yemeğin hazırlanış şekli hepsi bir bütün olarak süzgeçten geçmiş olacak. Bu da bir tık daha bizim derneğimizdeki okullarımızın kalitesinin artmasına neden olacak. Bizim yaptığımız iş çok meşakatli, çok zor ve gerçekten sorumluluk isteyen bir iş. Çocuklar tamamen bize emanet. Biz özellikle ilimizdeki trafik yoğunluğunu da bildiğimiz için şoför arkadaşlarımızın mutlaka çok dikkatli olmaları konusunda gerekli eğitimleri vermeye çalışacağız. Bu konuda Trafik Şube Müdürlüğümüzle, Emniyet Müdürlüğümüzle, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle ve Şoförler Odamızla ortak çalışmalar yapmayı planlıyoruz.
Eğitim anlamında neler yapmayı planlıyorsunuz peki?
Eğitim anlamında tek tip eğitim olması mümkün değil. Çünkü bünyemizde bulunan anaokullarının hepsinin kendine göre bir çalışma ve eğitim sistemi var. Bizler Milli Eğitim Bakanlığına bağlı anaokulları olduğumuz için hepimiz eğitim müfredatını takip eden okullarız. Sadece çocuklara yansıtma şeklimizde kendi aramızda farkındalıklar var. Çocuklar birçok alanda sosyal etkinlikten yararlanıyor. Dersler çocukların dikkat süreleri hesaplanarak verilmeye çalışılıyor. Önemli olan çocuğun kaliteli zaman geçirmesi. Okul öncesi eğitim, 3 yaşında başlayıp, ilkokul birinci sınıfa başlayana kadar bir bütünlük oluşturan sistem. O yüzden okul önce eğitim adı verilmiştir. Vatandaşlar genelde anaokulları ile anasınıflarını karıştırıyorlar. Anaokulu 3 yaşında başlayıp 6 yaşında biter. Ana sınıfı ise sadece okullarda 6 yaşı kapsıyor. Kreşlerle de karıştırılıyoruz. Kreş değiliz. Kreşlerimiz, Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı kurumlardır. Bakanlık farkımız var.

TÜM KURUMLARLA İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE OLACAĞIZ
Eğitim çalışmalarınıza ne zaman başlayacaksınız?
Biz önümüzdeki öğretim yılının takvimini çıkardık. Derneğimiz önümüzdeki eğitim döneminde eylül ve haziran ayı süresinde tamamıyla paneller ve eğitim şuraları düzenleyecek. Bu şuraların içinde öncelikle Anadolu Üniversitemizin olmasını hedefliyoruz. İlimiz çok şanslı. İlimizde Okul Öncesi Öğretmenliği Bölüm Başkanlığı var. Bu konuda destek olacaklarından yana en ufak bir şüphem yok. Milli Eğitim Bakanlığımız, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerimiz, Kaymakamlıklarımızla birlikte ortak yapacağımız çalışmalarla, okul öncesi eğitimde kalite arttırılmaya başlanacak. Halka ücretsiz olarak seminerler vermeye başlayacağız. Hem kendi üniversitelerimizden hem de dışarıdaki üniversitelerden en yetkili hocalarımız gelerek okul öncesi eğitim konusunda halkımızı bilinçlendirecek. İlimizde bulunan okul öncesi anaokullarının bu anlamdaki çalışmalarını sergilerken en üst seviyede hizmet vermesi için uğraşacağız. Planlamış olduğumuz eğitim aktiviteleri ile halkımıza da okul öncesi eğitimin önemini aktara- bilirsek Eskişehir, eğitim anlamında iki tık daha öteye geçecektir.
Eğitim anlamında tek tip eğitim olması mümkün değil. Çünkü bünyemizde bulunan anaokullarının hepsinin kendine göre bir çalışma ve eğitim sistemi var. Bizler Milli Eğitim Bakanlığına bağlı anaokulları olduğumuz için hepimiz eğitim müfredatını takip eden okullarız. Sadece çocuklara yansıtma şeklimizde kendi aramızda farkındalıklar var. Çocuklar birçok alanda sosyal etkinlikten yararlanıyor. Dersler çocukların dikkat süreleri hesaplanarak verilmeye çalışılıyor. Önemli olan çocuğun kaliteli zaman geçirmesi. Okul öncesi eğitim, 3 yaşında başlayıp, ilkokul birinci sınıfa başlayana kadar bir bütünlük oluşturan sistem. O yüzden okul önce eğitim adı verilmiştir. Vatandaşlar genelde anaokulları ile anasınıflarını karıştırıyorlar. Anaokulu 3 yaşında başlayıp 6 yaşında biter. Ana sınıfı ise sadece okullarda 6 yaşı kapsıyor. Kreşlerle de karıştırılıyoruz. Kreş değiliz. Kreşlerimiz, Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı kurumlardır. Bakanlık farkımız var.

TÜM KURUMLARLA İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE OLACAĞIZ
Eğitim çalışmalarınıza ne zaman başlayacaksınız?
Biz önümüzdeki öğretim yılının takvimini çıkardık. Derneğimiz önümüzdeki eğitim döneminde eylül ve haziran ayı süresinde tamamıyla paneller ve eğitim şuraları düzenleyecek. Bu şuraların içinde öncelikle Anadolu Üniversitemizin olmasını hedefliyoruz. İlimiz çok şanslı. İlimizde Okul Öncesi Öğretmenliği Bölüm Başkanlığı var. Bu konuda destek olacaklarından yana en ufak bir şüphem yok. Milli Eğitim Bakanlığımız, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerimiz, Kaymakamlıklarımızla birlikte ortak yapacağımız çalışmalarla, okul öncesi eğitimde kalite arttırılmaya başlanacak. Halka ücretsiz olarak seminerler vermeye başlayacağız. Hem kendi üniversitelerimizden hem de dışarıdaki üniversitelerden en yetkili hocalarımız gelerek okul öncesi eğitim konusunda halkımızı bilinçlendirecek. İlimizde bulunan okul öncesi anaokullarının bu anlamdaki çalışmalarını sergilerken en üst seviyede hizmet vermesi için uğraşacağız. Planlamış olduğumuz eğitim aktiviteleri ile halkımıza da okul öncesi eğitimin önemini aktarabilirsek Eskişehir, eğitim anlamında iki tık daha öteye geçecektir.

PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber İLK GÖRÜŞME OLUMLU
Sonraki Haber ORUÇLARINI BİRLİKTE AÇIYORLAR

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI

1

ÖZEÇOĞLU’DAN DESTEK

2

BUĞRA TAMAM SIRA ONLARDA

3
Reyna Premium