ANA SAYFA > Söyleşi > GEZGİN İNGİLİZ ESKİŞEHİR’E DE GELDİ

GEZGİN İNGİLİZ ESKİŞEHİR’E DE GELDİ

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
GEZGİN İNGİLİZ ESKİŞEHİR’E DE GELDİ

Dünyayı yürüyerek dolaşan maceracı İngiliz gazeteci Tom Fremantle Eskişehir’e de geldi. Tom Fremantle ile 1 yıldır 2 aydır süren bu macerasını konuştuk...

Dünyayı yürüyerek dolaşan maceracı İngiliz gazeteci Tom Fremantle Eskişehir’e de geldi. Tom Fremantle ile 1 yıldır 2 aydır süren bu macerasını konuştuk

Tom Fremantle, İngiliz bir gazeteci- yazar ve kendi deyimiyle maceracı biri. ABD’den başlayarak dünyayı yürüyerek dolaşıyor. Eskişehir’e de gelen ve şu ana kadar 8 bin 500 kilometre yol yaptı ama siz bu söyleşiyi okuduğunuzda büyük ihtimalle Mersin’e yaklaşmış olacak. Günde 30 ile 35 kilometre yürüyor. Yürüyerek çıktığı dünya turu yaklaşık 3,5 yıl sürecek.  Tom, bu sürenin 1 yıl 2 ayını tamamlamış. Herhangi bir tehlikeyle karşılaşmamış. Tom ve onu Eskişehir durağında misafir eden Seçil ve Erhan çifti ile bir araya gelerek maceralarını kendisinden dinledik.

Resim - 35307_7_l.jpg

Kısaca sizi biraz tanımak istiyorum…
İngiltere, Oxford’luyum.  Gazeteciyim. Önce uzun yıllar boyunca İngiltere’de yerel gazetede çalıştım. Ardından Hong Kong’da gazetecilik yaptım. 1997’de Hong Kong’a çok rahat girip çıkabiliyordum. Sonra zorlaştı. İngiltere ve Avusturalya arasında yaptığım bisiklet yolculuğumla ilgili 3 tane kitabım var. Meksika sınırından New York’a kadar yürüdüm ve yürüyüşümde bana arkadaşlık yapan bir sokak köpeği Panço’yu anlattığım bir çocuk romanı yazdım. Nijer nehri boyunca Mali’den Nijerya’ya kadar kano ile gittim. O yolculuğumla ilgili de aynı zamanda oraların tarihleri ile ilgili bir kitabım da var. Mali Timbuktu’da Doğu Yakası'ndaki koğuşlarda çalışarak St Bart Hastanesinde psikiyatri hemşireliği yaptım. Bu deneyim beni çok etkiledi ve başka bir kitap daha yazdım. Ardından geçtiğimiz yıllarda Çin Pekin’de bulunan Çin Halk Güvenliği Üniversitesi’nde 1 yıl İngilizce öğretmenliği yaptım. Meksika’da kaldığım dönemlerde de İngilizce öğretmenliği yaptım. Çok fazla şey yaptım. Ama kısaca yazar ve maceracıyım.
Resim - 35307_1_l.jpg

İNSANLARI TANIMAK İSTİYORUM
Ne oldu da gazeteciliği bırakıp, bisikletle bir yolculuğa çıkmaya karar verdiniz?
Öncelikle gezmeyi seviyorum. Çoğumuz, neredeyse yeterince yürüyemiyoruz. Yürüme, beden, zihin ve ruh için bir nimettir. Farklı kültürleri tanımayı seviyorum. Yaşadığım şeyler hakkında yazmayı seviyorum. Gazetede okuduklarım değil de gidip yaşadıklarımla ilgileniyorum. Genelde gezdiğim ülkelerde yönetim biçimleri ya da yaşadıkları yer çok iyi olmayabilir ama insanlar her zaman çok saygılıydı. Dünya ve insanlar hiç bitmeyen bir mucize kaynağıdır, bu yüzden asla ne yaşayacağınızı bilemezsiniz. Baktığınızda kendini bulma yolculuğu değil bu. Sadece insanları tanımak istiyorum.

Peki, yürüyerek gerçekleştirdiğiniz bu yolculukta bir amacınız var mı?
Üç tane gönüllü oluşum için para topluyorum. Birincisi Alzheimer Derneği için. Çünkü annem de Alzheimer hastasıydı ve Alzheimerdan öldü. İkincisi kız kardeşim otizmli çocuklara yardım eden bir Bulmaca Merkezi’nde çalışıyor. Orası için de para topluyorum. Üçüncüsü de köpekler var kanserin erken teşhisi için eğitilen. Bu köpekler özellikle prostat kanseri konusunda eğitiliyor ve ayrıca, diyabetli çocukların yanında duran köpeklerin eğitildiği bir köpek eğitim merkezi için para topluyorum. Onun dışında insanlara güven mesajını yaymak istiyorum. Çünkü televizyondaki haberleri gördüğümüzde birbirimizden çok korkuyoruz ve bazen yanlış şeyler düşünüyoruz. Oysa ben sıradan bir insanım. Hepiniz gibi bir insanım. Yabancılara güveniyorum ve onların evlerinde kalıyorum.
Resim - 35307_2_l.jpgDünyayı yürüyerek dolaşmaya ilk nereden başladınız?
Amerika San Diego’dan başladım. Amerika’yı boydan boya yürüdüm. Avrupa’yı İrlanda’dan İstanbul’a kadar batıdan doğuya toplamda 8 bin 500 kilometre yürüdüm. Buraya kadar 1 yıl 2 ay sürdü yolculuğum. Buradan Kıbrıs, ardından Ürdün, Suudi Arabistan, Umman ardından Asya ve Avustralya Yeni Zellanda’da bulunan kızımın yanına gidip yürüyüşümü sonlandırmayı planlıyorum.

Yaptığınız yolculuğa tepkiler nasıl? Beklediğiniz gibi destek görebildiniz mi?
İnstagram sayfam var. Aynı zamanda web sitemden yazmaya devam ediyorum. Kötü şeyleri de yazıyorum ama genelde iyilikleri yaymaya çalışıyorum. Çok iyi şeyler başıma geliyor. 30 bin pound kadar toplarsam amacıma ulaşmış olacağım. Şu ana kadar 11 bin pound topladım. Gittiğim yerlerde web sitemden bağış yapabilirsiniz diyorum. 
Resim - 35307_3_l.jpg

TÜRKİYE’DE HİÇ SIKINTI YAŞAMADIM
Hiç başınıza ilginç bir olay geldi mi ya da herhangi bir tehlike ile karşılaştınız mı?
ABD’de Alabama’da çok yağmurlu bir gün bir kiliseye gittim ve orada uyudum. Orayı idare eden rahip çok nazikti. Ertesi gün çok fazla yağmur yağdığı için bir gün daha kaldım. Ertesi gün kasabaya indiğimde insanlar, o kilisede o adamla mı kaldın diye sordular. Neden dedim, hikâyesini bilmiyor musun dediler. Hikâyesini sordum. Vietnam gazisiymiş. Savaştan döndüğünde o dönemlerde Vietnam’dan gazi olarak dönenlere halk çok iyi davranmıyormuş. O da Alabama’da beyaz garip şapkalar taktıkları koyu ırkçıların olduğu bir klana katılmış. Çok kötü ırkçı şeyler yapmış. 1960’larda okula giden siyahi çocukları korkutuyorlarmış. Siyahilerin yaşadıkları yerleri, insan hakları binalarına ve avukatların binalarına saldırılar yapmış, kundaklamış. Kimseyi öldürmemiş ama hapse girmiş sonrasında. Hapisteyken üçüncü haftasında hapishaneye Yahudi birisi gelmiş ve diğer mahkûmlar onu dövmeye başlamışlar. Neredeyse öldüreceklermiş. Rahip de o zamanlar baya iri ve kuvvetli bir adammış. O Yahudiyi kurtarmış. Olaydan iki hafta sonra bir Yahudi avukat gelip rahibi görmek istemiş. Rahip kim görmek ister ki beni demiş. Meğer kurtardığı adamın babasıymış ve rahibe sen benim çocuğumun hayatını kurtardın, senin için ne yapabilirim demiş. Beni buradan çıkar o zaman demiş. Sonra düşününce başka bir ırk ve dinden birini kurtardığını fark etmiş ve sonra değişmiş. Kendini iyiliğe adamış ve sonra sizin deyiminizle tövbe edip rahip olmuş. Bu bana çok ilginç gelmişti. Şimdi nereden nereye geldik. Amerika’nın bir siyahi başkanı bile oldu. Onun dışında İskoçyalı 72 yaşında bir kadınla tanıştım. İngiltere’den Katmandu’ya kadar koşarak gidiyordu. Böyle çok insanlarla da tanışabiliyorsunuz.

Az önce dediniz ya, insanlar yurtdışında izledikleri haberlerden sonra başka ülkeleri ziyaret etmekten korkuyorlar. Türkiye de yurt dışında, terör olayları yüzünde çok farklı ve iç savaş halinde bir ülke gibi gösteriliyor. Siz buraya gelirken neler düşündünüz ve buraya geldikten sonraki düşünceleriniz neler?
Olanları duydum biliyorum. Suriye’deki ve sınırdaki olayları biliyorum. Ama o kadar coğrafi bilgim var. Aradaki mesafeleri biliyorum. Olanlar çok üzücü ama yapılacak bir şey yok. Türkiye’nin çok büyük bir kısmı hala ziyaret edilebiliyor. O yüzden çok sıkıntı yaşamadım.

Az önce dediniz ya, insanlar yurt dışında izledikleri haberlerden sonra başka ülkeleri ziyaret etmekten korkuyorlar. Buraya özellikle Türkiye’ye gelirken, çünkü Türkiye yurt dışında terör olayları yüzünde çok farklı ve sürekli iç savaş halinde bir ülke gibi gösteriliyor. Siz buraya gelirken neler düşündünüz ve buraya geldikten sonraki düşünceleriniz neler?
Olanları duydum biliyorum. Suriye’deki ve sınırdaki olayları biliyorum. Ama o kadar coğrafi bilgim var. Aradaki mesafeleri biliyorum. Olanlar çok üzücü ama yapılacak bir şey yok. Türkiye’nin çok büyük bir kısmı hala ziyaret edilebiliyor. O yüzden çok sıkıntı yaşamadım. 

Resim - 35307_4_l.jpg

TÜRKLER ARKADAŞ CANLISI
Türkleri nasıl buldunuz peki?
Edirne’den girdiğimden beri herkes çok samimi ve arkadaş canlısı. Herkes çay söylüyor, Rakımızdan iç diyor. Gitmem lazım diyorum ama insanlar kolumdan tutup bir gece daha misafir edelim seni diyorlar. Camilerde kaldım, benzinliklerde kaldım, kiliselerde kaldım. Normalde çadırım var ve bulduğum yerlerde kamp yapıyorum ama Türkiye’de hava çok soğuk olunca Koachsurfing kullanmaya başladım. İnegöl’de öyle kaldım. Ardından İnegöl’deki kaldığım kişi Bozüyük’teki Kübra ve Hakan’ı tavsiye etti. Orada kaldım. Mezitler denilen yerde çok rampa çıktım.  Bu da beni geciktirdi. Kar ve buz da eklenince bayağı bir zorlandım. Kübra ve Hakan’ın garajına aracım Koko’yu bıraktık ve elektrik kesildi. Aracımı ertesi gün alamadım. Onlar da bana kendi berelerini ve atkılarını verdiler. Bozüyük’ten buraya arabasız yürüdüm ve arabamı daha sonra Eskişehir’e Kübra’nın babası getirdi. Şimdi de Eskişehir’de onun ağbisi Erhan’ın evinde kalıyorum.
Resim - 35307_5_l.jpgÇİBÖREK, TARHANA ÇORBASI HARİKA
Eskişehir’i nasıl buldunuz?
Eskişehir’i, Odunpazarı evlerini gezdim. Çok güzel bir gün geçirdim. Çibörek yedim ve boza içtim. Tarhana çorbası ve Trabzon hurması yedim. Daha önce yememiştim.

Sevdiniz mi bozayı, çiböreği, tarhanayı?
Evet. Harikaydı. Tarhana ise hoştu. Değişik geldi ama güzeldi.

Yolculuğunuz bittikten sonra ne yapmayı planlıyorsunuz?
Yen Zellanda’da yolculuğum bittikten sonra, tekrar Güney Amerika tarafından yürüyerek İngiltere’ye dönmeyi planlıyorum. Bazı ülkelerde politikalar değişiyor. Geçtiğim ülkede bile o an bir savaş ya da başka bir şey çıkabiliyor. O yüzden rotamı esnek tutuyorum.
Resim - 35307_7_l.jpg
 

PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber SODİGEM’DEN GÜVENLİK KAMERASI UYARISI
Sonraki Haber SAÇ KESTİRENE YURT DIŞI TATİLİ

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU