ANA SAYFA > Söyleşi > GÜNAY’DAN TERMİK SANTRAL ÇAĞRISI

GÜNAY’DAN TERMİK SANTRAL ÇAĞRISI

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
GÜNAY’DAN TERMİK SANTRAL ÇAĞRISI

Emine Nur Günay: Şehre çağrım, termik santralin siyasi bir çekişmeye dönüşmemesi. Objektif ve bilimsel tartışılmalı. Eskişehir ruhuna yakışan budur. İki üniversitemize de çağrım var. Öncü olsunlar, çalıştay düzenlensin...

Emine Nur Günay: Şehre çağrım, termik santralin siyasi bir çekişmeye dönüşmemesi. Objektif ve bilimsel tartışılmalı. Eskişehir ruhuna yakışan budur. İki üniversitemize de çağrım var. Öncü olsunlar, çalıştay düzenlensin

Resim - 10001_1_l.jpgAK Parti Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay ile Eskişehir gündemine dair önemli konuları konuştuk. Termik santral konusunda ilk baştan beri konunun siyasi zeminde değil, bilimsel zeminde ve uzmanlar tarafından tartışılması gerektiğine dikkat çeken Günay ile konuyu enine boyuna masaya yatırdık.
Alpu’da kurulması planlanan termik santral konusunda, daha önce TBMM’de de ifade ettiniz, “bilimsel zeminde tartışılmalı” diyerek bazı siyasilerin aksine kesin bir görüş ifade etmiyorsunuz. Bu konudaki tartışmalar konusunda ne düşünüyorsunuz?
20 Kasım 2017 tarihinde TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda CHP Milletvekili Utku Çakırözer bunu gündeme getirmişti. Ben de aynı zamanda şehrin vekili olarak görüşlerimi paylaşmıştım. Orada bahsettiğim gibi, hem şehrimizin hem de Utku beyin kaygılarını anlıyorum, ama tek arzu ettiğim önyargılı yaklaşılmaması. Eskişehir şu anda ikiye ayrılmış duruma. Belki kararsız bir kesim de var. Bilgi ve veri bazlı analizlerden çıkarım yapalım. Özellikle de siyasetçilerin ayrışmacı bir dille değil, bilgi ve belgeye dayalı tartışmaları gerektiğine inanıyorum. Yapılması gerekeni kendi görüşüm olarak şöyle paylaşabilirim. Bir taraf olmayalım. Bu taraf olunacak bir konu değil. Bir spor kulübünü desteklemek gibi fanatik bir taraftar olmayalım. Siyasi bir çekişmeye dönüştürmeyelim. Bunun siyaset üstü bir konu olduğuna inanıyorum. Teknik yönü var. Bilimsel verileri, araştırmaları önümüze koyalım. Biz bu konuda uzman değiliz. Uzman olanlara uygun platformları oluşturalım. Süreç içindeki çalışmaları kendi akıl süzgecimizden geçirelim, herkes bireysel kararını verebilir.

ESKİŞEHİR RUHUNA YAKIŞAN BUDUR
“Eskişehir ruhu ve kimliği diyoruz. Gerçek Eskişehir ruhu ve kimliğine böyle bir yaklaşımın daha uygun olduğunu düşünüyorum. Demin de söyledim. Bu siyaset üstü bir konudur. Bunun sadece polemik konusu yapıldığına, tarz ve söylemlerin aşırıya gittiğine de tanık oluyoruz. Konu mecrasından çıkıyor. O sert söylemler önyargılı yaklaşımlar konunun içeriğini arka plana atıyor.”

ENERJİDE DIŞA BAĞIMLIYIZ
“Termik santralin 4 önemli boyutu var. Birincisi ekonomi, ikincisi enerji, çevre ve sağlık… Ben ekonomi boyutuna hakimim. Çünkü kendi alanım. Türkiye’de toplam elektrik enerjisi ne kadar, talep ne kadar, enerji arz portföyümüzü biliyorum. Enerjide ithalat bağımlılığımız var. 60 milyar dolar ithalatımız var. Yüzde 72 enerji bağımlılığımız var. Yüzde 72 enerji bağımlılığı, enerji güvenliğini de gündeme getiriyor. Jeopolitik konular nedeniyle enerji ithal ettiğimiz ülkelerle sorun yaşadığımızda, güvenlik sorunu haline de gelebilir. Bu taraflarını biliyorum ve bu bir gerçek… Cari açık sorunumuz var. Miktardan çok bizi ilgilendiren Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’daki payıdır. O da yüzde 5,5… Cari açığı düşürmemiz gerekiyor. Bunun için de ithalatı kısmamız gerekiyor. Ama bizim öyle bir yapısal sorunumuz var ki, ithalata bağımlı bir yapımız var. Yerli kaynaklara dönmek elbette bir alternatif. Bunu nasıl yapabiliriz. Enerji bağımlılığına petrol ve doğalgaz olarak daha çok bakıyoruz. Elektrikte de Trakya bölgesine özellikle ithalatımız var. Trakya’daki bağımlılık oranı çok daha yüksek. Elektrikte de tüketim talebi artıyor. Arz artışı ile bunu karşılamamız gerekiyor.”

İKİ ÜNİVERSİTEMİZE GÖREV DÜŞÜYOR
“Bir çağrıda bulunmak istiyorum. Alpu termik santrali için, bilimsel uzmanların tartışmaları ile bizi de bilgilendireceği bir çalıştay yapalım. İki üniversitemize burada görev düşüyor. Eskişehir’deki iki üniversitemizle gurur duyuyoruz. Bu konularda ilgili bölümlerimiz var. Hatta ulusal ve uluslararası uzmanları çağırsınlar. Böyle bir çalıştaya ihtiyacımız var. Önyargılı olmayıp tüm sorularımıza cevap almaya çalışalım. Ama akademik etik çerçevesinde yapılmalı. Objektif bir bakış açısıyla gerçekleştirilmeli.”

Siyasi hiçbir görüş katılmamalı

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Üyesi olarak da Avrupa’daki nükleer enerji konusunda önemli bir görev aldınız ve raporlar hazırlıyorsunuz.

“Şu anda Avrupa’da nükleer enerji konusunda bir rapor hazırlıyorum. Avrupa’da nükleer güvenlik ve emniyet konusunda… Belarus’ta kurulan nükleer tesis Litvanya sınırına yakın olduğu için Litvanya, Avrupa Konseyi’nin Belarus santralini incelemesini talep etti. Avrupa Konseyi tarafından ben de raportör olarak atandım. Nükleer enerji ile ilgili bir çalışma yapmamız gerekiyordu. Raporun aşamaları devam ediyor. Aynı şekilde Türkiye ve Eskişehir’de termik santrallerin durumu nedir diye objektif bir araştırma yapmamız gerekiyor. Ve orada çok ilginç bir şey ortaya çıktı. Nükleer enerjiyi destekleyebilirsiniz veya karşı olabilirsiniz. Önemli değil. Ama şu anda nükleer tesislerin Avrupa’da en yaşlı tesisler olduğu ortaya çıktı. Dünyada 449 nükleer reaktör var. 60’ı da 15 ülkede inşa ediliyor. Avrupa’da 151 nükleer tesis var. Ama 66 tanesi 30 yaşından büyük… 30 yaş da nükleer tesislerin ortalama ömrüdür. 25’i 35 yıldan eski, 7’si de 40 yıldan eski… En büyük riskin bu olduğu ortaya çıktı. Ben bunu komitede sunduğumda tüm üyeler çok etkilendi. Oradaki sadece bir tesisle ilgili değil. Olayı bütüncül görelim. Oturalım, objektif olarak uzmanların görüşleriyle analiz edelim. Siyasi hiçbir görüş katılmamalı. Ondan sonra da kararımızı verelim. Biraz da geç kalındığını düşünüyorum ama bu konuda iki üniversitemizin öncü olmasını bekliyorum. Hepimizin sorumluluğu var. Eğer böyle toplumsal bir sorunumuz varsa, siyasi yaklaşımdan öte zamanında ele almak çok önemli.”

İddiaları tek tek araştırıyorum

“Termik santral ile ilgili kendim halen çalışıyorum. Baktığınızda birtakım çok önemli iddialar var. Buradaki gelecek nesilleri de etkileyecek iddialar. Bunları tek tek araştırıyorum. Cevaplarını bulmaya çalışıyorum. Ama alanım değil. Şehirde ayrıştırıcı olmayan ve bu konuda liderlik yapabilecek kişilere veya kurumlara ihtiyaç var. Bunu siyasi bir polemik konusu olmaktan uzak tutarak konuşalım. İddialara cevapları birlikte bulalım. Şehre çağrım budur. Bakanlıktan bize milletvekili olarak bilgiler geldi. Bakanlığın, bu konuda vatandaşları her konuda bilgilendireceğiz ve sağlayacağız, diye bir yaklaşımları var.  Bu konuda çalışmalara da başlandığını biliyorum.”Resim - 10001_2_l.jpg

Önceliğimiz çalışanların mağdur olmaması

Mihalıççık’taki Yunusemre Termik Santrali son olarak işçilerin maaşlarındaki aksamalarla yine gündeme geldi. Siz de bu konuyu yakından takip ediyorsunuz. Yaşanan sıkıntılar ve son durum nedir?
“Şehirle ilgili birçok konu zaten anında bana geliyor. Daha önce Adularya’nın işlettiği ve TMSF’ye geçen termik santral konusunu bu son gelişmelerle takip ediyor değilim. 15 Temmuz sonrasında kayyum atanmıştı. Mihalıççık’ta olan bir tesis ve bölge halkımızı yakından ilgilendiriyor. Öncesinden beri takip ediyorum. TMSF Başkanı ve yetkililerle onlarca görüşmemiz oldu. Öncelikle ortada bir sorun var. Ama bu sorundan çalışanların mağdur olmamasıydı mesele.”Resim - 10001_3_l.jpg

KÖMÜRE UYGUN ALTYAPI KURULMAMIŞ
“Termik santral yapılırken yapılmış teknik bir hata var. Nasıl bir fizibilite raporuyla orası gerçekleşmiş… Bu, FETÖ’cülerin her şeyi yaptıklarını, yurtdışından kredi aldıkları bankayı da zor durumda bıraktıkları bir durumun olduğunu fark ettik. Bu teknik hata nedir? Orada çıkarılan kömürün kalitesi santraldeki teknik altyapıya müsait değil. Böyle bir hata kabul edilemez. Neredeyse bir dolandırıcılık var. TMSF kayyum atadı. Öncelik, çalışanların mağdur olmamasıydı.”

DİĞER SANTRALLERDEN DESTEK SAĞLANDI
“Orada çıkarılan kömür kullanılabileceği bir santrale gönderildi. Buradaki çalışanların maaşlarının ödenebilmesi öncelikti. Kalıcı çözüm için de adımlar atılıyor, bunu bir yatırımcıya devretmek ve üretimin devam etmesini sağlamak. Eylül 2016’dan beri ödemeler başladı. TMSF’den aldığım bilgiler ve süreci takip ettiğim için biliyorum. Ancak şöyle bir gelişme oldu. Taşınan kömürü alan santralde 4 baca yerine iki baca kapasitesine düştüler. Bu da ödemelerde bir aksama yarattı. O sırada sayın Bakanımız Berat Albayrak ile de birkaç görüşmem oldu. TMSF Başkanı ve başkan yardımcısı ile görüştük. Enerji Bakanlığı, başka tesislerdeki üretimden elde ettiği gelirle buraya destek vermeye başladı. Ödemelerde aksaklık olduğuna dair işçilerden haber geldi. Greve çıkıldığı günün öncesinde, bizim gündemimize gelmişti ve devreye girmiştik. Şimdi iki aylık maaşın alınamadığına dair bir söylem var. Bu iki aylık maaş hangi dönemden başlıyor bunun tespiti için araştırma yapıyoruz. En kısa zamanda böyle bir mağduriyet varsa bunun giderilmesi lazım. İşçilerimiz ellerinde bordroları varsa göndersinler bana. TMSF ile görüşmelerimiz sürüyor. Kömür çıkarılıyor ama enerji üretimi yapılamıyor. Çıkan kömürün kalitesine göre bir santral altyapısı yapılmamış. Çeşitli yatırımcılarla görüşmeler yapılıyor.”

YARIN:

Emine Nur Günay’ın Eskişehir siyasetine bakışı

EİYAP ve TADEM projeleriyle ilgili çok önemli gelişmeler

Editör: admin admin
PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber İŞİNİZİ YAPIN
Sonraki Haber MEHMETÇİK İÇİN ÖRDÜ

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI

1

ÖZEÇOĞLU’DAN DESTEK

2

BUĞRA TAMAM SIRA ONLARDA

3
Reyna Premium