ANA SAYFA > Söyleşi > HER ROLÜMDE BİR PARÇAM VAR

HER ROLÜMDE BİR PARÇAM VAR

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
HER ROLÜMDE BİR PARÇAM VAR

Şehir Tiyatroları oyuncusu Burcu Tutkun bu sezonda iki oyunda karşımıza çıkıyor. Tutkun, “Benim için oynadığım rol, yazarla ve yönetmenle beraber söylemek istediğimiz sözün bir aracı. Ve o sözü en güzel ve en doğru biçimde ifade etmek de tek hedefim...

Şehir Tiyatroları oyuncusu Burcu Tutkun bu sezonda iki oyunda karşımıza çıkıyor. Tutkun, “Benim için oynadığım rol, yazarla ve yönetmenle beraber söylemek istediğimiz sözün bir aracı. Ve o sözü en güzel ve en doğru biçimde ifade etmek de tek hedefim” dedi

Burcu Tutkun, 15 yıldır Eskişehir Şehir Tiyatrolarında oyunculuk yapıyor. Şehir Tiyatrolarında aldığı roller dışında, onu televizyon dizilerinde ve filmlerde de görüyoruz. Bazen dominant bir anne, bazen eğlenceli bir kadın, bazen de hayatın içinde çıkış yolu arayan bir kadın rollerinde karşımıza çıkan Tutkun ile hem tiyatro üzerine hem de yaşantısı üzerine konuştuk.

Tiyatroya nasıl başladınız?
1996 yılında İşletme Fakültesi’nde okurken amatör bir tiyatroda da görev almaya başladım. Tiyatro çocukluk hayalimdi. 2000 yılında İşletme’yi dördüncü sınıfta bırakıp Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı sınavlarına girdim ve kazandım. 2003’te mezun oldum. Oyunculuk artık mesleğim oldu.

Ne zamandan beri Şehir Tiyatroları’nda oyunculuk yapıyorsunuz?
Mezun olduğum yıl Eskişehir Şehir Tiyatroları sınavına girdim ve kazandım. 2003 yılından beri Şehir Tiyatroları oyuncusuyum.
Resim - 20803_1_l.jpg

BİRBİRİNDEN ÇOK FARKLI İKİ KARAKTER
Bu sezon hangi oyunlarda sizi izleyeceğiz?
Bu sezon iki oyunda oynuyorum. Bernarda Alba'nın Evi ve İki Bekar…

Oyunlardan da bahsedelim mi biraz?
İki Bekar geçen sezondan oyunum. Amerikalı yazar Sam Bobrick’in yazdığı Mete Ayhan’ın yönettiği iki kişilik bir komedi. Oyunda kadın erkek ilişkileri eğlenceli bir şekilde anlatılıyor. Deli dolu ilişkilerinde sürekli başarısız olmuş bir kadını oynuyorum. Bernarda Alba’nın Evi ünlü İspanyol şair ve yazar Lorca’nın oyunu. İpek Atagün yönetti. Dönemin koşullarıyla beraber baskı ve aile yaşantısını anlatan bir dram. Bernarda Alba’nın Evi’nde Bernarda Alba’yı oynuyorum. Geleneklere bağlı çoğu zaman zorba bir anne. Oynadığım iki oyundaki iki karakter de birbirinden çok farklı. Ve bu benim mesleğimin en eğlenceli tarafı.

Rolünüze nasıl hazırlanıyorsunuz?
Her rolün farklı dinamikleri oluyor. Aldığımız eğitim bir role nasıl yaklaşmamız gerektiğini öğretiyor bize. Sonra oyunun yazılış nedeni, yazarın role yüklediği anlam, sosyal ve psikolojik boyutları, toplumsal anlam hepsi birleşip benim yaşanmışlıklarımla harmanlanıyor diyebilirim kısaca.

Tiyatroda büründüğünüz bir rolle, seyirciyi etkilemenin yolu nereden geçiyor? Sadece yetenek yeterli mi?
Yetenekli olmak önemli tabi ama tek başına yeterli değil. Akıl, duygu birliği olmazsa olmaz bence.
Resim - 20803_2_l.jpg

ROLÜN KÜÇÜĞÜ BÜYÜĞÜ OLMAZ
Aynı zamanda tiyatro oyunculuğu dışında ekranlarda da görüyoruz sizi. Tanınırlık kısmından ziyade bir oyuncu için hangisi daha önemli? Hangisinde oyuncu kendini daha rahat ifade edebiliyor ve vermek istediği mesajı daha iyi verebiliyor?
Evet, tiyatro dışında birçok televizyon işinde oynadım. Bana göre elbette tiyatro. Çünkü tiyatro birebir seyirciyle iletişim kurabileceğiniz ve o an beraber paylaşabileceğimiz bir alan sunuyor bize. Ve ben bu atmosferi çok daha değerli buluyorum.

Tiyatrocuların iyi oyunculuk sergilemeleri dışında bir misyonları olduğunu düşünüyorum. Konu güzel, rol güzel olabilir ama en büyüğünden en küçüğüne canlandırılan her karakterin verdiği mesajlar var. Siz canlandırdığınız karakterleri seçmeden önce neye dikkat ediyorsunuz? Rolüne mi, kaç dakika sahnede kaldığına mı, repliğine mi, yoksa mesajına mı?
Biz kurumsal bir tiyatroyuz ve bir yönetimimiz var. Her yıl bu yönetimin belirlediği bir repertuar oyunlarımız var. Bu sebeple oynadığım rolü birebir kendim seçmiyorum. Bana uygun görülen rolleri oynuyorum. Benim için oynadığım rol, yazarla ve yönetmenle beraber söylemek istediğimiz sözün bir aracı. Ve o sözü en güzel ve en doğru biçimde ifade etmek de tek hedefim. Rolün küçüklüğü ya da büyüklüğü de bir bütünün içinde kendini nasıl ifade ettiğinle alakalı bir durum bence.

Tarihi dönem dizilerinde de oynadınız, şu anda da Savaşçı’da oynuyorsunuz, hem de güncel dizilerde oynadınız. Hangi türde dizilerde oyunculuk sizin için daha keyifli?
Birçok dizide oynadım ama sanırım en çok dönem dizileri beni daha çok heyecanlandırıyor.
Resim - 20803_3_l.jpg

ANNE OYNARSAM KENDİMLE KARŞILAŞTIRIYORUM
Kendinizi yakın hissettiğiniz, işte bu aynı ben dediğiniz bir rolü oynadınız mı hiç?
Aslında oynadığım her rolde benden bir parça mutlaka var. Çünkü yaşanmışlık çok önemli. Bazen bir anne oynuyorum mesela ve kendi oğlumla ve anneliğimle ilgili bir sürü durumu karşılaştırıyorum ister istemez. Bir role hazırlanırken sorulması gereken önemli bir sorudur 'Ben olsaydım nasıl davranırdım'

Bir gün mutlaka şu rolü oynamak istiyorum dediğiniz bir rol var mı?
Her rol yeni bir serüven yeni bir heyecan benim için. İstediğim pek çok rolü oynadım diyebilirim açıkçası.

Özel tiyatrolar hakkında ne düşünüyorsunuz? Biz Eskişehir’de yaşadığımız için sanatın her haline ilgi duyuyor ve destekliyoruz. Fakat buna rağmen zaman zaman özel tiyatrolara ilgi az olabiliyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Özel tiyatro yapmak her zaman birçok zorluğu beraberinde getiriyor maalesef. Mesela bir proje için devletten destek almak gibi bir şansları yok. Birçok konuda mücadele etmek zorundalar. Dekor, kostüm, afiş, bilet satışı vs. Bu durumda kurum tiyatrolarından farklı bir fiyat politikaları olmak zorunda. Günümüz ekonomik koşullarında herkesin karşılayamayacağı fiyatlarda oluyor bazen biletler. Eskişehir bu konuda gerçekten çok şanslı. Kendi belediyesi bünyesinde Senfoni Orkestrası ve tiyatrosu var. Ulaşım ve bilet fiyatları çok makul. Birçok festivale ev sahipliği yapan modern bir şehir. Sanata ve sanatçıya olan özen her zaman hissediliyor bu şehirde. Bu konuda Sayın Prof.Dr. Yılmaz Büyükserşen hocamızı anmadan olmaz. Bir şehrin kültür ve sanatla nasıl kalkınacağına dair adımlar atmış hep. İmkanlar dahilinde biz sağladığı koşullar için teşekkürü borç biliriz.

BU ŞEHİR HUZUR VE GÜVEN VERİYOR
Oyuncu Burcu Tutkun’u biliyoruz ama normal zamandaki Burcu Tutkun nasıl biri? Neler yapmaktan hoşlanır?
9 yaşındaki oğlum Demir ile vakit geçirmek öncelikli hobim diyebilirim. Festival filmlerini takip etmeyi seviyorum. Doğada vakit geçirmek, mümkün olduğunca yaptığım şeyler arasında. Ve dostlarla sohbet, muhabbet…

Bir de Adanalısınız, öyle sıcak bir şehirden gelip Eskişehir gibi soğuk bir şehre adapte olmakta hiç zorlandınız mı?
Evet, ilk geldiğim zaman çok zorlandım. İnanılmaz bir iklim farkı var. Hiç unutmuyorum kıyafetlerim çok ince olduğu için bir yıl boyunca Eskişehir koşullarına uygun kıyafetler almak zorunda kalmıştım. Ama şimdi alıştım tabi. Eskişehir'de çalışmayı ve yaşamayı ve hatta burada çocuk büyütmeyi çok seviyorum. Kendimi huzurlu ve güvende hissediyorum bu şehirde.

Editör: admin admin
PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber KASAYI AÇAMAYINCA NEHRE ATTILAR
Sonraki Haber İNÖNÜ KUTLAMALARA HAZIR

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI

1

ÖZEÇOĞLU’DAN DESTEK

2

BUĞRA TAMAM SIRA ONLARDA

3
Reyna Premium