ANA SAYFA > Söyleşi > HUKUK KLİNİKLERİ KURDUK

HUKUK KLİNİKLERİ KURDUK

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
HUKUK KLİNİKLERİ KURDUK

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ufuk Aydın ile hukuk eğitiminde başarı çıtasını hızla yükselten Anadolu Üniversitesi’ni ve Aydın’ı hukuk eğitimine bakışını konuştuk...

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ufuk Aydın ile hukuk eğitiminde başarı çıtasını hızla yükselten Anadolu Üniversitesi’ni ve Aydın’ı hukuk eğitimine bakışını konuştuk

Röportajımızı bu hafta Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ufuk Aydın ile gerçekleştirdik. Kendisiyle şehrimizin değerini eğitim kalitesiyle arttıran ve ülkemizde hukuk eğitiminde başarı çıtasını hızla yükselten Anadolu Üniversitesi’ni konuştuk. Hukuk öğrencilerine tavsiyelerde bulunan Ufuk hocamız kendi yaşam tarzıyla da bizlere ışık tuttu. Ben de yüksek lisans sırasında kendisinden ders alarak şanslı öğrenciler arasına girmiştim. Gezip gördüğü yerler, deneyimlediği yabancı kültürler, hukuk alanındaki çalışmaları ve yazdığı kitapları içeren keyifli sohbetimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Resim - 10391_1_l.jpg

Kendinizi bize tanıtır mısınız?
Eskişehir doğumluyum ve burada büyüdüm. Eskişehir Anadolu Lisesi mezunuyum. Eğitimime Ankara Üniversite Hukuk Fakültesi’nde devam ettim. 1990 yılında Anadolu Üniversitesi’nde asistanlığa başladım. O yıllarda hukuk fakültesi yoktu; İktisadi ve İdari Bilimler çatısı altında hukuk anabilim dalında göreve başladım. 2008 yılında profesör oldum ve 2011’den bu yana da bir kısmı vekaleten olmak üzere altı buçuk yıldır dekanım.

HİÇBİR ÖĞRENCİYE HİYERARŞİK YAKLAŞMADIM
Öğrencileriniz sizi çok seviyor. Hem verdiğiniz derslerde başarı, hem de öğrencilerinizin derslerinize devam oranı yüksek. Bunu nasıl başarıyorsunuz, nasıl bu kadar popüler bir hoca oldunuz?
Hiçbir zaman öğrenciye hiyerarşik olarak yaklaşmadım. Onları meslektaşım olarak gördüğüm için ve de empati kurduğum için çok iyi anlaşıyoruz. Mesela sen benim öğrencimdin ama şimdi iş dünyasında buluştuk ve bu röportajı gerçekleştiriyoruz. Öğrenci öncelikle benim arkadaşım. 1992 yılında ilk kez derse girdim ve bu güne kadar hiçbir öğrencimi azarlamadım, dersten atmadım, küçük düşürmedim. Bu öğrenci-öğretmen ilişkisini farklı kılıyor. Karşılıklı saygı sınırlarını aşmıyoruz. Öğrencilerimin sorunlarına elimden geldiğince çözüm bulmaya çalıştım. Örneğin; gece sosyal medyadan bana referans olur musunuz? diye mesaj gelir. Rahatsızlık duyacağım hiçbir olay yaşamadım çünkü benim verdiğim değeri öğrencilerimde fark eder ve ona göre davranırlar.

Sosyal medyanın bağımlısı olduk ve her geçen gün kullanımı artıyor, telefonları elimizden bırakamıyoruz. Bu konu da ne düşünüyorsunuz? Sosyal medya kullanımı faydalı mı?
Bir kere kullanmak çok kolay ve eski öğrencilerime, dostlarıma rahat ulaşabiliyorum. Çok ilginç bir araştırma sonucunu paylamak istiyorum; Gençlere sormuşlar: sosyal medya mı? Sevgiliniz mi diye? Yüzde 70’i sosyal medyayı seçmiş. Daha ilginç bir anım; bir yıl üniversitede yıllık çıkaramadık. Öğrenciler başvuru yapmadılar. Neden diye sordum. Herkes Facebook’ta eski arkadaşlarıyla görüştüklerini ve yıllığa gerek olmadığını belirtti. Ben de başladım sosyal medya kullanmaya. İşlevsel ve faydalı ama bazı şeyler zarara dönüşebiliyor. Sınırı bilmek ve dikkat etmek gerekiyor. Paylaştığımbir şeye ters yorum gelirse engelliyorum, polemiğe girmemeye çalışıyorum. Öğrencilerle iletişim için çok yaygın kullanıyorum. Tabi bağımlılık haline de gelmemeli. Araç mı? Amaç mı? Onu iyi ayırt etmemiz önemli!
Resim - 10391_2_l.jpg

HER ZAMAN RUTİNDEN ÇIKMAK GEREKİYOR
Üniversitedeki görevleriniz dışında başka çalışmalarınız da var. Köşe yazarlığı, Futbol Federasyonu’nda hakemlik ve arabuluculuk gibi.
Hocalık çok güzel ama rutinden çıkmak gerekiyor. Kendi hayatım için hangi açılımlar yapabilirim diye düşündüm ve değişik uğraşlar buldum kendime. ÇSGB’ye bağlı olarak sendikalar ve işverenler arasında arabuluculuk yapıyorum. Türkiye’de bu işi yapan yaklaşık 100 kişiyiz. Zor ve önemli bir görev. Ayrıca bilirkişi olarak görev alıyorum. Türkiye Futbol Federasyonu’nda hakemlik görevim ise çok ilginç gene bunu ülkemizde üstlenen 60-70 kişiyiz. Mesela; futbolcu ile kulüp arasında anlaşmazlık çıkıyor. Futbolcu dava açıyor alacakları için. Hakem atanıyor ve 3 görevli kişi kulübü yargılıyor. Borç siliniyor vb. sonuçlar doğuyor. Ama kendim Eskişehirspor üyesi olduğum için takımın davalarına giremiyorum.

Futbolda hakemlikte zorluklarla mücadele ediyorsunuz. Türkiye çapında futbolu ve Eskişehirspor’u nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de futbol çok önemseniyor. Eskişehirspor; futbol konuşulan her ortamda bahsi geçen bir takım ve saygı duyulan bir takım. Son yıllarda seyircisiyle gündemde ve kayyuma gitme aşamasından döndü ve kayyuma gitmemiş, hala maçalara çıkabiliyorsa bunda seyircinin çok büyük katkısı var. Efsanebir taraftara sahip olmak takım için çok önemli, en büyük şans!
Milli maçlarda da ev sahipliği yaptık. Aynı zamanda bilinçli de bir taraftar kitlesi var burada. Eskişehir taraftar birlikleri bir araya gelerek bir manifesto yayınladılar. Sadece show boyutu değil takımlarına sahip çıkmak adına da çok önemli bir örmek. Bu işin akademisyenliğini yapa bir hoca olarak tebrik ediyorum!

İSTEYEN FAKÜLTEMİZE GELİP DANIŞABİLİYOR
Hukuk Fakültesi olarak Anadolu Üniversitesi ülkemizin ilk 10’u arasına girdi. Bu başarı nasıl oldu? 
Bu bir ekip işi. Ekibi yönlendirmek gibi bir etkim olmuştur muhakkak. Aklımda hep projeler vardı gelişmek için. Dekan olduktan sonra gerçekleştirme fırsatını bulduğum şeyler oldu. Mesela; klinik hukuk uygulamaları var. Hukuk eğitimi hep teoriktir denir, gerçek hayat başkadır denir. Klinik uygulamalarıyla öğrenciler okurken uygulamaları da görüyor. Ulusal ve uluslararası toplantılar düzenledik ve ilk kez ülkemizde klinikleri Anadolu Üniversitesi’nde kurduk. Hukuki sorunu olup ekonomik durumu olmayan vatandaşlar fakültemize gelip danışabiliyorlar. Ama vekâletini alıp davalara giremeyiz. Diğer bir yaptığımız güzel çalışma hukuk kongresiydi. Dünyanın hukuk alanındaki en büyük örgütü 2015 yılında 8.Dünya Kongresini Anadolu Üniversitesi’nde gerçekleştirdi. 55 farklı ülkeden 350 hukuk fakültesi hocası geldi. Diğer çalışmalarımız; öğrencilerimiz mülteci kamplarına gidip onları eğitiyor, liselere gidiyorlar, alışveriş merkezlerinde tüketicileri bilgilendirmek için stantlarda çalışıyorlar. Eskişehir Barosu ve üniversitemiz arasında yaz stajı uygulaması başlattık. 3 ve 4. sınıflarda öğrencileri için bu stajda sigorta primleri de ödendi. Yani olabildiğince ihtiyaçlara yönelik projeler üretiyoruz. Video konferans cihazıyla Ankara ve İstanbul’da ki önemli büyük hukuk bürolarına bağlanıyoruz.
Bağlanıyoruz, oradaki avukatlarla görüşüyoruz. Öğrenciler her türlü uygulamayı görmüş olarak mezun oluyorlar.
Resim - 10391_3_l.jpg

KİTAP OKUYUN, SERTİFİKA ALIN, KURSLARA GİDİN
Hukuk öğrencilerine iyi bir hukukçu olmak için neler demek istersiniz? Hangi meslek dalı olursa olsun ilgi alanına yönelmek önemli. Hukuk öğrencilerinin de kimisi avukat olmak istiyor, kimisi savcı. Öğrencilerinize önerileriniz nelerdir?
Türkiye’de çok fazla hukuk fakültesi ve çok fazla sayıda mezun var. Hukuk mezunu olmak özel ve keyifli bir şey tabi ki. Ama farklılık yaratmak gerekiyor ve hayatı idame ettirmek gerekiyor. Herşeyi bilen avukat devri geçti.
Her yıl başarılı avukat, savcı ve hakimiüniversitemize davet ediyoruz, konferanslar düzenliyoruz. Yeni hukuk dalları ve alanlar çıktı; bilişim, uzay, spor, telif hakkı hukuku,uluslararası fonlar hukuku vb. Belli bir alanda uzmanlaşma öneriyorum. Kitap okuyun, sertifika alın, varsa ilgili kurslara gidin! Faydalı ve seçimlik dersler açıyoruz. Klinikuygulamalarda seçimliktir mesela. Öğrencilerde faydalanıyorlar.
Örneğin yapay zeka ve robotları konuşuyoruz. Bunların hukuka yansıması da nasıl olacak yeni bir alan bu da.  Bu nedenle çalışmaya, araştırmaya devam etmeliyiz. Birde öğrencilerim için en büyük dileğim; mezun olmaları!!!

Editör: admin admin
PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber OPERASYONLA 4 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Sonraki Haber BiZ PROJE ÜRETİYORUZ

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI

1

ÖZEÇOĞLU’DAN DESTEK

2

BUĞRA TAMAM SIRA ONLARDA

3
Reyna Premium