ANA SAYFA > Söyleşi > İLHAM PERİLERİNE İNANMIYORUM

İLHAM PERİLERİNE İNANMIYORUM

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
İLHAM PERİLERİNE İNANMIYORUM

Tolga Akman, Eskişehirli genç bir yazar, ama “youtuber” yazarlardan… 12 yaşında yazmaya başladı ve şimdi üç kitabı var. Akman ile yazarlık serüveninin nasıl başladığını ve gelecek için planlarını konuştuk...

Tolga Akman, Eskişehirli genç bir yazar, ama “youtuber” yazarlardan… 12 yaşında yazmaya başladı ve şimdi üç kitabı var. Akman ile yazarlık serüveninin nasıl başladığını ve gelecek için planlarını konuştuk

Tolga Akman, Eskişehirli genç yazarlarımızdan. Kendisini daha çok Youtube’da seslendirdiği şiirlerden biliyorsunuz ama Tolga, 12 yaşında yazar olmayı seçmiş ve o zamandan bu yana da sürekli senaryo, roman, aforizma, deneme ve şiirler yazmış. Şu an yazdığı üç kitabı var. İkisi roman biri de “Poyraz” adlı kitabı. Doğada kendini daha çok bulduğunu ifade eden Tolga, gezerek kafasında oluşan sorulara cevap bulduğunu dile getiriyor. Tolga, Poyraz’ı yeni çıkardı. Diğer kitapları da arkasından gelecek. Onun dışında da yazdığı senaryoları kendi çekmek istiyor ve insanlığa mesaj verenlerden olmak istediğini dile getiriyor.
Resim - 28443_1_l.jpg

BİR KIZA YAZDIĞIM ŞİİRİ ÖĞRETMEN BULUNCA ŞAİR OLDUM
12 yaşında ne oldu da ben yazacağım dedin?
Onun hikayesi çok ilginç. Normalde kalemi elime aldığımdan beri hep bir şeyler yazıyorum. Ama 12 yaşında Türkçe öğretmenim sayesinde başladı. Okulda tek başarılı olduğum ders sanırım Türkçe idi. Kompozisyonlardan tam not alırdım. Bu da öğretmenimin ilgisini çekmiş. Başlarda kopya mı çekiyorum, nasıl yazıyorum diye çok sorguladı. Sonra benim şiir yazmamı istedi. Çocuğum tabii, çok da ilgimi çekmedi. Asıl hikaye bir kızla başladı. Kız, ben ve iki arkadaşımdan şiir yazmamızı istedi. Üçümüz kendi şiirlerimizi hazırladık. Ben çok özendim yazarken, kokulu zarflar ve kokulu kağıtlar aldım. Akrostiş bir şiir yazdım ve kıza verdim. Kız okuyunca beni seçti. Sınıfa girerken yanlışlıkla zarfı düşürmüş. Türkçe öğretmeni de sınıfa girerken görüp almış ve okumuş. Dersten sonra beni yanına çağırdı ve şiir için teşekkür etti. Ben anlamadığım için, öğretmenimden özür diledim ve şiiri en kısa süre içerisinde yazacağımı söyledim. Sonra çantasından zarfı çıkarınca şok oldum. Ondan sonra da yazı hayatım başladı ve ben kendimi tamamen bu işe adadım.

Senin bir de youtube kanalın var. Orada kendi yazdığın şiirleri seslendiriyorsun…
İnsanlar buna şiir diyor. Benim Youtube’ta seslendirdiklerimin çoğu belki de hiçbiri şiir değildir. Şiir zaten aruz ölçüsü ve kafiyeye dikkat edilerek yazılır. Benimkisi tamamen serbest yazılar. Ben onlara daha çok aforizma, mektup, deneme ya da senaryo gibi bakıyorum. Aslında ben şiir seslendirme sanatçısı değilim. Ama Cemal Süreyya olsun, Nazım Hikmet’in olsun şiirlerini seslendirdiğim de oluyor. Ben içime kapanık, kendi sorunlarımı kendi çözmeye çalışan bir tipim. Bu tipin içinde de yazmak kendimi ifade edebildiğim en iyi mecra. Bana güç vermeye başladı. Bir sıkıntı yaşadığımda yazarak, kurgulayarak aktarıp yazdığımda, o darlıktan ve sıkıntıdan kurtuluyorum. Hayatım tamamen bu şekilde geçti.
Resim - 28443_2_l.jpg

BEN PROFESYONELLİĞİ SEÇTİM
İlham perilerin var mı?
ok fazla kitap okuduğumdan dolayı ilham perilerine inanmamaya başladım. Eğer bir yazar olacaksam bir ilham perisi mi bekleyeceğim diye sorgulamaya başladım. Derken İstanbul’dan bir ağbim bana, Stephan King’in Yazma Sanatı adlı kitabını önerdi. Orada şöyle bir cümle vardı, “Amatörler ilhamı bekler, profesyoneller de direkt yazar” ben profesyonel kısma geçmeyi seçtim. Bugün bir kitap yazacaksam ilham perisi beklemek yerine önce sinopsisini yazıyorum, karakterlerini, her şeyini belirliyorum, kitaba başlıyorum.

Kitabına, Poyraz’a değinelim. Yeni çıktı, çok da güzel. Öyküsünü anlatır mısın…
Bu kitaba 15 yaşında başladım. Bir takım sıkıntılarım oldu. O sıkıntıların arasında kurtuluş gibi gördüm. Çok fazla sağlık problemi yaşadım. Gözlem yaptım. Hastanede yazdım, eve geldim evde yazdım. Benden çok büyük insanlarla konuştum. Onların hayat hikayelerinden esinlendim. Kitap bu şekilde ortaya çıktı. 17 yaşında bitirdim. Bir kitap yazacağımı düşünmediğim için 17 yaşında tamamen bitirdiğimde dönüp ne yazdığıma baktım ve kitabı bu şekilde ortaya çıkardım. Tamamen dramatik bir hayatın içinden inanarak çıkardım.

Az önce dedin ya inandım ve öyle çıkardım diye, o zaman sen de şu söze inananlardan mısın? “Başarmanın yarısı inanmaktan geçer”
Kesinlike. İnsan ne kadar isterse istesin, ortaya iş koysun, tek söylersen çıkmaz. İnanacaksın. Ben bu kitabı çıkartmak için 4 yıl uğraştım. Yayın evlerinin çalışma prensipleri tamamen ticari amaçlı olduğu için önceliği fenomen olmuş kişilere veriyorlardı. Benim öyle bir durumum yoktu. O yüzden çok zorlu oldu. Ailem bile çevremde herkes bu işten vazgeçmemi istediler. Boş iş dediler beni sürekli indirmeye çalıştılar. Ama ben inandığım için bu işin peşini bırakmadım ve sonunda da çıktı.
Resim - 28443_3_l.jpg

KENDİMDEN BİR ŞEY KOYMAK İSTEDİM
Kitabı okurken bazı şeyler dikkatimi çekti. Neden hep 5 sene? Hep bir 5 sene vurgusu var… 5 senin için ne anlam ifade ediyor?
15 yaşında olgunlaşmaya başladım. O zamanki yaşıtlarım farklı şeyler yaparken ben daha çok hayatın önüme açtığı sofrayı temizleyip kaldırmakla uğraşıyordum. 20 yaşımda tamamen bu hayattan sıyrıldım. 5 yıl orada bunu not etmek istedim. Bir ket vurmak istedim. Bu 5 yıllık sürede bu hayatın içinden nasıl çıkacağımı nasıl kararlar almam gerektiğini belirledim. O yüzden de bu 5 yılı burada farklı yazılarda kullanarak not etmek istedim.
Bir de kitap için mektupvari ve aforizma diye konuştuk ya öncesinde. Kitapta giden bir sevgili var. giden sevgilinin gelmesini istiyorsun ama bir yandan da gelip hayatını değiştirmesinden korkuyorsun…
İlişkilerde sürekli sıkıntılar yaşanıyor. İnsan ilişkileri çok farklı. Örneğin birisiyle tanışıyorsunuz ve sevgili değilsiniz. Sevgili boyutuna geçtikten sonra işler çok farklı değişiyor. Sanki o insan sevgili olmadığınızda gitmeyecekmiş gibi ama sevgili olduktan sonra da gidecekmiş gibi korkmaya başlıyorsunuz. Bu sefer korkuyu kendi içinde savaş haline getiriyorsunuz. O savaşı yenmeye ya da az zararla o savaştan çıkmaya çalışıyorsunuz. Kitapta da bahsetmek istediğim konu, insanlar gelir ve gider. Buna çok fazla takılmayın. Bu kitapta asıl vermek istediğim mesaj da bu. Youtube’da da insanlara bir mesaj vermek istediğimi belirttim. İnsanlar tamamen hayatımızda kalıcı değil. Bunu olgunlukla karşılamamız gerekiyor.

Peki, kırmızı kazak?
Kırmızı en çok sevdiğim renktir. Nedense beni içine çok alıyor. Kendimden bir şey vermek istedim. Bu kitap gözlem sonucu olunca kendimden de bir şey koymak istedim.

Kitapta bir öykü de var, parkta bir adamla karşılaşıp konuştuğun kısım. Onu gerçekten yaşadın mı merak ediyorum?
Evet, o kurgu değildi. Gerçekten yaşadım bu olayı. Bir gün sürekli kafamı toplamak için gittiğim bir yer var. Oraya gittim ve kendisiyle karşılaştım. Çok dramatik bir hayatı vardı. Çok paylaşmak istemedim. Orada bir cümleden esinlenerek, o adamın bana söylediği son cümleyi o hikayenin sonuna düştüm ve o yazıyı öylelikle tamamladım. Gerçek bir hikayeden doğmuş bir metin.
Resim - 28443_4_l.jpgMÜCADELESİNİ VERECEĞİM
Bundan sonraki planların neler?
Dediğim gibi senarist ve yönetmen olmayı çok istiyorum. Bir Nuri Bilge Ceylan olamam ama onun gibi işler yapmak istiyorum. Kendime özgü hikayeler yaratıp, senarist ve yönetmen olmak istiyorum. Ayrıca ben romancıyım. Deneme yazma taraftarı pek değilim. Detaycı bir insanım ve detaylı anlatmayı severim. Romanın daha sürükleyici ve daha insanın hayatını değiştirdiğine ve bir şeylere yol açabileceğine inandığım için, bundan sonraki kitaplarım tamamen roman olacak.

Mesaj vermek istediğini söyledin ya yazarların aslında yazdıkları eserlerde sadece kendilerini ifade etmek değil de mesaj vermek istediklerini söyleyebilir miyiz…?
Bana kalırsa bu değişkendir. Kimisi var tamamen kendini anlatmak ister, kimisi de sadece mesaj vermek ister. Ben mesaj vermek isteyen taraftanım. İnsanlık için projeler yaptım. İnsanlığın artık öldüğünü savunan bir tipim. Eğer ki, ünlü bir yazar olursam bunun için aklımda çok fazla proje var onları gerçekleştireceğim. İnsanlığı ayakta tutmak istiyorum.

PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber BETON ADAMLAR SEZONU NOKTALIYOR
Sonraki Haber ANKARA’YI DA ÖRNEK ALALIM

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI

1

ÖZEÇOĞLU’DAN DESTEK

2

BUĞRA TAMAM SIRA ONLARDA

3
Reyna Premium