ANA SAYFA > Söyleşi > İYİ FOTOĞRAF DÜRÜST OLMALI

İYİ FOTOĞRAF DÜRÜST OLMALI

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
İYİ FOTOĞRAF DÜRÜST OLMALI

Ergün Karadağ, üniversite yıllarında geldiği Eskişehir’de fotoğrafa başlamış, bugün fotoğraf alanında hem Türkiye’nin hem de dünyanın tanıdığı bir isim… Eskişehir’de EFSAD’da yaptığı sunum vesilesiyle bir araya geldik, fotoğrafçılığı, fotoğrafın geleceğini konuştuk

Ergün Bey sizi kısaca biraz tanıyalım…
Memur bir ailenin çocuğuyum. Babamın memur olmasından dolayı bütün Anadolu’yu dolaştık. 1990 yılında da Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde TIP Fakültesine başladım. Fotoğrafı da Eskişehir’ de öğrenmeye başladım. Eskişehir bu konuda benim hayatımın başlangıcında çok önemli bir yere sahip. Sonra analog makineyle Abdülkadir Candemir hocamdan fotoğrafı öğrendim. Fotoğrafa siyah beyaz başlayıp, dijital teknolojiyle devam eden, şu anda da Urfa’da hekim olarak çalışan biriyim.

Daha öncesinden fotoğrafa ilginiz var mıydı?
Çocukken hatırlar mısınız bilmiyorum, Ana Brithanica’nın fasikül fasikül sayıları gelirdi. Babam her hafta onlardan alırdı. Biz onları sayfa sayfa okurduk. Dünyayı anlatan, kabileleri anlatan, insanları anlatan fotoğraflar vardı ve biz onları hayranlıkla okurduk. Bu sevda galiba oradan filizlendi. O fotoğrafları görürdüm. Mesela Mısır’ı hatırlıyorum, penguenleri hatırlıyorum…

HİKÂYESİ OLMALI
Genelde fotoğraflarınıza baktığımızda toplumsal sorunları dile getiren insan portrelerinizde yaşanmışlıkların yüzlerinden okunduğu fotoğraflarınız var…
Ben insanla çok işli dışlı olduğum için, çok dolaştığım için, biraz da kaderi, kederi gördüğüm için fotoğraflarımın arka planında kişinin yaşadığı durumu da görebiliyorsunuz. Fotoğrafın birçok dalları var. Benim de çalışmalarım, belgesel ve insan ağırlıklı. İnsanı anlatırken de bir hikayesinin olmasını istiyorum. Alnındaki çizgiden, arkasındaki bir öğeye veya yaşadığı mekanda bıraktığı bir ize kadar, toplumsal hareketlerin olduğu göçler, deprem gibi oluşumları anlatmaya çalışıyorum. Benim de duyarlı yönüm bu.

Fotoğrafların bir hikayesi var, geçmişi anlatıyor, özlemi, umudu anlatıyor… Peki, fotoğrafın geleceğine nasıl bakıyorsunuz? Neler bekliyor gelecekte bizi?
Fotoğrafın geleceği çok farklı. Artık çok korkunç bir dünce, ekipman ve stil değişimine geliyor. Artık klasik fotoğraf ve sunumları tabii ki olacak ama bunlar çok değişecek. Üç boyutlu fotoğraflar olacak, siz o fotoğrafın içine gireceksiniz. Sanal dünyada o adamla konuşacaksınız. Odasına gireceksiniz veya gözünüzle bakmış olduğunuz bir şeye makinenize nöron aktarımıyla ileteceksiniz. Makine sizin düşündüğünüzü çekecek. Kreatif fotoğraf denilen bir yapı oluştu. Daha da üst boyuta geçecek. Klasik çek gör her zaman olacak ama teknolojisi korkunç değişecek. Dünyadaki birçok yere gitme kolaylaştı. Dünya küçüldü. Baktığınızda çok fotoğraf oluşuyor ama bir bakıma da tıkanma oluyor.

Bunun zararı nasıl olabilir peki?
Zararı çok olabilir. İfşa edilecek olaylar çok var. Bunun siyasi boyutları da tartışılır. İnsanların hayatlarına girilmesi, istenmeyen hayatların deşifre olmasına neden olabilir. Fotoğrafın tarihine baktığınızda dünyada birçok fotoğrafın birçok olayı başlattığını görüyorsunuz. Eskiden gazetelerde çizimler vardı. Fotoğraf taşınabilir makineyle ortaya çıkması ve basılı hale gelip gazetelerde kullanılmasıyla dünya değişti. İnsanlar savaşları gördü, Napalm saldırılarını gördü, Arap baharını gördü, Che Guavera’nın bir fotoğrafı dünyada imge oldu.  Fotoğraf artık tek başına değil. Sosyal medyada bir olayı çekiyorsunuz dünyayı değiştiriyorsunuz. Her şeyden haberdar oluyorsunuz. Kitleleri hareket ettirebiliyorsunuz. Şili’deki kadın hareketlerinin video dansını kimseye anlatamazken, sosyal medya da ortaya çıkınca herkes dünyada eyleme katıldı. İnsanlar dünyada Suriye göçünü anlayamazken, Aylan Bebeğin, sahildeki fotoğrafı dünyayı durdurdu. Bu kitleleri iyi de değiştirebilirsiniz, kötü de değiştirebilirsiniz. Ama anlatı tarzı kavramsal olarak çok gelişiyor. Fotoğraf nasıl gelişiyorsa insanların hareket yapıları, konuları da değişiyor. Zararı düşünen insanların aklına gelen şeyler. Şu anda da zararları var ama bunu engelleyen yasalar, duygusallıklar, etiklikler var. Siz bunu kendinizde veya kurallarda yaşadığınız sürece bu zararlar çıkmıyor.

Fotoğraf yalan söyleyebilir

Size göre iyi bir fotoğraf nasıl olmalı?
İyi fotoğraf, çektiğiniz dalla da ilgili. İyi bir fotoğraf önce dürüst olmalı ve bir şey anlatmalı. Fotoğraf yalan söylememeli.

Böyle fotoğraflar da var mı?
Tabii. Toplumsal olaylarda bu geçerli. Kevin Cartner’ın bir Akbaba ile çocuk adlı bir fotoğrafı vardı. Fotoğraf orada bir şeyi anlatıyor. Kevin Carner o fotoğrafı çektikten 4 ay sonra intihar ediyor. O çocuk eğilmiş, kolunda bir bileklik var, ileride bir akbaba var. Kurama göre akbaba o çocuğu yiyor ama yiyip yemediğini biz bilmiyoruz. Çocuk kurtulsun mu kurtulmasın mı, öldü mü ölmedi mi? Çocuğun akıbetini bilmiyoruz. Büyük ihtimalle kurtuldu. Ama kişiler bu çocuğun öldüğünü düşünerek dünyada bir yankı yaptı. Böylece bir çocuğun öldüğü düşünülerek dünyada birçok çocuğa yardımlar gitti. Kapitalist dünyada da yardım olayında o çocuk öldü, biri öldü ama diğeri kazandı dendi. Fotoğraf burada yalan da söyleyebiliyor. Fotoğrafın tekniksel yalanları var. Photoshop’u var. Siz gerçek olmayan bir şeyi oraya koyup gerçek değildir diye belirtmedikçe bu etik dışıdır. Fotoğraf dürüst değilse bile açıklamasında dürüst olmalı ama mutlaka bir şey ifade etmeli.

Geçtiğimiz Cuma akşamı EFSAD’ın ev sahipliğinde üç seçkinizin sunumunu yaptınız. Gelemeyen, sunumunuzu izleyemeyenler için biraz onlardan da bahsedelim istiyorum…
Ben öncelikle EFSAD’a çok teşekkür ediyorum. Türkiye’de de olsun yurt dışında da olsun birçok yerde sunum yaptım ama EFSAD’da sunum yapmak, Eskişehir’de sunum yapmak benim için çok özel. Şu Kızılay’da 90 yılında Güzel Sanatların yeri vardı. Orada fotoğrafa başladım ve Eskişehir’de bugün bu sunumları yapmak benim için çok keyifli. Üç sunum yaptım. İlk sunumum, Kapımdan Kapı Halleriydi. Hastanede çalışırken nöbet tuttuğum odada kapımın önünden geçen insanların halleri. Orada koşturanlar, ağrısı olanlar, çiçek getirenler, oradaki dramatizasyon ve halleri anlattım ki hepsinin rızası alındı. Bu projeyle fotoğraf konusu için çok uzaklara gitmemizin gerekmediğini öğrendim. İkincisi kömür madenlerinde çalışanların gün içerisindeki yaşadıkları madene girişleri, orada makineyi açışları, çıkış odaları, duş odaları, çıktıktan sonra kahvehane halleri ve servislerine binip evlerine gidiş hallerini anlatmaya çalıştım. Üçüncü sunumumda Suriye göçünün başladığı andan itibaren ben fotoğraflamaya başladım. Suriye’den gelenler, Kobani sınırında IŞID’ın saldırısıyla göçüp sınırdan geçiş halleri, insanların dramatizasyonları, yardımlar, onların kamplara girişi var. Sonradan savaş bittiğinde 50 tane fotoğrafçıya yıkılmış Kobani’ye geçiş izin verildi. Ben iki gün boyunca orada bombaların yok edilmiş yerlerin, cesetlerin, savaşın bıraktığı zararı yok oluşu fotoğrafladım. Onları birleştirerek göçün ardındaki gerçeğin, yaşanmaması gereken savaşın izlerini anlatmaya çalıştım 

ANADOLU’DA HİÇ ZOR DEĞİL
Proje konusu bulmak zor mu?
Anadolu’da hiç zor değil. Toplumu çok ince çok derinden görmek gerekiyor. Bulunduğunuz coğrafya da size bazı avantajlar sağlıyor. Örneğin Güney Doğu’da binlerce olay var. Çocuk gelinler, düğünleri, hasatlarının olması, mayınlarda patlayan kol bacaklara, göçerlere, yüzlerine, ellerine yaptıkları dövmelere baktığınızda birçok olayı görürsünüz. Coğrafyanın toplumsal olaylarını çok iyi incelemek, bireyin hayatını görmek lazım. Keşke elimde olsaydı da 90 yılından itibaren Eskişehir’in gelişimini ve değişimini fotoğraflayabilseydim. Bir olay bir günde olacak şey değil. Bazı projeler yıllar alıyor. İnsanı, olayı, canlı evrimi gözlemlemek gerekiyor. Konu çıkıyor illa ki.

Günde kaç saatinizi fotoğrafa ayırıyorsunuz?
Her gün fotoğraf çekemiyorum. Daha öncesinde daha çok zaman ayırıyordum. Ama mutlaka her hafta fotoğraf için bir yere gidiyorum. İnsanın sosyal olduğu her yerde olmaya çalışıyorum.

Gençliğe bırakılmayacak kadar güzel 

Türkiye’de fotoğrafçılığı nasıl görüyorsunuz?
İnsanların fotoğrafa başlama anlamları ne bu çok önemli. Birçok insan fotoğraf makinesine erişebiliyor. Bir sosyal uğraşı olarak konuşuluyor. Dünyaya baktığınızda fotoğrafla en çok Türkiye’de uğraşıyorlar. Sayımız çok fazla. Kötü fotoğraf yok ama yapılanması gereken fotoğraflar var. Bu dar çerçevedeki insanların yaklaşımı birbirlerini etkiliyor. Sosyal olarak çok basit fotoğraflarla sergi açma bir aşama. Türkiye’de bu işi çok ciddi olarak yapan kurumlar ve insanlar var. Diğer insanlar farklı dallarla da uğraşıyorlar. Bizim ülkemizde kişilerin bir sosyalleşme olayı, isim duyurabilme olayı, kendini ifade edebilme olayı oluyor. Bunlarla başlanıyor fotoğrafa. Sonunda güzel şeyler çıkıyor.

Gençlere neler tavsiye edersiniz?
Gençler konusunda benim yıllar önce duyduğum bir laf vardı. Bunu kendi kendime söylediğim zaman çok acı çekeceğim diyordum. Gençlik gençlere bırakılamayacak kadar güzeldir… Mutlaka bir uğraşları olsun. Ama önce insanın kendisiyle uğraşması lazım. Benim hayatımdaki en büyük cümle eksikliği, duyduğumda iş işten geçmişti, kariyer planlamalarını yapmaları lazım. Fotoğrafta da mutlaka yazı planlarının olması gerekiyor. Bodoslama fotoğraf çekilmeyecek. Fotoğrafın dengesini kuracaksınız, duyguyu kuracaksınız, iletişime açık olacaksınız, farklı bakacaksınız, sizden küçük ya da büyük olsun öğreneceksiniz. Hayat güzel, bir şeyle uğraşmak daha güzel ama ikisi bir arada olunca daha da güzel. 1993 yılında arkadaşlarımın fotoğraflarını çekiyordum, gülüyorlardı. Şimdi o negatifleri kesip büyütüp onların doğum günlerinde gönderiyordum. Bazen geçmişimizde, bizim anılarımızda kalan görsellere paha biçilmiyor.

Editör:
PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber HATIRLADIK MI?
Sonraki Haber KIZILAY ELAZIĞ İÇİN YARDIM TOPLUYOR

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Çok Okunanlar

OTOMOBİLLERE ZARAR VERİP KAÇTILAR

4