ANA SAYFA > Söyleşi > KADIN PAZARCILAR ARTIYOR

KADIN PAZARCILAR ARTIYOR

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
KADIN PAZARCILAR ARTIYOR

Aynur Balaman, 25 yıldır pazarcılık yapıyor. Yaz demiyor, kış demiyor, yağmur, çamur, güneş demiyor, haftanın 4 günü sabahın karanlığından akşamın karanlığına kadar tezgahında müşterilerine hizmet veriyor. Kadın olarak girdiği bu sektörde pazarcılığın...

Aynur Balaman, 25 yıldır pazarcılık yapıyor. Yaz demiyor, kış demiyor, yağmur, çamur, güneş demiyor, haftanın 4 günü sabahın karanlığından akşamın karanlığına kadar tezgahında müşterilerine hizmet veriyor. Kadın olarak girdiği bu sektörde pazarcılığın artılarını ve eksilerini kendisinden dinledik 

Aynur Hanım, kaç senedir pazarcılık yapıyorsunuz?
25 sene oldu. Daha öncesinde Kızılay İş Merkezinde ve Espark’ın bulunduğu alanda iki adet dükkanım vardı. Sonra mülkiyet başkaları tarafından satın alınınca dükkanları kapatmak zorunda kaldım. Bir arkadaşım da neden pazarcılık yapmıyorsun dedi. Ben de öylelikle başladım.

Dükkan gibi kapalı, korunaklı bir yerden pazara, açık alana geçmek zor oldu mu sizin için?
Olmaz mı? Başlarda çok utanıyordum. Bir de o zamanlar böyle şimdiki kadar kadın pazarcılar da yoktu. Bir tane vardı. Dolayısıyla kadın olarak ve kadın ürünleri satarak bu sektöre atılmak tuhaf geliyordu. Ama şimdi aştım bunları. Zaten şu anda pazarlara baktığınızda kadın pazarcıların sayısının da arttığını görürsünüz. Şu anda neredeyse erkeklerden çok kadın pazarcılar var. Kadın müşteriler de kadın pazarcılardan alışveriş yapmayı daha çok seviyor ve güvenilir buluyor. O zamanlar kendim pazarda bu işi tek başına yaparken şimdilerde kendim ve oğlum hariç üç eleman çalıştırıyorum.

Haftanın kaç günü Eskişehir’deki pazarlarda tezgah açıyorsunuz?
Ben hergün tezgah açmıyorum. Haftanın 4 günü, pazartesi, Salı, Çarşamba ve Cuma pazarlarında tezgah açıyorum.

ÇALIŞMA ŞARTLARI AĞIR
Pazarcılık normal dükkan esnaflığına göre nasıl?
Baktığınızda bizim şartlarımız çok ağır. Sabah hava karanlıkken Pazar tezgahınızı açacağınız yere geliyorsunuz. Akşam hava karardıktan sonra tezgahınızı topluyorsunuz. Günün en az 14 saati çalışıyorsunuz. Üstüne malların bulunduğu kutular, koliler çok ağır. Onları kaldırıp indirmek çok zor. Hele benim gibi tek başınıza başladıysanız daha da zor tabii. Ama yardımcılarınız, destek verenleriniz varsa kolay. Ben bu şekilde çalışarak iki çocuk büyüttüm. Üniversiteyi okudular mesela. Büyük oğlum Gıda Mühendisliğini bitirdi. Ama o işini yapmak istemedi. Ticareti daha çok sevdiği için bana destek oluyor. Ben gelmediğim günler tezgahı o açıyor. Bana çok destek veriyorlar.

Zor olmadı mı peki bir kadın olarak sabah hava karanlıkken evden çıkıp, akşamın zifiri karanlığında eve girmek bir de üstüne iki çocuk büyütüp okutmak?
Olmadı çünkü ben pazarcılığa başladığımda çocuklarım lisede okuyorlardı. Küçük değillerdi. Dolayısıyla da zorlandığım ve işlerin yoğun olduğu zaman yanıma gelip destek bile oluyorlardı hatta.

Pazarcı olmasaydınız ne yapardınız?
Ben ticaret insanıyım. Dediğim gibi daha önce de dükkanım vardı. Kapattım bu işe giriştim. Pazarcılık yapmasaydım yine bir yerlerde dükkan açardım. Çünkü esnaflığı seviyorum. Esnaf ilişkilerini seviyorum. Bir de ben boş duramayan bir insanım. Yaşım 64 oldu. Şu an zamanında çok fazla ağırlık kaldırmaktan dolayı fiziksel sağlık sorunları yaşıyorum. Ama sabah işlerimi bitirdiğimde tezgahımın başına koşturuyorum. Çalışmadan duramıyorum.
Resim - 35559_1_l.jpg

Açık alanda sıkıntılarımız oluyor 

İşlerin yoğun olduğu zamanlarda dediniz ya, şimdilerde her yerde AVM’ler var. Küçük esnaf bile AVM’lerden şikayetçi. Bu sizi yani pazarcıları da etkiledi mi?
Etkilemez mi? İnsanlar AVM’lerde bize nazaran belki çok yüksek meblağlar ödeyerek bizle aynı kalitede ürün alabiliyorlar. Kışın mesela Eskişehir’de hava çok soğuk. İnsanlar soğukta dolaşmak yerine sıcacık AVM’lerde hem alışverişlerini yapıyorlar, hem yiyeceklerse yemeklerini yiyorlar, eğleneceklerse de eğleniyorlar. Alternatifleri pazara göre daha fazla. Biz maalesef bir ürün satarken bile oradaki dükkanlar kadar çok kar marjımız olmuyor. Hele şimdiki ekonomiye baktığımızda insanların alım güçleri de düştüğünden dolayı çok zorlanıyoruz. Mesela ben bu işe başlarken Murat 131’imiz vardı. Şimdi kocaman bir arabamız var. Daire bile aldım. Ama son dönemlerde tezgahı açtığımız gibi kapatıyoruz. İnsanlarda alım gücü düştüğünden dolayı sadece benim ürün sektörümdekiler değil, diğer pazarcı arkadaşlarımız bile kan ağlıyor.

Pazarcılığın ne gibi zorlukları var peki?
Çok zor şartlar altında çalışıyoruz. Mevsimsel sıkıntılarımız illaki oluyor çünkü açık alanda çalışıyoruz. Mesela geçtiğimiz haftalarda kar yağmıştı. Çadırlarımız, tentelerimiz kardan çöktü. Onları düzeltmek bildiğiniz çok büyük bir eziyet. Onların her ne kadar çok büyük paralarla çok iyisini yaptırsak da yoğun kış şartlarında ömürleri çok kısa. Olmasa da ürün satamıyorsunuz çünkü tezgahınız mahvoluyor. Onun dışında soğukta veya güneşin altında sıcakta saatlerce müşteri bekliyorsunuz. Bu da çok zorluyor. Müşteri hakkı var, müşteri haklı diyerek hiç alakasız, değişim olmayacak ürünleri bile değiştirmek istiyorlar. 

Kadınlar boş durmasın, üretsinler

Değişim de yapıyor musunuz?
Tabii, ama belli başlı ürünlerde. Biz iç giyim üzerine satış yaptığımız için alt çamaşırlarda hijyenden dolayı değişim yapmıyoruz ama üst giyim, atlet vs. olsun değişim yapıyoruz. Ama bazen müşteri haklıdır kafasıyla gelip, giyilmiş çamaşırları değiştirmeye çalışıyorlar, yasak olduğunu ya da hijyen açısından sağlıksız olduğunu söyleseniz bile gelip sizinle tartışıyorlar. Tamam tüketici hakları var ama böyle durumlarda bizim haklarımız yok maalesef. Varsa da ben bilmiyorum.

Zorluklarınıza değindik ama yeme içme, ısınma gibi ihtiyaçlarınızı nasıl sağlıyorsunuz?
Genelde yeme içme konusunda belli arkadaşlarımız var, onlardan paketler sipariş veriliyor. Ama ben her ne kadar esnaf da olsam ürünlerin yapıldığı yeri, mutfağını bilmediğim için güvenemiyorum. Bu yüzden de Sabah ezanından önce kalkıyorum. Yemeğimi pişiriyorum. Sonra kaplara koyuyorum. Tezgah açtığımızda yemek zamanı geldiğinde küçük tüpüm var burada onda ısıtıyorum ve diğer arkadaşlarımızla birlikte burada hep beraber yiyoruz.

Esnaf dayanışması pazarda da mevcut değil mi?
Tabii ki, hatta burada daha samimi. Mesela sabah yan tezgahımızdaki arkadaşımızın aracı bozulmuş. Tezgahını bana emanet etti. Gitti işini halletti, geldi. O yokken onun tezgahından ürün sattığımda, parasını geldiğimde kendisine teslim ettim. Bir sorun olduğunda gözümüz kapalı birbirlerimize tezgahlarımızı emanet edebiliyoruz. Bu anlamda birbirimize güvenimiz sonsuz.

Diğer kadınlara da pazarcılığı tavsiye ediyor musunuz?
Elbette ediyorum. Kadınlar kesinlikle boş oturmasınlar. Mutlaka bir şeyler yapsınlar, üretsinler, satsınlar. Kendilerini evlere hapsetmesinler. Kadının yapmak istedikten sonra yapamayacağı hiçbir iş yok. Yeter ki kendilerine güvensinler ve işlerini asla küçümsemesinler. Bir kadın birçok şeye dokunabilir ve o dokundukları kadının hayatını tümüyle değiştirebilir. Kendilerine güvensinler ve çalışmaktan vazgeçmesinler.

PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber ALPEREN İLK KEZ 11’DE
Sonraki Haber CEVİZ FİDANLARI TOPRAKLA BULUŞTU

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU