ANA SAYFA > Söyleşi > KORUMAK İSTERKEN BOZABİLİRSİNİZ...

KORUMAK İSTERKEN BOZABİLİRSİNİZ...

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
KORUMAK İSTERKEN BOZABİLİRSİNİZ...

Doğuş Optik sahibi Murat Destici ile gözlük alırken nelere dikkat edilmesi gerektiğini konuştuk. Destici, “Sağlıksız ürünler korumaktan ziyade sağlam gözleri bozabilir” dedi...

Doğuş Optik sahibi Murat Destici ile gözlük sektörünün sorunlarını ve gözlük alırken nelere dikkat edilmesi gerektiğini konuştuk. Destici, “Sağlıksız ürünler korumaktan ziyade sağlam gözleri bozabilir. Tüketiciler güneş gözlüğü alırken çok dikkatli olmalı” dedi

Resim - 30061_1_l.jpgMurat Bey ne zamandan beri bu sektörün içindesiniz?
1978 yılından beri gözlük sektöründe faaliyet gösteriyorum. Bu sektörün eski tabirile alaylı sisteminden geldim. Çıraklık, kalfalık, ustalık ve patronluk sürecini geçirmiş biriyim. İlk başladığım dönemlerde Üniversitelerin ilgili bölümleri yoktu. Sağlık Bakanlığının açmış olduğu kurslara katılarak sertifikamı aldım. Daha sonra Üniversitelerin ilgili bölümleri açıldı. O zamandan beridir de üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun olan arkadaşlar bu mesleği yapıyor. 40 yıldır bu meslekteyim. İşimi seviyorum. Burada sağlık hizmeti sağlayıcısı olmak daha farklı bir yapıda. Ticaretin daha farklı bir tarafındayız biz.

Ne gibi farklılıklar bunlar?
Biz Türkiye Cumhuriyeti’nde kanunla tanımlanmış meslekler içerisindeyiz. Ticaretten ziyade sağlık hizmet sağlayıcısıyız. Eczanelerini, Odyemetristlerin yaptığı gibi reçete ile satılan ürün temini yapıyoruz. Bizim sektörümüzün diğer ticari işletmelerden ve sektörlerden farkı reçeteli ürün satmamız. Onun haricinde lens gibi ürünler de reçetelerin içinde. Reçete olmadan ticari hayatımızı devam ettirme şansımız yok. Bizim en büyük müşterimiz devlet. Diğer sektörlerden farklı olarak ticaretin bir tık daha farklı yönündeyiz.

Sizin bir de Ticaret Odasındaki faaliyetlerinizden de biraz bahsedelim istiyorum.
Eskişehir Ticaret Odasında mesleğimizle ilgili komitede başkanlık yapıyorum. Bizim sektörümüzde hizmet veren firmalar çok kalabalık değil. 2009 yılından beri meclis üyesi olarak devam ediyorum. Son dönemde Sayın Metin Güler’le beraber yine meclise girdim. Odalar ve Borsalar Birliği’nde de görevliyim. Orada sektörümüzle alakalı çalışmalarımıza devam ediyoruz. Biz daha önce gözlükçüler olarak mevcut nüfusumuz yeterli olmadığı için oda kuramıyorduk fakat 2015-2016 sürecinde yaptığımız çalışmalarla Türkiye’de 2018 yılında oda olma hakkını elde ettik. Mesleğimizi temsil edecek bir odanın kuruluşunu gerçekleştirdik. Bütün sıkıntılarımızı çözerken Ticaret Odası’nın vasıtasıyla bunu gerçekleştirebiliyorduk. Ticaret Odasında ticari faaliyetlerle ilgili çalışmalarımız devam edecek ama bu meslek odası şeklinde olacak. Ben daha önce Türkiye’deki Gözlükçüler Derneklerinin birleşmiş olduğu Konfedarasyonumuz vardı orada görevler yaptım. Mesleğime yapmaya başladığım günden beri de bu meslekle alakalı yapılabilecek her çalışmada yer aldım. Üniversitelerin açılmasından ve oradan mezun olan arkadaşlarımızın bu sektörde faaliyete başlayamamasından bunların faaliyete geçmesine kadar ki süreçte her türlü alanda görevler yaptım.

Bundan memnun musunuz?
Biraz önce de söyledim, ben mesleğimi çok seviyorum. Benden sonra gelecek arkadaşların bu mesleği benden daha iyi yapmalarını istiyorum. Onlarla alakalı veya gelecekleriyle alakalı her türlü alan ve konuda çalışmalarıma ömrüm olduğu sürece devam etmek istiyorum. Şu andaki görevlerimde de başkanımız, yönetim kurulu üyelerimiz, oralarda çalışanlar, üyelerin hepsi bana destek veriyorlar. Bu anlamda çok mutluyum. Diğer odalarımıza baktığımızda çok faal bir odayız. Eskişehir Ticaret Odasına girmiş olmaktan da çok mutluyum.

“ÖDENEKLER DÜŞÜK”
Sektörünüzde ne tür sıkıntılar var? Neler yaşıyorsunuz?
Sektörümüzde sıkıntılardan bahsederken, bizim işimiz devletle. Aşağı yukarı 2002 yılından beri her türlü malzememize zam geldi. Temin ettiğimiz ürünlerin tamamı dövize endeksli. Ödeneklerimizi devletten aldığımız için 2002 yılından beri hiçbir artış yapılmadı. Öncelikle ödeneklerimizin artmamasından, halka verilen desteğin artmamasından kaynaklı ticari anlamda yürütebilirliğimizde sıkıntı çıkabiliyor. Devlet ödeneği çok düşük olduğu için hastalarımızdan fark istemek zorunda kalıyoruz. Bu da bizim yaptığımız işte insanların tepki vermesine neden oluyor. Eczaneden ilaca 2-3 lira belki fark veriyorlar ama bizde daha yüksek. Böyle olunca da insanların iyi bir gözlüğe sahip olmaları zorlaşıyor. Ayrıca bizim sektörümüzde üniversite mezunu optisyenlik meslek yüksek okulunu bitirmiş gençlerimiz var. Bu mezunlarımızın devlette kadroları yok. Sağlık müdürlerimizde denetimlerimize eczacı arkadaşlarımız geliyor. Bunlardan sıkıntılı değiliz ama denetimler yapılırken en azından eczacıya eczacı gidiyorsa bize de bir optisyenin gelmesini istiyoruz. Bizim öyle kafamıza göre gözlükçü açma şansımız yok. Bu işi bilen insana sıkıntılarımızı anlatmak daha kolay oluyor. Onun dışında güneş gözlüğünün pazarlardan marketlere kadar her yerde olmasının yanında bazı yerlerde olsun cami köşelerinde olsun yakın ve uzak gözlükleri satılıyor. Bunlar denetlenmiyor, denetlense bile herhangi bir ceza uygulanmıyor. Bunun dışında dışarıdan gelen firmaların bizi yok etme gibi bir mücadeleleri var. Bunlar bizim sektörümüz için zor mücadele verdiğimiz şeyler. Türkiye’de bizler butik mağazalar gibiyiz. Bizim gibilerin bu tür firmalarla yarışması çok zor.

Göz problemlerini artırıyor

Son dönemlerde yazın da kışında güneş gözlüğü kullanımına vurgu yapılıyor…
Esasında bizim işimiz numaralı gözlük. Reflaksiyon kusurunu gideren, dünya üzerindeki en sağlıklı protez kabul eden bir sağlık ürününü satıyoruz. Bizim mesleğimizin gerekleri arasında halk tarafından en çok dikkat çeken kısım güneş gözlüğü. Yazın da kışın da kullanılmalı.

Kullanılmalı da birçok yerde satılıyor güneş gözlükler. Bu gözlükler güvenli mi peki?
Bizim en çok mücadelesini verdiğimiz sağlıksız ürünlerin Türkiye’ye girişinden kaynaklı mücadele. Bu ürünler artık bakkallardan, benzincilere, marketlerden, parfümericilere kadar nereden isterseniz bulabiliyorsunuz. Güneş gözlüğünün de çeşitli kuralları var. Siz herhangi bir yerden alıp, gözünüze takıp geziyorsunuz ama bu doğru değil. Bunun bir yığın mühendislik hesaplaması var. Bir yığın ışınla, güneşle alakalı hesaplarının yapılmış camlarının olması gerekiyor. 400 nanometre üzerinde ışınları kesmesi gerekiyor. Ultraviyole filtresi olması gerekiyor. Renklerinin güneşi kesen renklerden oluşması gerekiyor. Çerçevelerinin anti alerjik olması gerekiyor. İnsanın dünyaya açılan iki penceresi var. Bugün gözünüz olmadığında nereye kadar gidersiniz. Bu ürünler gerekli denetimlerden geçmediğinde ki zaten geçmiyor, karşılığında gözdeki bir yığın rahatsızlıklara neden oluyor. Katarakt oluyor, camın içindeki belli hatalardan dolayı retinaya zarar veriyor. Görmekten korumaktan ziyade sağlam gözleri bozması ve görmeyi tamamen yok etme sıkıntısıyla karşı karşıya kalabiliyoruz.


Türkiye’de daha ucuz

“İnsanların 10-20 liraya güneş gözlüğü temin ettikleri bir ortamda bizim 10 liraya cam verme şansımız yok. Tamamen sağlıkla alakalı, sağlık üzerine çalışılmış, sağlık üzerine hesapları yapılmış ürünleri veriyoruz. Bu yüzden de gözlükçüler dışında satılan ürünleri bizimle karşılaştırdığınızda bizim ürünlerimizin çok farklı yönleri var. Dolayısıyla oralara göre bizim ürünlerimiz daha pahalı oluyor. Aslında gözlük sektöründe Türkiye, dünya üzerinde en ucuz satan ülkelerden biri. Yurt dışıyla aramızda çok büyük fiyat farkları var. Dünya üzerinde ülkelerin ekonomisine alım güçlerine göre fiyat hesaplaması yapılıyor. Bizim büyük firmalarımız, dünya borsalarında hisseleri dönen firmalardır. Sağlık sektörü dünya üzerinde çok pahalıdır ama bizde çok ucuzdur.”

 

PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber CEMALİ KAMPA KATILDI
Sonraki Haber BU ÇÖPÜ KİM TEMİZLEYECEK

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU