ANA SAYFA > Söyleşi > KUZU BAĞIRSAĞINDAN YERLİSİNİ ÜRETECEK

KUZU BAĞIRSAĞINDAN YERLİSİNİ ÜRETECEK

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
KUZU BAĞIRSAĞINDAN YERLİSİNİ ÜRETECEK

Biyolog ve kadın girişimci Gamze Kara Mağden, geliştirdiği bio malzeme ile diabetik hastaların yaralarına kalıcı çözümler sunmayı hedeflediği proje ile TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazandı. Yurtdışından gelen ürünlere alternatif kuzu bağırsağından...

Biyolog ve kadın girişimci Gamze Kara Mağden, geliştirdiği bio malzeme ile diabetik hastaların yaralarına kalıcı çözümler sunmayı hedeflediği proje ile TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazandı. Yurtdışın- dan gelen ürünlere alternatif kuzu bağırsağından yerli ürün geliştiren Kara Mağden’e projesini ve nasıl bu aşamaya geldiğini sorduk

Gamze, henüz çok genç bir biyolog ve kadın girişimci. İnanıyorum ki, gelecekte inanılmaz projelere imza atacak. Sağlık alanında Eskişehir’i bir sağlık üssü yapma hedefi bile var. Ama şimdilik öncelikli hedefi diabetik hastaların yaralarına kalıcı bir çözüm bulmak. Bunun için de bir biomedikal ürün geliştirmiş ve ürünü geliştirmekle kalmayıp patentini alarak üretmek için bir şirket kurma çalışmalarına başlamış. Dahası hem kendisi için hem de diğer araştırma şirketleri için ürünlerinde kullanacakları hammaddeleri de kendi üreterek hem Eskişehir’in hem de Türkiye’nin ekonomisine katkıda bulunmak istiyor.

ÜLKE OLARAK AVRUPA’DA ÜÇÜNCÜYÜZ

Gamze, nereden mezunsun?
Anadolu Üniversitesi Biyoloji Bölümü mezunuyum. O dönemlerde birçok alanda çalışmalar yaptım fakat ilgim birazcık daha malzeme alanına kaydı. Çünkü biyolojide genellikle, zooloji, botanik, mikrobiyoloji veya genetik üzerine çalışmalar yapıyoruz. Malzemeler ilgimi çekti. Günümüzün de mesleklerinden aslında bio malzemeler ve doku mühendisliği. Bu konuda yüksek lisansımı malzeme mühendisliğinde polimer bilimi ve teknolojisi üzerine yaptım. Tezim ve çıkış noktası da bu. Bizim laboratuvarımız Tıp Fakültesindeydi. Tıp Fakültesi de klinik araştırmaları yapmak için en güzel yerlerden biri. Birçok bio malzemeci var fakat bunların uygulamaları laboratuarlarda kalıyor. Biz hücresel anlamda, hücreler üzerinde de çalışmalar yapıyorduk. Ardından hayvan deneyleri ile ilgili çalışmalar yaptık ve projemizde bio malzemesini geliştirdikten sonra bu noktalarda da destekledik.

Peki, geliştirdiğin malzemenin çıkış noktası ne? Ne işe yarayacak?
Tıp Fakültesinde olduğumuz için kronik yaralarla ilgili vakalar ve hastalar karşımıza çok çıkıyordu. Özellikle diabetik yaralar en büyük sıkıntılardan biri. İstatistikleri incelediğimizde ülke olarak diabetik hastalıklarda Avrupa’da üçüncü sıradayız. Bunların geliştirmiş olduğu komplikasyonlarda ve özellikle ayaklarda oluşan yaralar sıkıntılı. İyileşme süreçleri günümüz teknolojisinde çok uzun sürebiliyor ve kalıcı çözümler olmuyor. Bu konuda ne yapabiliriz, geliştireceğimiz malzemeyi bu doğrultuda bulalım dedik.
Resim - 3731_3_l.jpg

YENİLİKÇİ OLSUN DEDİK, KUZU BAĞIRSAĞINI BULDUK

Üründe hangi malzemeyi kullanıyorsunuz?
Öncelikle bio malzeme arayışına girdik, Kuzu bağırsağını bulduk. Yurt dışındaki ürünlere baktığımızda, geliştirmiş olduğu ürünleri gördük, yenilikçi bir şey olsun istedik. Çünkü domuz kaynaklı ürünler çok fazla kullanılıyordu. Araştırmalarımızda güzel sonuçlar aldık. Bazı faktörlerden dolayı yarayı iyileştirmede hızlandırıcı etkisi olduğunu gördük ve bunun üzerine hastalarda uygulamak için bio malzememizin tasarımını yaptık.

Az önce dedin ya, “iyileşme olsa bile tekrarlıyor” peki, bu malzeme uygulandıktan sonra tekrarlama oluyor mu?
Bizim malzememizin sunmuş olduğu güzel özelliklerden bir tanesi yaradaki damarlanmayı sağlıyoruz ve oksijeni yeniden yerine ulaşmasını sağlıyoruz. İyileştikten sonra yara izi kalmıyor ve orada herhangi bir çukur da kalmıyor. Malzememiz kas oluşumunu da desteklediği için malzememiz, o bölgede tamamen onarım sağlıyor. Kalıcı çözüm sunduğumuzu düşünüyorum.

Resim - 3731_2_l.jpgTAMAMEN YERLİ ÜRETMEK İSTİYORUZ

Bir dönem Kocaeli’ne gittin ve Eskişehir’e tekrar geldin. Geri dönmene vesile olan neydi?
Üniversiteyi bitirdikten sonra bu ürünün patent başvurusunu yaptık ama rafa kaldırmak istemiyordum. Akademik çevrelerde patent alıyorlar ama bunların hiçbirinden ticari amaç gütmüyorlar. Ben geliştirip hastaların hayatına dokunmayı kafaya koydum. Eskişehir’ e döndükten sonra arayış içine girdim ve TÜBİTAK’ın 1512 programını gördüm. Başlangıç için iyi bir destek olacağını düşündüm. Başvurumu yaptıktan sonra desteğimizi aldık ve şimdi şirketimizi kurmayı hedefliyoruz.

YÜZDE 85’İ YURTDIŞINDAN GELİYOR

Ticarileştiğinde tamamen yerli bir üretim olacak diyebilir miyiz peki?
Evet, ticarileştirmek istediğim noktalardan biri de bu ürünlerin yüzde 85’inden fazlasını yurtdışından getirtiyoruz. Bunlar hem getirilme süreleri hem de hastanın sağlık durumu kıyaslandığında hızlı tedarik edilmeli. Biz maalesef hızlı tedarik edemiyoruz. Bazı ürünleri stoklayabiliyorsunuz fakat bazı ürünler de içlerinde hücre barındırdıklarından dolayı sizin bir hafta içerisinde hastaya nakletmeniz gerektiğinden stoklanamıyor. Ben tüm bunları göz önüne alarak bir yola çıktık. Tamamen yerli ürün üretmek istiyoruz.

Yatırımcılar bu projene nasıl bakıyor peki?
Piyasada yatırımcılarla görüştüğümüz zaman alışkanlıklar çok çabuk terk edilemiyor ne yazık ki. Zaten alışkanlığımız var, yurt dışından bu ürünleri alıyoruz ve hastalara naklediyoruz bakışı var. Yatırımcı noktasında da bu konuda destek bekliyoruz. Yerli ürünleri daha çok üretmeliyiz. Nasıl ki, yurt dışındaki bir hasta bu malzemeleri iki günde naklettirebiliyorsa bizim hastalarımızda yapabilmeli.

Peki, yerli üretim olursa maliyeti yurt dışına göre düşük olacak mı?
Maliyet hesaplarını yaptık, daha uyguna geliyor. Bizim ürünümüzün arada kalan bir fiyatlandırması var. Ben kullandığım malzemeleri elimden geldiğince yerli kullanmaya çalıştım. Kuzu bağırsağı yerli ürün. İçerisinde kullandığım kimyasalların çoğu da yerli ürün. İleride içerisinde kullanacağım tüm malzemeleri yerel üretilen ürünlerden kullanmak istiyorum ama Türkiye’de en büyük sıkıntılardan biri hammadde eksikliği. Firmayı kurduktan sonra farklı neler geliştirebiliriz derken, özellikle kimyasallarda Ar-Ge çalışmalarında biz kimyasal siparişlerimizi yurt dışından getirttiriyoruz ve bunların maliyeti çok yüksek. Bu konuda da başlangıç olarak kolajen düşünüyorum. kolajenle başlayıp, ilk etapta Ar-Ge çalışmaları yapan şirketler için malzeme üretimine de girmeyi hedeflemekteyim.

DESTEK KAZANAN 7 PROJE ARASINDA
Anadolu Üniversitesi ARİNKOM TTO’nun “1512 Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı” kapsamında bu dönem 10 başvurudan 7’si 150 bin lira değerinde sermaye desteği almaya hak kazandı. 2’ncisi düzenlenen ANA Fikir Teknogirişim Yarışması’na katılarak BİGG - ANAÇ Teknogirişim Programı’nda bulunmaya hak kazanan ve ANAÇ’ın eğitim ve mentörlük hizmetlerinden yararlanan 10 girişimci adayının, 2. aşama başvuruları TÜBİTAK tarafından değerlendirildi. “1512 Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı” kapsamında yapılan 10 başvurudan 7’si 150 bin lira değerinde sermaye desteği almaya hak kazandı. Destek almaya hak kazanan 7 proje arasında Gamze Kara Mağden’in “Doğal Doku Kaynaklı Biyomalzemelerden Yara Örtüsü” projesi de yer alıyor.

Resim - 3731_2_l.jpgBU ALGIYI KIRMAK İSTİYORUM

Hiç projenden bahsederken ilginç bir olay yaşadın mı?
Bağırsak tedarikinde ilginç şeyler yaşıyorum. En büyük sıkıntım da kokoreççilerden kaynaklı oldu. Çünkü genellikle anlaşmalı olduklarından dolayı tedarik etmede sıkıntılar yaşadım. Onun için de projedeki arkadaşlarıma ve çevremdeki insanlara hep, “En büyük rakibim kokoreççiler” diyorum. O konuda bu projeyi biraz daha oturtmak anlamında kesim çiftlikleriyle çalışmam gerek. Yatırımcılardan da destek bekliyorum. Medikal alanlarda destek olmadan biz bir şeyler yapamıyoruz. Bizde hem makine tesisat olması gerekiyor, hem saf kullanmak zorunda olduğumuz kimyasallarda maliyetler yüksek oluyor. Bu nedenle yatırımcıların sağlık konusundaki projelere daha çok destek olmasını istiyorum.

Firmanı Eskişehir’de mi kuracaksın?
Evet, Eskişehir’de kurmak istiyorum. Buraya sağlık sektöründe farklılıklar katmak istiyorum. Raylı sistemler, havacılık, savunma sanayisinde ve yazılım kümelenmeleri var. Fakat sağlık ve biyoloji alanındaki hizmetler biraz daha yavaş ilerliyor. Bu konuda girişimcilerin desteklenmesiyle bu noktada kümelendirmeyi hızlandırabiliriz.

Peki, var mı hiç arkadaş çevrende, “Ya sen ne yapıyorsun, niye bu işlerle uğraşıyorsun” diyenler?
Açıkçası bir kadın olarak ve girişimci olarak Türkiye’de çok zor. Emek harcanması bir sorun, süreçler de uzun. Eğitim alırken yıllardır buna hazırsınız fakat girişimcilik dediğiniz zaman aldığınız eğitimler çok farklı oluyor. Bunlarla ilgili hiçbir bilginiz yok. En azından reklam çalışmaları, girişimcilik çok farklı bir dünya. Bu noktalar girerken beni de korkutuyordu. Ama kendi alanımı çok iyi bildiğimden dolayı bu kısımlarını farklı çözüm arayışlarıyla başaracağımı düşünüyorum. Kadınların cesaretlendirilmeye ve önlerinde böyle bir rol model olmalarına ihtiyaçları var. Erkek olmak ayrı bir avantaj olabilir. Yaş da bunda çok önemli. Gençliğin verdiği bir toyluk da diyebilirsin. Yatırımcı karşısına çıktığınızda muhatap olabilecekleri bir yaş gurubu istiyorlar. Karşılarındakini genç görünce bir heves olarak görüp pek inanmak istemiyorlar. Ben bu algıyı da kırmak istiyorum.

Editör: admin admin
PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber KESİKBAŞ: ESO İHTİSAS ÜNİVERSİTESİ KURACAK
Sonraki Haber BİRKAÇ SEYİRCİ YÜZÜNDEN...

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

SON GÜNE KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ

1

TEMASA GEÇİLECEK

2

İDDİALARA YANIT VERDİ

3

ÇOCUK PARKINDA AĞAÇ DEVRİLDİ

4
Reyna Premium