ANA SAYFA > Söyleşi > MÜZİKLE TERAPİYE NE DERSİNİZ?

MÜZİKLE TERAPİYE NE DERSİNİZ?

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
MÜZİKLE TERAPİYE NE DERSİNİZ?

Türk Dünyası Vakfı’nın Eskişehir’e kazandırdığı AÜ Türk Dünyası Bilim Kültür ve Sanat Merkezi’nde Müzik Terapi Ünitesi’nde Prof. Şükrü Torun’la bir araya geldik...

Türk Dünyası Vakfı’nın Eskişehir’e kazandırdığı AÜ Türk Dünyası Bilim Kültür ve Sanat Merkezi’nde Müzik Terapi Ünitesi’nde Prof. Şükrü Torun’la bir araya geldik

Resim - 25772_4_l.jpgTürkiye’nin ilk resmi Müzik Terapi Ünitesi’nin kurulmasına öncülük eden isimlerden Nöroloji Uzmanı ve Müzik Terapisti Prof. Şükrü Torun’la Türk Dünyası Vakfı’nın Eskişehir’e kazandırdığı Anadolu Üniversitesi Türk Dünyası Bilim Kültür ve Sanat Merkezi’nde bir araya geldik. Şükrü Torun, “Dünyada birçok ülkede uygulanan müzikle terapi, şimdi uluslar arası bir düzeyde Eskişehir’de de var” dedi.

Türkiye’nin ilk resmi Müzik Terapi Ünitesi’nin kurulmasına öncülük eden isimlerden Nöroloji Uzmanı ve Müzik Terapisti Prof. Şükrü Torun’la Türk Dünyası Vakfı’nın Eskişehir’e kazandırdığı Anadolu Üniversitesi Türk Dünyası Bilim Kültür ve Sanat Merkezi’nde bulunan Müzik Terapi Ünitesi’nde yaptıkları müzik terapi uygulamaları ve müzik terapinin ne tür durumlarda kullanıldığı konusunda konuştuk. Müzik Terapi’nin dünyada birçok ülkede kullanıldığını söyleyen Torun, Türk Dünyası Bilim Kültür Merkezi’nde yapılan çalışmaların uluslar arası düzeyde olduğunu dile getirdi.

Hocam önce sizi kısaca tanıyalım.
Nöroloji Uzmanıyım. Daha uzmanlık eğitimim aşamalarından itibaren dil ve konuşma bozukluklarının beyinle ilintisi konusunda çalışma dönemim başladı. Türkiye’nin bu konudaki nöroloji alanında uzmanlık tezi bana ait. Anadolu Üniversitesi’nde Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü oluşturuldu. Orada dilin, konuşmanın beyinle ilgisi konusunda dersler vermeye başladım. Sonra Lisans bölümü oluşunca öğretim üyesi olarak atandım. Yakın zamanlara kadar da Bölüm Başkanlığı’nı sürdürdüm. Bütün bunların yanında müzisyen kimliğim var. O da çocukluktan başlayan bir şey. Daha sonra beyinle uğraşmaya başlayınca, müzik beyin ilişkileri de dil beyin ilişkileri gibi bilimde merak konusu oluşturdu. Yurt dışı ziyaretlerimde tanıştığım Müzik Terapi Disiplinine ilgi duydum ve o yönde kendimi geliştirdim. 2014 de Sağlık Bakanlığı dünyanın birçok ülkesinde olmayan iyi bir şey yaptı ve öncü bir konuma geçti. Geleneksel Tamamlayıcı Tıp Dalları denilen dalları bilimsel süzgeçten geçirmek ve merdiven altından kurtarmak için yasal düzenlemeler yaptı. O düzenlemeler içinde Müzik terapi de bulunuyor. Çünkü müzik terapi insan sağlığına yönelik tamamlayıcı bir unsur. Bu karar çerçevesinde benim daha önce yurtdışında parçalı aldığım eğitimler, bu konuda yaptığım araştırmalar Bakanlığa sunulduğunda Müzik Terapisti sertifikası verildi. Dolayısıyla Türkiye’de hem hekim hem de terapist olarak çalışmalar yapan üç kişiden biriyim. Türkiye’nin ilk resmi Müzik Terapi Ünitesi’ni de Sağlık Bakanlığı’nın onayladığı bir şekilde Eskişehir’de kuruldu. Anadolu Üniversitesi’ne bağlı Türk Dünyası Bilim Kültür Sanat Merkezi’nde Müzik Terapi ünitemiz var.

Burada neler yapıyorsunuz?
Burada yıllardır devam eden çalışmalarımın geldiği noktada, insanı bir bütün olarak ele alan ve onun kendi rahatsızlıklarına nasıl baktığını ele alan Nörokreatif Müzik Terapi diye adlandırdığım kendi yaklaşımımı geliştirmeye çalışıyorum.

Müzik Terapi nedir?
Önce ne değildir, onu söyleyeyim. Müzik hepimizin ruhuna, haline tavrına iyi gelir diye bir inancımız vardır. Bu da doğrudur genelde. Müzik hayatımızla iç içe bir unsur. Ama Müzik Terapi, bu iyi gelir kısmından ibaret değildir. Basında çok görürüz, falan hastalığa müzikle Tedavi yaptılar. Bakarız, hastalar yatıyor, bazıları oturuyor, birileri de karşılarında müzik yapıyor. Müzik terapi bu da değil. Buna moral etkinliği de diyebiliriz. Müzik Terapi ne diye baktığımız zaman, iki örnekle daha iyi anlaşılacak. Fizyoterapiyi hepimiz biliyoruz. Fiziksel yönde daha iyilik hali sağlamak için çeşitli araç gereç ve yöntemleri kullanan ama ilaç veya ameliyat yapmayan tedavi yöntemi. Benim uzun yıllar başkanlığını yürüttüğüm alan Dil ve Konuşma Terapisinde de dil konuşma bozukluğu olanlara yine ilaç ve cerrahi yöntemler kullanmaksızın o bozukluğu daha iyi hale getirmek için yürütülen bir süreç. Müzik terapi de yine fiziksel, ruhsal veya bilinçsel konularda problemi olanlarda araç olarak müziği kullanarak ama yine bir hedef koyarak, bu bozukluğun gelmesini istediğimiz nokta nedir diye müzik aracılığı ile bir terapi uygulamasıdır. Müziğin kendisi bir ilaç gibi etki eder beklentisiyle değil, müziğin kendisi o kişi ya da grupla sağlıklı, güvene dayanan bir ilişki kurup beraber terapi yolculuğunu yapma işine yarıyor. Bir araç. Ama amaç bozukluğu düzeltmek, eksikliğimizi gidermeye çalışmak ya da geride kalan becerimizi geliştirmeye çalışmak. Müzik terapi böyle bir sağlık disiplini.
Resim - 25772_2_l.jpg

Bach, Zeki Müren, Musa Eroğlu…

“Hiç Bach dinlememiş, hiç Wagner dinlememiş birini alıp o müziklerle, onunla bir ilişki kurmaya çalış, konuşturmaya uğraştığınız bir yolculuk mu yoksa, İbrahim Tatlıses, Zeki Müren, Musa Eroğlu veya Duman grubunu çok seven birisine, onun sevdiği, benimsediği ve onu yakalayan müziklerin kullanıldığı bir terapi mi daha etkili? Mantıken kendisine yakın olan müzikle bir terapi insanın aklına geliyor. Bilimsel araştırmalarımız da bunun böyle olduğunu gösteriyor.”

MODERN BİLİMLE BİRLİKTE 
İlerleme sağlanabiliyor mu?
Modern tıp mensubu bir nöroloji profesörüyüm. Dolayısıyla diğer uygulamalar şurada dursun müzik terapi her şeyi halleder gibi bir iddiası yok, olamaz da. Burada eksik kalan, yetersiz kalan yanları, diğer terapi yaklaşımları gibi tamamlayıcı ve geliştirici bir unsur olarak kullanılıyor. Dolayısıyla hangi bozukluklara iyi geliyor kısmına baktığınızda her bozukluğu ele alabilir. Mesela şimdiye kadar bilimsel araştırma boyutunda ses getiren, daha da önemlisi içinde bulunduğumuz Türk Dünyası Araştırma ve Uygulama Merkezinin karakterine uyan, biliyorsunuz burada bilim tarihinin çok önemli figürleri var, musiki ile tedavi yöntemleri uygulanıyor. Geçmişimizde müzikle tedavi, Edirne’deki Şifahane, Amasya, Kayseri Sivas, ondan da önce Anadolu topraklarında Bergama var, müzik sağlık için çok kullanılmış. Dolayısıyla Müzik terapi bizim tarihimizle çok iç içe.

Türklerde eskiden şamanizm zamanında da müzikle terapi yapılıyordu galiba.
Orta Asya’daki atalarımızda da var, evet. Tabii ki, o zamanların uygulamaları, şimdiki modern, bilimsel uygulamalar birbirinden farklı. Ama bu güçlü bir kök demektir. Tam da burada yapmaya çalıştığımız bu. Bu büyük kökleri, oradan gelen bilgileri ve verileri günümüz dünyasının bilimsel çerçevesinde sınamalardan ve denemelerden geçirerek bunları var etmeye çalışıyoruz. Benim çalışmalarım da bunlara odaklanmış durumda. Alzheimerlı hastalarda dünyada yapılan müzikli terapi çalışmaları var ve bilirsiniz Mozart müzikleri her şeye iyi gelir diye bir tabir vardır. Ben de batıda yayınlanmış çalışmalardaki müzik örüntüsünü inceleyip bizim müziğimizden kullanabileceğimiz bir müzik parçası var mı diye araştırdığımda, 1580’lerde yaşamış Kırım Hanı olan Gazi Giray Han’ın Hüseyin’e Peşnevi adlı bir eserini buldum. Alzheimer hastalarının reddedici, itiraz edici davranışlarını azaltma yolunda bu müziği araç olarak kullanıp terapi seanslarını böyle yapılandırdım.

Peki, bu yöntem iyi geldi mi?
Sadece bunu yapmadım. Bilimsel bir araştırmaydı çünkü. Bir gruba bu parçayı, bir gruba Mozart parçalarını uyguladık. Bir gruba da hiçbir şey yapmadık. 2-2,5 ay sonra da olumsuz davranışlar açısından ne hale geldiler diye durumlarını bilimsel yöntemlerle tekrardan ölçtük. Karşımıza çıkan sonuçta Türk Müziğini araç olarak kullandığımız müzik terapi sürecinde elde ettiğimiz iyilik hali Mozart müziğini kullandığımız süreçten biraz daha yukarıda.

İkisi de etkili ama bizim müziğimiz daha etkili çıktı. Hiçbir şey yapmadığımız grupta hiçbir şey değişmedi. Çok değerli bir çalışma. Buna benzer şekilde afazi hastaları vardır. Beyin damar tıkanıklığı geçirir, felçle beraber konuşması kaybolur. Onların terapisinde günümüzde en geçerli uygulama dil ve konuşma terapisidir. Onun da bu hastalarda yetersiz kaldığı yerlerde müzik terapinin tamamlayıcılığını araştırmalarımda kullanıyorum. Orada da kültürel öğelerin ne kadar önemli olduğu ortaya koyuyoruz.
Resim - 25772_3_l.jpg

Parkinson, down sendromu, okuma bozukluğu…

Müzik terapi me gibi hastalıklarda kullanılıyor?
Müzik terapinin kullanılamayacağı hiçbir hastalık yok. Nörolojik hastalıkların tümü, Alzheimer, Parkinson, afazi, demans, nörogelişimsel bozukluklar, otizm, spektrum bozukluğu, down sendromu, okuma bozukluğu, özgül öğrenme bozukluğu, hesap yapma, yazı yazma bozukluğu, yeme bozukluğu-obezite gibi her rahatsızlıklarda kullanılabiliyor. Yeni doğanlarda Prematüre denilen gruplarda bile kullanılabiliyor. Benim daha çok uğraştığım nörolojik veya nörogelişimsel kökenli bozukluklar yelpazesi. Bir de çok büyük bir alan daha var, psikoloji alanıyla ilgili, depresyon, kaygı bozukluğu, kimlik kaybı bozuklukları, madde bağımlılığı, aklınıza gelebilecek her türlü rahatsızlık için uygulama var. ilk imaj sanki çalalım söyleyelim, kendimizi iyi hissedelim gibi ama gördüğünüz gibi bir bozukluğu ele alıp,  daha iyi hale getirebilmek için rehabilitasyona ve topluma entegre etmeye dönük, sağlık sorununda diğer modern tıp uygulamaların yaptıkları devam etmek kaydıyla çok çeşitli uygulamalar var.

Ne gibi yöntemler kullanıyorsunuz?
Bazen, kişi ya da grupla çalışıyorsak, vurmalı enstrumanları hep beraber kullanıp, elini kullanma becerilerini geliştirmeye katkıda bulunuyoruz. Hiçbir şey yapmazsak bile sonra yapacağımız uygulamalarda kişiyi içine katmak bize çok kolaylık sağlıyor. Bazen beraber beste yapıyoruz. Dün gerçekleştirdiğimiz Dünya Müzik Terapi Günü etkinliğinde bunu yaptık mesela. Etkinliğin adı Deneyimleme Atölyesi. Başlığı, ‘Bestesi Senden, Güftesi Benden’. Bu dünyada tanımlanmış, Rekreatif Müzik Terapi denilen bir terapi yöntemidir esasında. Bu yöntem kişinin duygularını dışa vurmaya da yarar. Bu kendini ortaya koymada ona açılan bir kapı.
Resim - 25772_2_l.jpg

LİSANS, YÜKSEK LİSANS DÜZEYİNDE EĞİTİMLER VERİLİYOR
Beraber çalıyoruz, beste yapıp söz yazıyoruz dediniz, müzik terapisinden yararlanmak için müzik bilgisi gerekiyor mu?
Hiç öyle bir şey gerekmiyor. Sadece bunu kabul etmek, yani müzik terapi seanslarında olmayı ya da bundan yararlanmayı kabul etmek yeterli.

Müzik terapiyi herkes verebiliyor mu?
Müzik terapi, eğitimini almış, bu konuda yetkili kılınmış ve donanımlı kişiler tarafından yapılmak durumda. Ortaya çıkabilecek herhangi bir sorumlu durumu olumluya çevirme becerisini göstermesi lazım. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı’nın yönetmeliğine göre yapılan sertifikalı eğitimler var. Ama ben bunu yetersiz buluyorum. Çünkü uygulama olduğu için deneyimlemek gerekir. Stajlar bunun için önemli. Bu sertfika programlarında mezun olan arkadaşlarımız zaten bu durumu biliyorlar. İnşallah gelecekte hem dünyada bir eğitim programı oluşması, hem de ortaya çıkan terapistlerinin kendilerini geliştirerek hizmet etmesi dileğim. Dünyada Üniversitelerde Lisans, Yüksek Lisans düzeyinde bu alanda eğitimler veriliyor. Bu kadrolaşma hastanelerde sağlık mensubu olarak geniş bir şekilde gerçekleşiyor. Bizim ülkemizin onların önüne geçtiği kısım, yasal tanımlamalarımız çok güzel. Bunun inşallah içini doldurup eğitimleri destekleyerek herkesin önüne geçebilecek durumdayız. Merkezimiz bana göre bu anlamda sadece Türkiye’de değil, dünyada da tek ya da önde gelen bir merkez. Çünkü bu merkezin büyüsünün de etkisi var bunda. Hele bizim mekanımız 250 civarında bizim kültürümüzde kullanılmış müzik enstrümanı sergiliyoruz. Bu sayı hatta yarısı. Daha da fazlası olacak. Kişiler gelip bu enstrümanları dinleyebiliyor ya da deneyimleyebiliyor, gelip bizden Müzik terapi hakkında bilgi alabiliyor. Zaten çok yoğun bir şekilde araştırmalarımızın dışında farkındalık etkinlikleri de yapıyoruz. Sağlık Bakanlığı’nda Bilim Komisyonunda emek veriyor, çalışıyor olmam bunun için bir avantaj. İnsan sağlığı çok değerli bir şey. Müzik terapinin en önemli özelliklerinden birisi de insanı bütüncül görmesi. Kişi sadece hastalığından ibaret değildir. Herkes hastalığından farklı etkilenir. Nörokreatif müzik terapi yaklaşımımda kişinin hastalığına ya da durumuna bakış açısından yola çıkarak, kişiye özgü yöntemler uygulamaya yönelik yaklaşım uyguluyoruz.

Editör: admin admin
PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber EMEĞİNİZE SAĞLIK
Sonraki Haber Haber Bulunamadı

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI

1

ÖZEÇOĞLU’DAN DESTEK

2

BUĞRA TAMAM SIRA ONLARDA

3
Reyna Premium