ANA SAYFA > Söyleşi > OTİZMLİLERİ ANLAMALIYIZ

OTİZMLİLERİ ANLAMALIYIZ

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
OTİZMLİLERİ  ANLAMALIYIZ

Klinik Psikolog Berfin Dobrucalı ile otizmi konuştuk. Dobrucalı, “Otizmlilerle her şeyi aynı hissediyoruz. Ama onlarla iletişim kurmak önemli. Anladığımızı hissettirmeliyiz. Toplumdan dışlamamalıyız. Otizmli olup toplumda çok iyi yerlere gelen insanlar...

Klinik Psikolog Berfin Dobrucalı ile otizmi konuştuk. Dobrucalı, “Otizmlilerle her şeyi aynı hissediyoruz. Ama onlarla iletişim kurmak önemli. Anladığımızı hissettirmeliyiz. Toplumdan dışlamamalıyız. Otizmli olup toplumda çok iyi yerlere gelen insanlar

Resim - 34242_4_l.jpgKlinik Psikolog Berfin Dobrucalı ile “Mucize Doktor” dizisi ve maalesef Aksaray’da bir okulda yaşanan üzücü olaylarla bir kez daha ülke gündemine gelen “otizm” hakkında konuştuk. Klinik Psikolog Berfin Dobrucalı, otizm nedir, otizmli çocuklara ve bireylere nasıl yaklaşılmalı gibi sorularımızı cevaplandırdı.

Önce sizi bir tanıyalım…
Ortadoğu Teknik Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun oldum. Arkasından Ege Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji üzerine yüksek lisansımı tamamladım. Aynı zamanda yine Ege Üniversitesi’nde aile danışmanlığı Yüksek Lisansı da yaptım. Şu anda Uzman Klinik Psikolog olarak çalışmaktayım.

“Mucize Doktor” dizisi sonrasında otizm bir kez daha Türkiye’nin konuştuğu bir konu oldu. Nedir otizm?
Genel olarak otizm gelişimsel gerilik olarak ortaya çıkabiliyor ama genetik bir bozukluk. Beyindeki bazı bozulmaların, hücresel kayıpların veya bazı hormonların fazla seyretmesiyle alakalı olarak beynin bazı bölümlerinin tam gelişememesinden kaynaklı bir genetik bozukluk. Yaygın gelişimsel bozukluklar altında geçiyor.

YAŞITLARINA GÖRE GERİDEN GİDİYOR
Ne oluyor peki öyle olduğunda?
Kişinin gelişimi normal seyrinden sapıyor. Bazen normal seyrine yaklaştığı zamanlar da oluyor. Buna Asperger sendromu da deniyor. Dizideki de mesela Asperger sendromlu bir hastaya benziyor. Ama genellikle gelişim olarak birey kendi yaşıtlarına göre hep geriden gidiyor.

Peki, otizmli bireyler normal hayata kolay adapte olabiliyorlar mı?
Erken yaşta özel eğitimin çok büyük etkisi var. Öz bakım becerilerini kendileri geliştirebiliyorlar. Duş almak, el yıkamak, diş fırçalamak gibi… Bunun yanı sıra dışarıya çıkıp alışveriş yapmak, bir yerden bir yere gitmek, bazı şeyleri ezberlemek gibi şeyleri yapabiliyorlar. Fiziksel de bir sorunları yoksa elini ayağını kullanmada sıkıntı çekmiyorlar.
Resim - 34242_1_l.jpg

HER ŞEYİ AYNI HİSSEDİYORUZ
Peki, duygu anlamında otizmli bireyler hislerini nasıl belli edebiliyorlar? Pişmanlık duyuyorlar mı ya da vicdan azabı hissedebiliyor mu? Onlarda bu muhakeme gücü var mı?
Duygular olarak hiç birimiz birbirinden farklı değil. Hepimiz temel duyguları yaşıyoruz ve bunları adlandırabiliyoruz. Otizmli bireyler de bizden bu yönde eksik değiller. Farklı olan nokta, biz üzüldüğümüzde bu beni üzdü kırdı diyebiliyoruz ama bunu onlar tam olarak adlandıramıyorlar. Dolayısıyla bir şeylere vurmak, bağırmakla üzüntü de kırgınlık da çıkabiliyor. Her şey öfke ya da mutlu olarak adlandırmak bu bireyler için çok da doğru değil. Çoğunlukla gösterdikleri bir davranış şekli var bu davranış üzerinden gidiyoruz. Yemek yemiyorsa ya da uyumuyorsa bunun üzerinden gidebiliyoruz. Onun dışında her şeyi aynı şekilde hissediyoruz.

Böyle bir durumda nasıl yaklaşmamız gerekiyor?
Onlarla iletişim kurmak önemli. Anladığımızı hissettirmeliyiz. Onlara, kızgın olduğunu görüp yolunda gitmeyen bir şeyler var galiba dediğiniz zaman size anlatmaya başlıyorlar zaten. Otizmli ya da farklı gelişimsel özelliği olan bireyler toplumdan dışlanmamalı. Onlara etiketler takılmamalı. Diziden örnek verdiniz ya öyle olup toplumda bir yerlere gelmiş çok birey var. Dolayısıyla bunu bir eksiklik ya da fazlalık olarak görmemek gerekiyor. Sırf otizmli olduğu için umudumuzu kesmemek gerekiyor.
Resim - 34242_2_l.jpgERKEN TANI VE ÖZEL EĞİTİM
Nerede sıkıntı yaşıyorlar?
Muhakemede sıkıntı yaşıyorlar. Bazen okumayı öğrenemeyebiliyorlar. Okumayı öğrenip matematiği öğrenemiyorlar. Alışverişe gittiklerinde para üstünü hesaplayamıyorlar. Bu anlamda paraları, saatleri tanıtmak, kelimeleri ya da harfleri tanıtmak özel eğitimin yaptığı bir şey. Bu anlamda özel eğitim erken yaşta tanı alındığında çok değerli bir şey.

Aile bunun farkında değilse, şehirde yaşayan bir aile değil. Gazete okumuyor, televizyonla haşır neşir değil. Otizm hakkında hiçbir şey bilmiyor…
Bir kere doğumda bir komplikasyon olabiliyor. Kordon bağı dolanabiliyor ya da doğum zor geçtiğinden vakumdan dolayı kafa zarar görebiliyor. Geç doğum olabiliyor ya da erken doğabiliyor. Ama ailelerinde genetik olarak bir yatkınlık varsa ortaya çıkan bir bozukluk. Ama doğum zamanında ortaya çıkmamışa eğer çoğunlukla bebek zamanlarında yüksek ateş, havale geçirdiklerinde epilepsi nöbetleriyle tetiklenebiliyor. Göz kontağı kurmayabiliyorlar. Çoğunlukla göz kontağı kurulmayabiliyor çünkü. Sürekli tekrarlayan davranışlar ya da kelimeler kullanmak. Sürekli dönen cisimlere bakmak. Mesela çamaşır makinasının dönüşünü izlemesi gibi şeyler çokça gördüğümüz şeyler. Çocuklarında böyle davranışlar varsa eğer otizm düşünülebilir.

O zaman aileler bu özelliklere çok dikkat etmeli…
Genel olarak 4-5 yaşından önce konuşma olmuyor. Yürüyüşte bir sıkıntı olmuyor ama konuşma geç oluyor. Hele hiç göz kontağı kurmadıkları zaman, ismini söylediklerinde tepki vermiyorsa, bir şey uzattığınız zaman almıyorsa, hiç tepki vermiyorsa, hiçbir şekilde ilişki kurmuyorsa bu otizm olabilir. Ama artık bu hamilelik sürecinde öğrenilebilen bir şey. Ama dediğiniz gibi şehirden uzak ailelerde ya da bu konuda bilinçli olmayan aileler bunu geç fark edebiliyor.

Geçenlerde bir haber okumuştum. Göçmen bir aile Türkiye’ye gelmiş. Ama çocuğun babası otizmli. Otizmli bireyler de evlenebiliyor mu?
Otizmde genetik bir yatkınlık olduğu için evlendiği zaman kendi çocuğunda da zihinsel, genetik ya da fiziksel bozukluk özellikleriyle doğması çok yüksek. Biz çok fazla görüyoruz bunu. Otizmli veya gelişimsel geriliği olan birisini evlendiriyorlar. Orada karşı tarafın ailesi tarafından istismar edilebiliyor. Ya da iki gelişimsel geriliği olan kişileri birbirlerini anlar diye evlendiriyorlar. Bu sefer aileler iki çocuğa birden bakıyor. Ortada bir çocuk olduğunda çocuk da gelişimsel geriliğe sahip olduğunda yine aileler bakıyor. Dolayısıyla evliliği çok fazla tasvip etmiyoruz. Kendi hayatını idame ettirebilme gücü yoksa evlenmesi çok olasılıklı değil. Evlendiği takdirde çocuk çok sıkıntı. Yok değil. Çoğunlukla dizilerde gördükleri gibi birbirlerini seviyorlar evleniyorlar aynı evde oturuyorlar gibi görüyorlar. Ama yemek yapması, faturaları ödemesi, bir işte çalışması olaylarına çok hakim değiller. Mesela bir ekmeğin fiyatını biliyorlar. İki ekmeğin de fiyatını biliyorlar ama 5 lira verdim iki ekmek aldım, ne kadar para üstü bunu bilemeyebiliyorlar.

Resim - 34242_3_l.jpg
KABULLENMEK ÇOK ÖNEMLİ

Bir ailede otizmli bir birey varsa aile nasıl yaklaşmalı? Otizmlilere eğitim veriliyor ama aile ne yapmalı?
Ailelerin ilk başta kabullenmesi çok önemli. Bizim en çok gördüğümüz ailelerin bu durumu ilk başta kabullenmemeleri. Benim çocuğumda bir şey yok diyorlar. Bu da çocuğun özel eğitim almasını geciktiriyor. Destek almasını engelliyor ve gelişimsel açıdan müthiş bir geç kalınmışlık oluyor. Burada kabullenmek çok önemli. Sonrasında ailelere çok büyük bir görev düşüyor. Bildiğimiz hayat çizgisi artık kayıyor. Bizim için hayat nedir? Bebek doğar, büyür, okula gider, erkekse okul bittikten sonra askere gider, işini bulur ve evlenip kendi ailesini kurup çocuk sahibi olur vs. otizmli bireylerde veya gelişimsel geriliği olan bireylerde biz bu hayat çizgisini gözlemleyemiyoruz. Çünkü tek başına muhakeme yeteneği olmadığı için alıştığımız hayat seyri çok olası değil. Ama üniversiteye giden ve bitiren arkadaşlarımız da var.

PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber ŞANSSIZ DOKUNUŞ
Sonraki Haber YABANCILAR ÇALIŞTI

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU