ANA SAYFA > Söyleşi > PARA DEĞİL MÜZİK ÖN PLANDA

PARA DEĞİL MÜZİK ÖN PLANDA

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
PARA DEĞİL MÜZİK ÖN PLANDA

Üç üniversitenin akademisyenleriyle kurulan İstanbul flüt Topluluğu’ndan Prof. Ayla Uludere kuruluş hikayelerini anlatırken, “Hem klasik müzik bestelerini hem de Türk bestecilerin bizim için yazdıkları eserlerini sadece ülkemizde değil, ülkenin dışında...

Üç üniversitenin akademisyenleriyle kurulan İstanbul flüt Topluluğu’ndan Prof. Ayla Uludere kuruluş hikayelerini anlatırken, “Hem klasik müzik bestelerini hem de Türk bestecilerin bizim için yazdıkları eserlerini sadece ülkemizde değil, ülkenin dışında da seslendirerek Türkiye’nin aydınlık yüzü olmak üzere başladık” dedi

13 akademisyenden oluşan İstanbul Flüt Topluluğu geçtiğimiz hafta Eskişehir’e konser vermeye geldi. Ülkemizi de birçok ülkede temsil eden İstanbul Flüt Topluluğunu hazır yakalamışken, oluşma süreçlerini, hedeflerini kendi ağızlarından duymak istedim. Tüm üyelerinin hem yaptıkları işe hem de birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olduğunu görmekten de çok mutlu olduğumu belirtmek istiyorum.

TOPLULUĞUN SESİ VE YÜZÜYÜZ
Hepiniz farklı şehirlerden, farklı üniversitelerden toplanarak bir araya geldiniz ve İstanbul Flüt Topluluğu’nu kurdunuz. Amacınız neydi?
Prof. Ayla Uludere: Üç üniversite bir araya gelerek flüt topluluğunun bütün flüt çeşitlerini içeren bir ensemble kuralım dedik. Enstrüman olarak Türkiye’de tek olan topluluk. Çünkü kontrbas flütlerimiz  iki tane mevcut ve başka bir toplulukta bu enstrümanlar yok. Flüt ailesinin bütün enstrümanları içerisinde. Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki arkadaşımız da katılınca üç üniversiteden yola çıktık. Bizim yetiştirdiğimiz yüksek lisans ve doktoradan mezun olan arkadaşlarımızı da davet ederek bu düzeyde olan bütün flütçü arkadaşlarımızı topladık ve hem klasik müzik bestelerini hem de Türk bestecilerin bizim için yazdıkları eserlerini sadece ülkemizde değil, ülkenin dışında da seslendirerekTürkiye’nin aydınlık yüzü olmak üzere 2015’in aralık ayında başladık.

2015’te kurulur kurulmaz konserlere başladınız mı?
Uludere:
Kurulduktan üç ay sonra aralıksız konser vermeye başladık. İlk konserimizi Robert Koleji’nde verdik, CRL’ de resital verdik, Kültür Üniversitesi’nde sahne aldık. Eskişehir’e ikinciye geliyoruz. Çok farklı yerlerden konser talepleri var. Biz de akademisyen rolümüz devam ederken, konserlerimize ara vermeden devam etmeye gayret ediyoruz.
Resim - 12321_1_l.jpg

HEPİMİZİN HAYALİ EN GÜZEL FLÜTÜ ÇALABİLMEK
Kadronuz toplamda kaç kişiden oluşuyor?
Uludere:
Şu an 13 kişiyiz. Ama duruma göre değişebiliyor.

Topluluğunuza katılmak isteyenler, biz de bu grubun bir parçası olmak istiyoruz diyenler de oluyor mu?
Uludere:
Konserlerimiz ya da festivale katılma amaçları doğrultusunda hareket ediyoruz. Türk bestecileri olduğu zaman gidebileceğimiz ülke neresiyse, ona göre karşılayabilecekleri… Çünkü takdir ederseniz ki, her şey maddiyata dayalı ve genelde her topluluk kendi masraflarını karşılamak suretiyle hareket ediyor. Biz de bunları düşünüyoruz. Aslında toplum içinde çok genç arkadaşlarımız var. Çoğunun kadrosu yok. Olmadığı için de genelde onları desteklemek amacıyla da bu topluluğu kurduk. Hatta uzun vadeli hepimizin hayalinde en güzel flütle çalmak var. Çok istediğimiz ve çok ulaşamadığımız enstrümanlar var. Belki ileride öyle bir hedefimiz var. Bunu yapabilirsek, herkesin istediği enstrümanla topluluk olarak aldırtabilirsek ne mutlu bize.
Prof. Ece Karşal: Bizim misafir sanatçılarımız oluyor. Bazı konserlerimizde belli sanatçılara da ihtiyacımız oluyor ama şu anda artık oturmuş gibiyiz. Çünkü birbirimize uyum sağlayıp beraberce çalabilmek bir süreç istiyor. 2015’ten beri onu oturttuğumuzu düşünüyorum.

Eskişehir’e ikinci gelişimiz dediniz. Nasıl buluyorsunuz Eskişehir’i?
Uludere:
  Eskişehir’i çok seviyoruz. Daha önce de akademisyen olarak burada bir çok görevde yer aldık. Geçen sene Anadolu Üniversitesi’nde bir konserimiz oldu. O davetten sonra Büyükşehir Belediyesi’ndeki yetkililerle görüştük. Onlar da bu aydınlık yüzümüzü değerlendirerek bir teklifte bulundular. Biz de çok mutlu bir şekilde hemen organize olduk ve de çok farklı yerlerde ve görevlerde yük taşımamıza rağmen geldik.

Ne gibi görevler?
Uludere:
Ben mesela Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı’nın Müdürüyüm. Aynı zamanda da birçok Bölüm Başkanlıklarım ve Ana Sanat Dalı Başkanlıklarım var. Bununla birlikte hepimiz öğrencilerimizi sınıf olarak yurt dışındaki yarışmalara götürüyoruz. Kendimiz performanslar sergiliyoruz. Ayrıca bir sürü idari görev taşıyoruz. Arkadaşım Prof. Ece Karşal’ ında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde sınıfı var. İnanılmaz bir yükü var. Diğer arkadaşım Şebnem Uşen, Yıldız Tekni Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde Öğretim Görevlisi. O da bir sürü ders veriyor ve bir çok görevi var. Bununla birlikte konservatuarımızda araştırma görevlisi arkadaşlarımız var. Bu kadar akademik görevimizin yanında biz geceleri İstanbul’da akşam saat 20.00 gibi toplanıp 2-3 saat hiç hafta aksatmadan, hatta bas grubumuz bazen haftada iki defa toplanarak prova yapıyoruz.

Her akşam mı toplanıyorsunuz?
Uludere: Aynen. Bunu mesai dışı düşünerek yapıyoruz. Ayrı ayrı iyi olmamıza rağmen ortak tını diye bir şey var. Onu elde etmemiz için gerçekten birlikte çalıyor olmamız gerekiyor. Türk bestecilerimiz de bizi tanıyarak eserlerini yazdıkları için onları da dinliyoruz. Dolayısıyla biz de bunları dile getirelim diye hem popüler anlamda hem de tanıtıcı anlamda bir görev üstlenmiş bulunuyoruz.
Resim - 12321_2_l.jpgBÜTÜN ÜLKELER EŞİT MESAFEDE
Bu sene Washington’daki Uluslararası Flüt Festivali’ne de katılacaksınız?
Uludere:
Evet, davet aldık. Çok onurlandık. Çünkü onların bir kayıt ücreti var ve bizi muaf saydılar. Bununla birlikte “Sadece Türk bestecileri yorumlarsanız 20 dakikalık sürenizi iki katına çıkarırız” dediler.

Parçalarınızı Belirlediniz mi?
Uludere: Tabii belirledik. Zaten bir Pazartesi günü verdiğimiz konserde seslendirdik ve aynı zamanda da ilk kez seslendirmiş olduk. 
Şebnem Uşen: Burada seslendirdiğimiz parçalara iki tane eser daha ekleyip Washington’da seslendireceğiz.

Hedefinizde Gitmek istediğiniz, ülke olarak çok az biliniyoruz, gidip kendimizi tanıtalım dediğiniz bir ülke var mı?
Uludere:
Ülke bazında değil. Bizim için bütün ülkeler eşit mesafededir. Önemli olan ne kadar çok yerde, “Biz varız ve bu düzeyde varız” ve “Ne kadar iyi durumda ve gerçekten birbirleriyle çok uyumlu şekilde müzik yapıyorlar dedirtirsek ne mutlu bize.
Prof. Ece Karşal: Zaten çok özel bir oluşum olduk. Besteciler de bizi çok destekliyorlar. Böyle bir oluşum da yoktu Türkiye’de. Dünya’da da profesyonel olarak bu şekilde müzik yapan çok yok. Oda müziği gruplarında bile bu çok zor. Üç kişi bir araya gelir ve önce bir güzel başlar ve sonra bir şey olur sürekliliği bir türlü olmaz. Umuyoruz ki bizimki kalıcı olur. Uluslararası platformlarda hem bestecilerimizi, hem müziğimizi hem de topluluğumuzu dünyaya tanıtmak en büyük hedefimiz.

Grup olarak hareketli giden bir ritmde çalmayı mı seviyorsunuz yoksa daha slov giden bir akış mı?
Şebnem Uşen:
Bizim için hiç fark etmez.
Uludere: Eserin misyonu önemli. Biz en başta yorumcuyuz çünkü. Besteci ne istiyorsa onu en iyi şekilde anlayıp kendi benliğimizi de katarak ortaya çıkartmak…
Karşal: Bizim ilk seslendirdiğimiz eserler zeybekti. Zeybek biliyorsunuz bir dans ama bir tanesi ağır bir zeybekti, diğeri hızlı bir zeybekti. Dolayısıyla her iki türlü de biz en iyi şekilde yorumlamaya çalışıyoruz.

BERABER GÜÇLÜYÜZ
Tamamınız neredeyse kadınlardan oluşuyor, sadece bir erkek var. Hiç bu kadar kadın bir arada zorluk yaşıyor musunuz?
Karşal: Sadece bir erkek var aramızda. İstedikten sonra çok güzel bir şekilde birlikte uyum içinde hareket edebiliyoruz. Zaten gücümüz de buradan geliyor. Belli kariyerini tamamlamış her kadının bir projeye imza atması lazım. Çünkü arkamızdan birçok kadın geliyor. Onlara örnek olmamız lazım. Didişerek hiçbir yere varamayız. Ama ne kadar beraber olursak o kadar güçleniyoruz.
Şebnem Uşen: Bizim esas amacımız, on üç flüt, tek bir flüt olabilmek. Dolayısıyla bu mantıkla yaklaşınca hepimiz bir bütünü oluşturuyoruz ve tek bir ses çıkıyor ortaya. Bu ilişkilere de yansıyor.
Uludere: Birbirimize saygı duyarak hareket ediyoruz. Artılarımızı biliyoruz, her zaman birbirimizi takdir ettiğimiz için bir arada oluyoruz. Herkes gönüllü geliyor. Bu iş zorla yapılabilecek bir iş değil.

Editör: admin admin
PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber ŞEHİDİMİZİ UĞURLUYORUZ
Sonraki Haber Haber Bulunamadı

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI

1

ÖZEÇOĞLU’DAN DESTEK

2

BUĞRA TAMAM SIRA ONLARDA

3
Reyna Premium