ANA SAYFA > Söyleşi > ŞEHRE DE SANATÇILARA DA İZ BIRAKIYOR

ŞEHRE DE SANATÇILARA DA İZ BIRAKIYOR

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
ŞEHRE DE SANATÇILARA DA İZ BIRAKIYOR

Prof. Bilgehan Uzuner, sempozyumun sadece şehre değil, sanatçılara da iz bıraktığına değinirken, “Gelen sanatçıya biz her sene 4-5 asistan veriyoruz, topraklarını veriyoruz, çoğu hayatlarının en büyük ve en iyi eserlerini burada yapıyor...

Prof. Bilgehan Uzuner, sempozyumun sadece şehre değil, sanatçılara da iz bıraktığına değinirken, “Gelen sanatçıya biz her sene 4-5 asistan veriyoruz, topraklarını veriyoruz, çoğu hayatlarının en büyük ve en iyi eserlerini burada yapıyor. Onlar için de bizim için de sempozyum ilklere vesile oluyor” dedi...

Bu sene Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumunun Sanat Danışmanı Prof. Bilgehan Uzuner ile kendi atölyesinde geçtiğimiz haftalarda sona eren, Uluslararası 11. Pişmiş Toprak Sempozyumu’nu değerlendirdik. Sempozyum nasıl başladı, sanatçıların yaklaşımları neler, şehre neler kattı konuştuk.
Resim - 5305_4_l.jpg

Bu sene sempozyumun 11’incisi düzenlendi. Sempozyum öncesinde ne tür hazırlık çalışmaları yaptınız?
Sempozyum 17-18 yıldır bildiğimiz ve 11’incisini gerçekleştirdiğimiz bir süreci kapsıyor. Hazırlık aşmalarında bir program şemamız var. Her ay toplantılar yapıyoruz. Ocak – Şubat gibi Belediye Başkanımız, belediyedeki ekip ve üniversiteden arkadaşlarla. Ama pratiğini aldık artık. Toplantıda ne olacak, ne konuşulacak, hedefteki sanatçılar, yapılacak sergiler, ele alınacak tema, hangi parka ne iş konulacak, hangi boyutta olacak gibi seçilen sanatçının eskizinin değerlendirilmesi, Mart-Mayıs aylarında sanatçıların kararının verilmesi, sonra sanatçılara teklifin ve çağrının gönderilmesi, kabul edilen sanatçının eskizinin parkla ya da belediyenin ilişkilendirdiği temaya göre ne yapılacağı oturdu. Bilimsel toplantılarda, tebliğin, bildirilerin gönderilmesi, onların hakemler tarafından yayına katılıp katılmayacağının incelenmesi… Sosyal etkinliklerde yarışmalar, sergiler, çocuklara yönelik etkinlikler, yurt dışından Erasmusla gelecek öğrencilere yönelik etkinlikler neler olacaksa hepsi belirleniyor.
Resim - 5305_1_l.jpg

Çok kapsamlı…
Evet, kapsamlı. Yemek yarışmaları, down sednromlu çocuklarla, ev kadınlarıyla, yemek öğrencileriyle düzenlenen yarışmalar var. El sanatları sergileri var… Açıkçası çok aşamalı, birçok mevzuunun konuşulduğu ama artık otomatik bir programa varıldığını söyleyebilirim. Sürprizlerimiz çok yok.

Zorlandığınız yerler var mı peki?
Zorlandığımız yer uygulamanın, birebir mutfağın içi. Çünkü sınırlı sürede iş yetiştirmeye çalışıyoruz. 13-14 günde heykel pişirilip yerine konulacak. Bu dünyada da açıkçası benzeri görülmeyen bir sürede yapılan bir iş. Çok ağır bir tempo gerektiriyor.
Resim - 5305_2_l.jpg

SANATÇILARIN ŞEHİRLE, HALKLA UYUMU ÖNEMLİ
Sanatçıları neye göre belirliyorsunuz?
Bizim çevremizde tanıdığımız birçok sanatçı dostumuz var. Dünyada katıldığımız bazı sempozyumlar ve etkinlikler var. Açıkçası oradaki performansları ve bağlantıları doğal olarak temel baz alarak kullanıyorum. Kendi gözlemlediğim ve kişinin üretme kapasitesi, cesareti, kişiliği önemli. Bir de burası sosyal bir paylaşım alanı. Sırf heykel, Terra Cotta iş yapabilmek değil. Bu sosyal etkinlikte de asistanıyla, insanıyla, şehirle bağlantı kurabilecek yapısı var mı nın ben de varlığı önemli. Bu etkinliğe gelirken sanatçı çevreyle de bağlantı kursun istiyorum. Türkiye’den de her sene Anadolu Üniversitesi’nden bir hoca veya bir mezunumuz, diğer üniversitelerden asistanlar ve onun dışında da performansı iyi olan bağımsız sanatçıları da sempozyuma çağırmaya çalışıyoruz. Açıkçası artık prestijli bir sempozyum olduğu için kimse de reddetmiyor. Çoğu kişi de teklif bekliyor.
Resim - 5305_3_l.jpg

Sanatçılar nasıl, memnun ayrılıyorlar mı?
Açıkçası çok memnun ayrıldılar. Basını pek takip edemedim, neler dediler bilmiyorum ama çoğu burada da memnuniyetlerini dile getirdiler.

Eserlere de bir değinelim. Bu güne kadar kaç sanatçı ile çalıştınız ve toplamda kaç eser oldu?
Biz bugüne kadar 110 sanatçıyla çalıştık. 150’den fazla eser yapıldı. Gelen sanatçılar bazen iki, üç eser birden yapabiliyorlar. Mesela Japon sanatçı Kencihi, bir çalışma yapacaktı iki tane yaptı. Kağan hoca üç iş yaptı. Alman sanatçı Christine iki iş yaptı. Bir de benim ekibim ve yardımcılarım konuk değiliz ama her sene bir iki iş biz de koyuyoruz.. Büyük bir koleksiyon oldu. Açık hava müzesi, açık hava galerisi gibi oldu. Birçok parkta eserler sergileniyor. Belediye binasının çevresinde ve içinde 50-60 parça iş var. Bayağı bir birikimimiz oldu. İki sene önce ODTÜ Mimarlar Odası’nın özel bir ödülünü aldık. Geçen sene Belediye Başkanımız Ahmet Ataç, Çankaya Belediyesi’nin verdiği Sanata Hizmet ödülünü aldı. Dünyada böylesine bir pişmiş toprak heykel koleksiyonu görülmüş bir şey değil. 5-6 sene önce Macaristan’da bir park vardı.
Biz onu örnekliyorduk ama artık geçtik orayı. Dünyada 2-3 tane böylesine büyük parkın içindeyiz bizde. Duyurumu yapılamıyor dediğiniz şey bu noktada da bizim için geçerli. İşin bu kısmını da duyuramıyoruz. Biz biraz daha mütevazi davranıyoruz gibi. Ama hak edilmiş bir şey artık tanıtılmayı hak ediyoruz.
Resim - 5305_5_l.jpg

DOĞRU ŞEKİLLENEN BİR SANAT ÇALIŞMASI
Sanat iz bırakmaktır. Biz de bu kente doğru düzgün iz bırakmak istiyoruz. Gelinen yerde de iyi izler bıraktığımızı düşünüyorum. Biz 150 heykelle şehre başka bir karakter yarattık. Daha özel, özgün, daha temel bir malzemeyle kentte izler bırakıyoruz. Doğru insanlar bir araya geldi. Bu bir şanstır. İzlerimizin çoğalması benim için de çok önemli bir durum. Bu izlerin değerli olması, insana ulaşması çok önemli. Hepimizin eserlerde bir el izi var. Türkiye’ de unutulmuş bir değeri yeniden ortaya çıkardık biz bu sempozyumla. Paylaşımlı bir sanat ortamı oluşturduk. Bu da çok önemliydi. Artı verimli bir sanat okulu oldu sempozyum. Eğitim programlarında böyle büyük, heyecanlı, sıradışı, boyutu büyük, iddialı, zamana karşı yarışılan bir eğitim bulamazsınız. Büyük bir okul oluştu. Ahmet Başkan’ın da sık sık değindiği gibi halka ulaşan bir sempozyum. Çalışmaya çoluk çocuk her kesimden insanın girdiğini görüyorsunuz. O noktada da toplum katmanlarının da kaynaştığı sanat buluşması oluyor. Bir sürü kanadıyla doğru şekillenen bir sanat çalışması. Sanat insanları biraz korkutur ama biz o korkuyu kırdık.

YAPILAN ESERE TELİF HAKKI ÖDÜYORUZ
Biz katılan sanatçılara yaptıkları eserler için telif hakkı ödüyoruz. Burada sanatçıları ağırlıyoruz, konaklatıyoruz, yurt içi yurt dışı yol masraflarını ödüyoruz bir de bin dolara kadar telif ödüyoruz. Bu çok özel bir durum. Açıkçası bunu Türkiye’de yapan pek yok. Çok büyük bir rakam değil ama bin dolar gibi bir rakamla yapılan eserlerin telif hakkını alıyoruz, o da sempozyuma çok farklı bir yaklaşım getiriyor.

İLKLERE VESİLE OLUYOR
Bu sene özellikle gördüm ki, çok fazla aştık. Çok güzel eserler çıkıyor, çok güzel çalışmalar yapıldı, sanatçıların hepsi birbirinden değerli ve özenerek çalışıyorlar…
Çok teşekkürler. Sanatçılar buraya çok inanmış geldiler. İlk gün, onlar burayı bilmedikleri için birkaç parkı gezdiririm. İlk günkü gezi onlar için şoktur. İnanamazlar böyle bir iş gerçekleştiğine. Gelen  sanatçıya biz her sene 4-5 asistan veriyoruz, topraklarını veriyoruz derken, çoğu hayatlarının en büyük ve en iyi eserlerini burada yapıyor. Onlar için de bizim için de sempozyum ilklere vesile oluyor.

Sanatçılar daha sonrasında eserlerini merak ediyorlar mı? Sonuçta sanatçılar için her ürettiği eser çok kıymetlidir. Burada bilmedikleri bir ülkede ve şehirde eserlerini bırakmak onları nasıl hissettiriyor?
Açıkçası çoğu açık havaya, parklara iş yapmamış. O yüzden bu da çoğu için ilk oluyor. Tabii o başka bir heyecan yaratıyor. Onun mutluluğu başka onlar için. Çoğu asistanlarıyla bağlantılarını sürdürüyor. Onlara hep kışın karda ya da başka zamanlarda hep görüntü akıyor. Eserlerin sertgilendiği alanlar arka fon oluşturuyor, denk geldiğimiz zaman onları da paylaştırıyoruz sanatçılarla.

Sempozyum için seneye bizi farklı süprizler bekliyor mu?
Sempozyumda biz bazen konsepti ülkenin gündeminden alıyoruz. Ama seneye ne olur bilemiyorum. Biz Ahmet Başkan’la beraber hedefleri daha da büyütebilir miyiz diye hayal ediyoruz. Bu sempozyum da bir hayaldi en başında. Onu zaman gösterecek. Hayalimizi büyütmek isteriz. Biz bunu kanıksadık, öğrendik. Daha büyüklerini, daha kalabalıklarını da yaparız.

Kalabalık demişken, sanatçılarda kota var mı?
Kota var. Ama bu kota yetişebileceğiniz fırın pişirme imkanları en belirleyici şey. Bana 10 tane fırın verseler ben 30 sanatçıyla çalışırım. Şu an 2 büyük fırınımız var. 2 fırınla bu işlerin başarılabilmesi bile mucize. Zira fırınlama son 3-4 günde oluyor. Bir pişirim 24 saatten az sürmüyor. Biz orada mucize gerçekleştiriyoruz. Küçük eserler için dışarıdan kiraladığımız, başka atölyelerin fırınlarını kullandığımız oluyor. Hatta bu sene bir gün erken girdik son gün fırın boş kaldı. Çok ilginçti nasıl oldu ben de anlamadım.

Bu sene sempozyumdan beklentiniz var mıydı? Varsa, beklentilerinizi karşıladı mı?
Bu seneki sempozyumda beklentilerimi fazlasıyla aldım. Sanatçıların uyumluluğu, asistanlar çok iyiydi. Şimdi 12 üniversiteden asistan aldık. Sempozyumun üniversiteler tarafından bilinir olması ve tercih edilir olması çok güzel. Yabancı sanatçıların gözünde de çok güzel ve önemli izler bıraktı bu da çok güzeldi.

Editör: admin admin
PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber ARADAKİ FARK 15 BİNE DÜŞTÜ
Sonraki Haber FİYATINI GÖREN TEZGAHTAN KAÇIYOR

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI

1

ÖZEÇOĞLU’DAN DESTEK

2

BUĞRA TAMAM SIRA ONLARDA

3
Reyna Premium