ANA SAYFA > Söyleşi > SERSERİ DEĞİLİZ SPORCUYUZ

SERSERİ DEĞİLİZ SPORCUYUZ

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
SERSERİ DEĞİLİZ SPORCUYUZ

Feel The Street grubu üyeleri, Devrim Can Kırabay ve Yaşarcan Tuna ile parkur sporunu konuştuk. Yanlış algı yaratıldığını söyleyen Kırabay ve Tuna, “Biz serseri değiliz, sporcuyuz” diyor...

Feel The Street grubu üyeleri, Devrim Can Kırabay ve Yaşarcan Tuna ile parkur sporunu konuştuk. Kırabay ve Tuna, Parkur sporunun çok yanlış tanıtıldığını ve bu sporu yapanlara serseri gözüyle bakıldıklarını söyleyerek, “Biz serseri değiliz, sporcuyuz” dediler

Kanlıkavak parkına sık gidenler onları bilir, onlar Eskişehir’de parkur sporuyla uğraşan Feel The Street grubunun üyeleri. Sosyal medyada sıkça gördüğümüz çatıdan çatıya atlayanların videolarını bilirsiniz. Parkur sporunun tarihi çok eskilere dayansa da ilk 1997’de Fransa’da ortaya çıkan bir spor türüdür. Türkiye’de de birçok ilde gençler bu spora ilgi duyuyor. Aileler izledikleri görüntüler sonrasında tedirginlik yaşasa da parkur sporu, futbol kadar tehlikeli görülmüyor. Biz de Feel The Street grubu üyeleriyle oturduk konuştuk.
Resim - 28696_1_l.jpg

Parkur Sporu nedir?
Devrim Can Kırabay: Parkur sporu, insan vücudunun en efektif bir şekilde A noktasından B noktasına gidebileceği bir spor türü. Bunu şöyle düşünün, bir yere gideceksiniz ve önünüzde duvar var. Duvarın etrafından dolaşıp gideceğiniz yere gidebilirsiniz. Ama biz etrafından dolaşmak yerine daha hızlı bir şekilde hedefimize ulaşmayı planlıyoruz.
Yaşarcan Tuna: Parkur sporunda yapılan hareketler ve amaçlanan şeyler; bire bir insan anatomisinin hareket, çeviklik, hız ihtiyacına ve içgüdülerine hitap etmektedir. Fransa’da 1997 yılında David Bell öncülüğünde ilk ortaya çıktı. Sonra da tüm dünyaya yayıldı.

Grubunuzun adını nasıl koydunuz?
Devrim Can Kırabay: Yaptığımız spor sokak sporu olarak geçiyor. Biz de biraz felsefesine uygun olduğunu düşündüğümüz için öyle bir isim koyduk.

Ne zamandır bu sporla uğraşıyorsunuz?
Devrim Can Kırabay: Ben 2 yılı geçkin bir süredir bu sporla uğraşıyorum.
Yaşarcan Tuna: Benim de üç buçuk yıl oldu.
Resim - 28696_2_l.jpg

Ne oldu da bu spora merak saldınız?
Yaşarcan Tuna: Benim Bursa’da oturan bir kuzenim var. Yaz aylarında sürekli bir araya geliyoruz. O bana yerde yuvarlanıp bir takım hareketler yapıyordu. Bu hoşuma gitmişti benim. Nasıl yaptığını sorduğumda parkur diye bir spor var dedi. Videolarını açtı. Videoları izledikten sonra daha çok ilgimi çekti. Bana öğret dediğimde parka gittik hareketleri denemeye başladık. Bir süre sonra bu spora daha çok ilgi duymaya başlayınca Eskişehir’de parkur sporu yapan grupları araştırmaya başladım. O esnada Eskişehir Parkur Fürraning grubu vardı. Oraya katıldım. Gurur Hünkür diye jimnastik antrenörü bir abimiz ve diğer üyemiz Ebuzer’le görüştük. Onlarla antreman yapmaya başlarken, Devrim’le de tanıştık.

Devrim Can Kırabay: Benimki tamamen bilgisayar oyunlarından sonra oldu. Oynadığım bir oyun vardı. Oyunda bir yere gitmek için yürüyebiliyorsunuz, koşabiliyorsunuz, at kullanabiliyorsunuz ama aynı zamanda da tırmanıp çatılardan da hızlı bir şekilde gideceğiniz yere ulaşabiliyorsunuz. Bu benim çok ilgimi çekmişti. Çünkü diğer oyunlarda böyle bir seçenek yoktu. O zamanlar parkur oyunları da yoktu. Bunun gerçek hayatta olup olamayacağını düşünüyordum. Sonra internette videolara denk geldim ve insanların bu işi ciddi anlamda yapabileceklerini gördüm. Daha sonra da Eskişehir’de bu işi yapanların olup olmadığını araştırdım ve gruba dahil oldum. Bir de bu spora takla atmak havalı diye başlamak isteyenler varsa kesinlikle başlamasınlar. Gerçekten bu sporu sevip özümseyecek insanlar başlasın.
Resim - 28696_3_l.jpg

HERKES PARKUR SPORU YAPMIYOR
Videolar demişken, zaman zaman haberlerde parkur sporuyla ilgilenenlerin başına gelen talihsiz olayları da izliyoruz. Tehlikeleri tedirgin etmiyor mu sizi?

Yaşarcan Tuna: Tedirgin ediyor ama şöyle bir durum var, futbolda parkurdan daha çok sakatlanma durumu var. Çünkü hareketleri bilinçli bir şekilde yapıyorsunuz. İnternet şu an en ön planda olan iletişim aracı. Teknikte eksik kaldığımızda internetten ve bu sporla uğraşan farklı insanlarla da görüşerek bilgi alışverişi ve antreman yaparak, eksik kaldığımız noktaları giderebiliyoruz. Bir de her insan spor yaparken sakatlanır. Bu gelişmeniz için gereken bir durum.

Devrim Can Tuna: Yaptığımız her hareketin bir tekniği var. Bu biraz refleksleri de ilgilendiriyor ama teknik ön planda. Refleksi zamanla hareketleri yapa yapa kazanıyorsunuz ve bunu kazanmak için de çok yavaştan başlıyorsunuz. İnsanların çatıdan çatıya atladığını görebiliyorsunuz ama biz buna ilk başlarken kaldırımdan kaldırıma atlıyoruz.

Yaşarcan Tuna: Bir de özellikle şunu da söylemek istiyorum, internette bazı çatıdan çatıya atlayan kişilerin videolarını izliyorsunuz ya o insanların çoğu parkurcu değil. O insanlar tamamen bu işi bilinçsizce yapıyor. Bir video çekelim, biri bizi çeksin, internete koyalım çok izlenelim kafasında yapıyorlar. O sakatlanmaların hepsi o şekilde gerçekleşiyor. Bir parkurcu çok nadiren sakatlanır. O insanları izlediğimizde çok tekniksiz atladıklarını görebiliyoruz.
Resim - 28696_4_l.jpg

Bu bariz bir şekilde belli oluyor mu?
Devrim Can Kırabay: Evet, bariz bir şekilde belli oluyor. Aralarında elbet parkurcu olanlar var ama videoları çekip paylaşanların hepsi parkurcu değil.
Ne tür teknikleriniz var?

Resim - 28696_5_l.jpgDevrim Can Kırabay: İlk öğrendiğimiz hareket yerde yuvarlanmadır. Bu hareket size düşme anında vücudunuzun daha az hasar almasını sağlar. Yüksekten atlarken tüm vücudumuzu kullanarak, olası bir düşmede acıyı bir noktadan tüm vücuda yaymayı öğreniyoruz. Korkutucu görünen bir sdpor ama tamamiyle olası düşmelere karşı da önleyici refleks geliştirici bir spor.

Yaşarcan Tuna: Mesela bir video var. Bir adam motorla gidiyor, araba buna çarpıyor. Adam çarptığında çok fazla yükseliyor. Normal bir insan direkt yüz üstü düşerek, çok ağır hasar alabilir ya da o şiddetle hayatını kaybedebilir ama o adam bizim ilk öğrendiğimiz bu tekniği havadan aşağıya düşerken uyguluyor ve hiç hasar almıyor. Kalkıyor, kaldırıma geçip su içiyor.
Zaman zaman aksiyon filmlerinde de bu tür sahneleri görüyoruz. O zaman parkuru sadece atlama sporu olarak değil de birçok sporu ve tekniği içinde barındıran bir spor olarak tanımlayabilir miyiz?

Devrin Can Kırabay: Kesinlikle öyle. Çünkü en başta extrem bir spor bu spor ve bu sporun da her spor gibi kendine ait teknikleri var.

TÜRKİYE’DE ÇOK KÖTÜ BİR NOKTADA
Türkiye’de bu spor ne kadar yaygın peki?
Devrim Can Kırabay: Türkiye’de hemen hemen her ilde bu sporla uğraşan insanlar var. Ama genelde şu bakış açısı çok yaygın, “Yapmayın, kolunuzu bacağınızı kıracaksınız” eskiden bu bakış açısıyla çok fazla karşılaşıyorduk. Şimdi o tarz yaklaşan insanlarla nadir karşılaşıyoruz. Mesela yaptığınız spor güzel, en azından spor yapıyorsunuz, boş takılmıyorsunuz diyenler de oluyor. Böyle olunca hoşumuza gidiyor. Artık insanların öncekilere oranla bir spor bilinci var.
Yaşarcan Tuna: Bence şu an Türkiye’de çok kötü bir noktada bu spor. Jimnastiğin yedinci alt dalı olarak Türkiye’ye geldi de parkurcular olarak parkurla jimnastiği birleştirmemeleri gerektiğini düşünüyoruz. Bu spor hakkında biraz daha insanların bilinçlenmesini istiyoruz. Daha çok parkur parkları yapılma projeleri uygulanmasını istiyoruz.
Resim - 28696_5_l.jpg

HIRSIZ SERSERİ DİYORLAR
Eskişehir’de antreman yapabileceğiniz bir parkur alanınız var mı?
Yaşarcan Tuna: Bu iş için dünyada özel olarak yapılan parklar var. İzmir’de bir parkur parkı var. Çalışmalarına başlandı yakın zamanda bitecek. İstanbul’da bir parkur salonu var ama Eskişehir’de yok. O yüzden de sokaklarda yapmak zorunda kalıyoruz. Şimdilik Kanlıkavak’da bir spot alanımız var. Orada sınırlı hareketleri yapabiliyoruz. Ama parkur parklarında birçok hareketi ve tekniği yapabiliyorsunuz. Hareketleri öğrenirken sakatlanma riskleriniz azalıyor.

Devrim Can Kırabay: Eskişehir’de de bir parkur parkı olmasını istiyoruz. En azından daha rahat çalışabileceğimiz bir ortamımız olur. Çalışma alanımız olmadığı için Eskişehir’in neresi boş diyerek, sürekli gezmek zorunda kalmamış, insanlardan farklı tepkiler almamış oluruz.

Farklı tepkiler dediniz ya, ne tür tepkiler bunlar?
Devrim Can Kırabay: Biz bu sporu herhangi bir yerde yaptığımızda oradan geçen bir insanın anlık bir dikkatsizliği hem kendisine hem de bize bir zarar verebilir. Biz buna dikkat ediyoruz ama yine de çok güvenli olmuyor. Kimileri sosyal medya hesaplarımıza her videonu işte şimdi düşecek diye izliyorum diye yorum yapanlar oluyor. Bunu spor olarak görmeyip, onu yapmayın, düşersiniz, oranız buranız kırılır diyenler, serseri olarak görenler, hatta hırsızlıkla suçlayanlar bile oluyor. Biz sonuç olarak bir spor yapıyoruz. İnsanlara ve çevreye bir zarar vermiyoruz. En büyük zararı kendimize veriyoruz. Bir duvar gördüğümüzde tırmanmaya çalışınca insanlar hırsız muamelesi yapıyor.

Yaşarcan Tuna: Bu spora da diğer sporlara duyulduğu gibi saygı duyulması gerekiyor. Yorumların çoğu bizleri rahatsız ediyor. Mesela bir arkadaşımla evlerin arasından gidiyoruz, duvardan atlayarak. Hiç durmadan geçiyorduk. En son bir sitenin kapısından çıktık. Bir adam bizi durdurdu ve üzerinizi arayacağım, bir şey mi çaldınız dedi. Bize hırsız muamelesi yapılması çok kötü bir şey. Bir parkur parkımız olsa, bu şekilde suçlanmayacağız da. Ama çalışacak alanımızı olmadığından bu tür tepkileri yaşıyoruz sürekli.

PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber ORADAN KARŞIYA MI GEÇİLİR!
Sonraki Haber BAYRAM YOĞUNLUĞU ŞİMDİDEN BAŞLADI

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI

1

ÖZEÇOĞLU’DAN DESTEK

2

BUĞRA TAMAM SIRA ONLARDA

3
Reyna Premium