ANA SAYFA > Söyleşi > ÜRETİM VE YATIRIMLA KALKINIRIZ

ÜRETİM VE YATIRIMLA KALKINIRIZ

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
ÜRETİM VE YATIRIMLA KALKINIRIZ

Eskişehir’in ve mermercilik sektörünün tanınmış işadamlarından Hanifi Şimşek, ekonomideki gelişmeleri değerlendirdi. Şimşek, “Ülkemizin tek bir kurtuluşu var, yatırım ve üretim. Şimdi yatırım zamanı. Herkes kazandığı yerde kendi bölgesine yatırım yapmalı”

Eskişehir’in ve mermercilik sektörünün tanınmış işadamlarından Hanifi Şimşek, ekonomideki gelişmeleri değerlendirdi. Şimşek, “Ülkemizin tek bir kurtuluşu var, yatırım ve üretim. Şimdi yatırım zamanı. Herkes kazandığı yerde kendi bölgesine yatırım yapmalı” dedi

Şimşekler Mermer A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜMMER Yönetim Kurulu Üyesi Hanifi Şimşek ile Sivrihisar’daki mermer fabrikasını ziyaret ettik. Sivrihisar’dan dünyaya açılan yarattığı Şimşekler markasının öyküsünü dinlediğimiz Hanifi Şimşek, Türkiye’deki ekonomik gelişmeler ve piyasaların durumu ile ilgili de önemli tespit ve değerlendirmelerde bulundu.

Mermer sektörüne nasıl girdiniz?
1984 yılında Kilis’ten Ankara’ya kara sabanı kırıp yola çıktım. Kara sabanı belki yeni nesillerimiz bilmeyebilir ama o zaman katırlarla tarlada çift sürüyorduk. Ben biliyorsunuz, Kilisliyim. Kilis’in Musabeyli Mağaracık köyünden ve Darmık Dağı dediğimiz, yani Zeytin Dalı Harekatı’nın başladığı yer olan Gülbaba Köyü, o bölgenin çocuğuyum. Orada kara sabanı kırdıktan sonra dedim ki “Ben gidiyorum” ve Ankara’ya geldim. Ankara’da da şantiyelerde ufak çaplı çalışmaya başladım. Sonra Mermerciler Sitesi’nde mermer atölyesini kurdum. Atölyeden sonra Sivrihisar’a geldik ve burada ilk mermer fabrikamızı kurduk. Daha sonra da ikinci fabrikamızı kurduk.
Resim - 15526_2_l.jpg

Bu kadar büyüyeceğinizi tahmin etmiş miydiniz?
Tahmin etmiyordum. Ama kardeşlerimle beraber çalışıp, müşterilerimizin bize verdiği destek ve yüce Allah’ın yardımıyla büyüdük. Kendi işimizi mümkün mertebe aksatmamaya çalışıyoruz. Gece gündüz demeden haftanın yedi günü yirmi dört saat çalışarak, bu yatırımları yaptık. Bu arada fabrikalarımız yaklaşık 20 yıldır, Perşembe günleri saat 16.00’da kapanıyor. Cuma günleri de çalışmıyor.

Resim - 15526_3_l.jpgNeden?
Çalışanlarımız cuma günleri rahat rahat cuma namazlarına gidip ibadetlerini yapabilsinler, aileleriyle vakit geçirip alışverişlerini yapıp ihtiyaçlarını karşılasınlar, hem dini hem de kişisel ihtiyaçları açısından mahrum kalmasınlar diye.

Sadece Sivrihisar’da mı fabrikalarınız var?
Sadece Sivrihisar’da değil. Bizim Ankara merkezli çok modern bir atölyemiz var. İstanbul’da bir showroom depomuz var. Orada satışlarımız devam ediyor. Aydın Nazilli’de bir depomuz var. Orada da satışlarımız devam ediyor. Afyon Organize’de  yerli granit üretimi yapmaktayız. Hammaddeside Sivrihisar’dan gidiyor. İşçehisar’da şu an  yeni fabrikayı inşaa ediyoruz. Aşağı yukarı inşaatı, çevre düzenlemesi bitti. İç vinçleri ve makineleri tamamladık ama diğer kesim makinelerini inşallah yılsonuna kadar almayı düşünüyoruz. Piyasayı da takip ediyoruz. Piyasa rahatladıktan sonra inşallah orayı da 2019’un ilk aylarında faaliyete açarız diye düşünüyorum.

Piyasa rahatladıktan sonra diyorsunuz, bir yandan da ekonomik açıdan biraz sıkıntılar yaşıyoruz. Dolar, avro aldı başını gidiyor. Piyasanın gidişatı hakkında ne düşünüyorsunuz ve bu durumdan ne kadar etkileniyorsunuz?
Bunu hep söylüyorum, bizim ülkemizin tek bir kurtuluşu var; yatırım ve üretim. Şu anda yatırım zamanı. Tabii ki de piyasayı da takip edeceğiz. Piyasayı da takip ederken, yan komşularımızın durumunu da gözden geçirmeyi ihmal etmememiz gerekiyor. Bugün, Suriye sıkıntılı, Irak sıkıntılı, Libya sıkıntılı, Lübnan sıkıntılı, bir sürü sıkıntılı ülkeler var. Komşu ülkelerimiz iç savaş yaşıyor. Biz Türkiye olarak da savaştayız ama yine bu ülkenin tek bir kurtuluşu var; üretim ve yatırım. Herkes bu ülkede kazandığı parasını, bu ülkede kullanıp yatırım yaparsa belki bugün dolar bu kadar yüksek, faizler bu kadar yüksek olmazdı. Ben yine bizim Türkiye’deki sanayicilere, büyüklere, benim gibi orta ölçekli ve genç arkadaşlarımıza şunu söylüyorum, “Yatırım, yatırım, yatırım!” ve hatta şunu diyorum, herkes kendi bölgesine yatırım yapsın. Sivrihisar’da para kazanıyorsa, Sivrihisar’a, Eskişehir’de para kazanıyorsa Eskişehir’e, Afyon’da para kazanıyorsa Afyon’a yatırım yapması lazım.

Doyduğunuz yere bir nevi hizmet edin diyorsunuz…
Tabii ki. Çünkü hepimizin kendi çalıştığı bölgeye, kendi memleketlerimize borcu var. İlk fabrikamızı Sivrihisar’da kurduk. İkinci fabrikamızı da kurduk ve bugün 5-6 tane bu bölgede çalışan ocaklarımız var. Ben Kilisliyim. Ancak, şirketimizin merkezi Ankara’dır. 20 senedir ben her bayramda, tatillerde Sivrihisar’da Ulu Cami’de bayram namazımı kılarım. Bayram dört günse dört gün burada kalırım, üç günse üç gün burada kalırım ve tüm aile hep beraber bayramlarımızı burada geçiririz. Bayram bittikten sonra herkes işlerinin başına geçer.

AVRUPA’YA İHRACAT YAPIYORUZ
Sivrihisar’daki ocaklarda, fabrikalarda toplamda kaç işçiniz çalışıyor?
Sivrihisar’da ocaklarla beraber 200 çalışanımız var. Toplam şirketin bünyesinde 550 çalışanımız var ama kadrolu 350 çalışanımız var.

Ürünlerinizi sadece Türkiye pazarına mı sunuyorsunuz yoksa yurt dışına da ihracat yapıyor musunuz?
Biz ihracat da yapıyoruz. Ağırlıklı olarak Çin’e, Amerika’ya ve Avrupa ülkelerine de ihracatlarımızı yapıyoruz.
Resim - 15526_4_l.jpg

FUARLAR SİZİ GELİŞTİRİYOR
Yurt dışı müşterisi Türk pazarından ne bekliyor?
Özellikle firmanın istikrarlı olup olmamasına bakarlar. Firmanın kendini geliştirip, dünya piyasasına ayak uydurabilmesine, teknolojiyi takip edip etmediğine çok dikkat ediyorlar. Ticaret yaptıkları firmalarla 5 ya da 10 sene sonra ne olabileceğini hesap ediyorlar. Biliyorsunuz, biz özellikle fuarlara çok önem veriyor ve katılıyoruz da. İzmir Fuarımız, İZFAŞ. Çin Fuarı’na katılıyoruz. Bursa’da Blok Fuarımız var, ona katılıyoruz. İtalya Verona Fuarı, Hindistan Fuarına katılıyoruz. Daha birçok fuar var, diğer arkadaşlarımız katılıyor ama ben bu dört fuara çok önem veriyorum.

Fuarların ne gibi katkıları oluyor?
En başta firma olarak kendinizi geliştiriyorsunuz. Karşıdakilerin taleplerini dinleyerek fikir alışverişi yapıyorsunuz. Yeni müşteriler geliyor, onlarla tanışıp sohbet ediyorsunuz. Sektör birbirini görüyor ve birbirleriyle dertleşiyor. Hem sosyal anlamda hem de ekonomik anlamda inanılmaz faydası oluyor. Fuar sadece müşteri gelsin, bana siparişi versin, yarın hemen satayım gibi bir şey değil. Fuar, aynı zamanda hem sosyal bir dayanışma alanı, hem müşterilerinle fikir alışverişi yapabildiğin hem de yeni ürünleri görebildiğin bir alan. Bu da ister istemez sizin dünya piyasasına karşı gelişmenizi sağlıyor.

Fuarlarda birbirlerimizin de sorunlarını dinliyoruz dediniz ya, mermercilerin bağlı bulunduğu bir kurum var mı? Varsa ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Bizim bugün Türkiye Doğal Taş Madenciler Makineciler Üreticiler Üst Birliğimiz var. Ben birliğin  başkan yardımcısıyım. Bize bağlı 22 derneğimiz var. Ege İhracatçılar Birliği,  İstanbul İhracatçılar Birliği bizim üyelerimiz. Dayanışma içerisinde inanılmaz güzel çalışmalar yapıyoruz. Son maden kanunuyla ilgili çalışmalarımız oldu. Ama bunu söylemeden geçemeyeceğim Eskişehir Milletvekilimiz ve Plan ve Bütçe Komisyonu Katip Üyesi Sayın Prof. Dr. Emine Nur Günay  sağolsun. Maden kanunuyla ilgili ve madencilik faaliyetlerinde bürokrasidene zaman yardıma ihtiyaç duyduysak bizim yanımızda oldu ve sektörümüze destek verdi. Kendilerine de sektörümüz adına çok teşekkür ediyoruz. Biz hükümetimizle, devletimizle devamlı diyalog içerisindeyiz. Maden kanunuyla sıkıntılar olduğunda mutlaka bizim de haberimiz oluyor. Biz de fikrimizi ve düşüncelerimizi söylüyoruz.
Resim - 15526_5_l.jpg

Resim - 15526_6_l.jpgDIŞ GÜÇLERİN OYUNU
Doların, faizlerin bu denli yükselmesini neye bağlıyorsunuz peki?
Dolar, faizler her gün yükselişe geçiyor. Bu ülkede 2001 krizinde de her şey altüst oldu. Ben şükürler olsun diyorum, iyi ki bugün hükümetimiz ayakta ve bugün işin başında Cumhurbaşkanımız var. Dış güçlere kalsa bir gecede bizi yok edecekler. Özellikle ben tüm vatandaşlarımıza ve dostlarımıza seslenmek istiyorum; Bugün ülkemize sahip çıkma günüdür. Hangi görüş ya da parti olduğunuzun önemi yok. Bayrağımıza, toprağımıza vatanımıza sahip çıkma günüdür. Bir ihracatçı olarak samimiyetle söylüyorum ki, her şeyin bu kadar yükselmesinin sebebi, kesinlikle iç meseleler değil, dışarıda Türkiye üzerinde oynanan oyunlardır. Buna herkesin çok dikkat etmesi lazım. Ona göre hareket etmemiz lazım.

Peki, ne yapmalı halk?
Öncelikle panik yapmamalı. Birilerini suçlama veya karalama anlamında söylemiyorum, piyasada sohbet esnasında duyduklarımı söylüyorum. Belli arkadaşlarımızın paralarını yurt dışına kaçırdıklarını duyuyorum ve çok rahatsız oluyorum. Neden, niçin, niye? Burada bu parayı kazandıysan burada kalsın. Batacaksa burada batsın. Amerika, İsviçre ya da başka ülkelere niye götürüyorlar? Günah. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımız da mitinglerinde söyledi. Sayın Cumhurbaşkanımın bile kulağına gittiğine göre ben de halkın içindeyim, iş adamıyım ben de bunu duyuyorum. Bence bunun önüne geçilmeli. Kanunla değil, bunu insanlara anlatmalıyız. Kimin yurt dışında ne parası varsa,  ülkesine getirsin. Buradaki bankalara koysun. Ülkelerini seviyorlarsa böyle yapmalılar. Bunu yaparlar, yapmazlar onların takdiridir ama bugün yapmazlarsa çok geç kalırlar. O yüzden bugün herkesin ülkesine sahip çıkma günüdür. Faizlerin artmasıyla ülkenin sıkıntıları ortada. Ben şunu söylemek istiyorum, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, inşallah kazanır, inşallah güçlü olur ve Başkanlık Sistemini inşallah doğru oturtturur ki, bundan sonra gelenler o olmasa da hiç olmazsa o sistemi yürütebilsin.

Temeli sağlam atmak önemli o zaman…
Tabii ki bugün nasıl ki, Sayın Mustafa Kemal Atatürk, Allah Rahmet eylesin, tüm şehitlerimizin mekânları cennet olsun, sayelerinde 100 yıl önce kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri sağlam olmamış olsaydı, yaşama şansımız yoktu. O yüzden halk buna karar verdi, Başkanlık Sistemi'ne de Cumhur İttifakı’na da karar verdi. İnşallah Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan seçilir ve Başkanlık Sistemini çok güzel oturtturursa, biz hayatta olmayabiliriz belki ama yüzyıllar sürer. İnşallah hayırlı olur. Yüce Allah’ımıza hep dua ediyoruz.
Resim - 15526_7_l.jpg

NABİ AVCI ESKİŞEHİR’E ÇOK ÖNEM VERİYOR
Hanifi Şimşek: “Sayın Prof. Dr. Nabi Avcı, Eskişehir’e çok önem veriyor. Eskişehir, onun bakanlığı döneminde Türk Dünyası Kültür Başkenti oldu. Çok teşekkür ediyorum. Hem Milli Eğitim Bakanlığı döneminde hem Kültür ve Turizm Bakanlığı döneminde çok büyük çalışmalar yaptı. Halen daha da yapmaya devam ediyor. Hatta Milli Eğitim Bakanlığı döneminde FETÖ ile en çok savaşan o oldu.”

Devamı yarın

> Başkanlık sistemi neler kazandırır?
> Türkiye sahipsiz bırakmadı

Editör: admin admin
PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber KAAN KANAK’TAN HABER YOK
Sonraki Haber TOKİ VE TÜRK DÜNYASI VAKFI EL ELE

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI

1

ÖZEÇOĞLU’DAN DESTEK

2

BUĞRA TAMAM SIRA ONLARDA

3
Reyna Premium