ANA SAYFA > Söyleşi > USTALARIN DEĞERİNİ YAŞARKEN BİLMELİYİZ

USTALARIN DEĞERİNİ YAŞARKEN BİLMELİYİZ

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
USTALARIN DEĞERİNİ YAŞARKEN BİLMELİYİZ

Aytaç Karausta… Türk Halk Müziği’ne gönül vermiş bir isim. Şimdi bunu gönül bağını ‘Aşk olsun’ albümüyle taçlandırdı. Karausta’dan müzik serüvenini ve ilk albümüne uzanan yolculuğunu dinledik...

Aytaç Karausta… Türk Halk Müziği’ne gönül vermiş bir isim. Şimdi bunu gönül bağını ‘Aşk olsun’ albümüyle taçlandırdı. Karausta’dan müzik serüvenini ve ilk albümüne uzanan yolculuğunu dinledik

Aytaç Karausta, çocukluğundan beri Türk Halk Müziğine ve bağlamaya gönül vermiş bir isim. Çocukluğunda gittiği kurslarda yeterli eğitim alamayacağını fark eden Karausta, kendini geliştirmek için önce İstanbul’a gitmiş, ardından da Ege Üniversitesi Devlet Konservatuıvarı’na girmiş. Adını taşıdığı müzik evini de öğrencilik yıllarında açmış. Şimdilerde bir yandan Aytaç Müzik Evi’nde öğrencilerini yetiştiriyor, bir yandan Tepebaşı Belediyesi Türk Halk Müziği Koro Şefliğini yapıyor, bir yandan da yeni çıkardığı albümü ‘Aşk Olsun’u tanıtmaya çalışıyor. Yüreği Türk Halk Müziği sevgisiyle atan bir isim Aytaç Karausta…

Resim - 13785_4_l.jpgDAHA YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR
Müzikle tanışmanız nasıl oldu?
12-13 yaşlarımda rahmetli Yüksel Çeliker amcam sağ olsun, Zamanında Karslılar Derneği olan şimdinin Folklör Eğitim Merkezi’ndeki bağlama kursuna götürdü beni. Ki istekliydim de zaten öyle başladım. Bizim Hacı Bektaş-i Veli Derneğimiz vardı. Orada da devam ettim. Sonra ilerlemek için daha iyi eğitim almak gerektiğini fark ettim. Onun için de İstanbul’a Arif Sağ, Erdal Erzincan, Yavuz Top’un eğitim merkezleri vardı. Yavuz Hocayla da bir akrabalığımız vardı, o yüzden Yavuz Top hocayla çalıştım. Orada teknik eğitimim gelişti. 1997’de de Ege Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’na girdim. Okulda aslında istediğim eğitimi ve gelişimi sağladım.

Çocukluk döneminizde hayal ettiğiniz kendinizle, şu andaki kendiniz aynı mı? Hayalinize ulaştınız mı?
Açık söyleyeyim evet. O zamanlar albüm yapayım, müzikte güzel bir yolda ilerleyeyim, Eskişehir’de elimden gelenin en iyisini yapayım diye hedeflemiştim. Hedeflerimin yüzde 90’ına geldim diyebilirim. Bu konuda mütevazı olamayacağım. Çünkü güzel gidiyor çalışmalar. Daha da iyi şeyler yapacağız ama. Farklı projeler var kafamda onları zamanla hayata geçireceğiz. Mesela koroda, önümüzdeki ay anneler günüyle ilgili özel bir çalışmamız var. Müzikal anlamda baktığınızda daha yapılacak o kadar çok iş var ki…
Resim - 13785_1_l.jpg

Koro şefi olmaya nasıl karar verdiniz?
O da benim aldığım eğitimle, bağlama ve halk müziğine olan inancımla çizdiğim yolun bir sonucuydu. Öğretmen olayım istemiyordum. Devlet kadrosunda müzik öğretmenliği yapamayacağımı düşünüyordum. Biraz özgür bir insanım ben.

Sanat da biraz özgürlük istiyor, değil mi?
Evet. Öbür türlü kısıtlanıyorsunuz. Osmangazi Ünversitesi’nde iki sene bunu yaşadım. Boğuldum. Oradan koptuğum an kendimi bulduğum an oldu. Şimdi Tepebaşı Belediyesi’nin koro şefiyim. Haftada iki gün çalışmalarımız, konserlerimiz oluyor. Ekibimde 45 kişi var. Her şey doğru gidiyor. Saygı sevgi çerçevesinde ilerliyor her şey.

Resim - 13785_3_l.jpgKLİPTE YAŞANAN ACI OLAY 
Albüm de yaptınız bu süreçte, “Aşk Olsun”…
Evet, üç ay oldu. Albüme 3-4 sene önce başlamıştım. Yazdığım türküler vardı. İnandığımız âşık ozanlardan türküler vardı. Onları toparladım, 11 eser çıktı ortaya. Biraz geç oldu ama içime sindi her şey. 4-5 tane bestem var. Gerçekten güzel bir albüm oldu.

Albümünüz dijital ortamda var mı?
Evet, hepsinde var. Herkes dijital ortamda artık. Albüm hak eden bir insan için artık ulusal pazarda bu işi misyon haline getirmiş bir kişinin markasıdır, kartvizitidir, etiketidir. O çok önemli bir şey. Onu da hak ederek yapmak lazım ama şu an baktığınız zaman bazı kanallarda ya da çoğu yerde işi bilen de yapmış bilmeyen de, çalan da yapmış çalamayan da. Paran varsa yapıyorsun albüm. Şimdi parası olan herkes artık albüm yapıyor. Bu çok kötü bir şey bunun önüne geçmek lazım. Hoş bu şekilde yürüyenler de pek başarılı olamıyor.

Klibiniz var mı?
Var. Klibi rahmetli babama yazdım. Babasızlığı anlattım. 7 yaşında bir oğlum var o da oynadı. Artı Mustafa Özarslan ağbimle beraber okuduk türkümüzü. Klibe de geldi beraber oynadık. Klipte güzel bir oyunculuk da sergiledi. Klibinde acı bir hikâyesi var ama çok güzel oldu diyebilirim.

Acı hikâyesi nedir?
Klibi çekecek sponsorum akrabamız bizim. Dedi ki, “Aytaç’ım, klibi ben çekeyim, babam babayı oynasın, bize hatıra kalsın” dedi. Ben de, “Ağbi tamam olur, ne demek” dedim. Sonra klip günü geldi. Senaryoyu Caner Erzincan, Erdal Erzincan’ın da amcasının oğlu, çok da iyi bir yönetmendir. Senaryoyu hazırladı. Klipte rol gereği babanın ölmesi lazım. Kalp krizi geçirecek rol gereği. Hüseyin amca da 75 yaşında. Biraz yaşlılık korkusu da yaşayan bir insan. Senaryoyu koyduk önüne dedi, “Ben oynamayacağım” vazgeçti. Baba arayışına girdik. İçime sinen biri olmadı. En son rahmetli babamın öz be öz teyzesinin oğlu, babama da çok benzeyen Saim amca vardı. Her şekliyle babamı yaşatan bir adamdı.  Son anda aklıma geldi. Hemen görüştüm. Bir kerede kabul etti. “Ne demek ben Alaattin’i oynayacağım Aytaç’ım” dedi. Oynadı. O kadar güzel bir rol yaptı ki, yönetmenimiz hatta dedi ki, “Saim amca numaranı bana ver. Kesin senlik bir rol olacak ve ben seni arayacağım” dedi. Yaşasaydı.. Ama Saim amca kalp krizi geçirip öldü. Çok acıydı bu. Yani babayı sunduğumuz Hüseyin amcanın vazgeçmesi, sonra Saim amcanın babayı oynayıp 5 ay sonra ölmesine çok üzüldüm.

O da size bir hatıra kaldı…
Evet, evet acı bir hatıra oldu. Saim amcanın çocukları hepsi bana dua ediyorlar, iyi ki bize böyle bir hatıra bıraktın diye. Güzel bir şey çıktı ortaya ama böyle de bir acı yanı ve sonu vardı.

Albümün devamı gelecek mi peki?
Kesin gelecek. Şu an ilk albüm çıkalı 3-4 ay oldu. Bir iki sene bir ol almak lazım. Şimdi ikinci albümüme koymayı düşündüğüm türkülerin yüzde 40’ı hazır. Bir de nasipse, bir iki sene sonra bağlama ve bağlama ailesini kullanarak, enstrümantal bağlama albümü yapmayı düşünüyorum. Onun da repertuarının yarısı hazır. O da nasip…

Resim - 13785_2_l.jpg

ÖZÜMÜZÜ YOK EDİYOR
Genele baktığımızda Türk Halk Müziği’ne ilginin azaldığını görüyoruz. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Yeterli tanıtılmıyor. Ustalarımıza, yaşayan ozanlarımıza gerçekten yaşadıkları süre içerisinde değerleri verilmiyor. Hep öldükten sonra kıymetleri biliniyor. Bu çok yanlış. En basit örneğini, Arif Sağ ile vereceğim. Arif sağ şu an yaşayan en büyük ulu çınarımız. Kanserdi, şu an atlattı çok şükür. Onların değerlerini iyi bilmek, yaşarlarken değerlerini yaşatmak lazım. Onun dışında bir pop jenerasyonu var. Modern çağda. En doğru şey çocuklara türkülerimizi aşılamak. Kültürümüzün en önemli yapı taşları türküler. Cenazemiz, düğünümüz, aşkımız, eşimiz, sevdamız, yaşayış biçimlerimiz onların içinde. Onlar hiç ölmeyen şeyler. Yaşadığımız bu çağda dinlediğimiz eserlerin çoğu 300, 500 yıl önce olan eserler.

Burada bir nebze de olsa popüler olma arzusu, şöhrete bir an önce kavuşma arzusu, sanatı, kültürü ve türküleri de etkiliyor diyebilir miyiz? Bizim özümüzü mü yok ediyor?
Aynen öyle. Çok güzel anlattınız. Budur cevabı. Özümüzü yok ediyor. Bunun önüne geçip bir çare bulmak lazım.

Siz, sizle birlikte bu işe gönül vermiş insanlar çözüm bulmaya çalışıyor musunuz?
Zaman buldukça illa ki hoca arkadaşlarımızla konuşuyoruz. Hepsi aynı noktaya çıkıyor. Hepimizin en baştaki ortak noktası, en iyi şekilde türkülerimizi dillendirmek, dinletmek, çocuklarımıza aşılamak. Devletle ilgili bir sorun yok. Devletin yapabileceği bir şey değil bu.

Editör: admin admin
PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber ELİMİZ BOŞ DONDÜK
Sonraki Haber 40 HAFIZ EĞİTİMLERİNİ TAMAMLADI

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI

1

ÖZEÇOĞLU’DAN DESTEK

2

BUĞRA TAMAM SIRA ONLARDA

3
Reyna Premium