ANA SAYFA > Söyleşi > YEMEKLERİ GÜLÜMSETEN ADAM

YEMEKLERİ GÜLÜMSETEN ADAM

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
YEMEKLERİ GÜLÜMSETEN ADAM

Fotoğrafçılığın çok ilginç çeşitleri var. Ama en ilginç ve lezizlerinden biri yemek fotoğrafçılığı… Yemek fotoğrafçısı Fatih Likoğlu, mesleğinin asıl amacının insanların açlık ihtiyaç ve dürtülerini karşılamak olduğunu düşünüyor...

Fotoğrafçılığın çok ilginç çeşitleri var. Ama en ilginç ve lezizlerinden biri yemek fotoğrafçılığı… Yemek fotoğrafçısı Fatih Likoğlu, mesleğinin asıl amacının insanların açlık ihtiyaç ve dürtülerini karşılamak olduğunu düşünüyor

Fatih Likoğlu, Eskişehir’le yolu üniversite zamanında kesişince Eskişehir’de kalmış. Fotoğrafçılık ve kameramanlık mezunu ve 2010’dan itibaren kendi kurduğu kişisel fotoğraf stüdyosunda Türkiye’de yeni yaygınlaşmaya başlayan bir alanda, yemek ve ürün fotoğrafçılığı yapıyor. Yıllardır bu işi yapmasına rağmen değişen dünyaya ayak uydurarak, yenilikleri de takip edip kendini geliştirmeye devam ediyor. Her pazar bitpazarından malzemeler arayıp buluyor ve bulduğu malzemeleri fotoğraflarında kullanıyor. Biz de kendisiyle ülkemizde yeni tanınmaya başlanılan yemek fotoğrafçılığı hakkında konuştuk.

Resim - 18149_1_l.jpgHER ŞEY HAZIR OLACAK
Yemek fotoğrafçılığı nedir?

Yemek fotoğrafçılığı günümüz sosyal medyasında insanların ne yiyeceği konusunda, insanlığın en ilkel duygusu olan açlık duygusuna hitap eden görselleri çekmek. Bizim yaptığımız aslında insanlar baktığı zaman iştah açıcı görselleri görüp acıktığını hissettirmek. Yemek fotoğrafçılığı insanların açlık ihtiyacını dürtülerini karşılamak üzerine kurulu. Herkes farklı tanımlayabilir ama benim gözümde bu şekilde. Çok güzel bir fotoğraf çekebilirsin, kadrajı, ışığı mükemmeldir ama o fotoğraf açlık duygusuna hitap etmiyorsa benim gözümde başarılı bir fotoğraf değildir.

Yemek fotoğrafı çekerken neye dikkat ediyorsunuz?
Yemek fotoğrafı çekerken çok fazla bir vaktim yok. Öncelikle neyi çekeceğimi bilmem lazım. Gelen et ise az pişmesi önemli. Çünkü pişen et çabuk küçülür. O yemek gelmeden önce masada kadrajını, konseptini ayarlamak gerekiyor. Yemek geldiği zaman koyup, ışığını ayarladıktan sonra fotoğrafın çekilmesi lazım. Yemek geldi ben arkasını hazırlayayım, şöyle olsun, yanına şunu koyarım sonra fotoğrafını çekerim dersen duran yemek matlaşır. Matlaştıktan sonra rengini kaybeder ve çiğ, boyutsuz bir fotoğraf olur. O yüzden yemek fotoğrafı çekerken fazla zamanımız yok. Her şey hazır olacak, yemek geldiğinde de fotoğraf çekilmeli.

TAM UYUM ÖNEMLİ
Konsepti siz mi belirliyorsunuz?
Evet, konsepti kendim belirliyorum. Artık göz doygunluğu denen bir şey oluyor. Yıllarca yaptıktan sonra neyi nasıl çekeceğini biliyorsun. Farklı, rüstik tarzda da çekebilirsin. Bu biraz firmanın fotoğrafı ne amaçla kullanacağına da bağlı. Ben konsepti çekeceğim ama firmaya soruyorum bu fotoğrafı nerede kullanacaksınız diye. Menü de kullanacağım derse ona göre dikey ya da yatay, billboardda kullanacaksa ona göre yazı yazılabilmesi için boş alanın bırakılması gerekiyor. Fotoğrafı ne için çekeceğini bilirseniz, kompozisyonu da ona göre hazırlarsınız ve bu bir bütün olur. Aynı zamanda çekilen fotoğrafın mekânla da örtüşmesi lazım. Aykırı olmamalı. Bu hazırlıkların hepsi tamamlandığı zaman tam uyum oluyor.

Resim - 18149_4_l.jpgMekânların konseptleri de önemli o halde…
Tabii. Bir de Eskişehir’de yok ama İstanbul’da mekânlarda menüler yazlık ve kışlık olarak ikiye ayrılıyor. Yazlık bir menü çekiyorsanız bahçe ve yeşillik, canlı renklerde, buzlu soğuk görünümlü konsepti ayarlıyorsunuz. Kış menülerinde de kışı hissettirecek, içinizi ısıtacak konsept uygulanıyor. Bu da işin içine girdiğinde her şekilde bir bütün oluşmuş oluyor. Stok fotoğrafçılığı yaptığım için bunu alan kişi menüye koymaya bilir pano da yaptırabilir, duvara da giydirebilir. Yemek fotoğrafı denildiğinde illa bir menü yapılacak diye bir algı yok. Belki bir içecek için plastik ürün üreten bir firma bunu boş sunmak yerine bakın bu, bu ürünler içinde kullanılıyor diyerek satış listesine de ekleyebilir. Tabak üreticisi, tencere üreticisi keza alıp kullanabiliyor. Kendisi çektirebiliyor. Sınır yok. Önü açık.

Az önce stok fotoğrafçılığından bahsettiniz o nedir?
Bir fotoğrafı çekerken nerede kullanılacak kaygısı taşımadan boş alan bırakarak, çekmek. Bu tamamen dünyaya yönelik bir şey. Kimin ihtiyacı varsa alıp kullanabiliyor. Ama yemek fotoğrafçılığında firmaların isteğine göre çalışmalar yapıyorsunuz. Stok fotoğrafçılığında, çektiğiniz fotoğraf- ları belli başlı fotoğraf satış sitelerine yüklüyorsunuz, sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde fotoğraflarınız, ihtiyacı olan kişiler tarafından alınıyor. Bundan kazanç elde ediyorsunuz.

ÇEKMENİN PÜF NOKTALARI…

Eskişehir’de yemek fotoğrafçılığı bilinen bir alan mı?
Eskişehir’de bilinmesinden ziyade, sosyal medya bu alanda çok önemli. Benim ilk başladığım zamanla şimdi arasında ulaştığım firma sayısı çoğaldı. Demek ki ihtiyaç ve talep var. Bir İstanbul mu, değil, ama kesinlikle gelişiyor.

Firmalar genelde neler bekliyor?
Çekime gitmeden önce yemeği kim yapacaksa, aşçı ya da şefle konuşuyorum. Çekimi yapacağımız yemeğin fotoğrafını çekerken yemekte kullanılacak malzemeleri seçerken daha özenli olmasını istiyorum. Firmalarda şu algı var aman şunu çok eklemeyelim, bizde olduğu gibi çekilsin diye bekliyorlar. Biz zaten çekerken gramajına, içine konulan malzemeye karışmıyoruz.  Aynı yemeği daha güzel bir şekilde gösteriyoruz sadece.
Resim - 18149_2_l.jpg

Yemek fotoğrafı çekmek çok zaman alıyor mu?
Fotoğrafı çektin oldu bitti diye bir şey yok. Onun arka planında her bir fotoğrafın, rötuşlanıp, editlenmesi, ne kadar stüdyo ortamında çeksen de ışık müdahalesi gerekiyor. Bir haftalık bir süreçte baskıya hazır hale getiriyorsun.

Kimi firmalarda menüyü getiriyorlar, gramaj aynı olabilir ama görüntü çok farklı gelebiliyor…
Aslında bunlar çekim hileleridir. Eti çift taraflı pişirmiyoruz. Ama size gelen pişmiş bir et. Daha önceden daha yapay oluyordu. Bizim yaptığımız işlerde son dönemde ziyan, israf denilen şey yok. Çekimini yaptığımız yemeği az pişirdikten sonra kendiniz de yiyebilirsiniz, hayvanlara da verebilirsiniz. Üzerinde yapay boyalar, kimyasallar yok. Eskiden tamamen çöpe atılırdı. Belki içeceklerde biraz o bardağın dışındaki damla efektini yapabilmek için gliserini kullanıyoruz. Soğuk bir içecek çekiyorsanız soğukluk hissini vermeniz lazım. Bu da damlacıklarla oluyor. Böyle çekim hileleri yaparak üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Ama ana hatlarıyla baktığınız zaman çekimimizde çok fazla israfımız yok.
Resim - 18149_3_l.jpgBAZEN 20 HAMBURGER GİDİYOR
En zoru hangisi, hamburger mi, et yemeği mi, içecek mi?
Baktığınız zaman şu zor şu kolay demekten ziyade, ben bu işi çok severek yaptığım için benim için zor diye bir şey yok. Meşakkat diye bir şey de yok. Belki uzun sürebiliyor, bir hamburger fotoğrafı çekmek için 20 hamburger yapıyoruz ama istediğin fotoğrafı almak için uğraşıyorsunuz.

Yemek fotoğrafçısının fotoğraf makinesi ve ekipmanı dışında elinde olması gereken malzemeler var mı?
Tabii olmaz mı? Bir ısıtıcı tabanca mesela. Çünkü kaşarı ızgarada ısıtamazsın tabancayla ısıtman gerekir. Bir pürbüz hafif yakmak için. Sadece fotoğraf makinamı alıyorum, gidiyorum çekiyorum yok. Parmak izin çıkmasın diye eldiven takıyorsun. Dişçi aletleriyle küçük dokunuşlar yapıyorsunuz. Fırçalar, hileler yapabilmek için malzemeler, soğutucu spreyler gibi yanınızda bu tür birçok malzeme bulundurmanız gerekiyor.
Resim - 18149_5_l.jpg

SADECE YEMEK VE İÇECEK ÇEKİYORUM
Yurtdışında bu tür çekimleri yemek stilistleriyle yapıyorlar. Siz de yemek stilistleriyle çalışıyor musunuz?
İstanbul’da mesleği sadece yemek stilistliği olan arkadaşlarım var. Fotoğrafçının yanında gidip yemek stilistliği yapıyorlar. Normalde de bir yemek stilisti illa bir fotoğrafçıyla da çalışacak diye bir şey yok. Bir yemek stilisti şirketlere danışmalık yapabiliyor. Bizim sektöre baktığınızda yemek stilistiyle çalışmak artı bir kolaylık ve rahatlık. Bazen bazı firmalarla çalışırken benim de yemek stilistiyle çalıştığım oluyor.

Sizin için Eskişehir’in ilk yemek fotoğrafçısı diyebilir miyiz?
Bu çok iddialı bir tanım. Şöyle söyleyeyim, bu sektöre başladığımda bu işle ilgili burada konuşup sorabileceğim kimse yoktu. Hep İstanbul’a gidip etkinliklere kurslara katılıyordum. Kendi kendime deneyerek bir şeyleri öğrenmeye çalıştım. Şimdi bana sosyal medya da yazıp danışabiliyorlar. Bir çikolata üzerindeki lekeyi çözebilmek için 2 kilo çikolata harcadım. En sonunda deneye deneye çözdüm. Benim başladığım dönemde yoktu. Bunlara rağmen ben hala Eskişehir’de yemek fotoğrafçılığında ilk yemek fotoğrafçısıyım diyemem. Ama sadece yemek ve içecek fotoğrafçılığında bilinen biri varsa o benimdir. Çünkü ben sadece yemek ve içecek fotoğrafları çekiyorum. Endüstri, gelin damat fotoğrafları, manzara fotoğrafları çekmem. Ben yemek fotoğrafçısıyım. Fotoğrafçı değilim.

Editör: admin admin
PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber ‘BÜYÜKŞEHİR’E DAVA AÇACAKTIM’
Sonraki Haber KIRMIZI DÜDÜĞE DESTEK VERDİ

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI

1

ÖZEÇOĞLU’DAN DESTEK

2

BUĞRA TAMAM SIRA ONLARDA

3
Reyna Premium