ANA SAYFA > Söyleşi > YENİ BİR HAMLEYE İHTİYAÇ VAR

YENİ BİR HAMLEYE İHTİYAÇ VAR

A+ A- Sesli Dinle
PAYLAŞ
YENİ BİR HAMLEYE İHTİYAÇ VAR

Kent Konseyi Başkanı Akçasoy: Eskişehir Türkiye’nin marka bir şehri ve gözbebeği. Diğer şehirler de marka şehir olmaya çalıştı ve kaynakları daha fazla olanlar hızlanıyor. Bizim de yeni bir hamleye ihtiyacımız var...

Kent Konseyi Başkanı Akçasoy: Eskişehir Türkiye’nin marka bir şehri ve gözbebeği. Diğer şehirler de marka şehir olmaya çalıştı ve kaynakları daha fazla olanlar hızlanıyor. Bizim de yeni bir hamleye ihtiyacımız var

Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Nuray Akçasoy ile Eskişehir’i konuştuk. Akçasoy, “Eskişehir Türkiye’nin marka olmuş bir şehri, gözbebeği. Eskişehir’den sonra diğer şehirlerde de bir marka şehir olma hevesi başladı. Şimdi kaynakları daha fazla bulan şehirler, daha hızla yapma gayreti içindeler. Bizim o zaman ikinci bir hamleye, yeni bir hamleye, yeniden bir ortak akla ihtiyacımız var” dedi.

2014 yılından beri Eskişehir Kent Konseyi’nde görev alıyorsunuz. Hatta üst üste başkan seçildiniz ve Kent Konseyleri Birliği Başkanlığı da yaptınız. Eskişehir’i nerede görüyorsunuz?
Ben son zamanlarda bulunduğum ortamlarda hep bir şey söylemeye çalışıyorum. Eskişehir Türkiye’nin marka olmuş bir şehri, gözbebeği. Geçmişle birlikte yaklaşık 15-20 yılda ortaya koyduklarıyla iddialı bir şehir haline geldi. İnsanlar şehir mi görmeye geliyor? Evet. Bunu tüm samimiyetimizle söylüyoruz, şehir görmeye geliyorlar. Eskişehir’i korunmuş bir şehir olarak gördüklerinden o nostaljiyi görmek için geliyorlar. Yapılanları da çok estetik ve doğru buluyorlar ve burada belki nefes alıyorlar. Burada gördükleri şeyler onlara Avrupa’ya gitmiş, oraları gezmiş kadar mutlu ediyor. Bunları gelenlerden duyuyoruz, paylaşımlarını okuyoruz. Bizi en çok da şunda takdir ediyorlar, kültürün, sanatın, bilimin daha çok kıymet gördüğü bir şehir olarak düşünüyorlar. Bu çok güzel bir şey. Eskişehir’den sonra şehirlerin hemen hemen hepsinde bir marka şehir olma hevesi başladı. Şimdi kaynakları daha fazla bulan şehirler, daha hızla yapma gayreti içindeler. Doğru ya da yanlış yapıyorlar ona bir şey diyemem. Yıllar içinde bunlar kendini gösterecek. Bizim o zaman bir şeye daha ihtiyacımız var. İkinci bir hamleye, bu hamlenin kararına ihtiyacımız var.

Kent konseyi olarak belki de bu hamleyi ya da bu hamlenin karar vericilerinden biri olacaksınız…
Belirlemek çok büyük cesaret ister. Sözün söylendiği yerin, bu sözlerin tartışıldığı yerlerin içinde olmayı isterim. Artık bu şehrin gelecek 25 yılını daha planlayacak bir takım mekanizmaların olması lazım. Biz kent konseyi olarak o mekanizmanın içinde olmayı çok isteriz ama sadece bizim olmamız yetmez. Burada bu işleri bir fiil şehre bakan, şehrin içinde olan üniversiteleri, yerel yönetimleri, kamu kuruluşları, karar vericilerin bir araya geldiği, masalarda bir arada bu konuyu tartışabildikleri günlere ihtiyacımız var. Çünkü yıllar çabuk geçiyor. Karar verdiğiniz bir şeyi yapıp oturtmak, 5 yılınızı alıyor. O yüzden yeniden bir hamleye, yeniden bir ortak akıl toplantısına ihtiyaç var diye düşünüyorum.

Kent konseyi olarak peki, Eskişehir için son dönemde ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Eskişehir Kent Konseyi olarak 5 yıldır planlı ve programlı bir şekilde hareket ederek, şehir ve toplum yararına olacak, sürdürülebilir projeler ve önemli konularda farkındalık çalışmaları yapıyoruz. Bu şehir hepimizin yaşadığı bir şehir ve şehirle ilgili söyleyecek sözü, şehir için projesi olan herkese kapımız açık. Önceliğimiz insan odaklı projeler ve sanattan spora, çevreden sağlığa kadar farklı alanlarda çalışmalarda bulunmaya gayret ediyoruz. Barınaklarda yaşayan canlılarımızın sahiplendirilmesi amacıyla başlattığımız, “Satın Alma Sahiplen Pati Şenliği”, mahallelerimiz, ilkokullarımız, liselerimiz ve anaokullarımızda halkımızı ve çocuklarımız geri dönüşüm konusunda bilgilendirmek amacıyla sürdürdüğümüz, “Geri Dönüştür Dünyayı Değiştir” projesi, sokak hayvanlarımızın barınabilmesi adına şehrimizin ihtiyaç duyulan ynoktalarına yerleştirdiğimiz kedi köpek ve kuş kulübeleri, okul kütüphanelerinden gelen talepler doğrultusunda, “Kütüphaneler Kuruyoruz” kampoanyası, “Sevdiğini Koru” sloganıyla hayata geçirdiğimiz okul öncesi eğitim alan miniklerimize verdiğimiz, temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, birlik ve beraberliğin önemine atıfta bulunarak, şehrimizde yaşayan farklı kültürlerden temsilciler ile oluşturduğumuz, “Şehrin Renkleri Koromuz” ve daha birçok çalışmamız var. Hayvan Hakları kendi içinde ayrı bir konu. Bunu çok önemsiyorum. Eskişehir hayvanlarına çok iyi bakan bir şehir. Ama bunun da bir kötü yanı var. Maalesef yakın şehirlerden kamyonlarla hayvanları kenar mahallelerimize bırakıp gittiklerini görüyoruz. Bu da bizim bir işimiz. Bizim buna da engel olmamız lazım. Ama bu sadece bizimle olacak bir şey değil. Avrupa’da Sokak köpeği diye bir şey yok. Bunu devlet politikası yapmışlar ve uygulamışlar. Sokak hayvanları yüzünden bize özgü ırklarımız da kayboluyor.  Bunun da önüne geçilmeli. Bu bir devlet politikası haline getirilmeli. Önümüzdeki kıştan başlayarak kırsaldaki kadının güçlenmesi bizim önceliğimiz olacak. Kırsaldaki kadının güçlenmesiyle ilgili önemli çalışmalara başladık. Neler yapabileceğimizi tartışıyoruz. Onların ne istediklerini bilmemiz çok önemli çünkü ne istediklerini bilirsek doğru şeyleri yapmamız mümkün olacak. Hemşerilerimizin ihtiyaç ve taleplerine en uygun çalışmaları gönüllülük esasıyla gerçekleştiriyoruz. Bu etkinliklerin beğeni toplaması, kurum ve kuruluşlarımızdan gelen geri dönüşlerin çok olumlu olması Eskişehir Kent Konseyi’ne olan ilginin her gün daha da artması beni çok gururlandırıyor.

Tepebaşı olsun, Odunpazarı olsun, Büyükşehir olsun Kent Konseyi birden fazla var. Buna nasıl bakıyorsunuz? Bir ilde birden fazla kent konseyi olması yararlı mı, yoksa problem de doğurabilir mi?
2014 yılında Yerel Yönetimler Yasası değiştiğinde bu bölüm eskisi gibi kalmış. O zaman bu kadar kırsaldan sorumlu değildi büyükşehirler. Onu değiştirirken merceği kent konseylerine de çevirmeleri gerekirken bize sıra gelmedi. Türkiye Kent Konseyi Birliği olarak da buna çalışıyoruz. Doğrusu ne olmalı tartışıyoruz. Ben yine de bir sivil toplumcu gözüyle baktığım zaman bunun çok zararlı olduğunu düşünmüyorum. Çalışmalarını doğru yaparlarsa doğrudur. Çünkü şehirler her daim büyüyor. Bir tek kent konseyinin bütün şehre yetmesi daha zor. Şehirlerin kendi içlerinde var olan kent konseyleri işlerini doğru yaparlarsa o ilçelere de o şehre de daha sağlıklı hizmetler verilebileceğini düşünüyorum. Şimdi Şehircilik Bakanlığına da bağlandığımız için yapıya daha da farklı bir gözle bakılıyor artık. Ben Eskişehir açısından zararını görmedim aksine faydalı olduğu çok durum var.
Resim - 30369_1_l.jpgSORUMLULUK HEPİMİZİN 
Eskişehir Kent Konseyi’nin çalışmalarını Türkiye’deki diğer kent konseylerine baktığımda çok daha ileride görüyorum. Bu Kent Konseyi de Avrupa Birliği Yerel Gündem 21 projesi, Avrupa ülkelerine ve dünya ülkelerine baktığınızda Eskişehir’in eksikleri neler? Neler yapılmalı ya da yapılabilir?

Biz bazen Avrupa’yı çok da gözümüzde büyüttüğümüzü düşünüyorum. Oralara da zaman zaman gidiyoruz ya da gidenlerden öğreniyoruz, orada da çok şey mükemmel değil aslında. Özellikle son yıllarda yurt dışına gidenler, son derece hayal kırıklıklarına uğrayıp geri dönüyorlar. Kentlerin kendine göre bir dokusu var. Eskişehir’in marka bir şehir olması ve böyle konumlandırılması zaten Eskişehir’in omzuna çok sorumluluk yüklüyor. Gelenlerin hayalleri, döndüklerindeki düşünceleriyle ters olmamalı. Aksi halde gelenler çok büyük hayal kırıklığına uğruyor. Burada yerel yönetimler kadar bu şehrin taksicisi, esnafı, vatandaşı da bu durumdan etkileniyor çünkü. Bu sorumluluk hepimize ait. Gelenlerin şehrinde özlediklerini vermek çok önemli. Benim taksicimizden, esnafımızdan beklentilerim yüksek.

TERK EDİLEN BİR TEKNOLOJİ
Ben bir de Termik Santral projesine değinmek istiyorum. O süreçte en çok konuşulan isimlerden biri de sizdiniz…
Bu kucağımıza verildiğinde, ne olduğunu tam bilmiyorduk. Biliyorduk da içinde değildik, uzaktan duyuyorduk. Ateş düştüğü yeri yakarmış, küt diye düştü yaktı içimizi. Bizim bir platform oluşturmamız, birçok odalardan sivil toplum kuruluşlarından, çeşitli platformlardan ve sivil toplum kuruluşları ve siyasi partileri içine alan Çevre ve Yaşam Platformu oluşturmamız en büyük güç kaynağımız oldu. O saatten sonra ben kent Konseyi olarak değil, Çevre ve Yaşam Platformu olarak ilerledim. Çünkü doğrusu buydu. Bu süreçte termik santrallere değin çok şey öğrendik. Avrupa artık bunu terk ediyor. Doğru bulmuyorlar. Güneş enerjisi var, rüzgar enerjisi var. Terk edilmiş bir teknolojiyi neden biz ovamızın ortasına koymak istiyoruz. Türkiye’nin enerjiye ihtiyacı yok şu anda. Üç belediyemiz de bu anlamda çok çabaladı. Onların ellerinden öpüyorum. Avukatlarımızın, hukukçularımızın çok üstüne koydukları şeyler oldu. Onların yaptıkları da çok kıymetli. Biz belki sokakta yaptık ama onlar tek tek ne olması gerektiğine baktılar. Şehrimiz bu konuda tepkili, termik santral istemiyoruz. Başka yatırımlar istiyoruz. Bir de meralar şu an gündemimizde en büyük sorunumuzu oluşturuyor. 2014 de değişen yasayla mera alanları da bakanlık ayrı bir kanunla kendine aldı. Mera köylü için çok önemli. Hayvanını otlatıyor. Artık ülkede bir anda maden aramalar başladı. Arayın fakat mera alanlarını bu madenlerini taş kırma ocakları haline getiriyorlar. Köyde taş kırma makinesi olacak. Mera alanlarımıza yazık değil mi? Beni çağırıyorlar iki gündür. Mihalgazi, Beylikova, Mihallıçık, Sivrihisar ortasında koca bir mera. Köylü ayakta. Hadi onu da geçelim orya yol yapmak için çok fazla ağaç kesiliyor. Atıklarını da saymıyoruz. Bir de Eskişehir Alpu’ya yakın Uyuzhamam ve çevresinde siyanürlü altın arayacaklarmış. Oradan da bizi çağırıyorlar.  Çevre korumak bizim görevimiz ama hangi birine yetişeceğimizi de şaşırdık.

KADIN GÜÇLENİRSE ŞEHİR DE GÜÇLENİR
Sizin yaşamınıza baktığımızda, siyaset ve Kent konseyi dışında yaptığınız çalışmalara baktığımızda kadın ve eğitimi ön planda görüyoruz. Bu anlamda sizin gözünüzden Eskişehir’de kadını ve eğitimi nasıl görüyorsunuz?
Kadın olduğum için bu alkana daha fazla yoğunlaşıyorum. Burada pozitif bir cinsiyet ayrımcılığı yapıyor olabilirim. Keşke bu ayrımcılığın olmadığı günlere gelsek ve bunları hiç söylemesek. Ama hayat ve gerçekler öyle değil. O yüzden de pozitif ayrımcılığı yaptığım günler devam ediyor. Biz kadına yönelik çalışmalar yapmak zorundayız. Kadın erkek fırsat eşitliğini oturtamadığımız sürece, kadını ve erkeği aynı işi yapıp farklı ücretler almaya devam ettiği sürece, ben bu eşitliği savunmak zorundayım. Ben siyasetin içinde daha az kadın görüyorsam, daha çok kadın olmalıyı söylemek zorundayım. Kadın rektörümüz olduğu için çok gurur duyuyorumu dememeliyim belki, ama az var ki diyorum. O yüzden kadın çalışmaları yapmak zorundayız. Kadın ekonomik olarak güçlenirse aile de, şehir de, ülkede güçlenir. Asıl temel sorun ekonomik olarak güçlenmek. Ama evde ama dışarıda mutfak masrafını en azından birazcık giderebiliyorsa, kadının aile ekonomisine verdiği katkı bizim için çok kıymeti. İlla kadının mevki sahibi olması anlamına gelmiyor. Kapıdan çıktığımızda iş bulamayan genç kızlarımız var. Onları iş bulmaları için güçlendirmemiz lazım. Bunun için iş bulana kadar boş vakit geçireceğine eğitimler vermemiz lazım. Gençlerin boşta geçirecek vakitlerini doldurmak adına onlara sertifalaı sağlıklı eğitimler vermek durumundayız.

Ben diğer illere baktığımda, Eskişehir’i bu konuda çok ileri görüyorum. Diğer iller yapıyorsa bile insanlar bunu bilmiyorlar…
Kesinlikle ben de aynı düşünüyorum. Sadece eğitim yuvalarında eğitim vermek yerine şehrin de eğitim vermesi çok önemli. Biz şehir de eğitir diyoruz. Şehrin çocuklara kattıkları da çok önemli. O yüzden sadece kadın olarak ayırmak doğru değil. Her anlamda bütün düşünmek gerekiyor. Ama önceliğimiz kadın. Çünkü kadın mahallesinden çıkmamış komşusundan duyduğunu biliyor. Fazlasını değil. Yerel yönetimlerin ve kamunun onlara vereceği hizmeti kadınlara duyurmak da bizim görevimiz. Kırsaldaki kadınımıza da çeşitli hizmetlerin götürülmesi gerektiğini düşünüyorum. Onlar şehirdeki kadınlarımız gibi her şeye hemen ulaşamıyorlar. Onların da desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

PAYLAŞ
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Önceki Haber DAMIZLIK MANDA YETİŞTİRİCİLERİ BİRLİĞİ KURULDU
Sonraki Haber NABİ AVCI’DAN TEŞEKKÜR MESAJI

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU