ANA SAYFA > Yazarlar > Gencer Aytüre > “Doğa İçin Seve Seve”

“Doğa İçin Seve Seve”

GencerAytüre
Sosyal Medya :
09 Ağustos 2021, Pazartesi 09:22

Yangınlar soyut ve somut şekillerde sardı, yaktı ve etkileri zamanla yine yakmaya devam edecek. İnsanoğlunun bu duruşu devam ettikçe bir şey değişmeyecek ve yarınlara sadece bürokratik masallar bırakabilceğiz. Elbette doğanın deviniminde orman yangınları var; ancak bu yangınların ve daha birçok ormansızlaşmanın sebeplerinin çoğu insan. Turizmin bir gecekondu mantığıyla işleyen sektöre dönüşme tehlikesi ve eğitim sisteminde doğa ile iç içeliğin yeterince kanıksatılamaması geleceği karartmakta. Birkaç gün önce yaşanan sancıları içinde sosyal medyada bir çağrı yapmıştım. Tepki ve üzüntülerimizi de sadece sosyal medya üzerinden yaşadığımız bu dönemde bir "ağaç sulama" etkinliği çağrıma güzel geri dönüşler almanın sevincini yaşadım. Bozkırdan büyük ormanlara gönderdiğimiz paylaşımlar ve üzüntüler Eskişehir'de de bir reaksiyona dönüşmeli diye düşünüyorum. Elbette çok önemli çalışmalar yapılıyor ve yapılmaya çakışıyor. Eskiden kalan hatıra ormanı açıp yarım bırakma kültürü artık kalkıyor. Biraz daha renkli ve gençleri ve çocukları da içeren etkinlik davetim Eskişehir'in her köşesine yeni bir anlayışı, estetiği ve eskiyi de bozmadan yaratılan özgünlüğü aşılamaya çalışan Ayşe Ünlüce tarafından da karşılık buldu. Kendilerinin birçok kente örnek olan "doğa için" yaptığı çalışmalar devam ederken samimi bir hatırlatma ve katılım şeklindeki çağrım kendisini de memnun etmiş. "Eskişehir için, doğa için seve seve" cevabını almak beni çok mutlu etti. Kentimizin önde gelen icraatlarına imzaları olan isimlerin çok ciddi çalışmalarını biliyor ve görüyorum. Hepsini bire bir teşekkürlerimi iletiyorum her zaman. Ayşe Ünlüce de her mahallede, her ilçede gözlemlediğim fark yaratan duruşuyla saygı görmeye devam ediyor. Bu kez de çevre ile ilgili bir konuda teşekkür etmek fırsatı buldum. İyi ki varsınız...

***

Sırrı Hocanın İstihdam Derdi

Süleyman Sırrı Kabadayı Hocam ile uzun yıllardır tanışırız ve teşekküre gerek kalmadan, ödül beklemeden şehrin tüm ilçeleri ile tüm eğitim ve istihdam meseleleri ile yürekten ilgilenen bir eğitimcidir. Gençler moralsiz kalmasın, gençler işsiz kalmasın; eğitim get zaman devam eder, gençler bilinçlenip kendini geliştirsin diye didinir durur. Bizler değil, Avrupa gördü onun başarılarını. Ben aldığı ödüllerin sayısını bilemiyorum; ancak Eskişehir'de mesleki eğitim denince akla gelen isimlerinden başında o vardır. Her gün yeni bir iş haberi ile gençlere seslenir, moral verir. Nasıl anlatacağımı bilemediğim bir sahiplenme ile olağanüstü bir duruş sergiler. Birçok kişiyle elbette konuşuyoruz. Birçok genç onu tanıyor. O bizim ağabeyimiz diyorlar. Ben bu sayfadan, Eskişehir’in Eğitim ve Kültür-Sanat Sayfasından kıymetli hocalarımıza teşekkürü borç bilerek bir şeyler yazmaya çalışıyorum ancak hayatın içindeki gerçekler ve sancılar hocamın istihdam konusunda neden bu kadar ısrarlı olduğunu da bize gösteriyor. Çok büyük çalışmalar bunlar kıymetli hocam. Sadece kendi okulu ile kalmayıp genel anlamda kalıcı bir anlayış yaratıp özgüven veren duruşunla ne çok şey verdin bu şehre. Bana bunları detaylarıyla anlatan gençler adına teşekkür ediyorum sana hocam.

***

Muhtar Olmak Nedir?

Hoşnudiye Mahallesi Muhtarı Figen Rençber'in bir yazısını buradan Eskişehir'le paylaşmıştım. Pandemi süreci henüz hız kazanmışken detaylıca anlatmıştı mahallesini. Birazcık esnek mi duruyoruz diye de küçük bir serzenişte de bulunmuştu. Şimdi bu günlere geldik. Sayılar artıyor ve belki sonbahara farklı önlemlerle gireceğiz. Kendisinin o zaman bahsettiği konular ve mahalledeki insanlarla ilişkileri bence çok faydalı oldu. Benim de görüştüğüm birçok mahalle sakini kendisini yapıcı ve pozitif duruşuyla anlatıyor ve ciddiyetle dinliyor. Mahallesinde bir komşuluk ve dostluk çemberi kurulmuş vaziyette. Sikayet değil danışma ve dertleşme felsefesi üzerine çok şık bir ortam söz konusu. Çok takdir ediyorum bu disiplini hayat görüşü olarak gören insanları. Yardımlaşma, etkinlikler yapma ve iyi ilişkiler geliştirme anlamında doğru dille varılan bir başarı bu. Kültür-Sanatın öne çıkmadığından, bazı kalıplaşmış düzenlerden şikayetçi olduğumuz hayatımızda bu ruhun çok şey değiştireceğini düşünüyorum. Sizin nezdinizde bu perspektifi benimseyen tüm kıymetli muhtarlarımıza da selamlarımı iletiyorum...

***

Haftanın Kitabı

Hüseyin Köse'nin çalışmalarını ve yazıları takip eden genç kardeşlerim var. Kitaplarını çok ciddiye alan önemli edebiyatçılar var. Felsefe izdüşümünde kelimelerin cesaret dünyasına büyük renk katan şairin bu kitabı hakkında konuştuk Eskişehir Genç Edebiyat Platformunun gençleriyle. Çok sevindim. Yakınlarda gerçekleşen bu sohbet üzerine bu kıymetli kitabı yine memnuniyetle önermek isterim herkese. Eskişehir'den gençlerin selamlarını da ileterek, şiir ve dostlukla...

***

Olimpiyat Ruhu ve Es Es

Çok yoğun acılar ve salgın hastalık içinde bir Olimpiyat yaşanıyor ve dünyayla kıyaslandığında daha fazlası olması gerekmesine rağmen çok önemli başarılar kazanıyoruz Olimpiyatlarda. Sporun başarıya odaklı ancak disiplin felsefesiyle gelen yanı, Eskişehirsporumuzun yarınları için de bir ışık olacaktır. Akademik bir felsefesi olan Es Es, ticari sorularla uğraşıyorum ancak bu durumda bile altyapısyla halen örnek bir kulüpse aslında çok üzülmemek lazım. Başarı gelecektir. Ruh kaybolmadığı sürece başarı

bir tarihten ibaret değildir. Aslolan gençlerin bir bahçesi olma felsefesidir. Lig olarak hüzünlü ama felsefe olarak çok umutlu bir ruh halindeyim Eskişehirspor hakkında. Bence kimse bu çizgiden çıkmasın. Şehrin en büyük kültür olgularından olan bu ruh fazlasıyla kimlik sahibi.

***

Rehberlik Servisi

Soru: Eğitimde felsefe neden az yer alıyor?

Eğitim felsefesinde soru sormak neden daha fazla olmasın? Sorun tespiti değil de yorum arasak nasıl olur? Öğrenmek, istemek ve merak etmekle ilgili bir disiplin değil midir? Çok zeka kuramını anlatıp neden uygulamadan bir nevi soğutma şekline getiriyoruz not verme sistemini? Resim yeteneği olmayan bir öğrenciye karnede 5 üzerinde 2 yazmak hangi amaca hizmet eder? Bunun anlamı nedir? Felsefede bu mantığı çözemeyen sistem diğer dersleri de olumsuz etkiler ve sadece hegemonya ile adım atan bir hantallık oluşur. Felsefe insanı insan yapar. Tehlikeli değildir. Düşünme yolculuğunda düşünce denizi açar zihin izdüşümünde gençlere. Akıl dediğimiz disiplin ancak bu şekilde zihinden evrilen bir bilgisayara dönüşür. Felsefeden korkmamalı. Kağıt üzerinde değil tüm derslerin içinde olması gereken bir olmazsa olmazdır. Felsefe çocuklardan başlayarak bir zorunlu ders olmalıdır.


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Haber Arşivi

Reyna Premium