ANA SAYFA > Yazarlar > Gencer Aytüre > Eğitimde haftanın en'leri

Eğitimde haftanın en'leri

GencerAytüre
Sosyal Medya :
22 Kasım 2020, Pazar 10:06

Eskişehir birçok sanatsal çalışmaların merkezi olduğu gibi eğitimde de örnek olan bir şehir olma özelliğini geliştiriyor. Halkın ve yerel yönetimlerin birlikte açtığı bu sinerji yıllardır büyümekte.Sivil toplum örgütlerinin de bilinçli duruşuyla kültürel anlamda bir devinim söz konusu olabiliyor bu şekilde. Özellikle eğitim konusunda kurumların da örnek duruşu ve kendilerinin geliştirmesi çok özel sonuçlar getirmekte. Bu hafta haftanın en özel eğitim çalışmalarını masaya yatırmak istedim. Anadolu Üniversitesi öğrencilerinin yıllardır devam eden kulüp çalışması "Marketing Anadolu" çığır açan örnek bir öğrenci gelişim projesi olma özelliğini koruyor. Yine bu hafta sosyal medyada gözüme çarpan Bahçeşehir Koleji'nin Radyo Tiyatrosu çalışması çok özgün, olağanüstü bir yenilik olarak bende hayranlık uyandırdı. Yeni Çizgi Koleji Edebiyat Öğretmeni Fatma GÜLEŞ ve öğrencilerinin edebiyat çalışmaları da oldukça yoğun ve dolu dolu. Hem öykü hem şiir çalışmaları bence Eskişehir'de hemen hemen tüm okulların edebiyat çalışmalarını bilen birisi olarak bana çok farklı geldi. Ayrıca Ortaokulu Eskisehir Anadolu Lisesi' nde bitirdikten sonra liseyi Eskisehir Fatih Fen Lisesi ve Ozel Atayurt Lisesi' nde tamamlayan Volkan Dedeoğlu'nun Avustralya'ya uzanan başarı hikayesi de beni gururlandıran eğitim serüvenleri arasına girdi. Birkaç hafta önce İl Milli Eğitim Müdürüyle yaptığım röportajda da konuştuğumuz gibi fark yaratacak çalışmalar öğretmenler ile başlar ve öğrenciye bırakılan özgür alanlar ile sonuca ulaşır. Yıllardır devam eden Eğitim ve Kültür-Sanat çalışmalarımın Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi bünyesindeki Edebiyat Çalışmalarımla da ulaştığı binlerce öğrenci, veli ile Edebiyat ve Sanata önem veren herkesle bir araya geldiği bu büyük havuz haline geldi. Şehre renk katan bu özgün çalışmalar ile öğrenciler ve gelecekleri adına ben çok mutlu oldum. Çalışmalarda emekleri geçenleri tekrar tebrik ediyorum ve öğrencilerine de sevgi ve selamlarımı gönderiyorum.

***

MARKETING ANADOLU YİNE RENKLİ

"Marketing Anadolu Kulübü, Anadolu Üniversitesi’nin 20 yıllık en büyük öğrenci kulüplerinden biridir.Her yıl başarılarımızı daha da ileriye taşıma çabası içerisindeyiz. Köklü geçmiş organizasyonlarımızı referans alarak diğer üniversitelerden ve farklı illerden gelen misafirlerimizle beraber gelenekselleşmiş etkinliğimizin bu senesinde yine iş dünyasının önde gelen şirketlerini, başarılı girişimcilerini, kendi alanında büyük başarılara imza atmış isimlerini üniversitemizde ağırlamaktayız. Yıllık 2.000 üyeye ulaşan bir kulüp olarak bu yıl 15’ncisini düzenleyeceğimiz Sıfırın Altında Marketing'i 14-15 Kasım 2020 tarihlerinde pandemi nedeniyle online olarak gerçekleştirdik. Etkinliğimiz her iki gün de 13.00’da başladı, 18.30’da sona erdi. Etkinliğimizi online olarak Zoom üzerinden gerçekleştirdik. Etkinliğimizin başvuruları 24 saat içinde dolmuştur. Etkinliğimizin amacı firmalar/şirketler/kişiler ile öğrenciler arasında bir köprü oluşturmak. Sunumlarımız konuşmacının isteği üzerine interaktif gerçekleşiyor ve soru-cevap kısmı da yer alıyor."

***

ESKİŞEHİR OKULLARINDAN AVUSTRALYA'YA

2018 yılından bu yana Avustralya’ nın ulusal bilim ve araştırma ajansı CSIRO’ da nesnelerin interneti için blok zinciri uygulamaları üzerine çalışan Volkan Dedeoğlu'nun araştırma alanları arasında veri güvenliği ve gizliliğinin korunması yanında veri güvenilirliğinin değerlendirilmesi de bulunuyor. "Sosyo-psikolojik bir kavram olarak tanışık olduğumuz güven, nesnelerin interneti bağlamında nasıl değerlendirilebilir? Örneğin “akıllı ” bir nesne başka bir nesneye nasıl ve ne kadar güvenebilir, bizler bu nesnelerin sağladığı verilere ne kadar güvenebiliriz? Nesnelerin internetinin hayatımıza hızla girdiği bu dönemde çözmemiz gereken sorunlar, yanıtlamamız gereken sorular çok." diye çalışmalarını özetleyen Volkan Dedeoğlu'nun Eskişehir'den Avustralya'ya uzanan başarı hikayesi çok renkli. Volkan Ortaokulu Eskişehir Anadolu Lisesi' nde bitirdikten sonra liseyi Eskişehir Fatih Fen Lisesi ve Özel Atayurt Lisesi' nde 5.0 not ortalamasıyla birinci olarak tamamladı. Fen lisesi yıllarında Anadolu Üniversitesi Tıbbi Bitkiler ve İlaç Araştırma Merkezinde proje çalışması yaptı. Üniversite sınavında Türkiye 5. si olarak Boğaziçi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümüne girdi. Boğaziçi Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra Koç Üniversitesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği bölümünde Master yaptı. Doktora çalışmasını University of South Australia' da kablosuz sensor ağlarıyla bilgi toplama ve hedef takibi üzerine yaptı. Doktora sonrası araştırmasını Texas A&M University' nin Qatar kampüsünde güvenli iletişim için kod dizaynı üzerine yaptı. Geliştirdiği güvenli iletişim metodu Amerika' da patentlendi. Qatar Vakfının teşvikiyle geliştirdiği ve patentlenen teknolojiye dayalı start-up şirket projesini yönetti. 2018 yılında Avustralya' nın ulusal bilim kurumu CSIRO' da blok zinciri teknolojisi üzerine çalışmak üzere Avustralya' ya geri döndü. Halen CSIRO' daki pozisyonun yanında University of New South Wales Sydney' de ve Queensland University of Technology' de fakülte pozisyonları alarak doktora ve master öğrencilerine danışmanlık yapmakta. Sevgili Volkan Dedeoğlu'na ve ailesine bu rüyayı gerçekleştirdikleri için ve benim de bütün Eskişehir'e ve internet ile tüm dünyadaki takipçilerimize iletip örnek olmasını sağladıkları için teşekkür ediyorum.

***

ÖĞRENCİ KALEMİ

Bu köşede şehrimizin bütün okullarına eşit durduğumuz bir çerçevede öğrencilerimizden gelen şiir ve öyküleri yer veriyorum. Şehrimizin edebiyata önem veren okullarından olan Yeni Çizgi Koleji öğrencisi Seray Esen'in bir öyküsü geldi. İÇİMDEKİ SESSİZ MELODİ O yuvasından dışarı tek bir adım dahi atmaya korkan küçük serçe, içinde kocaman bir kahraman yatan küçüğüm. O benim sanat eserim. Öğretmenlik hayatımın ortalarına gelmişken her öğrenci gözüme sıradan gelmeye başlamıştı artık. Bu öyle bir sıradanlık ki en ufak bir farklılık bile gözüme bariz bir şekilde çarpıyordu. Tabii her farklılığa olumlu bakamayız. Ama o çok başkaydı. Bedenine kıyasla oldukça büyük bir kalbi vardı onun. Dışa vuramazdı. Mesele sadece görmekteydi. Gözler...Bedenin ruha açılan kapısı. Onun o ela gözleri ‘Gör beni’ diye haykırırken böylesine büyük bir yeteneği sıradanlaştıramazdım. Okulumuzda müzik sınıfı vardı. Sınıfta da özel olarak getirttiğim beyaz bir piyano... Rahmetli halacığımın biricik hediyesi, göz bebeğim, piyanom... Okula getirmekle bazen hata yaptığımı düşünürdüm. O yaramaz, o söz dinlemez çocukların benden habersiz piyanoma dokunmaları sinirimi tepeme çıkarmıyor değildi. Tuşlara rastgele basıp bir marifet başardığını sanan küçük, sevimli baş belaları... Uyarmamı bile kale almıyorlardı, öyle şımarıklar. Bunca öğrenci çılgınca vurdumduymazlık ederken bir kişi vardı ki bırakın şımarıklığı, gürültüye sebep olacak tek kelime bile konuşmazdı. Dersine girdiğim günden beri hareketlerini hep inceledim. Ancak umursamaz tavrı derse olan alakasını da köreltiyordu. Arkadaşı yoktu. Tüm gün mavi bir deftere karalama yapmakla meşguldü bu küçük. Asla göz teması kurmaz, yüzünü hep uçsuz bucaksız bir boşluğa çevirirdi. Gülnihal... Belki de o zamana kadar sahip olduğum en ilginç öğrenci. Onunla ilk kez piyanom sayesinde konuşmuştum. Bir gün müzik sınıfından harika melodiler geliyordu. İçimden, yine biri piyanomun başına geçmiş diye kara kara düşündüm. Ama bir dakika! Bu ritim, bu uyum, bu melodi... Hayran bıraktıracak kadar güzel. Kimdi piyanomun başındaki? Kapının ucundan içeriye göz gezdirdim. Bu... Bu o, Gülnihal! Nasıl olur? O, derse ilgisi olmayan umursamaz çocuk piyanonun başında kendinden geçmişçesine yeteneğini sergiliyordu. Bir anda içimde bir alkışlama isteği uyanması ile birlikte içeri girdim, yüzüne baktım ve gülümsedim. --devamı gelecek –

***

TIME VID-19'UN HİKAYESİ

Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Deniz Dinçer Efsad çalışmalarında kısa film üzerine yoğunlaştığı süreçte başlayan pandemi ile birlikte yaptığı tüm planların ardından mutfağa gidip kendi başına çektiği filmiyle konuşuluyor. Sonraki süreci kendisi şöyle anlatıyor: "Film tamamlandıktan sonra festival yolculuğu başladı. Birçok festivale filmin yapım yılında başvuru yapılabiliyor. Fakat pandemi dolayısıyla festivaller de planlarını değiştirdiler ya da çevrimiçi yapıya dönüştüler. Nitelikli olduğundan emin olduğum festivallere başvuru yaptım. Indie (düşük bütçeli), deneysel ve karantina kategorisi olanlara özellikle göndermeye çalıştım. Uluslararası bu tür organizasyonlara dünyanın her yerinden çok sayıda başvuru geldiğini biliyoruz. Olumlu dönüşler oldukça mutlu oluyorum. Filmle vermek istediğim mesaj nasıl olduysa bir şekilde jürileri etkilemiş demek ki ( Filmin seçkiye kaldığı festivallerden Astoria Film Festivalinden bir eposta aldım, New York’ta yayın yapan Queens Public Television’da filmimi göstermek için izin istediler. 2021 yılının Ocak ayında gösterilecekmiş."

***

ZAFER DORUK VE ESKİŞEHİR NOTLARI

Edebiyatımızın önemli isimlerinden Zafer Doruk da birkaç hafta önce başlattığımız "Ünlü Edebiyatçıların Eskişehir Notları"na katılıyor. Üstada Eskişehir'den sevgiler, selamlar... "Eskişehir, Anadolu'nun bir sanat ve kültür şehri. Senfonisinden, tiyatrosuna, müziğinden edebiyatına sanatın bir çok dalında etkin olduğu, çeşitli ulusal ve uluslararası festivallerin yapıldığı bir şehir. Bu özelliğiyle şehirde entellektüel bir birikim oluşmuş. Üniversitelerin ve yerel yönetimin bunda payları çok büyük. Sosyal bir belediyecilik anlayışına sahip olan Büyükşehir Belediyesi şehrin sanat ortamına güzel eserler kazandırıyor. Bunlardan en önemlisi de geniş kapsamlı bir sanat merkezini oluşturan, "Kültür ve Sanat Sarayı". Şehirde yoğun bir öğrenci nüfusu bulunuyor; dolayısıyla, öğrencilerin kültürel temellerinin sağlam olması açısından da bu sanatsal mekanlar ve etkinlikler önemli bir şans."

***

RADYO TİYATROSU BÜYÜLEDİ

Şehrimizin kültür ve sanat çalışmalarına önem veren okullarından Bahçeşehir Koleji'nin Radyo Tiyatrosu haftaya damga vuran haberlerden oldu benim için. Renkli içeriğiyle tam bir hedef-eğitim projesi olan etkinlik tekrara düşülen tüm okul projeleri gördüğümüz şu dönemde özgün bir proje olarak örnek bir çalışma bence. Okul öncesi öğrencilere yönelik başlatılan proje ile öğrenciler hayal güçlerini yükseltme şansı yakalayacaklar. Uzaktan eğitime geçince daha da önem kazanan iletişimin tüm yönleriyle güçlendirilmesi çabası bundan sonraki nesil için bu örnek çalışmayla daha da geliştirilecektir. Önceden benim de radyo programları yaptığım TRT bünyesinde yapılan radyo tiyatrosu hem bir nostalji hem de yeni bir gelecek adımı olmaz özelliği taşıyor.

 


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

İŞADAMI ERÇELEBİ VEFAT ETTİ

1

ETİ’DE GÖREV DEĞİŞİMİ

2

BEŞİKTAŞ MAÇINA HAZIRLIK

4
Reyna Premium