ANA SAYFA > Yazarlar > Gencer Aytüre > Eskişehir'in pandemi notları

Eskişehir'in pandemi notları

GencerAytüre
Sosyal Medya :
20 Eylül 2020, Pazar 16:17

Gündemimiz nereden bakarsak bakalım pandemi. Elbette hayatın devam etmesi ve ekonomik anlamda içinde kaybolunca buhranın da bir an önce sona ermesi için zorla değil yeni bir yaşam biçimi felsefesiyle 24 saat temkinli olarak adım atmalı. Evet dile kolay gelen bu sürecin hayatın içindeki gerçeklerini görmek için halkın tam içinden ve en önemli konuların merkezinden kişilerle konuşmam gerekiyordu. Her konuşanın farklı yorumlar yaptığı eğitim- öğretimin başlangıç süreciyle ilgili sorunları ve detayları Eğitim İş Genel Sekreteri Ebru Sungar ile konuştum. Ayrıca halkın içinden aşılamaya çalıştığımız süreçle ilgili yorumları da Hosnudiye Mahallesi Muhtarı Figen Rençber ile konuştum. Eskişehir'in Pandemi notları ve devamı bu haftanın özetini oluşturuyor.

***

Eğitim İş Genel Sekreteri Ebru Sungar ile Söyleşi

-Eğitim Sağlığın önüne geçmemeli!-

1-Eğitim öğretim sizce nasıl başlamalı, önce sağlık dediğimize göre bahsi geçen önlemler yeterli mi? Eğitimde en etkili öğrenme yöntemi, bilindiği üzere yüz yüze eğitimdir. Ancak milyonlarca öğrenci ve öğretmenin hayatı söz konusu olduğunda, yapılacak en doğru uygulama, öğrencilerimizin, velilerimizin ve milyonu geçen eğitim çalışanının sağlığını bir arada düşündüğümüzde, salgınla ilgili tüm tedbirler alınmadan yüz yüze eğitime başlanmamalıdır. Okulların açılmasında iki kriter ön plana çıkmalıdır: Sağlık ve eğitim. Evet eğitim çok önemlidir ama sağlığın önüne geçmesi düşünülemez. Ancak 8. ve 12. sınıflara yönelik destekleme ve yetiştirme kursları(DYK) başlatılmış bazı okullarda sınıf mevcutları pandemi değerlendirilmeden oluşturulmuştur. Bazı okullarda şubeler ikiye bölünürken bazılarında normal süreç gibi işlemiştir. Tutarsızlıklar oluşmuştur. Pandemi sürecinde ilk tecrübe olan kurslardaki tedbirsizlik geleceğin işareti olmuştur. Sınıf mevcudunun yanı sıra ders saatlerinin 30 dakikaya düşürülmesi gibi tedbirler alınmadığı gibi öğrencilere maske dahi dağıtılmamıştır. Her gün girişte maske dağıtılması olası kayıp, yırtılma, yere düşürme durumunda yenilenmesi gerekirken öğrencilerin günlerce kullandıkları, koruma özelliği ve standarta uygun olmayan maskelerle derse girmelerine göz yumulmuştur. Oysa her tür tedbirler alınarak okullarımızın bir an önce açılması için, öğrencilerimizle buluşarak eğitim sürecini yüz yüze sürdürebilmemiz için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Kurslar döneminde alınmayan tedbirler, yapılan yanlışlar ayna gibi karşımızda durmaktadır. MEB’i ve hükümeti uyarıyoruz: tedbirler yetersizdir, özellikle öğrencilerimiz için kaygılarımız artmaktadır.
2- İnternet üzerinde eğitim öğretim verimli olabilecek midir ve hangi sorunlar halledilerek başarı sağlanabilir? EBA ve diğer platformlardan yapılan canlı ders uygulamalarında yaşanan sıkıntılar hala devam etmektedir. Uzaktan eğitime dair alt yapı düzenlemelerinde bulunulmalı, sistem daha da geliştirilmelidir. Uzaktan eğitimde fırsat eşitliği ilkesi unutulmamalı, tüm çocukların eğitime ulaşabileceği koşullar yaratılmalıdır. İnternet bütün öğrencilere ücretsiz olarak verilmelidir. Birçok ülkede olduğu gibi imkanı olmayan öğrencilere ücretsiz tablet ya da bilgisayar temin edilmelidir.İki öğrencili, üç öğrencili evlerde o sayıda bilgisayar, tablet bulunması gerekir.Hane içinde fırsat eşitliği yaratılamazken,tüm ülkede sorunun derecesini görmemek mümkün değil! Öğretmenlerin olanaksızlıklarından daha bahsedemiyiruz bile... Evde olan çocuklara yönelik özellikle TV’den yayınlara ağırlık verilmeli, sadece müfredat değil eğlenceli, eğlenerek öğretici yayınlar yapılmalı, öğrenci TV başında yaptığı eğitimde dahi kendini okulda hissetmelidir. Ülkenin her yerinde öğrencilerin uzaktan eğitimi takip edeceği teknolojiye ve ekonomik şartlara sahip olmadığı mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. 3- Örnek alabileceğimiz ülkelerle kıyaslandığında görülen nedir? Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un dilinden düşürmediği online eğitimin altyapısı sağlanmamıştır. Daha önce uyardığımız üzere, eğitimde fırsat eşitliği ilkesi nedeniyle her öğrenciye ücretsiz internet ve tablet ya da bilgisayar sağlanması hususunda herhangi bir adım atılmamıştır. Bakanlık bu konuda üç maymunu oynamaktadır. Üyelerimizden aldığımız bilgiye göre genel olarak her sınıftan ancak 4-5 öğrenci online eğitime düzenli katılmaktadır. Her sınıfta en az 30 öğrenci olduğu düşünüldüğünde, öğrencilere teknolojik imkanlar tanınmazsa bir eğitimden söz edilemeyeceği daha net görülmektedir. 4- Özel okullar, kurslar ve devlet okulları aynı koşullarda mı eğitim verecek? Sorunlara çözüm önerileriniz nelerdir? Devlet okulları, kurslar ve özel okullar dahil yüz yüze eğitim için mutlaka alınması gereken önlemleri şöyle sıralayabiliriz: -Salgın hastalıkta üç önemli konu detaylı ele alınmalıdır. Hijyen, sosyal mesafe ve maske. -Var olan okulların ve sınıfların kalabalıklığının azaltılması için boş okulların binaları kullanıma açılmalıdır.
-Salgın nedeniyle öğrencisiz kalan veya ekonomik nedenlerle kapanan (kapanacak olan) özel okulların kamulaştırılarak binaları MEB bünyesine alınmalıdır. -Kapatılan köy okulları hızla yeniden düzenlenerek eğitim öğretime açılmalıdır. -Sınıflar seyrekleştirilerek, tekli sıra uygulamasına geçilmelidir. -Okullarda lavabo sayıları artırılmalı, sınıflarda havalandırma sistemi geliştirilmelidir. -Öğretmen açığı hızlı bir şekilde giderilmelidir. -Okulların temizli ve hijyen durumu hususunda yerel yönetimlerle işbirliği yapılmalıdır. -Her okulda mutlaka sağlık elemanı bulundurulmalıdır. -Her gün öğrenciler bire bir sağlık kontrolünden geçirilmelidir. Okullara giriş çıkışlarda muhakkak ateş ölçümleri yapılmalı, maske ve sosyal mesafe kuralları denetlenmelidir. -Okullarda hijyen ve temizlik koşullarını oluşturmak üzere yeterli yardımcı personel bulundurulmalı, bu personele Sağlık Bakanlığı’nın Korona’ya karşı hijyenik tedbir başlığı altında açıkladığı kurallar aktarılmalıdır. Özellikle temizlik personeli sayısı ihtiyaca göre artırılmalı, atama yapılmalı, belediyelerden destekler alınmalıdır. -Temizlik malzemesi eksikliği yaşanmamalıdır. Pandemi kabusu söz konusuyken, temizlik malzemelerinin temini okullara bırakılmamalı, Bakanlık tarafından kendilerine teslim edilmelidir. -Özellikle ekonomik durumun düşük olduğu bölgelerde ailelere de hijyen malzemesi desteği verilmelidir. -Öğretmenlere bilgilendirme uzmanlar tarafından yapılmalıdır. En küçük detay kaçırılmamalıdır. Öğrencilere yapılacak bilgilendirme de yine uzmanlar eşliğinde olmalıdır. -Maalesef okullarımız genel anlamda küçük çaplı değil kalabalık ve bol dersliklidir. Bilindiği üzere birçok okulumuzda ikili eğitim vardır. Yani bina başına düşen öğrenci sayısı fazladır. Bu nedenle seyrekleştirme uygulaması kaçınılmazdır. Her grup arası bir gün boşluk olmak üzere planlama yapılmalıdır. Okul öncesinde 8 ilkokulda 10, diğer kademelerde sınıf mevcutları 12’yi geçmeyecek şekilde planlamalar yapılmalıdır. -Eve yakın okul en iyi okuldur sisteminin üzerinde durulmalıdır. Böylece servis, toplu taşıma aracı kullanımı minimize edilmiş olacaktır. Öğrencilerin evlerine yakın okullara yürüyerek, bisikletle gelebilmeleri gibi konularda bilgilendirilmeleri ve teşvik edilmeleri elzemdir. -Rahatsız olan öğrencinin okula gelmemesi, ebeveynlerinin izinli sayılması gibi tedbirler alınmalıdır. -Maske dağıtımı Bakanlıkça yapılmakla birlikte siperlik kullanımı da teşvik edilmelidir. -Sıraların önünde siperlik uygulaması değerlendirilmelidir.

***

"HOŞNUDİYE'DE MASKE VE MESAFE SORUNU VAR"

Hoşnudiye Mahallesi Muhtarı Figen Rençber'den Pandemi Yorumu:

"Hergün ezbere yaşadığımız hayatımızda ister istemez bir farklılık oluştu.Hayat paylaştıkça güzeldir dedik ben ve aza arkadaşlarımla ilk önce mahallemde tek yaşayan yaşlı kişilere ulaşarak ihtiyaçlarını öğrendik, daha sonrasında kapanan işyerleri ile birlikte işini kaybeden sakinlerimize ulaştık ve onlara nasıl yardımcı olabileceğimizi tesbit ettik.Mahalle sakinlerimizin dayanışması ile beraber ihtiyaç sahibi ailelerimizin gıda,fatura ve ev kirası gibi ihtiyaçlarına yardımcı olduk.
Tepebaşı Belediyesi 65 yaş üstü talep eden herkese sıcak yemek dağıtımı yaptı.İlettiğimiz her adrese ulaşılmıştır bu süreçte muhtarlarla birlikte çalışan Tepebaşı Belediyemize teşekkür ederim
65 yaş üstü vatandaşlarımızın alışverişleri,ilaç ihtiyaçları, maaş çekimleri (banka kartı olanlar) elimizden geldiğince yapmaya çalıştık.Şunuda söylemeden geçemiyeceğim Kaymakamlık bünyesinde kurulan Vefa Destek grubuyla bizi aşan her sorunda iletişime geçerek vatandaşların ihtiyaçları giderilmiştir. Muhtarlar bu sürecin gizli kahramanları olmuşlardır.Zira her muhtar bir telefon kadar yakındır insanlara, ulaşılması çok kolaydır.Yasaklar döneminde açık olan kurumların başında gelir.
Maske konusunda Eskişehir Sanayi Odası imdadımıza yetişti ve tüm muhtarlara mahalle büyüklüğüne göre maske vererek çok güzel bir projeye imza attılar. Celalettin Kesikbaş ve yönetimine teşekkür ederiz.
Şuanda mahalle sakinlerim duruma alışmış ama çok dikkatli davranarak yaşamlarına devam etmeye çalışıyorlar.Zira mahallemiz yüksek risk taşıyan bölgede ama biz mahalle olarak çok dikkatli olmaya çalışsak da maalesef başka mahallelerden gezmek veya alışveriş için gelen vatandaşlarımızın maske ve mesafeye dikkat etmediklerini üzülerek gözlemliyorum."

***

SANATIN BEBEK YÜZLERİ

-Arzu’nun Bebekleri 7 yaşında- El emeğini dünyada tanınan bir Eskişehir markasına dönüştüren Arzu Özer, pandemi sürecinde de hız kesmedi. Ertelenen sergiler, atölye çalışmalarına ara vermesine rağmen işini evine taşıyan Özer, bu dönemde üretimini artırdı, yeni tasarımlara imza attı ve çok sayıda eser üretti. Sevenleriyle daha çok internet üzerinden iletişim kuran, online dersler veren sanatçı atölyesini yeni normal koşullara uygun bir şekilde yeniden açarak faaliyetlerine hız verdi. En büyük hedefinin bebeklerinden oluşan bir müze olduğunu belirten sanatçının eserleri Türkiye’de pek çok müzede yer alıyor. Sayıları bini aşan öğrencileri ile dol art alanında bir sektör yaratan Özer çok sayıda kadını meslek sahibi yaptı. Sanatçı bugünlerde 7. sanat yılına ulaşmanın gururunu yaşıyor. Bebek yapım sanatını öğrenmek isterseniz de Arzu’nun Bebekleri en doğru adres olacaktır..Sanatçıya Eskişehir'e kattığı renk için teşekkür ediyorum.

***

Haftanın Kitabı

Eskişehir'in en önemli yazarlarından şair, yazar Münevver İzgi'nin Savruluşlar isimli kitabını önermek istiyorum


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Haber Arşivi