ANA SAYFA > Yazarlar > Gencer Aytüre > İl Milli Eğitim Müdürü diyor ki

İl Milli Eğitim Müdürü diyor ki

GencerAytüre
Sosyal Medya :
18 Ekim 2020, Pazar 10:51

Bu kritik dönemde tüm ailelerin ve eğitim camiasının tedirginlik içerisinde ve aynı zamanda özveriyle çalıştığı süreç devam ederken merak edilen tüm soruları İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt'a sordum. Eskişehir'in Eğitim, kültür ve sanat sayfası Kent Ajandası sancılı sürecin en önemli gündem maddesini masaya yatırarak haftaya bakıyor.

1. Pandemi sürecinde Eskişehir’in duyarlılığı ve adaptasyon sürecini nasıl görüyorsunuz Sizce Eskişehir’de bilinçli bir duruş söz konusu mu?
Koronavirüs (COVID-19) salgını, 190’dan fazla ülkede ve tüm kıtalarda yaklaşık 1,6 milyar öğrenciyi etkileyen, tarihteki en büyük eğitim kesintisine yol açtı. Salgın, örgün eğitimden yaygın eğitime; okul öncesi eğitimden yükseköğretime; mesleki ve teknik eğitim kurumlarından üniversitelere değin tüm dünyadaki öğrenciler ve öğretmenler üzerinde neredeyse evrensel bir etkiye sahip oldu.
Salgın hastalık sürecinde uyum ve duyarlılık gerektiren 3 temel konu var. Bunlardan ilki olan sağlık güvenliği yani maske, fiziksel mesafe ve kişisel hijyen konulardır. Sağlık güvenliği konusunda Eskişehir’de önemli ölçüde bir duyarlılık geliştiği söylenebilir. İkinci konu salgın sürecinde eğitim ile ilgili duyarlılıklardır. Salgın sürecinde uzaktan eğitim, kademeli ve seyreltilmiş yüz yüze eğitime geçiş süreçleri içindeyiz. Gerek uzaktan eğitim, gerekse yüz yüze eğitime geçişte katılım ve duyarlılık yüksek. Okullarımız, eğitim yöneticilerimiz, öğretmenlerimiz, rehber öğretmen ve psikolojik danışmanlarımız bu konuda veli ve öğrencilerimiz ile etkili bir destek ve işbirliği içindeler. Uzaktan eğitimden yararlanamayan öğrencilerimiz için EBA destek noktaları, özel eğitim gereksinimli öğrencilerimiz için sağlanan destekler önemsediğimiz noktalardır. Üçüncü temel konu psikososyal destek konusu, bu konuda da Milli Eğitim Bakanlığı Salgın Hastalık Psikososyal Destek Programı doğrultusunda Rehberlik Araştırma Merkezlerimiz, okul rehberlik ve psikolojik danışma servislerimiz öğretmen, veli ve öğrenci oturumları gerçekleştirerek bu konuda da farkındalık ve duyarlılığı arttırmaya çalışmaktadır.

2. Öğrenci, öğretmen ve velilerin tedirgin olduğu konularda sizce Eskişehir örnek bir duruşla yeni sisteme ayak uydurabiliyor mu?
Koranavirüs kaygısı tüm dünyayı sarmış durumdadır. Bu kaygının normal sınırlara çekilmesi ve yönetilmesi son derece önemlidir. Bu riski ne yok sayabiliriz ne de bu denli abartılı bir kaygı ile ele alabiliriz. “Yeni normal” diye adlandırdığımız sürece uyum sağlamayı kolaylaştıracak tüm tedbirleri aldık, alıyoruz. Bunlarla ilgili de paydaşlarımızı sistematik bir biçimde bilgilendiriyoruz. İlgili birimlerimiz koronavirüs (COVID-19) salgınını dikkatle takip ediyor. Sağlık Bakanlığı açıklamalarını yakından izliyor ve halk sağlığı uzmanlarından öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, çalışanlarımızın ve tüm paydaşlarımızın sağlığını ve güvenliğini korumak için atmamız gereken adımlar konusunda rehberlik alıyoruz. Şu anda, okullarımızda çocukların bu konuda etkin bilgilendirilmesi, kişisel hijyenleri ve okul hijyeni için tüm tedbirler alınıyor. Sürecin ruhsal, kaygı ve stres yönetimi ile ilgili boyutlarını da mutlaka ele alıyoruz.
Eskişehir, Okulum Temiz belge başvurusu oranında da en çok başvurusu olan iller arasında yer alıyor. ?’in üzerindeki başvuru oranımızla, Türkiye’deki ilk üç şehir arasında bulunuyoruz. 374 okulumuzdan 364 başvuru alındı. Hazırlıklara bağlı olarak da başvurular artıyor. Okullarımızın neredeyse tamamı fiziksel olarak hazır ancak belge bazlı çalışmalar sürüyor.

3. Sizce bu süreç eğitim sistemimize çok zarar verir mi? Olayın pedagojik ve psikolojik taraflarında önlemleriniz var mı?
Salgın hastalık sürecinde eğitime ara verilmesi ile oluşabilecek öğrenme kayıpları ve öğrencilerimizin akademik motivasyonlarının bundan olumsuz etkilenmesi elbette söz konusu olabilir. Her ikisi de üzerinde çalıştığımız bir konu. Telafi eğitimi sürecini tamamladık, 21 Eylül’de de yeni döneme başladık. Okullarımız öğrencilerimizin öğrenme kayıpları ile ilgili gözlem, ölçme ve değerlendirme yaparak gerekli eğitim desteklerini sağlamaktadır. Akademik motivasyon ve eğitimin yeni haline uyum konusunda da öğrencilerimizin kendini toparlayabilmeleri için bu yıl Eskişehir ili yerel rehberlik hedeflerimizi bu doğrultuda belirledik. Öğrencilerimizin bağışıklık sisteminin dayanıklı olması kadar akademik dayanıklılığını ve psikolojik sağlamlığını da önemsiyoruz. Bu yönde birçok çalışmalarımız var.
Salgın hastalık sürecinin en başından beri psikososyal desteği önemsiyoruz. Rehberlik ve Araştırma Merkezlerimizde bu desteği sağlıyoruz. Salgın hastalık süreci psikosoyal destek ile ilgili programın uygulanması yanında, rehberlik genel hedeflerimizden biri olan “Psikolojik Sağlamlık” hedefi ile ilgili de çalışmalarımızı bu yıl ki rehberlik ve psikolojik danışma programlarımıza yerleştirdik. Bu konuda rehber öğretmen ve psikolojik danışmanlarımızı “psikolojik sağlamlık” konusunu özellikle çalışan akademisyenlerimizi çevrim içi etkileştirerek bilgilendirdik.
Uzaktan eğitim sürecinde dijital ortamların daha yoğun kullanıldığının farkındayız. Bu yönde bilinç kazandıracak şekilde Bakanlığımız genel rehberlik hedeflerinden “Bilinçli Teknoloji Kullanımı” konusunda öğretmen, öğrenci ve velilerimize yönelik, onlara erişebileceğimiz tüm kanallardan çalışmalar yapıyoruz. Bu konuda da üniversitelerle işbirliği yapıyoruz. Yakın zamanda Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof.Dr. H. Ferhan Odabaşı’nın katkıları ile rehber öğretmen ve psikolojik danışmanlarımızın bu konularda yapacağı çalışmalar için çevrim içi bir etkinliğimiz oldu.
Öte yandan İl düzeyinde, ilçe düzeyinde ve okullarımızda kurulan “Psikososyal Koruma, Önleme ve Krize Müdahale Ekiplerimiz var. Bu ekiplerimiz de salgın hastalık sürecine özgü, psikososyal destekler, uzaktan eğitimde öğrencilerin okuldan ziyade evde daha fazla zaman geçirmeleri nedeniyle aile içi şiddet, ihmal ve istismar gibi konularda çalışmalar yapıyor. Okulların kademeli ve seyreltilmiş olarak açıldığında, okulda vaka görülmesi halinde izlenecek sağlık tedbirleri ile ilgili Sağlık Bakanlığı rehberine göre davranılacaktır. Ancak bir okulda vaka görülmesi durumunda bunun psikososyal etkileri ve bunun yönetilmesi konusunda da dikkatli olunacak yine Okul Psikososyal Koruma, Önleme ve Krize Müdahale ekipleri buna yönelik tedbirler alacaklar.

4. Okullarda denetlemeler yapıldı ve okullar yeterlilik belgeleri alarak sürece başladı. Bu denetlemeler hangi sıklıkla yapılacak? Özellikle hijyen konusunda yeterlilik belgelerini aldıktan sonra yaşanacak sorunlar çıktığında ne gibi cezalar olacak?

DENETLEMELER SÜRECEK
Denetlemeler okullarımızın tamamı belge alana kadar sürecek. Belgelerin geçerlilik süreleri 1 (bir) yıl. Belgedeki şartlara uyulmaması durumunda gerekli incelemeler yapılarak belgeleri iptal edilecek. Yıl boyunca da rastgele seçilen okulları ziyaret ederek denetimlere bulunacağız.

5. Öğrencilerimize neler söylemek istersiniz?
Şu an sağlıklıyız. Sağlıklı kalmak için de gereken önlemlere uymaktayız. Geçmişte de benzer virüsler olduğunda bilim insanlarının buna çözüm bulduğunu unutmasınlar. Bilim insanları ve hekimler bu salgına çözüm bulmak için sürekli çalışıyor. Onların her zaman yanında olduğumuzu bilsinler. Bu kriz durumlarından da öğrenerek, yeni beceriler geliştirerek, dayanıklılığımızı arttırarak, büyüyerek hep birlikte çıkacağımıza inansınlar ve kendilerine güvensinler. Hastalığın yayılmasını önlemek ve başkalarının sağlığı konusunda da sorumlu davranmak konusunda öğrencilerimize güveniyoruz.

6. Ailelere neler söylemek istersiniz?
Öncelikle kendi sağlıklarına ve psikolojik sağlamlıklarına dikkat etsinler. Çocuklarımız ile iletişim kurarken ve onlar için bu uzaktan eğitim ve okula dönüş sırasında bir şeyler yaparken yaptıklarımızın ana fikri; COVID-19 salgını sırasında çocukları fiziksel olarak güvende tutmanın yanı sıra, sosyal ihtiyaçlarına, duygusal sağlıklarına da dikkat etmek olmalıdır. Sosyal, duygusal ihtiyaçların en iyi karşılandığı yerler okullardır. Okullarımız uygun sağlık tedbirlerini, pedagojik uyarlamaları ve psikososyal destekleri vermek için bir çabanın içerisindeler. Bu çabayı desteklemek ve eğitimcilerimizle empatik bir işbirliği içinde olmak çocuklarımız için faydalıdır.
Bu dönemde aile içinde her zamankinden daha yüksek duyarlılık, anlayış, empati, sorumluluk ve sabır gereklidir. Bu gereklilik bu sürecin reçetesidir.

***

ÖYKÜ KÖŞESİ

İÇİNDEKİ Elindeki büyükçe makasla boy aynasının karşısına geçti. ‘Kendinden kaçamazsın.’ dedi. İnsan her şeyden kaçsa bile, kendinden çok uzağa gidemezdi. Kutsal metinlere inandığı gibi sarıldı bu düşüncesine de. Saçlarının uzunluğu, içindeki karmaşaya denkti gözünde. Saç uçlarından başlamıştı kanamaya. Sırf bu yüzden, saçın uçları aldı nasibini ilk makastan. Olsundu, içi soğur gibi oldu ya azıcık, bu yeterdi ona şimdilik. Son makasa kadar içindeki urlar da kesilmiş olurdu nasılsa! ‘Bir sil tuşu lazım bana.’ dedi kendi kendine. Herkese lazım aslında ama bana acilen lazım. Aynanın karşısındaydı şimdi yine. Aynaya bakmamaya çalışarak işini tamamlamak istiyordu. Maazallah bir anlık göz kayması demek, başa dönmek demekti. Başa dönmeye hiç niyeti yoktu oysa. Yataktan gülümseyerek kalkmıştı bu sabah. Bir işaret bekleyerek… Mutfağa yöneldi önce. Acı bir kahve kendine getirirdi onu. Öyle umuyordu. Daha sonra yapılacaklar listesine göz atacaktı. Kafasındakileri sıraya koydu, ajandasına geçirirken daha özenli olmalıydı. Yoksa hastaların randevu saatleri birbirine giriyordu. Ayşe de işin içinden çıkamazdı sonra, çok becerikli değildi üstelik. Zehra, hastalarını bekletmek istemezdi hafta başında. Onların sabırsızlıkla haftanın ilk gününü beklediğini iyi bilirdi. Hafta sonu muhtemelen baş edilemeyen durumlarla karşılaşılmış ama Zehra’yı arayamamışlardı. Özellikle istemişti bunu. Yeniden ayağa kalkabilmeleri için. Ağır travma geçiren hastalar, alfabeyi yeni öğrenenler gibidir. Doğal felaketten geriye sadece bedenleri kalmış; ruhları, akılları bir süreliğine yer değiştirmiştir ilk seanslarda. Duvarları yüksek, çok yüksekti. Harfler kırık kırık, ağız içlerinde ezilerek dağılıyordu dışarıya. İçlerinin gürültüsü, dışarının gürültüsünü bastırıyor, sözcükler öfke selinden çıkıp bana ulaşıyordu. Annem geliyor aklıma “ Kaldırabilecek misin kızım bu kadar yükü? ” deyişi… Mesleğe başladığımdan beri annemin hayaleti çıkmıyor ki zihnimden. Her şeyi bilen kadın, bunu da bilmişti elbette. Odamdaki kenarı oyuk fotoğraftakinin çingene ruhlu olduğunu, uzun süre yerleşik kalamayacağını bildiği gibi. Biraz az bilseydin anne! Keşke daha az… Belki o zaman babam hep yanımızda kalırdı. Ben de ipin ucunu kaçırmamış olurdum kim bilir? * Aynanın karşısında çelimsiz vücuduna inat, uzayan saçlarına baktı. Kırpık kırpıktılar, tam da istediği gibi. Gözlerine bakmak istemedi. Oyuk oyuktu içi, bakmadan bilenlerdendi. ‘Anne, nerdesin?’ diye seslendi. Duvara çarpan sesi yankısını yavaşça kaybetti. Elindeki makas, çoktan gözden yitmişti.

Kader Bolat

***

ŞİİR KÖŞESİ

MAVİ ZAMAN!

Sanırsın ki oyunlarda
Dışındasın hep zamanın;
Unutkandır yelkovanlar,
Akreplerse pek çok dalgın.
Saklanırsın saatlerden,
Zaman seninledir oysa.
Erkenden gelir de akşam,
Doyamazsın oyunlara.
Gecede yürürken zaman,
Düşlerinde de oynarsın.
Sabahın çıkıp koynundan,
Göğü pembeye boyarsın.
Sonra gerçek oyunlarla,
Geçerek zaman içinden;
Göğü maviye boyayıp,
Biri olursun bizlerden.
Ne ki, o zaman çocuğum,
Yitirme o içindeki
Mavi de olsa gökyüzü;
Temiz, arı, pembe rengi.


Erol Büyükmeriç
Kanatlı Düşler/ TUDEM

***

HAFTANIN KARİKATÜRÜ

BEYTULLAH HEPER

***

HAFTANIN KİTABI

NİLUFER ALTUNKAYA


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Haber Arşivi