ANA SAYFA > Yazarlar > Gökhan Çiftçi > Böylesine çağdaş, medeni bir şehrin sürücülerine hiç yakışmayan hareketler bunlar!

Böylesine çağdaş, medeni bir şehrin sürücülerine hiç yakışmayan hareketler bunlar!

Gökhan Çiftçi
Sosyal Medya :
18 Haziran 2022, Cumartesi 10:17

Doğup yaşadığım şehrimle gurur duyuyorum. Başka şehirlerden gelen dostlarımıza şehrimizi övüyor, onlara şehrin en güzel yerlerini gezdiriyorum. Genel olarak onlar da seviyorlar gezdirdiğimiz yerleri. Özellikle dış ilçelerde tarihi değerler ve doğal güzellikler birçok insanı şehrimize hayran bırakıyor.
Yalnız arkadaşlarımın dikkatini çeken bazı şeyler var ki aslında ben de öteden muzdaribim.
Kaldırımdan yürüyorsunuz, sokak hizasına geldiğinizde önünüze park edilmiş bir araç çıkıyor. Araçların geçtiği yola çıkıyor, gelen geçen araçlara bakarak kaldırımın sokağın diğer tarafında kalan kısmına geçiyorsunuz. Eğer aracın içindeyse sürücü ve siz tepkinizi gösterirseniz büyük bir öfke ile karşılaşıyor, hatta saldırıya bile uğraşabiliyorsunuz.
Evet şehrimizde bir otopark sorunu var. Araçlarımız kaldırımlarda, yayalarımız yollarda. Şehrimizin en önemli gerçeklerinden birisi bu. Ancak her şey belediyelerin üzerlerine düşeni eksik yaptıkları için bu kadar kötü değil; örneğin otopark konusunda yaşanan sıkıntı sadece belediyelerin üzerlerine düşeni yapmaması ile alakalı değil.
Ne yazık ki sürücüler olarak çok duyarsızız. Ben de araba kullanmayı çok seven birisiyim. Ama aracımı park ederken büyük bir hassasiyet içinde buluyorum kendimi. Başka insanları rahatsız etmeyecek, onlara zarar vermeyecek şekilde aracımı park ediyorum. Yayaların geçiş güzergahlarına, zaten iki şeride düşmüş yolun bir şeridi tamamen dolmuşken ikinci şeridine park etmemeye özellikle özen gösteriyorum. Gerekirse birkaç yüz metre yürüyorum ama aracımı hemşehrilerimizi rahatsız etmeyecek bir yere park ediyorum.
Öyle sanıyorum ki şehrimizde yaşayan birçok sürücüde bu hassasiyet yok. Son günlerde o kadar sık rastlıyorum ki; otobüs duraklarına araçların park etmemesi için sarı çizgilerle park edilmeyecek yerler belirlendi. Ancak birçok araç sahibi hemen küçük bir işini halletmek için aracını getirip bu alana park ediyor, duraklatıyor. Otobüs geldiği zaman durağa yanaşamıyor ve duraktakilerin hepsi belki 30-40 metre ileriye gidip otobüse binebiliyorlar.
Sürücülerin bir kurala uymaması ile başlayan davranış süreci daha başka yanlış davranışlar edinmesinin de yolunu açıyor. Örneğin son günlerde yine sürücülerin gecenin bir yarısında motorlarını adeta patlatarak çok hızlı bir şekilde araçlarını sürdüklerine şahit oluyorum.
Önceki gün de ev taşıyacakları için araçlarını, kendilerinden sonra sokağa kimse giremeyecek şekilde park eden bir sürücüye rastlamış arkadaşımız. Sokakta evi olan ve çocuğunu okuldan getiren bir bayan sürücü arabasının üstündeki numarasından kendisini arayıp "Arabamızı sokakta bulunan evimizin önüne çekeceğiz. Lütfen arabanızı yolun ortasından çekebilir misiniz!" diye ricada bulunuyor. Bayanı telefonda azarlıyor sürücü. Bunun üzerine bayan sürücünün erkek bir yakını aynı numarayı arayıp sürücüye biraz sert çıkışıyor. Sürücü birkaç dakika içinde gidip hiç olmayacak yere park ettiği aracını alıyor.
Sürücülerle ilgili olarak burada verdiğim örneklerin hangisi Eskişehir gibi Avrupai bir şehrin sürücüsüne yakışıyor?
Yakışmıyor diyorsunuz. Doğru diyorsunuz. O zaman sadece yakışanı yapalım hacım!


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Haber Arşivi