ANA SAYFA > Yazarlar > Pınar Turhanoğlu Gücüyener > Korku-bencillik -cehalet-inanç

Korku-bencillik -cehalet-inanç

 Pınar TurhanoğluGücüyener
Sosyal Medya :
27 Mart 2020, Cuma 10:22

Sorunlarımız var.
Ülke olarak sorunlarımız var.
Şehir olarak sorunlarımız var.
Birey olarak sorunlarımız var.
Zaten her şey yeterince zorluyken, bir kısmımız hiç yardımcı olmuyor. 

Aşağıdaki gibi sıralanıp gidiyoruz…
-Korku-
Sağlığımızı kaybetme korkumuz, sevdiklerimizi kaybetme korkumuz, had safhada.
İşte bu korkuyu belirli sınırların üzerine çıkartmayalım. 
Önlemler belli. Hastalığa yakalanmamız halinde uygulanacaklar belli. Neyi neden yaptığımız. Hızı azaltmaya çalıştığımız belli.
Yaşlı ve kronik hastalığı olanları korumaya çalıştığımız belli.
Geçecek, biliyoruz geçecek. Sadece az kayıpla geçmesine çalışıyoruz.
Konunun uzmanı olmayan bizler dahi anladık ki virüs ancak canlıda yaşayabiliyor ve ülkenin yüzde elliden fazlası enfekte olduğunda zorunlu olarak duracak.
İşte bu yavaş olsun ki ekipman, sağlık personeli, gerektiğinde ilaç, solunum cihazı yetsin istiyoruz.
O nedenle panik yok tedbir var. 
Durup düşünecek ve önlemlere riayet ederek devam edeceğiz. Önlemlere riayet edersek ekonomik kayıplarımız da azalacak.
Daha çok test, herkese test diyorlar.
Sağlık Bakanımız da diyor ki, peki tamam herkese test yapılsın. Fakat testi negatif çıkan rahatlayacak. Gezmeye ve temas kurmaya başlayacak. Hâlbuki bugün negatif çıkan testin üç gün sonra pozitif çıkması durumu söz konusu olabiliyor. Bu nedenle herke kendini hastaymışçasına izole etsin.
Konusunda uzman bir doktor diyor ki. Evinde olan herkesi test yapacağız diye evinden çıkartıp, toplu taşımaya yönlendirip, hastanelere sürükleyip bulaş riskini mi arttıracaksınız. Evde test yapalım diyerek sağlık personelini mi gezdireceksiniz? Ne şekilde yapılırsa yapılsın, yurtdışı teması olmayanlarda yoğun test bulaş riskini arttıracak.
Sorun testin maliyeti değil, doğurabileceği sonuçlar…
-Bencillik-
“Dip”. Sağlık personelinin ihtiyacı olacak kadar nitelikli malzemeyi alıp stoklayan da var.
Nasıl olsa satılıyor diye zaruri malzemeleri 20 katı fiyatına satan da. 
Önüne nasıl geçilecek bu durumun, sadece hukuki yaptırımlar yeterli mi?
Toplum olarak şu durumda da değişmeyen sorunlarımızdan biri, ahlaksızların rağbet görmesi. Öyle aramızda yaşayıp gitmesi. Kimsenin dur dememesi. 
Herkesin aman ben düşman olmayayım demesi.
Adına medeniyet dediğimiz, cemiyet dediğimiz türlü anlamsızlıklarla “ahlaksızların” başköşede ağırlanıp, iki yüzlülüğün kibarlık sayılıp, öylece devam etmesi.
Aman yüzüne vurmayın kimsenin. Aman Aman…
-Cehalet-
Kendinden başka herkesi cahil olarak yaftalamanın da bir virüsü olmalı ki bu kadar çabuk yayılsın. 
Diğerlerinin yaşam koşullarını bilmiyorsunuz, önceliklerini bilmiyorsunuz. Kaygılarını bilmiyorsunuz. Sorumluluklarını bilmiyorsunuz. Ama tek bir davranışlarını cımbızla çekip “cahil” olarak etiketliyorsunuz.
O cahil, bu cahil, şu da cahil. Herkes cahil. Tabi bu cahillere düzenli olarak “ayar” vermek lazım. O görevi de hiç ihmal etmiyorsunuz. Bravo valla… 
-İnanç-
Dini inanışı olanları sürekli taciz etme, din adamlarından tıbbi çözümler bekleme, bakın “bilmem kaç din adamı bir doktor etmiyor” deme, inanışın yetersiz kaldığını ima etme, dindar kişinin bilimi inkâr ettiğini sanma hali. Özetle dini inanışı olanı analitik düşünceden uzak, bilgisiz, yetersiz, dini inanışı olmayanı da her dalda uzman kabul etme hali. Bu halin ele geçirdiği arkadaşlar da bugünlerde her türlü iletişim aracını kullanarak bu eşsiz fikirlerini bizlerle paylaşmaya devam ediyor. Çözüm getirmiyor, ancak can sıkıyorlar.
Akıl karıştıran, ayrıştıran her halin bizden uzak olması temennisi ile…


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

02.06.2020 Toparlanma zamanı

29.05.2020 Acıdan haber

15.05.2020 Başınıza kötü şeyler gelecek

08.05.2020 Elektrik faturası nasıl kontrol edilir

05.05.2020 Şok tahliye kararı

29.04.2020 Bize de yazık… Avukatlara…

23.04.2020 İnfaz düzenlemesi

21.04.2020 Hiç geçmeyecek sandığımız geçince

17.04.2020 SAHRA HASTANESİ

14.04.2020 Süleyman SOYLU

10.04.2020 Prof. Dr. Şafak Ertan ÇOMAKLI

07.04.2020 Büyükşehir belediye başkanının ilginç önerisi

03.04.2020 Salgın hastalıkta işçi-işveren ilişkisi

26.03.2020 Eskişehir’de sular kesilecek mi?

20.03.2020 Beyaz sabun adaleti

17.03.2020 COVİD-19

14.03.2020 Pancardan şeker üretenler…

07.03.2020 Şehrimizin bir fragmanı gibi...

06.03.2020 Herkes vicdanı kadar

29.02.2020 İdlib

21.02.2020 Atakan

14.02.2020 Otomobilleri cebine kim koyacak?

31.01.2020 Şehre zarar verenler

24.01.2020 UKOME hukuk tanıyor mu?

17.01.2020 Her şey çok güzel?

10.01.2020 Cemre

03.01.2020 Su zammı yargıda

28.12.2019 Dinleyen ve tasarruf eden rektör

20.12.2019 Ben arkadaş değilim, bu memlekete şehit vermiş bir babayım…

13.12.2019 Çakar

06.12.2019 Alkışlar Büyükşehir Belediyesi’ne

29.11.2019 Arabuluculuk sınavı

15.11.2019 Yargıya güveniyor musunuz?

08.11.2019 Eskişehirspor’un katili kim?

01.11.2019 Gururla…

25.10.2019 Eskişehir’in hiçbir sorunu yok

18.10.2019 Diyelim ki “oldun”…

11.10.2019 Önce vatan

04.10.2019 Eskişehir bir teröristin kaçıp saklanması için uygun bir yer midir?

27.09.2019 O fotoğraf sizce sorun mu?

20.09.2019 Sümeyye

14.09.2019 Doğru cevaplar

13.09.2019 Canan Kaftancıoğlu kararı

06.09.2019 Eymen

30.08.2019 Adli yıl açılışı

25.08.2019 Anne lütfen ölme...

23.08.2019 Bu şehirde rektörler var!!!

16.08.2019 İlber Hoca’ya kulak verelim

09.08.2019 Siyanürle altın aranmaz

02.08.2019 10.000 saat kuralı

26.07.2019 Kin ve düşmanlık

19.07.2019 Şehrin 175 milyonu aktarıldı

15.07.2019 Siz neredeydiniz?

05.07.2019 Eskişehir’in en “UCUZ”

28.06.2019 Eski Türkiye

21.06.2019 Bi şeyler

14.06.2019 Ego ve izmleri

31.05.2019 Devletin yüzünü kara çıkartmak

24.05.2019 Mecburuz

17.05.2019 Hukuk siyaseti

09.05.2019 Hak, hukuk, adalet

03.05.2019 Siz PKK’nın ne olduğunu biliyor musunuz?

26.04.2019 Caddelerdeki otoparklardan da pay istenmeli


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Ali Haydar Ali Haydar 30.03.2020

Ne güzel bir makale olmuş yüreğinize sağlık. Korkumuz o kadar çok ki. Sağlığından önce para kaybetme korkusu var! Parası eksilecek korkusu var. Merhametten uzak lafa gelince mangalda kül bırakmayanlar (savunduğu hangi ideoloji olursa olsun) her şeyi devletten bekliyor! "Ülken için ne yaptın ki ülkenden bir şeyler bekliyorsunuz " Sayın Ertan Özyiğit e ait bu söz. Ahlâk edep saygı merhamet bir çoğunu ya yitirdik ya çok az kaldı. Ihtiyarlarımıza bir sürü laf eden hakaret eden hatta sopalayacaksin diyen bile var kendisininde bir gün ihtiyarlayacağını düşünmeden! Ne edep ne saygı ne hürmet ne merhamet! Ve tam tersi bir durum daha var. Bazı amca teyzelerimizde gençleri eleştiriyor! Yok yer vermezler otobüste vs. Peki bu gençleri yetiştiren kim! Yine bizleriz kimimizin evlâdı Kimisinin torunu kimisinin kardeşi vs. O şikayet ettiğimiz ahlaksız edepsiz saygısızları yine bizler yetiştirdik. Mars'tan gelmediler sonuçta! Hepimiz aman çocuğum iyi büyüsün ben görmedim ben yemedim yapamadım o yapsın diye taviz üstüne taviz. Ve sonuç böyle bir nesil yetişti! Okullarda öğretmen kulağını çekse velisi öğretmene saldırır sen benim çocuğuma nasıl yaparsın diye! Sonra ne oldu öğretmene kafa tutan tehdit savuran çocuklarımız oldu! Ve inancımızı aktarmadık çocuklarımıza ya gerici duruma düşersek ya öyle yobaz görürlerse bizi diye! Sonra da manevi değerleri inancı olmayan böyle ahlaksız edepsiz saygısız gençler oldu. Elbette her genç için bunları söylemek doğru olmaz. Bir anekdot: Fransa'ya eğitim için giden bir genç orada bir ailenin yanına yerleştirilir. Aile biliyor ki Türk ve elbette müslüman islam inancı var. Neyse aradan 2 hafta geçiyor gencimizle konuşuyor. Soruyorlar Sen müslümansın değilmi? Evet ben müslümanım. Peki diye devam ediyor konuşma. Ama sen hiç namaz kılmıyorsun hatta cuma namazına bile gitmiyorsun diyorlar. Uyarı niteliğinde bir sohbet geçer aralarında. Ve biraz daha mühlet verip izliyorlar bizim gencimizi. Değişen birşey yok ama Ve son olarak tekrar konuşuyorlar. Sen bizim evde bizimle yaşayamazsın. Çünkü senin bir inancın yok biz bunu gördük. Eğer bir dini inancın olursa bir sınırın olur bir korkun olur diyorlar. Bir inancın olmadığı için bizim malımıza göz dikersin namusumuza göz dikersin vs. Diyerekten bir güzel yolcu ediyorlar! Maalesef bu konu çok üzücü ve çocuklar gençlerimiz elimizden kayıp gidiyor. Geleceğimiz Nesillerimizi kaybediyoruz. Allah sonumuzu hayır etsin. Ama bir o kadar da iyi bir gençlik var. Umarım her şey iyi olur bizim milletimiz için devletimiz için.

yükleniyor

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

ÖDEME VE SÜPER LİG ŞARTLARI VAR

1

ÜLKÜCÜLERİN ANNESİ VEFAT ETTİ

2