ANA SAYFA > Yazarlar > Pınar Turhanoğlu Gücüyener > SAHRA HASTANESİ

SAHRA HASTANESİ

 Pınar TurhanoğluGücüyener
Sosyal Medya :
17 Nisan 2020, Cuma 09:29

CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU "Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, 1000 yataklı sahra hastanesi yaptı. 1000 yataklı. 45 günde değil. Ya bir belediye başkanının yaptığını devasa Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanlığı yapamıyor.” Dedi.
Bir insan böyle bir şeyi neden söyler? İlk ihtimal Adana Büyükşehir Belediye Başkanı’nın 1000 yataklı bir hastane yapmış olmasıdır. Normal şartlarda tek ihtimal de bu olmalıdır. 1000 yataklı bir hastane yapılmıştır ki böyle bir cümle kurulmuştur.
Takdir edilecek bir proje olduğundan görmek isteyen yerinde görülmesi için giden gazeteciler paravanlarla ayrılmış bir fuar alanı ile karşılaşmışlar ve bunu fotoğraflamışlar. Bir miktar seperatör konulmuş boş bir fuar alanı.
Değil 45 günden az zamanda mevcutta yapılan hastane yok. Dahası Adana Büyükşehir Belediye Başkanının hastane yaptığına dair açıklaması da yok.
İlk ve normalde olması gereken tek ihtimal gerçekleşmemiş. Ortada 1000 yataklı bir hastane olmadığı gibi, yaptığı söylenen kişinin de böyle bir açıklaması olmadığı halde bu cümle kurulmuş.
İkinci ihtimal; hastane olmadığı, başkanın açıklaması da olmadığı halde ana muhalefet partisi liderine birinin böyle bir hastane yapıldığını söylemiş olması.
Size birisi böyle bir şey söylemiş olsa böyle muazzam bir işi görmek istemez misiniz?
Herhangi birinden duydunuz diyelim. Hemen Belediye Başkanını aramaz mısınız, hemen duyurmaz mısınız? Başkasından duymuş olsanız dahi teyit demiyorum tebrik için dahi kimseyi aramaz mısınız?
Son ihtimal de şu: böyle bir hastanenin olmadığını biliyor olmak. Bildiği halde böyle bir hastanenin olduğunu iddia etmek. Mümkün mü?
Biz “acaba”lar ile boğuşurken, bu açıklamasından üç gün sonra çıkıp, şöyle dedi: Bu bir sahra hastanesi, sahra hastanesi böyle olur. Vay efendim burada şu yok, bu yok. Kalp nakli mi yapacaksanız. Ameliyathaneyi de siz yapın.
Valiliğin de hastane olarak kullanımı mümkün değildir dediği o yer için. Sadece seperatör konulmuş fuar alanı olan yer için. Evet dedi, böyle olur, böyle yapılır.
Bir yerin 1000 yataklı tanımı alması için boş bir alanın -1000 tane bölme de gözükmüyordu o fotoğrafta ya- 1000 adet boşluk olacak şekilde seperatör ile ayrılması yeterli mi? Hadi hepsine inandık. Tamam oldu. Sahra hastanesi böyle olur böyle olmalı dedik. Bir şekilde sözlerine inanalım istedik. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’nın boş bir alanı seperatör ile bölemeyeceğine de inanalım mı? Mümkün mü?

CİNSEL DOKUNULMAZLIĞA KARŞI İŞLENEN SUÇLARA İNFAZ DÜZENLEMESİ YOK
#Çocuk İstismarının affı olmaz. Sosyal medyada böyle bir tag başladı. Mecliste “infaz” düzenlemesi görüşülürken böyle paylaşımlar başlarsa ilk akla gelen çocuk istismarına af anlamına gelen bir düzenleme görüşüldüğü olmaz mı?
Bir anda herkes çocuk istismarına af olmaz, yazılı iletiler paylaşmaya başladı. İşin kötüsü halen paylaşılıyor.
Verilen örneklere bakıldığında ki tekrar etmek istemiyorum. Cidden mide bulandırıcı örnekler. Böyle örnekler verip, tecavüze af yok yazıp bunu elden ele gezdirdiğimiz de verilen o iğrenç örneklerdeki insanlara “af” çıkacakmış intibaı uyanmış oluyor.
Herkes meclis çalışmalarını takip etmiyor ki. Çıkmış olan infaz düzenlemesi en başta cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar hariç diyor. Bu kişilerin denetimli serbestlikte yararlanması mümkün değil.
Yalnızca bu da değil. Verilen ağır örneklerle ilgisi olmasa da bir öneri metni paylaşıldı. Öneri metninin içeriği şu an yasal olarak evli olmaları kaydı, hile tehdit, şiddet zorlama olmadan olan mağdurun 13-15 yaş arası olduğu beraberlikte, evlilik devam ettiği sürece infaz ertelemesi öngörüyor. Yine fail ile mağdur arasında en fazla 15 yaş olması öngörülmüş.
CHP Ankara Milletvekili Zeynel EMRE, bu metne ilişkin böyle bir teklifin olmadığı, kanunlaşmadığı, adalet komisyonuna gelmediği ve meclis de görüşülmediğine ilişkin bir paylaşım yaptı. Muhalefet partisinden hukukçu bir milletvekili yaptı bu paylaşımı.
Sonuç şu, böyle bir teklif dahi yok. Olmayan, kim tarafından ne şekilde üretildiği de belli olmayan o belgenin meclisle ilgisi yok. Meclisle ilgisi olmayan belgenin içeriğinin ise sosyal medyada paylaşılanlarla hiç ilgisi yok.
Dolayısı ile cinsel suçlara, tecavüze af falan yok. Aile içi taciz/tecavüz varsayımları paylaşıp, bunlara af geldiği/düşünüldüğü iması yapmak. Toplumu içinde bulunduğumuzu hassas dönemde düşmanlığı sevk etmenin birilerine faydası olmalı ki halen bunu yapmaya devam ediyorlar.


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

15.09.2020 Kırık olsa duramazsın

08.09.2020 Gelecek dönem oy vereceğimizin garantisini versek gerçekleri bizimle paylaşacak mısınız?

04.09.2020 Su bile arınmıyor

02.09.2020 İpek öldü, adalet ölmesin II

28.08.2020 Su sıkıntısı

22.08.2020 İpek öldü, adalet ölmesin - 2

21.08.2020 İpek öldü, adalet ölmesin

12.08.2020 Kırmızıtoprak Aile Sağlığı Merkezi'nde birebir yaşananlar

06.08.2020 Hukuk fakültesi tercih etmeli mi 2

04.08.2020 Hukuk fakültesi tercih etmeli mi?

24.07.2020 Pınar Gültekin

17.07.2020 Bu iddialar da neyin nesi?

10.07.2020 Siz de sıkıldınız mı?

03.07.2020 Sosyal medya kapanıyor mu?

30.06.2020 Eskişehirspor’a karşı Nevzat Aydın

19.06.2020 Seninle değilim

17.06.2020 Eskişehir yüzüyor !!!

09.06.2020 Salgın hastalık sürecinde siz kimi yanınızda hissettiniz?

02.06.2020 Toparlanma zamanı

29.05.2020 Acıdan haber

15.05.2020 Başınıza kötü şeyler gelecek

08.05.2020 Elektrik faturası nasıl kontrol edilir

05.05.2020 Şok tahliye kararı

29.04.2020 Bize de yazık… Avukatlara…

23.04.2020 İnfaz düzenlemesi

21.04.2020 Hiç geçmeyecek sandığımız geçince

14.04.2020 Süleyman SOYLU

10.04.2020 Prof. Dr. Şafak Ertan ÇOMAKLI

07.04.2020 Büyükşehir belediye başkanının ilginç önerisi

03.04.2020 Salgın hastalıkta işçi-işveren ilişkisi

27.03.2020 Korku-bencillik -cehalet-inanç

26.03.2020 Eskişehir’de sular kesilecek mi?

20.03.2020 Beyaz sabun adaleti

17.03.2020 COVİD-19

14.03.2020 Pancardan şeker üretenler…

07.03.2020 Şehrimizin bir fragmanı gibi...

06.03.2020 Herkes vicdanı kadar

29.02.2020 İdlib

21.02.2020 Atakan

14.02.2020 Otomobilleri cebine kim koyacak?

31.01.2020 Şehre zarar verenler

24.01.2020 UKOME hukuk tanıyor mu?

17.01.2020 Her şey çok güzel?

10.01.2020 Cemre

03.01.2020 Su zammı yargıda

28.12.2019 Dinleyen ve tasarruf eden rektör

20.12.2019 Ben arkadaş değilim, bu memlekete şehit vermiş bir babayım…

13.12.2019 Çakar

06.12.2019 Alkışlar Büyükşehir Belediyesi’ne

29.11.2019 Arabuluculuk sınavı

15.11.2019 Yargıya güveniyor musunuz?

08.11.2019 Eskişehirspor’un katili kim?

01.11.2019 Gururla…

25.10.2019 Eskişehir’in hiçbir sorunu yok

18.10.2019 Diyelim ki “oldun”…

11.10.2019 Önce vatan

04.10.2019 Eskişehir bir teröristin kaçıp saklanması için uygun bir yer midir?

27.09.2019 O fotoğraf sizce sorun mu?

20.09.2019 Sümeyye

14.09.2019 Doğru cevaplar

13.09.2019 Canan Kaftancıoğlu kararı

06.09.2019 Eymen

30.08.2019 Adli yıl açılışı

25.08.2019 Anne lütfen ölme...

23.08.2019 Bu şehirde rektörler var!!!

16.08.2019 İlber Hoca’ya kulak verelim

09.08.2019 Siyanürle altın aranmaz

02.08.2019 10.000 saat kuralı

26.07.2019 Kin ve düşmanlık

19.07.2019 Şehrin 175 milyonu aktarıldı

15.07.2019 Siz neredeydiniz?

05.07.2019 Eskişehir’in en “UCUZ”

28.06.2019 Eski Türkiye

21.06.2019 Bi şeyler

14.06.2019 Ego ve izmleri

31.05.2019 Devletin yüzünü kara çıkartmak

24.05.2019 Mecburuz

17.05.2019 Hukuk siyaseti

09.05.2019 Hak, hukuk, adalet

03.05.2019 Siz PKK’nın ne olduğunu biliyor musunuz?

26.04.2019 Caddelerdeki otoparklardan da pay istenmeli


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Ali Haydar Ali Haydar 19.04.2020

Ne güzel makale Pınar hanım. Teşekkürler. En azından birileri sizin yazılarınız sayenizde dogruyu ve gerçekleri görüpte doğruyu ve gerçekleri öğrenir. Ama maalesef bunları görüpte hâlâ daha savunan buna inanmışları görmek çok üzücü! Allah akıl fikir vermiş düşünme yetisi vermiş insanoğluna! Neden biraz da olsa düşünmeyiz sorgulamayız acaba bunu anlamak çok zor! Ya görmek istemiyorlar ya da fısıltı gazetesi ile veya sosyal medya denen virüsten yayılanlara itibar etmek o yalanlara inanmak daha kolay geliyor! Ya da algılar sürekli olguların önüne geçiyor! Ben bir dostum ile paylaştım bu 1000 yataklı fuat alanı mevzuunu ve genel başkanın canlı yayında ekranda bahsettiklerini; Aldığım cevap sen kafayı yemişsin hepsimi yalan biri yalan söyler hepsimi yalan diyerek beni suçluyor! Bütün tv leri seyretmemi önerdi bana))). Kaldı ki yeri gelince hepsini dinlerim acaba kim ne diyor ne haber veriyor diye! Sadece turunçgillerden birini izlersem veya türevlerini onlar gibi eyvallah. Âma onlar sorgulamaktan teyit edilmemiş bilgileri araştırmaktan bir haber sadece önüne konulanı yiyor! Sonra da biz doğruyu gösterince kafayı yemiş oluyoruz! Durum çok vahim. Ve aynı konu maalesef af kanunu tasarısı ve kabulü ile de aynen devam etti. Birileri bu yalanları fitneleri yaymak için uğraşırken Birileri de sürekli bunlara inanıyor sorgusuz sualsiz. Durum gerçekten çok vahim.

yükleniyor

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

ZAMAN GEREKİYOR

1

SABIRLI OLALIM

2

HAYDİ HAN’A

4