ANA SAYFA > Yazarlar > Sezai Şen > Tek çiçekle bahar olmuyor, tek sektörle şehirler ayakta kalmıyor!

Tek çiçekle bahar olmuyor, tek sektörle şehirler ayakta kalmıyor!

SezaiŞen
Sosyal Medya :
16 Eylül 2020, Çarşamba 09:35


Eskişehir'in turizm kenti mi yoksa sanayi kenti mi olması gerektiğine yönelik tartışmaları zaman zaman yaşadık.
Kimileri Eskişehir'i bir butik şehir, bir turizm şehri yapmak istiyor. Bunun için de ellerinden gelen gayreti gösterdiler ve gösteriyorlar.
Bir kısmı Eskişehir'in 1970'li, 1980'li yıllarından bahsedip "Türkiye'nin sayılı sanayi şehirlerinden biriydik. Bursa ile yarışıyorduk. Şimdi Bursa'nın ilçesi İnegöl bizimle yarışıyor!" diyerek sanayileşmeye daha fazla eğilmek gerektiğinin altını çiziyorlar.

ESKİŞEHİR ÖĞRENCİYE VE HİZMET SEKTÖRÜNE ÖNEMLİ ORANDA BAĞIMLI BİR ŞEHİR
Şu yeni tip koronavirüs Covid-19 salgını döneminde bizler bazı şeyleri açık açık gördük:
Eskişehir öğrencilerden elde ettiği gelire önemli oranda bağımlı bir şehir.
Eskişehir hizmet sektörünün ağırlıkta olduğu bir şehir.
Eskişehir turizmden belli bir pay almayı başarmış bir şehir.
Tüm bunların yanında Eskişehir sanayide halen önemli ancak yeterli seviyede bulunmayan bir şehir!
Covid-19 salgını nedeni ile birçok sektör ile ilgili hayli kısıtlayıcı tedbirler alınmak zorunda kalındı ya da alındı. Bunların pratikte ne gibi bir faydası olduğunu ölçme imkanı yok. Yani hiçbir tedbir alınmadan durum çok çok farklı olur muydu orasını bilemiyoruz. Zira bizdeki kadar sıkı tedbirlerin uygulanmadığıı İskandinav ülkelerinde Covid-19 nedeniyle meydana gelen ölümlerin azlığı hayli dikkat çekici.

ON BİNLERCE ÖĞRENCİ BİR SÜRE DAHA ŞEHRE GELMEZSE!
Covid-19 nedeniyle uygulamaya konulan sokağa çıkma yasağı ya da belli başlı sektörlere konulan yasaklar, hizmet sektörü ağırlıklı şehirde önemli bir yıkıma neden oldu. Eskişehir esnafı, girişimcisi, iş insanları önemli oranlarda zarar ettiler. Belli bir kısmı kredi alabildi ve şimdi o krediyi ödemekle meşgul ya da ödemeye başlamak için gün sayıyor. Ancak işler henüz tam manasıyla açılmış değil. Zira yaz aylardaki düşük rakamların tekrar yükseldiğine şahit olduk son günlerde. Okulların bile kısmen açılabildiği bir ortamda birçok sektörde iş yapılamıyor, yapılmasına adeta müsaade edilmiyor. Dolayısı ile Eskişehir, belki de diğer illere nazaran en önemli ekonomik sıkıntı çeken illerin başında geliyor.
80-100 bin civarında öğrenci şu an şehirden uzakta, kendi memleketlerindeler, henüz dönemediler. Uzaktan eğitim kararı nedeni ile bir süre daha burada olamayacaklar. Dolayısı ile kiralarını ödeyemeyecekler ya da geç ödeyecekler, belki eksik ödeyecekler.
Öğrenciler şehre gelmediği için özellikle kafeler iş yapamayacak. Zaten şu an bazı kafelerin kapatıldığına ya da hızla el değiştirdiklerine şahit oluyoruz.
Bu kapsamda böylesine büyük bir pazara hitap eden esnaf kesimi de bu dönemde önemli bir kazançtan mahrum kalacak ve aldıkları kredileri geri öderken, ellerinde bir kazanç olmadığı, olmayacağı için belki bir hayli zorlanacaklar.

GEÇİCİ SÜRE GELMELERDE KALICILIK SON DERECE ÖNEMLİYMİŞ!
Geçici süreliğine Eskişehir'e gelenlerin şehrimize gelemediği şu günlerde, geçici süreliğine gelmelerin kalıcı, sürekli hale getirilmesinin ne kadar önemli olduğu gayet iyi görüldü.
Böyle bir salgın döneminde Eskişehir'in, geçici olarak gelenlerden elde ettiği gelirlerin düşmesi ile birlikte büyük bir ekonomik sıkıntı yaşamaya başladığını rahatlıkla görebiliyoruz.
Böyle zamanlarda "Allah'tan Eskişehirli sanayiciler varmış, Allah'tan Eskişehir'de sanayi varmış. Şu an Eskişehir'i sanayisi ayakta tutuyor. Ya sanayimiz de olmasaymış, bugünlerde çektiğimiz sıkıntılar hangi boyutlarda olurmuş!" diye düşünmeden edemiyoruz.
Allah, ülkemizin herhangi bir yerine yapanlar kadar Eskişehirimize yatırım yapan iş insanlarından, girişimcilerden, ticaret erbabından da razı olsun. Onların fabrikaları, işletmeleri, ticaret haneleri çalışıyor da Eskişehir şu zor zamanda daha büyük acılar, sancılar çekmiyor ekonomik olarak.
Tam da bu noktada biz şunu düşündük: Bir şehri ayakta tutan ekonomik ayaklar, kalemler tek olmamalı. Tek bir alana, sektöre bağlı ekonomik yapı olmaz, olmamalı. Eskişehir'de öyle bir yapı yok elbette. Ancak ekonomik gelirleri çeşitlendirmenin ne kadar gerekli, ne kadar elzem olduğunu bir kez daha idrak ettik. Şimdilik kazancımız bu!
Tabi bir de ortam, çalışma şartları ne kadar sıkıntılı olursa olsun sanayi kesiminin her şarta uymakta ve ayakta kalmakta en başarılı sektör olduğunu da gördük. Zaten onların üretimi bitince hiç kimse ekonomiden, kazançtan, yatırımdan ve gelecekten bahsedemez. Böyle bir zamanda hiç kimse gelecek adına umutlanamaz!

***

İstanbul Sözleşmesi hakkında birkaç kelam

Son zamanlarda Eskişehir'deki billboardlarda en çok gördüğümüz kavram aynı zamanda ülke genelinde en çok tartışılan kavramlardan da birisi. Peki nedir bu İstanbul Sözleşmesi?
İlk adı "Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi"dir.
6284 Sayılı Aileyi Koruma ve Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Kanunu 2012 yılında çıkarıldı. 1. maddesi doğrudan İstanbul Sözleşmesinin esas alındığını belirtmektedir.
2008'de çalışmaları başlamış ve 2011'de bitmiştir. 47 ülkeden 70'e yakın üye hazırlık çalaşmalarında görev almıştır.
Aile içi şiddetin önlenmesine yönelikmiş gibi görünmesine rağmen aileye yönelik kavramları yıkıma uğratan, sapkınlıkları normalleştiren bir yaklaşımı da var. Bu yüzden Bulgaristan, Hırvatistan, Macaristan, Polanya gibi Avrupa ülkeler bu yaklaşımın hukuki bir metin içinde dayatılmasından duydukları rahatsızlıkları belirttiler.
Sözleşmenin şiddeti önlediği iddia ediyor. Ancak toplumsal cinsiyet eşitliğinin uygulanması şiddeti önlemiyor. Hatta tersine arttırıyor. Temel Haklar İçin Avrupa Birliği Ajansı'nın 2014'teki araştırmasına göre Avrupa'da kadına yönelik şiddette cinsiyet eşitliğinin en iyi uygulandığı ülkelerden Danimarka yüzde 52 ile birinci, Finlandiya yüzde 47 ile ikinci, İsveç yüzde 46 ile üçüncü sırada bulundu.
Dünya Sağlık Örgütü şiddetin 25 risk faktörünü sayarken İstanbul Sözleşmesi sadece toplumsal cinsiyet ayrımcılığını saymaktadır. Diğer faktörleri içermemektedir.
Sözleşme 81 maddeden oluşmakta ve bu maddelerden sadece 7'sinin bazı bentlerine çekince konulabilmektedir. Son zamanların tartışma konusu olan maddelerin hiçbirine çekince dahi konulamamaktadır.
Avrupa Konseyi ülkelerinden Rusya ve Azerbaycan sözleşmeyi hiç imzalamamıştır. Sözleşmeyi imzalayan 11 ülke ise onaylamamıştır. (Bulgaristan, Çekya, Macaristan, Ermenistan, Letonya, Litvanya, Lihtenştayn, Moldova, Slovakya, Ukrayna, Birleşik Krallık) Sözleşmeyi onaylayan ülkelerden Polanya sözleşmeden çekilmeyi kararlaştırmıştır.


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Haber Arşivi

Çok Okunanlar

CERRAHİ MASKE OPERASYONU

2

ESKİŞEHİR’DE DE AÇACAKLAR

3