ANA SAYFA > Yazarlar > Yusuf Emrah Durmaz > Yarın çok geç olabilir!

Yarın çok geç olabilir!

Yusuf EmrahDurmaz
Sosyal Medya :
07 Kasım 2020, Cumartesi 09:23

Bu yıl başından beri sıkıntılar, sorunlar üst üste geldi. Korona virüs ile başlayan sorunlar, ekonomik sıkıntılara dönüştü. Birçok sektör durma noktasına geldi. İnsan hareketliliğinin azalması esnafı vurdu. Fabrikalar çalışamaz hale geldi. Kur maalesef ülke tarihinde hiç olmadığı kadar yükseldi. Marketten 1 hafta önce aldığımız ürünü yeniden aynı fiyata alamaz hale geldik. 
Vatandaş tüm bunlarla boğuşurken bir de İzmir depremi ile sarsıldık.  
Her şeyi bir kenara bıraktık, oradaki acıya kilitlendik. Yıkılan binalar, enkaz altında kalanlar ve kurtarma çalışmalarını ve tüm bunlarda çıkan acıya şahit olduk.
O deprem bizlere varlığını her zaman hissettiren ülkemizdeki fay gerçeğini bir kez daha hatırlattı. İzmir deprem ile sağlam yapıların olmayışının insanın canına nasıl mal olduğunu da açıkça gördük.  Yan yana duran iki binadan biri dim dik ayakta kalırken diğerinin nasıl yerle bir olduğuna şahit olduk. 
Ne yazık ki sağlam olmayan o yapılar onlarca can aldı.
Ve yine ne yazık ki aynı yapılardan Eskişehir’de de olduğu biliniyor. Benzer bir şiddette depreme maruz kaldığı takdirde Eskişehir’de de aynı manzaraların yaşanacağı açıkça söyleniyor. 
İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Orkun Kılıç da olası depremde büyük zarar görecek yerleri cadde cadde saydı.  Kılıç, depremin aslında acı bir olay olmadığı, dayanıksız binaların bu durumu acı bir hale getirdiğini söylüyor. Çok da haklı.
Kılıç’ın konu ile ilgili sözlerini hatırlatmak istiyorum: 
“İzmir’de bakıyoruz binalar yıkılar ama etraflarında yıkılmayan binalar da var, demek ki bu işin fayla, fayın nerden geçtiğiyle de alakası pek yok. Şuna artık alışmamız gerekiyor; Türkiye bir deprem ülkesi, Eskişehir’de öyle ve Eskişehir’de de, Türkiye’de de bu deprem olacak. Hiç kimse nerede, ne zaman ve ne büyüklükte olacağını bilmiyor. Eskişehir’de de İzmir’le bağlantılı olarak yola çıkacak olursak alüvyon zemin üzerine yapılaşmış bölgelerimizde Eskişehir’de de maalesef var. Ne yazık ki bu da tam şehir merkezi aslında. Eskişehir’i bir çanak olarak düşünürsek bulunduğumuz bölge de buna dâhil, Yunus Emre caddesi, Sakarya caddesi, Mustafa Kemal Atatürk caddesi, Kızılcıklı Mahut Pehlivan caddesi, Doktorlar caddesi ile ana caddelerle, ana arterlerle çevrili bu alanlarımız alüvyon zemine oturan binalarla dolu. Alüvyon zemine oturması bir binanın illaki yıkılacağı anlamına gelmez. Alüvyon zeminde siz uzmanlar tarafından gerekli geo teknik önlemleri alırsanız her türlü bina yapmak mümkün. Fakat biz Eskişehir’e baktığımızda bu tarz olmayan binaların olmadığını da biliyoruz. Özellikle 99 öncesi yapılmış ve bu saydığım yerlerin etrafında yapılmış binaların acil bir şekilde elden geçirilip riski olanların yeniden yapılması, yıkılması ve buralarda kentsel dönüşüm oluşturulması gerekiyor.” 
Kılıç’ın saydığı caddelerin neredeyse tamamında bitişik nizam var. Yıllardır sürekli gündeme getirilen kentsel dönüşüm gerçekleşmezse bu yapılar Allah göstermesin birbirinin üzerine yıkılacak. 
Böyle bir şey yaşamadan ne gerekiyorsa bugünden yapılmalı. Yarın gerçekten de çok geç olabilir…


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Haber Arşivi