Basınç odasında aralıklı olarak yüzde 100 oksijen solutmak suretiyle uygulanan hiperbarik oksijen tedavisiyle özellikle "vurgun, karbonmonoksit zehirlenmesi, kas dokusundaki hayatı tehdit eden enfeksiyonlar, ezilme yaraları, ödem, kronik kemik iltihabı" gibi rahatsızlıkları bulunanlar şifa buluyor. Genellikle yaşlı hastaların başvurduğu hiperbarik oksijen tedavi merkezlerinde, kapalı basınç odasında oturarak ya da sedyede yatarak maskelerden aralıklarla oksijen soluma işlemi yapılıyor. Şeker hastalarının çoğunda sıklıkla görülen diyabetik yaralara önemli ölçüde fayda sağlayan hiperbarik yöntemin vücuttaki kılcal damarları ve duyusal sinirleri yavaş yavaş tahrip eden hastalığa çare olduğu bildirildi. Eskişehir'de bulunan özel bir hiperbarik oksijen tedavi merkezinin sorumlusu Uzman Dr. Ertunç Türbedar, tedavi yönteminin hastalar için önem arz ettiği halde tıp içinde kısır kaldığını söyledi. Türbedar, tedavi yönteminin halk arasında alternatif tıp gibi görüldüğünü dile getirerek, "Aslında tam tersi. Alternatifi olmayan bir tıp bölümüdür diyebiliriz. İnsanlarımızın bu tedavi yöntemini geç keşfetmesinden dolayı çok bilinmeyen bir tıp dalı olduğunu kabul etmekle beraber tedavinin gün geçtikçe yaygınlaştığını söyleyebilirim." dedi. Özellikle şeker hastalarında bir ayakkabı vuruğuyla ortaya çıkan yaranın dahi önemli olduğunu anlatan Türbedar, 'Şeker hastalarına ayaklarında oluşan en küçük yaralarda dahi merkezimize gelmelerini söylüyoruz. Çünkü küçük bir ayak yarası bir zaman sonra o ayağın kesilmesine sebep olabilir. Bu yüzden hiperbarik oksijen tedavisinin önemini her ortamda anlatıyoruz. 'Hayat kurtarır' derken bazen konuyu büyüttüğümüzü düşünenler oluyor. Fakat oksijen olmadan yaşayamayan canlılar olduğumuzu unutmamamız gerekiyor' dedi. >>AA

Muhabir: Haber Merkezi