Birleşmiş Milletler destekli yeni bir bilimsel rapor, küresel ısınmanın 1,5 dereceyi aşmasının buzullar, kutup buz örtüleri ve donmuş topraklarda kalıcı hasara yol açabileceğini ortaya koydu. Yaklaşık 80 bilim insanının katkısıyla hazırlanan çalışma, sıcaklıklar daha sonra yeniden düşürülse bile kriyosferde meydana gelen kayıpların önemli bölümünün geri döndürülemeyebileceği uyarısında bulundu.
Sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,3 derece ısınan gezegende, emisyonların yeterince hızlı azaltılamaması nedeniyle 1,5 derece sınırının geçici olarak aşılması ihtimali güçleniyor. Rapora göre asıl risk, bu aşımın ne kadar yüksek ve ne kadar uzun süreceği. Bilim insanları, sıcaklıkların eşik üzerinde mümkün olan en kısa süre kalması ve uzun vadede 1 derecenin altına indirilmesi gerektiğini vurguluyor.
MEVCUT POLİTİKALAR OKYANUS DENGESİNİ BOZABİLİR
Uluslararası Kriyosfer İklim Girişimi ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından bir araya getirilen uzmanların hazırladığı raporda, mevcut politikaların yaklaşık 3 derecelik küresel ısınmaya yol açabileceği senaryolar değerlendirildi. Bu düzeyde bir ısınmanın, yüzeye yakın permafrostun neredeyse tamamının çözülmesine ve okyanus dolaşımında ciddi, hatta ani bozulmalara neden olabileceği belirtildi.
Raporda ayrıca okyanus asitlenmesinin yaygınlaşabileceği ve deniz buzlarının önceki tahminlere göre daha yavaş toparlandığı bilgisine yer verildi. Küresel sıcaklıklar daha sonra 1,5 dereceye düşürülse bile buzulların erimesinin deniz seviyesini yükseltmeye ve su güvenliğini tehdit etmeye devam edebileceği kaydedildi.
Raporun başyazarı ve Uluslararası Kriyosfer İklim Girişimi'nde görev yapan buzulbilimci James Kirkham, kriyosferin iklim sisteminin en hassas bileşenlerinden biri olduğunu belirtti. Kirkham, bu bölgelerdeki kayıpların yalnızca kutupları değil, bütün dünyayı etkileyebileceğine dikkat çekti.
Kirkham, Nepal ile Çin sınırında yaşanan büyük buz ve kaya çığının binlerce insanın ölümüne yol açtığını ve Nepal ekonomisinde ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 10'una eşdeğer zarara neden olduğunu söyledi. İsviçre'nin son beş yılda buzul buzunun yüzde 20'sini kaybettiğini belirten Kirkham, önümüzdeki on yılda dünya genelinde her yıl binlerce buzulun yok olmasının beklendiğini aktardı.
KUTUP BUZ ÖRTÜLERİ ALTI KAT DAHA HIZLI ERİYOR
Rapor, Grönland ve Antarktika'daki buz örtülerinin 1990'lara kıyasla yaklaşık altı kat daha hızlı eridiğini ortaya koydu. Bu kayıplar, deniz seviyesinin yükselmesi yoluyla dünya genelinde yüz milyonlarca insanı tehdit ederken, permafrostun çözülmesi de atmosferdeki sera gazı miktarını artırabilecek bir risk oluşturuyor.
Bilim insanlarına göre küresel ısınma 1,5 dereceye döndürülse dahi kutup buz örtülerindeki erime devam edebilir. Uzmanlar, bu bölgeler için güvenli sıcaklık sınırının 1,5 dereceden çok daha düşük, yaklaşık 1 derece seviyesinde veya altında olabileceğini belirtiyor.
Raporda, tarihsel ısınmanın etkilerinin devam etmesi nedeniyle küresel sıcaklık artışı 0,8 dereceye kadar düşürülse bile buzulların yüzlerce yıllık süreçte mevcut hacimlerinin yalnızca yaklaşık yüzde 70'ini koruyabileceği öngörüldü.
Kirkham, kar ve buz sistemlerinin sıcaklık değişimlerine hızlı tepki verdiğini, bazı eşiklerin aşılması halinde toparlanmanın yüzyıllar, hatta binyıllar sürebileceğini ifade etti. Bu nedenle geçici sıcaklık artışlarının bile uzun vadeli sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
BUZULLARIN KAYBI SU GÜVENLİĞİNİ DE TEHDİT EDİYOR
Rapora göre küresel ısınmanın farklı seviyelerde gerçekleşmesi, dünya genelindeki dağ buzullarının geleceğini de önemli ölçüde değiştirecek. Mevcut politikaların yaklaşık 2,8 derecelik ısınmaya yol açtığı senaryoda Rocky Dağları, Alpler, İzlanda ve İskandinavya'daki buzul kütlesinin yüzde 10'un altına gerilemesi bekleniyor. Isınmanın 1,5 dereceyle sınırlandırılması halinde ise bu bölgelerdeki buz kütlesinin yaklaşık yüzde 20 ila 35'inin korunabileceği belirtiliyor.
Hindu Kush Himalayaları'ndaki buzullar da kritik öneme sahip. Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte biri için su kaynağı olan bu bölgede, mevcut politikaların sürmesi durumunda buz kütlesinin yüzde 41'inin kalacağı tahmin ediliyor. Küresel ısınmanın 1,5 dereceyle sınırlandırılması halinde ise bu oranın yüzde 83'e çıkabileceği ifade ediliyor.
EMİSYONLARIN HIZLA AZALTILMASI GEREKİYOR
Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın geçen ay yayımladığı ayrı bir raporda da küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin 1,7 derece üzerinde tutabilmek için emisyonların 2030'a kadar yüzde 18, 2035'e kadar ise yüzde 45 azaltılması gerektiği belirtilmişti.
İklim bilimci ve Climate Analytics Üst Yöneticisi Bill Hare, buz örtülerinin, deniz buzlarının ve dağ buzullarının hızla kaybedilmesinin yanı sıra deniz seviyesindeki yükseliş ve kutup okyanuslarındaki asitlenmenin ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi. Hare, bu değişimlerin insan ölçeğinde geri döndürülmesinin mümkün olmayabileceğini ve bazı bölgelerde iklim değişikliğine uyum kapasitesinin aşılabileceğini kaydetti.
Bilim insanlarının ortak uyarısı, küresel sıcaklıkların geçici olarak yükselmesinin önemsiz bir sapma olarak değerlendirilemeyeceği yönünde. Rapora göre emisyonların hızla azaltılması ve atmosferdeki karbondioksitin uzaklaştırılması, kriyosferdeki kayıpları sınırlamak açısından belirleyici olacak.

