Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü kapsamında ADD, ÇYDD ve Eğitim-İş Eskişehir Şubeleri tarafından Valilik Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından ortak basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamayı ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci okudu.
“2 Eylül bağımsızlık iradesinin simgesidir”
Ortak açıklamada, 2 Eylül 1922’nin yalnızca Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluş tarihi olmadığı belirtilerek, “2 Eylül; bir milletin bağımsızlık iradesinin, vatan toprağına sahip çıkma kararlılığının ve Cumhuriyet’e uzanan büyük mücadelenin Eskişehir’deki simgesidir” ifadelerine yer verildi.
Eskişehir’in Millî Mücadele’nin en kritik safhalarına tanıklık ettiği vurgulanan açıklamada, “Eskişehir, işgali yaşamış, büyük acılar çekmiş, ancak bağımsızlık ve özgürlük iradesinden asla vazgeçmemiştir” denildi.

“Eskişehir’in toprağı ve geleceği üzerine alınan kararların takipçisiyiz”
Açıklamada, 30 Ağustos 2026 tarihli ve 11690 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Sivrihisar ve Beylikova ilçelerinde, Eti Maden ruhsat sahası içerisinde bulunan bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilmesine dikkat çekildi.
Bu konunun Eskişehir’in kurtuluş yıl dönümünde gündeme getirilmesinin nedeninin açık olduğu belirtilen açıklamada, “2 Eylül’de kurtarılan bu topraklar, bugün de Eskişehirlinin geleceğidir” ifadeleri kullanıldı.
Yeraltı kaynaklarının ülkenin ekonomik ve stratejik gücüne katkı sağlamasının önemsendiği belirtilirken, “Madenlerin stratejik olması; toprağın, suyun, tarımın ve yurttaşın haklarının stratejik önemini ortadan kaldırmaz. Tam tersine, stratejik kaynakların işletilmesi daha fazla şeffaflık, daha fazla bilimsel denetim ve daha güçlü kamu yararı anlayışı gerektirir” denildi.
“Neden acele kamulaştırma?”
Ortak açıklamada acele kamulaştırma kararına ilişkin çeşitli sorular yöneltildi. Açıklamada, “Neden acele kamulaştırma? Bölgedeki yurttaşların mülkiyet hakları nasıl korunacaktır? Tarım arazilerinin kaybının bölge ekonomisine etkisi nedir? Bölgenin su kaynakları nasıl korunacaktır? Madencilik faaliyetlerinin çevresel ve sosyal etkileri bağımsız bilimsel çalışmalarla ortaya konulmuş mudur? Yöre halkının, çiftçinin, üreticinin ve Eskişehir kamuoyunun görüşleri alınmış mıdır?” soruları soruldu.
Bu soruların cevaplarını istemenin madenciliğe karşı çıkmak anlamına gelmediği belirtilerek, “Tam tersine, kamu yararını savunmaktır” ifadeleri kullanıldı.

“Eskişehir’in geleceğine sahip çıkacağız”
Açıklamada, 104 yıl önce Eskişehir’i işgalden kurtaran iradenin, toprakların gelecek kuşaklara bağımsız ve özgür biçimde bırakılması iradesi olduğu vurgulandı. Bugün de Eskişehir’in geleceğine sahip çıkılması gerektiği belirtilerek, “Toprağını korumak. Suyunu korumak. Çiftçisini korumak. Üretimini korumak. Ve yeraltı zenginliklerinin milletin ortak yararına kullanılmasını sağlamak” çağrısında bulunuldu.
ADD, ÇYDD ve Eğitim-İş Eskişehir Şubeleri tarafından yapılan ortak açıklamada, kamulaştırma süreçlerinin şeffaf, hukuka uygun, bilimsel verilere dayalı ve gerçek anlamda kamu yararını gözeten bir anlayışla yürütülmesi istendi. Yöre halkının mülkiyet ve yaşam haklarının korunması, tarım ve su kaynaklarının güvence altına alınması ve Eskişehir kamuoyunun bilgilendirilerek sürecin gerçek paydaşı haline getirilmesi talep edildi.
Açıklama, “2 Eylül sadece geçmişimiz değil, geleceğimize karşı sorumluluğumuzdur. 104 yıl önce bu toprakları işgalden kurtaranlara sözümüz var: Eskişehir’in geleceğine sahip çıkacağız. Vatan toprağını koruyacağız. Cumhuriyet’in bize emanet ettiği bağımsızlık ve kamu yararı anlayışını yaşatacağız” ifadeleriyle sona erdi.





