Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen maden işçilerinin açlık grevi 6. gününde
Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen maden işçilerinin açlık grevi 6. gününde
İçeriği Görüntüle

Afrika kıtası, son yıllarda yasa dışı avcılık, deniz haydutluğu ve deniz kaynaklarının kontrolsüz sömürüsü gibi ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalırken, Türkiye ile Somali arasında imzalanan "Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması" bölgedeki dengeleri değiştiren bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu işbirliği, sadece askeri bir destek değil, aynı zamanda Somali’nin deniz kaynaklarını koruma ve ekonomiye kazandırma kapasitesini artırmayı hedefleyen kapsamlı bir ortaklık modeli sunuyor.

Deniz güvenliğinde Türkiye’nin koruyucu rolü
Anlaşma kapsamında Türk Deniz Kuvvetleri, Somali kara sularında güvenliği tesis etmek ve Somali deniz güçlerinin eğitimine destek vermek amacıyla bölgede aktif rol üstleniyor. Bu hamle, Somali’nin yaklaşık 3 bin 300 kilometrelik uzun sahil şeridini terör, korsanlık ve yasa dışı yabancı balıkçı gemilerinden arındırmayı amaçlıyor. Uzmanlar, Türkiye’nin bu "eğit-donat-destekle" yaklaşımının, bölge ülkelerinin kendi öz kaynaklarına sahip çıkabilmesi adına kritik bir kazanım olduğunu vurguluyor.

Mavi ekonomi ve kaynakların korunması
İşbirliğinin ekonomik ayağı ise Somali’nin zengin deniz altı kaynaklarının keşfi ve işletilmesini içeriyor. Türkiye ile geliştirilen model, deniz yetki alanlarındaki hidrokarbon rezervlerinden balıkçılık faaliyetlerine kadar geniş bir yelpazede Somali’ye teknik altyapı desteği sağlıyor. Bu sayede Somali, hem deniz egemenliğini pekiştiriyor hem de kıyı şeridindeki ekonomik potansiyeli modern yöntemlerle kalkınma aracına dönüştürüyor.

Afrika için "Kazan-Kazan" modeli
Afrika Birliği ve bölge ülkeleri, Türkiye’nin Somali’de uyguladığı bu modeli yakından takip ediyor. Diğer dış aktörlerin kıtadaki "sömürgeci" yaklaşımlarının aksine, Türkiye’nin kapasite inşasına dayalı ve yerel otoriteyi güçlendiren stratejisi, "Afrika sorunlarına Afrika çözümleri" ilkesine uyumlu bir örnek teşkil ediyor. Bu modelin başarılı olması durumunda, benzer işbirliklerinin diğer kıyı Afrika ülkeleriyle de genişletilebileceği öngörülüyor.

Kaynak: 2Eylül Haber