Ercan, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda İzmir ve çevresi için geliştirdiği uzun kestirimli hesaplamaya göre 2070-2090 yılları arasında bir deprem beklediğini, aynı yöntemle İstanbul için bulduğu tarihin ise 2045 olduğunu açıkladı.

Daha sonraki bir değerlendirmesinde Ercan, İstanbul'da beklenen büyük depremin merkezinin şehrin içi değil Marmara'nın güneyi olacağını belirterek iki kritik bölgeye işaret etti:

Küçükçekmece'nin 25 km güneyi: 6,4-6,8 büyüklüğünde bir deprem bekliyor.

Silivri hattı: 2025'teki 6,2'lik depremin ardından bu hat için yeni beklentisini 6,9-7,1 olarak güncelledi.

912534 Image1

Bu iki bölgenin Kuzey Marmara'daki gelecek depremlerin merkezi olacağını söyleyen Ercan, önceden öngörülen tek büyük 7,5'lik deprem senaryosunun artık geçerli olmadığını, gerilimin iki ayrı bölgeye dağıldığını ifade ediyor. Bilim insanı, büyük depremi en erken 2065-2075 aralığında bekliyor.

"Ankara, İstanbul, İzmir'de uzun süre deprem yok"

Ercan'ın dikkat çeken bir başka paylaşımı, üç büyük şehir için kısa vadede risk görmediğini belirten bir mesaj oldu. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Ankara, İstanbul ve İzmir'de uzun süre deprem beklemediğini yazan Ercan, vatandaşları hayatın tadını çıkarmaya, doğayla iç içe vakit geçirmeye çağırdı.

Images (19)-3

İzmir için ayrıntılı değerlendirme: "200-350 yılda bir büyük deprem"

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği bir kongrede yaptığı sunumda Ercan, kentin deprem geçmişine dair daha kapsamlı bilgi paylaştı. "Depremin yasası" olarak tanımladığı ilkeye göre, bir bölgede belirli büyüklükte deprem olmuşsa gelecekte de en az o büyüklükte bir deprem yaşanabileceğini belirtiyor. İzmir'de büyük depremlerin sık olmadığını, yaklaşık 200 ile 350 yıl arasında bir periyotla tekrarlandığını söyleyen Ercan, kentin 7,2 büyüklüğünde bir depreme hazırlanması gerektiğini, ancak "İzmir'de her an deprem olabilir" şeklindeki ifadenin doğru olmadığını vurguluyor. 6,5 büyüklüğüne kadar olan depremlerin İzmir'de yıkıcı olmayacağını, Kahramanmaraş'taki gibi 7,5 ve üzeri büyüklükte bir depremin kentte hiçbir zaman yaşanmayacağını söylüyor.

Kentin güney kesimlerinin zemin açısından daha sağlam olduğunu belirten Ercan, asıl sorunun depremin kendisinden değil yönetim zafiyeti, ekonomik bozukluk ve yoksulluktan kaynaklandığını, bu üç unsurun bir arada bulunduğu yerlerde sıradan bir depremin afete dönüştüğünü söylüyor.

Meclis'te kritik hafta: 18 yaş altı suçlulara yeni ceza düzenlemesi geliyor
Meclis'te kritik hafta: 18 yaş altı suçlulara yeni ceza düzenlemesi geliyor
İçeriği Görüntüle

Uzun Sure Deprem Yok Demisti Ahmet Ercan In Istanbul Ve Izmir Icin Acikladigi Tarihler Yeniden Gundemde Medium

"Ev alınmaması gereken" bölgeler listesi

Ercan'ın en çok paylaşılan açıklamalarından biri, zemin riski nedeniyle konut alınması ya da kiralanmasının önerilmediği bölgelerin tek tek sıralandığı bir liste oldu. İzmir tarafında Bayraklı, Bornova ovası, Menemen ovası, İnciraltı, Bostanlı, Alaybey, Mavişehir ve Çiğli; İstanbul tarafında Ataköy, Yeşilköy, Avcılar, Büyükçekmece, Esenyurt, Küçükçekmece ve Zeytinburnu gibi bölgeler bu listede yer aldı. Ercan, bu bölgelerin sulak ve gevşek zeminler üzerine inşa edilmiş çok katlı yapılarda sarsıntının üç ile beş kat büyüyerek hissedileceğini, bu yapıların rezonansa girerek aşırı sallanabileceğini belirtiyor.

Kendisine yönelik "çok korkuttunuz" eleştirilerine karşı Ercan, jeofizik mühendislerinin görevinin koruyucu hekimler gibi halkı önceden uyarmak olduğunu, bu uyarıları "korkutma" olarak yorumlamanın çağ dışı bir yaklaşım olduğunu savunuyor.

Sındırgı ve güncel sismik hareketlilik

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 2025 yazından itibaren süren deprem hareketliliğine ilişkin düzenli değerlendirmeler de yapan Ercan, bölgedeki yer kabuğunun şaşırtıcı derecede gergin olduğunu, gerginliğin güneydoğu istikametine kaydığını belirtiyor. Bu tür küçük sarsıntıların İstanbul depreminin doğrudan tetikleyicisi olmadığını, ancak gerginlik biriktikçe gelecekteki deprem büyüklüklerinin artabileceğini söylüyor.

Kaynak: Haber Merkezi