Anahtar Parti henüz yeni bir siyasi hareket olmasına rağmen sahada dikkat çekiyor. Siz bugün Anahtar Parti’yi Türk siyasetinde nasıl konumlandırıyorsunuz?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yeni geciş sinyali: “Aramıza katılacak arkadaşlar olabilir”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yeni geciş sinyali: “Aramıza katılacak arkadaşlar olabilir”
İçeriği Görüntüle

Anahtar Parti, her şeyden önce tabelasını asmadan evvel Türk milletinin gönlüne nakşetti. Türk milletinin gönlünde yer buldu, sinesinde yer buldu. Anahtar Partisi’nin resmî kuruluşunu yaptıktan sonra da kısa süre içerisinde şu an itibarıyla 78 ilimizde ve 700’den fazla ilçemizde teşkilatlandı. Anahtar Parti, Türkiye’nin temel sorunlarına ortak akıl ile çözüm üreten, milletimizin birliğini ve geleceğini önceleyen bir siyasi harekettir. Biz ne kimsenin B planıyız ne de günlük siyasi rekabetin bir parçasıyız. Biz doğrudan doğruya Türk milletinin A planıyız.

BİZİM MERKEZİMİZ MİLLET

Bize soruyorlar; ‘Anahtar Parti siyasi yelpazenin neresinde?’ diye. Anahtar Partisi, siyasi yelpaze kavramını kabul etmiyor. Bizim merkezimiz millet. Kadromuz 86 milyon. Allah’la, peygamberle, Kur’an’la sorunu olmayan, bu bayrak altında yaşamaktan gurur duyan, bu devletin kurucusu Atatürk’ümüze saygı duyan herkes bizim omuzdaşımız, yoldaşımızdır. Milleti ayırmayan, milleti parçalara, kimliklere, etnik ve mezhep ayrımlarına tutmayan; hepsini Cenab-ı Hakk’ın bize kutsal emaneti olarak gören, onları kucaklayıp sarmalayan, birleştiren bir anlayışla hareket etmekteyiz. Bu anlayışımız da çok şükür Türk milleti tarafından hüsnükabul görsün. Kısa sürede siz de takip ediyorsunuz, yüzde 6’lara varan bir oy oranına ulaştık.

Whatsapp Image 2026 05 14 At 20.42.02

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ SLOGANLARLA OLMAZ

Anahtar Parti’nin önceliği, “daha iyisi mümkündür” diyen ve mevcut durumdan memnun olmayan seçmenlerle gönül bağını güçlendirmektir. Diğer partilerde olup da aradığı karşılığı bulamayan vatandaşları da parti çatısı altında buluşturmayı hedefliyoruz. Partimizi millî ve muhafazakâr bir çizgide, Türk-İslam sentezi ve Atatürk ilkelerine bağlılık temelinde konumlandırıyoruz. Muhafazakârlığı; geçmişi koruyup geliştirmek olarak görüyoruz. Türk milliyetçiliği sloganlarla değil, somut sonuçlarla anlam kazanır. Eğer vatandaşlarımız ekonomik ve sosyal açıdan daha gerideki ülkelere bile vizesiz erişemiyorsa, bu durum sorgulanmalıdır. Dindarlığı da aynı şekilde muhafaza ediyoruz; dini siyasete ve ticarete alet etmeden, Kur’an ve sünnet doğrultusunda yaşanmasını savunuyoruz. Atatürkçülüğü de koruyarak geliştirmeyi hedefliyoruz. Türk tarihini bir bütün olarak ele alıp, devlet geleneği ve örf-adetleri günümüz şartlarına uygun şekilde yeniden güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Bağımsız ve düzgün bir çizgideyiz. Hiçbir dış veya iç projenin parçası değiliz. Milletin vicdanında doğmuş, ilke ve değer odaklı bir siyasi hareketiz. Çözüm odaklı olarak ekonomi, adalet, eğitim, tarım, düzensiz göç ve dış politika gibi temel alanlarda somut, üretken ve millet odaklı politikalar ortaya koyuyoruz.

Eskişehir teşkilatı aktif çalışmalar yürütüyor. Siz genel başkan yardımcısı olarak diğer illerle kıyasladığınızda Eskişehir’i nasıl değerlendirirsiniz?

Tabii Eskişehir’de de Çağlar Başkanın öncülüğünde ilçe başkanlarımızın ve yönetim kurullarımızın gerçekten insanüstü bir çaba ve gayretle çalıştığını görüyoruz. Gördüğümüz kadarıyla, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin her köşesinde olduğu gibi Eskişehir’de de milletimizle, Eskişehirli hemşehrilerimizle iletişim kanallarının açık olduğunu görüyoruz. Yapılan çalışmalarla Anahtar Parti’nin Eskişehir’de alternatif bir siyasi parti olarak görüldüğünü ve her geçen gün bu çalışmaların başarıya ulaştığını, Anahtar Parti bayrağının her geçen gün biraz daha zirveye ulaştığını görmekteyiz.

CİDDİ BİR TEVECCÜH GÖRÜYORUZ

Eskişehir’in sorunlarını dinlediğimizde ve diğer illerle kıyasladığımızda da benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz. Sayın Genel Başkanımızın geçmişte söyledikleriyle bugün söylediklerinin aynı olması ve millet nazarında yarın da aynı şeyleri söyleyeceğine dair oluşan güven sebebiyle Türkiye’nin dört bir yanında ciddi bir teveccüh görüyoruz. Ben geçen hafta Muş ve Bitlis’teydim. Muş’ta ve Bitlis’te de genel başkanımızın konuşmalarından, duruşundan ve politikalarından memnun olan büyük bir kesim vardı. Dolayısıyla Anahtar Parti; Bitlis’ten Balıkesir’e, Muş’tan Muğla’ya, Sinop’tan Mersin’e kadar her yerde var.

Whatsapp Image 2026 05 14 At 20.42.01 (1)

KADROMUZ 86 MİLYON

Biz Türkiye partisi olma iddiasındayız. Bununla ilgili politikalarımızı, duruşumuzu ve hedeflerimizi belirledik. Demin de söylediğim gibi bizim merkezimiz millet, kadromuz 86 milyon. Bölücüler hariç; Atatürk’e, peygamberimize, Allah’ımıza, kitabımıza ve bayrağımıza saygı duyan herkes bizim gönüldaşımızdır, omuzdaşımızdır, partilimizdir. Biz 86 milyonu partimize üye yapamayabiliriz ama 86 milyonun partisi olma iddiasıyla yola çıktık. Biz milletin partisiyiz. Milletin sinesinde doğduk. Dolayısıyla Eskişehir’de gördüğünüz başarı Türkiye’nin dört bir yanında var. Bitlis’te de var, Muğla’da da var, Edirne’de de var, Ardahan’da da var.

Yarın seçim olsa ittifak kurma konusunda nasıl bir tutum sergilersiniz? Mevcut sistem gereği ittifakları gerekli görüyor musunuz?

Tabii rahmetli Demirel’in söylediği gibi siyasette 24 saat çok uzun bir zaman dilimi. Şu an Anahtar Parti’nin görüşü ve düşüncesi müstakil olarak seçimlere girmektir. Gezdiğimiz yerlerde vatandaşlarımızın bizden talebi, ‘Bir tek siz kaldınız’, genel başkanımız için de ‘Bir tek sen kaldın, tek başına yürü’ şeklindedir. Ama yarın şartlar ne getirir, önümüze neler koyar bilemeyiz. Bugün baktığımızda biz memleketi 25 senedir yöneten AK Parti veya Cumhur İttifakı ile birlikte olduğumuzda onların başarısızlığına ortak olmuş oluruz. Milletin onlara keseceği faturayı bize de kesme ihtimali vardır. Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi ile bir ittifak söz konusu olduğunda da bu kadar başarısız bir iktidara rağmen 25 yıldır iktidar değişikliğini başaramayan bir partinin başarısızlığına ortak olmak istemiyoruz. Zaten onlar başarılı olsaydı bizim parti kurmamıza gerek kalmazdı.

TEK BAŞIMIZA SEÇİMLERE GİRECEĞİZ

AK Parti seçim beyannamelerinde ve parti programında Türk milletine vaat ettiklerinin tamamını değil, yüzde 30’unu bile gerçekleştirmiş olsaydı bugün Eskişehir sokaklarında gezerken vatandaş bize, ‘Siz deli misiniz? Bizim bir elimiz yağda, bir elimiz balda. Yeni bir partiye ne ihtiyaç var?’ derdi. Diğer taraftan iktidarın bu kadar başarısızlığına rağmen CHP’nin yetersizliği nedeniyle iktidar değişmiyorsa, bu iki başarısızlıkla birlikte olmanın bir anlamı yok. Türk milletinin bizden şu anki beklentisi, tek başımıza ve müstakil olarak seçimlere girmemiz yönündedir. Tabii ki biz milletin sinesinde kurulan, milletin emrinde olan bir partiyiz. Milletimiz bizi nerede konumlandırırsa, nereye layık görürse biz de onun iradesine saygı duyarak siyasi çizgimizi belirleriz. Ama şu anki durumumuz, milletin karşısına tek başımıza çıkma yönündedir.

Peki mevcut ekonomiyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bugün ülkenin en büyük sorunu nedir?

Ekonominin temel sorunu adaletin olmamasından kaynaklanıyor. İş insanı, yarın fabrikasına ya da bankasındaki parasına herhangi bir nedenle el konulmayacağının garantisini hissedemediği için sıkıntı içerisinde. Ekonomiye baktığımızda aslında Türkiye’nin kaynakları 85 milyona yetecek kadar fazla. Cenab-ı Hak ülkemizin her köşesine ayrı bir yeraltı ve yerüstü zenginliği vermiş. Ülkemizde bugün taşı sıksanız suyunu çıkarabilecek yaklaşık 6 milyona yakın gencimiz ne işte ne de eğitimde. Bunlar ‘ev genci’ olarak tabir ediliyor. Siz bu gençleri iş gücüne katarsanız Türkiye’deki sorunların büyük bölümü çözülebilir.

TÜRKİYE EKONOMİSİ ÜRETİM TEMELLİ OLMALIDIR

Türkiye ekonomisinin üretim temelli olması gerekir. Bugün endüstride kullanılan malların yaklaşık yüzde 90’ı yarı mamul olarak ithal ediliyor. Bu da ihracat–ithalat dengesini bozuyor ve dış ticaret açığını büyütüyor. Yüksek teknoloji ürünleri üretemediğimiz sürece bu sorun çözülemez. Öte yandan ODTÜ, Boğaziçi ve Yıldız Teknik gibi üniversitelerde yetişen nitelikli mühendisler yurt dışına gidiyor. Hollanda’da yaklaşık 5 bine yakın Türk mühendisin bulunması, bu ülkede bile stratejik bir konu olarak görülüyor. Bu nitelikli insan gücü dışarıya giderken “bırakın gitsinler” anlayışıyla hareket edilirse, Türkiye’nin yüksek teknoloji üretimi mümkün olmaz. Bir telefon için bir kamyon patates vermek zorunda kalınan bir ekonomik yapı sürdürülebilir değildir. Sorunun çözümü; üretmek, özellikle yüksek teknoloji üretmek ve nitelikli insan gücünü ülkede tutmaktır. Bunun için de gençlere değer verilmesi, önlerinin açılması ve imkân sağlanması gerekir.

AKIL, AHLAK VE ADALET

Eğer Türkiye’deki sorunları çözmek istiyorsak, Türkiye’yi bilenlerle yönetmek zorundayız. Liyakatli insanlarla yönetmek zorundayız. Biat ve sadakat anlayışını bir tarafa bırakıp işin ehli ve liyakat sahibi insanlarla ülkemizi yönettiğimizde çözülemeyecek sorun yoktur. Ben hep şunu söylerim; Kurtuluş Savaşı öncesinde yol yoktu, fabrika yoktu, silah yoktu, asker yoktu. Ama Mustafa Kemal Atatürk, yedi düvele karşı imparatorluğun küllerinden bugün 100 yıldır dimdik ayakta duran Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu. Bugüne baktığımızda Allah’a şükür vatanımız var, bayrağımız var, devletimiz var. Fabrikalarımız var, SİHA’larımız var. Her şeyimiz var. Eksik olan şey; akıl, ahlak ve adalet. Bozulan ekonomiyi de bunları yeniden tesis ederek Allah’ın izniyle düzeltiriz.

ESKİŞEHİR’DE DE ESNAF SIKINTI İÇERİSİNDE

Eskişehir, hoşgörünün, demokrasinin ve özellikle gençlerin barış içinde yaşadığı Anadolu’nun önemli şehirlerinden biridir. Ancak burada da Türkiye genelinde görülen ekonomik sorunların benzerleri yaşanmaktadır. Odunpazarı esnafını ziyaret ettiğimizde, öğle saatlerine rağmen siftah yapamayan esnaflarla karşılaştık. Sanayi çarşısında ise 10 dükkândan 8’inin ekonomik sıkıntı içinde olduğu ve ayakta kalmakta zorlandığı ifade edildi. Emeklilerle yaptığımız görüşmelerde ise, 35 yıl kamu hizmeti karşılığında yaklaşık 43 bin lira emekli maaşı aldıklarını ve bunun emekli oldukları dönemdeki emeklerinin karşılığı olmadığını dile getirdiler. Türkiye’de ortalama emekli maaşının 23-24 bin lira olduğu düşünüldüğünde, Eskişehir’de emekliler açısından ciddi bir geçim sıkıntısı bulunduğu görülmektedir.

TÜRKİYE’Yİ VE ESKİŞEHİR’İ KURTARACAĞIZ

Ayrıca Eskişehir’de, çok değerli il başkanımızın da tespit ettiği gibi bir konut sıkıntısı var. Kentsel dönüşümü gerçekleştirerek, yatay değil dikey mimariyle bu sorunu çözecek kadrolarımız Eskişehir’de de mevcut. Eskişehirli hemşehrilerimiz hem genelde hem yerelde müsterih olsunlar. Türkiye’yi ve Eskişehir’i bu tahterevalli siyasetinden kurtaracağız. ‘AK Parti giderse CHP gelir’ veya ‘CHP’ye oy verirseniz AK Parti kalır’ algısını ortadan kaldırıp yeni bir tercih, yeni bir yol olarak Anahtar Parti’nin; Eskişehir’in ve Türkiye’nin sorunlarını çözecek liyakatli, şöhretsiz kadrolarla ülkeyi en kısa zamanda düzlüğe çıkaracağına inanıyoruz.

İKİ YILDA ÇÖZECEĞİZ

Sayın Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi; eğer siyasi iktidarlar göreve geldiklerinde iki yıl içerisinde söylediklerini yapamaz, enflasyonu ve işsizliği çözemezlerse anayasaya madde koyup görevden çekilsinler. Biz bu ilkeyle, bu prensiple yola çıkıyoruz. Türkiye’nin sorunlarını biliyoruz, çözüm yollarını da biliyoruz. Kadrolarımız hazır. Allah’ın izniyle Türk milleti bize sorunların çözümü için yetki verdiğinde, Genel Başkanımızın ifade ettiği gibi bu sorunları iki yıl içerisinde çözeceğiz. Altı ay demiyoruz, bir yıl demiyoruz. İki yılda çözeceğiz. Çözemezsek de milletten affımızı isteyeceğiz.

Kaynak: Haber Merkezi