“Sosyal destek elbette gereklidir, ihtiyaç sahibi vatandaşımızın sofrasına dokunulmalıdır” diyen Arnik, “Ancak sosyal destek, kamu gücüyle piyasaya girip lokantacı, kasap ve kafeterya esnafıyla rekabet etmek değildir. Bizim derdimiz üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil” ifadelerini kullandı.

“Ekonomi Alarm Veriyor”

Ekonomik koşulların hem vatandaşı hem esnafı zorladığını belirten Arnik, alım gücünün ciddi şekilde zayıfladığını vurguladı. Bu süreçte sosyal projelerin artmasının doğal olduğunu dile getiren Arnik, bu projelerin esnafı sistemin dışına itmemesi, aksine esnafı sürecin bir parçası haline getirmesi gerektiğini söyledi.

Arnik, sosyal destek için şu yöntemleri önerdi:

  • Gelir kriterine dayalı sosyal destek/alışveriş kartları

  • Aşevleri aracılığıyla evlere teslim

  • Muhtarlıklar üzerinden doğrulanmış yardımlar

  • Öğrenci, engelli ve gerçek ihtiyaç sahiplerine ücretsiz veya evlere teslim beslenme projeleri

“Bu lokantalar gerçek ihtiyaç sahiplerine hizmet etmeli. Kimin ihtiyacı varsa kartı ya da fişi olsun, yemeğini bununla yesin” dedi.

“Kamu Gücüyle Ticaret Esnafı Kapanmaya Sürükler”

Kamu imkanlarıyla maliyetin altında yapılan satışlarla esnafın rekabet etme şansının olmadığını vurgulayan Arnik, “Vergi, SGK, kira, stopaj ve personel maliyetleri altında ezilen esnafın bu koşullarda ayakta kalması mümkün değil” diye konuştu. Bu durumun kepenk kapatmalara, istihdam kayıplarına ve kent ekonomisinin zayıflamasına yol açtığını ifade etti.

3317F1E4 2D56 4D8E 9D91 Ae75B6161F13

Şeffaflık ve Denetim Vurgusu

Fiyatların nasıl oluştuğunun ve tedarik zincirinin şeffaf olması gerektiğini belirten Arnik, “Eğer ortada adil ve şeffaf bir tedarik modeli varsa, bu model esnafa da gösterilmeli. Esnaf da aynı şartlarda ürün alabilmelidir” çağrısında bulundu. Aksi halde kamu zararı ve piyasa dengesizliği oluşabileceğini söyledi.

Bakanlıklara İnceleme Çağrısı

Murat Arnik, Rekabet Kurumu, Ticaret Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’na çağrıda bulunarak, bu uygulamaların rekabet hukuku, kamu zararı ve piyasa dengeleri açısından detaylı şekilde incelenmesi gerektiğini ifade etti. Amaçlarının suçlama değil, adil ve sürdürülebilir bir model oluşturmak olduğunu vurguladı.

“Herkes Kendi İşini Yapmalı”

“Et kasapta, yemek lokantada, kahve kafeteryada satılmalıdır” diyen Arnik, kamu eliyle her alanda ticari faaliyete girilmesinin yanlış olduğunu savundu. “Bugün halk kasabı, yarın halk manavı, halk pastanesi mi olacak?” sözleriyle uygulamaların sınırına dikkat çekti.

Eskişehir’de büyük parklar ve eğlence alanları: Şehrin nefes alan noktaları
Eskişehir’de büyük parklar ve eğlence alanları: Şehrin nefes alan noktaları
İçeriği Görüntüle

Entegre Mezbaha Çağrısı

Eskişehir’de modern entegre mezbaha eksikliğinin kayıt dışılığı artırdığını belirten Arnik, belediyenin yer ve altyapı tahsisi yapması halinde yaklaşık 500 kasap esnafının kooperatif modeliyle böyle bir tesise yatırım yapmaya hazır olduğunu açıkladı.

Çözüm: Sosyal Belediyecilik Esnaf Üzerinden Olmalı

Arnik, çözümün sosyal belediyeciliğin yerel esnaf üzerinden yürütülmesi olduğunu belirterek, “İhtiyaç sahibi vatandaşa kart verilsin, bu kartlar yerel esnafta kullanılsın. Esnafımız da yüzde 25–30 indirim yapmaya hazırdır. Kimse mağdur olmaz” dedi.

Yerel yönetimlere de çağrıda bulunan Arnik, katı atık bedelleri, otopark ücretleri ve yerel harçlarda esnafı rahatlatacak düzenlemeler yapılması halinde esnafın bunu alkışlayacağını söyledi.

“Biz kavga değil işbirliği istiyoruz” diyen Murat Arnik, “Yerel yönetim ve esnaf el ele verirse hem sosyal destek sağlanır hem şehir ekonomisi ayakta kalır. Karşı karşıya değil, omuz omuza yürümek istiyoruz” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi