Arslan, “Örgütümüzün de bu çağrılara kulak vererek bu zemini yaratmakla ilgili ödevinin olduğunu düşünüyorum” dedi. Arslan 7 Şubat tarihinde yapılacak dayanışma gecesi içinde, “Birincisi keşke bu tarih planlanmasaydı; burada dahilimiz yok, bizim görüşümüz alınmadı. Yarın ki buluşma bana verilen bilgiler ışığında sadece bir araya gelmeyi, iletişim dilinin aidiyet duygusunun ve önümüzdeki döneme ilişkin planlamaların sağlanmasını amaçlayan bir çalışmaya dönüşmüş ya da öyle planlanmış. Umarım bu tartışmadan bir an önce sıyrılmış oluruz” ifadelerini kullandı.
“BU ARKADAŞLAR NİYE BÖYLE BİR TOPLANTI YAPMA GEREĞİ HİSSETTİ”
Bu grubu muhalefet olarak değerlendirmediğini aktaran İbrahim Arslan, “Partimizin çok değerli ve kıymetli üyeleri. Basından sizin aracılığınızla ya da diğer gelişmeleri de takip etmeye çalıştık. Arkadaşlarımız bir araya gelmişler, bir değerlendirme yapmışlar. Sonucunda da düşüncelerini kamuoyuyla paylaşmışlar. Bu arkadaşlarımızın her biri Cumhuriyet Halk Partisi'nin asli unsurlarıdır. Bu arkadaşlarımız niye bugün böyle bir toplantı yapmayı gereğini hissettirmiştir? "Hissetmiştir" sorusunun yanıtını bulmak lazım. Sonucu konuşuyoruz. Sonuçta kendini "Koca Çınarlar" olarak değerlendiren arkadaşlarla ilgili olumlu-olumsuz değerlendirmeler yapılıyor. Bize düşen, sonucu yaratan nedenleri konuşmak ve onları ortadan kaldırmak” dedi.
“İNSANLAR KENDİNİ İFADE ETMELİDİR”
“O nedenle de ben, parti örgütümüzün tartışma ve karar alma süreçlerinde yetki ve sorumluluğun genişletilerek, başta pazar toplantıları olmak üzere, parti üyesinin düşüncelerini örgüte, örgüt kademelerine rahatlıkla taşıyabileceği, kendini ifade edebileceği, Türkiye'nin ya da Eskişehir'in yerel ya da genel gündemine dair düşünce, öneri ve taleplerini özgürce ifade edebileceği zeminin yaratılması gerektiğini düşünüyorum” diyen Arslan,
“O zemin yaratıldığında, bütün parti üyelerimizin ortak paydası Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti binası başta olmak üzere zeminleri olacaktır. Örgütümüzün de bu çağrılara kulak vererek bu zemini yaratmakla ilgili ödevinin olduğunu düşünüyorum. O yüzden bu arkadaşlarımızın her biriyle görüş bana da ulaşıyor, düşüncelerini paylaşıyorlar. Muhalif olarak değerlendirmek yerine, bu arkadaşlarımızın düşüncelerini dikkate alıp, kendilerince eksik gördüğü ya da önermelerinin taleplerinin yaşama geçirilmesi noktasında dinlenmesi gerektiği çok açık. Bununla ilgili de Sayın il başkanımızın açıklamalarını da okudum. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde örgütsel yapı bu bütünleşik zemini yaratmalıdır. İnsanlar kendini ifade etmelidir. Hatta buna her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. Öyle söyleyerek noktalayayım” diye konuştu.
“KİMSENİN KAŞ ÇATMAYA HAKKI YOK”
Türkiye’nin çok ciddi bir yarılmanın içerisinde olduğuna dikkat çeken Arslan, “Çok ciddi sorunları var, problemleri var. Milyonlarca insanımız yoklukla, yoksullukla mücadele ediyor. Bunun en büyük nedenlerinden biri toplumun örgütsüz olmasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi örgütü, o örgütsüz toplumu örgütlemekle de yükümlüdür. Bunu yaparken hiç kimsenin diğerine dudak bükmeye, göz karartmaya, kaş çatmaya hakkı ve haddi yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi'nin yirmi üç bin üyesinden oluşan Eskişehir örgütü, mahalle örgütlenmeleriyle ve diğer örgütlenmeleriyle toplumu kucaklamalı, bir bütünleşik yapı içerisinde iktidar yürüyüşünü taçlandırmalıdır. Önümüzdeki dönemde bu yönde gelişmeler olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“BU ARKADAŞLARIMIZIN ÇALIŞMALARI DOĞRU ALGILANMALI”
Arslan, şöyle devam etti:
“Arkadaşlarımızı kendilerini ifade etme noktasında ortaya koyduğu yaklaşımları nedeniyle de kutluyorum. Parti üyesi bizim parti üyemiz, biatçı bir anlayıştan gelmez. Çok da özen göstermişler. Açıklamalarını, bildirilerini de dikkatli olun, her biri geçmişte partimize emek veren, katkı veren arkadaşlarımız. Özenli, hassasiyetle, kamuoyuyla yanlış anlaşılmalara neden olmaması ya da ülke ve partinin içinde olduğu durumdan kimsenin başka anlam çıkarmaması için çok hassas davranmışlar. O yönüyle de çok kutluyorum. Bu nedenle, bu arkadaşlarımızın çalışmalarını örgütlerimizin de biraz hassasiyetle bakıp, doğru algılamasında fayda olduğunu düşünüyorum.”
“BİZİM GÖRÜŞLERİMİZ SORULMADI, ÜZGÜNÜM!”
CHP İl Örgütü tarafından 7 Şubat tarihinde gerçekleşecek olan dayanışma gecesine katılacağını ifade eden Arslan,
“O konuyla ilgili elbette bizim bir girişimimiz yok ya da İbrahim Aslan olarak öyle söyleyeyim. Bize sadece davetiye geldi. “Şu gün, şu saatte böyle bir yemeğimiz var. İşte katılmamızı arzulayan bir davet.” O nedenle tartışma, daha doğrusu planlama öncesinde görüşme önerilerimiz sorulmadı. Elbette üzgünüm” dedi.
“BÖYLE BİR TARİHE GELMEMELİYDİ”
Böyle bir tarihe gelmemesi gerektiğini aktaran Arslan, “Biraz orada özen gösterilmesinde yarar olurdu. Çünkü tartışma, böylesine büyük bir acının yaşandığı ve anma yıl dönümünün ertesine gelmiş olması, hassasiyetleri elbette artırıyor. Bu yönüyle keşke böyle bir tarih planlaması yapılmasaydı. Ama sayın il başkanıyla görüştüm, kendi düşüncelerimi de ifade ettim, onun düşüncelerini de aldım” diye konuştu.
“MÜZİKSİZ GECE OLACAK”
Arslan, “O etkinlik, daha çok birlik içerisinde, beraberlik içerisinde olmayı gerektirebilecek bir boyuta dönüştürülmüş durumda ya da öyle planlanmış. Eğlencesi ya da başka bir durum yok; müzik olmayacak. Bana verilen bilgi bu yönde. Dolayısıyla bir davetli olarak katılmam mümkün değil. Milletvekili olarak katılacağım. Ama arzulardım ki, böyle bir tartışmaya Cumhuriyet Halk Partisi'nin örgütleri zemin yaratmasaydı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin, 6 Şubat’ta yaşanan bu büyük felaket, çok ağır kayıplarımız ve hala yüreğimizi sızlatan sonuçları üzerine, hassasiyet çizgiyi ya da önem atfetmediği anlamına asla gelmez. Genel başkanımız başta olmak üzere görevlendirilmiş milletvekillerimiz de bu hafta içinde deprem yaşamış illerde çalışmalarını sürdürüyor. Biz dün olduğu gibi bugün de yarın da bu konuyla ilgili hassasiyetimizi sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Bununla ilgili yapılan değerlendirmeleri de biraz haksızlık olarak değerlendiriyorum. CHP sanki hassas değil, önem atfetmiyormuş gibi bir yaklaşımı doğru bulmuyorum” dedi.
“KEŞKE BU TARİH PLANLANMASAYDI”
Arslan, düşüncelerini şöyle özetledi:
“Birincisi keşke bu tarih planlanmasaydı; burada dahilimiz yok, bizim görüşümüz alınmadı. İkincisi bu Cumhuriyet Halk Partisi'nin önem arz etmediği, hassas davranmadığı anlamına gelmez. Üçüncü yarınki buluşma bana verilen bilgiler ışığında sadece bir araya gelmeyi, iletişim dilinin aidiyet duygusunun ve önümüzdeki döneme ilişkin planlamaların sağlanmasını amaçlayan bir çalışmaya dönüşmüş ya da öyle planlanmış. Umarım bu tartışmadan bir an önce sıyrılmış oluruz.”




